Komşumun Dili: Komşunun Dilini Öğren, Bu Çağrıyı İmzala


Komşumun Dili: Komşunun Dilini Öğren, Bu Çağrıyı İmzala
Kampanya metni
Neden Bu Kampanya?
Ülkemiz, birçok dilin birlikte yaşadığı bir cennet.
Aynı şehirlerde, aynı sokaklarda, aynı apartmanlarda, aynı işyerlerinde ve okullarda farklı diller sessizce varlığını sürdürüyor. Ama çoğu zaman birbirimizin dilini hiç duymadan yaşıyoruz. Oysa bir toplum, komşusunun diline kulak verdiğinde sadece yeni kelimeler öğrenmez; aynı zamanda bir hafızaya, bir hikâyeye ve bir insana yaklaşır.
Sorun Nerede?
Bugün Türkiye’de konuşulan birçok dil yeterince görünür değil. Bu diller bazen yalnızca ev içinde, aile arasında ya da belli çevrelerde yaşamaya devam ediyor. Kamusal alanda ise çoğu zaman duyulmuyor, merak edilmiyor, öğrenilmiyor.
Böyle olunca insanlar birbirine daha da uzaklaşıyor. Oysa bazen bir yabancılığı azaltmak için uzun cümlelere değil, sadece bir “merhaba”ya ihtiyaç vardır.
Nasıl Bir Yaklaşım Benimsiyoruz?
Biz, Vicdan Vakfı olarak bu meseleye korku ya da gerilim üreten bir yerden değil; merak, saygı ve karşılıklı anlayış üreten bir yerden yaklaşmak istiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki komşusunun diline birkaç kelimeyle de olsa yaklaşan insan, komşusuna da başka bir gözle bakmaya başlar.
Komşumun Dili Nedir?
Bu nedenle Komşumun Dili kampanyasını geliştirdik. Amacımız, Türkiye’de konuşulan ama yaygın olarak bilinmeyen dillere gündelik kullanım seviyesinde yaklaşmayı kolaylaştırmak. İnsanların birbirine kendi dilinde “merhaba” diyebildiği, hal hatır sorabildiği, temel bir tanışma kurabildiği küçük ama gerçek köprüler oluşturmak istiyoruz.
Daha Önce Neler Yaptık?
Bu alanda daha önce de adımlar attık. Uluslararası Anadili Günü kapsamında yaptığımız canlı yayında Çerkesçe, Lazca, Kürtçe, Romanca ve Romeika üzerine çalışan konuklarla, ana dilin hafıza, aidiyet ve güven duygusuyla ilişkisini konuştuk. Yayınımızı şuradan izleyebilirsiniz (https://youtu.be/-ElfRsHBbHE)
Ardından bu farkındalığı somut bir karşılaşma imkânına dönüştürmek için Komşumun Dili: Kürtçe Dil Atölyesi gibi çalışmalar gerçekleştirdik. Bu deneyimler bize şunu gösterdi: İnsanlar birbirinin diline yaklaşmak istiyor; çoğu zaman sadece ilk adımı nasıl atacağını bilmiyor.
Bu Kampanyayla Ne Yapmak İstiyoruz?
Şimdi bu çabayı daha somut, daha erişilebilir ve daha çoğaltılabilir bir hale getirmek istiyoruz. Bu kampanya kapsamında hazırladığımız standart tanışma metni, temel paylaşım metnimiz olacak. Amacımız insanlara yeni bir dili baştan sona öğretmek değil; onları kurs, materyal, eğitmen ve içerik eksikliği gibi özellikle konuşanı daha az olan dillerde sık karşılaşılan zorluklarla baş başa bırakmadan, herkesin kendi kendine yaklaşabileceği sade bir başlangıç aracı sunmak. Yani bu çalışma, tam anlamıyla bir “ilk temas metni” olarak tasarlandı: bir selam vermek, ad sormak, hal hatır sormak, tanışmak ve bir yabancılığı yumuşatmak için.
Nasıl İşleyecek?
Bu yüzden referans metnimiz olan Türkçe Tanışma Metni, zamanla ve düzenli olarak Türkiye’de ve Anadolu coğrafyasında konuşulan çok sayıda dil için bu kampanya sayfasında güncelleme olarak yayımlanacak. Her hafta başka bir dilde aynı temel metni paylaşarak, insanların bu dillerle göz korkutmayan, sade ve insani bir eşikte tanışmasını istiyoruz. Çünkü bazen yeni bir dile yaklaşmak için uzun derslere değil, sadece doğru hazırlanmış küçük bir araca ihtiyaç vardır. Biz de tam olarak bu aracı üretmeye çalışıyoruz.
Hangi Diller İçin?
Bu kampanya kapsamında görünür kılmayı hedeflediğimiz diller arasında Kürtçe, Zazaca, Lazca, Hemşince, Ermenice, Rumca, Karadeniz’de konuşulan Romeika, Süryanice, Turoyo, Arapça, Azerice, Farsça, Gürcüce, Abazaca, Abhazca, Çerkesçe, Adigece, Kabardeyce, Boşnakça, Arnavutça, Pomakça, Bulgarca, Makedonca, Sırpça, Gagavuzca, Kırım Tatarcası, Tatarca, Ladino, Romanca, Domari, Türkmen Türkçesi, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Uygurca ve daha birçok dil yer alıyor. Bu liste kesin ve kapanmış bir envanter sunma iddiası taşımıyor; Türkiye’de konuşulan dil çeşitliliğini görünür kılmayı amaçlayan kapsayıcı bir çerçeve öneriyor.
Neden Latin Alfabesi?
Bu metinleri Latin alfabesiyle de paylaşmak istememizin nedeni budur. Buradaki amaç, herhangi bir dilin kendi alfabesini geri plana itmek ya da değersizleştirmek değildir. Tam tersine, o dili hiç bilmeyen insanların, ortak bilgi aktarımında en aşina oldukları harfler üzerinden o dille ilk kez temas kurabilmesini sağlamaktır. Birçok insan Ermeni alfabesini, Süryani alfabesini, Gürcü alfabesini ya da başka yazı sistemlerini bilmiyor olabilir. Bu nedenle asıl mesafe bazen dilden önce alfabe yüzünden oluşur. Latin harfli aktarım, bu ilk mesafeyi azaltan pratik bir köprü işlevi görüyor. Böylece insanlar “okuyamam” diye geri çekilmek yerine, en azından bir kelimeyi telaffuz etmeye, bir selamı denemeye ve bir yakınlık kurmaya cesaret edebiliyor.
Ne Demek İstemiyoruz?
Bu yaklaşımın saygısızlık olarak anlaşılmasını istemiyoruz. Çünkü bizim için her dil, kendi sesiyle, kendi hafızasıyla ve varsa kendi alfabesiyle kıymetlidir. Latin harfli yazım, o dilin yerine geçen bir şey değil; o dili bilmeyenlere açılan yardımcı bir kapıdır. Amaç dili dönüştürmek değil, ilk karşılaşmayı kolaylaştırmaktır.
Gönüllülere Çağrımız
Aynı zamanda ana dili bu dillerden biri olan gönüllülerin katkılarını da bekliyoruz. Hazırladığımız standart tanışma metninin kendi ana dillerine çevrilmesi, mümkünse hem özgün yazımıyla hem Latin harfli okunuşuyla paylaşılması, bu kampanyanın en değerli yanlarından biri olacak. Böylece bu çalışma yalnızca bir metin yayını olarak kalmayacak; doğrudan ana dili konuşurların katkısıyla büyüyen, yaşayan ve sahici bir ortak üretime dönüşecek.
Bir Sonraki Adım: Ses ve Video Katkıları
Bir diğer hedefimiz de bu metinlerde yer alan cümleleri, o dili ana dili olarak konuşan gönüllülerin kısa videolarıyla desteklemek. Çünkü dil öğrenmek yalnızca okumakla değil; görmek, duymak ve telaffuzu hissedebilmekle de mümkün olur. Bir cümlenin nasıl söylendiğini görmek, bir selamı ana dili konuşurundan duymak, yazılı metni çok daha canlı ve yakın hale getirir. Böylece kampanyamız, yalnızca okunacak bir içerik değil; izlenecek, dinlenecek ve tekrar edilebilecek bir karşılaşma alanı da üretmiş olacak.
Nihai Amacımız
Bu kampanya ile hedefimiz büyük ama başlangıcımız çok sade: İnsanların komşusunun dilinde bir selamı okuyabilmesi, söyleyebilmesi ve o dilin artık kendisine bütünüyle yabancı gelmemesi. Çünkü bazen toplumsal yakınlık, uzun cümlelerle değil; doğru söylenmiş küçük bir “merhaba” ile başlar.
Sen Ne Yapabilirsin?
Bu çağrıyı imzalayın.
Paylaşacağımız tanışma metinlerinden birini okuyun, bir selam öğrenin ve komşunuzun diline bir adım yaklaşın.
Çünkü bazen yakınlık, sadece bir kelimeyle başlar.

1
Kampanya metni
Neden Bu Kampanya?
Ülkemiz, birçok dilin birlikte yaşadığı bir cennet.
Aynı şehirlerde, aynı sokaklarda, aynı apartmanlarda, aynı işyerlerinde ve okullarda farklı diller sessizce varlığını sürdürüyor. Ama çoğu zaman birbirimizin dilini hiç duymadan yaşıyoruz. Oysa bir toplum, komşusunun diline kulak verdiğinde sadece yeni kelimeler öğrenmez; aynı zamanda bir hafızaya, bir hikâyeye ve bir insana yaklaşır.
Sorun Nerede?
Bugün Türkiye’de konuşulan birçok dil yeterince görünür değil. Bu diller bazen yalnızca ev içinde, aile arasında ya da belli çevrelerde yaşamaya devam ediyor. Kamusal alanda ise çoğu zaman duyulmuyor, merak edilmiyor, öğrenilmiyor.
Böyle olunca insanlar birbirine daha da uzaklaşıyor. Oysa bazen bir yabancılığı azaltmak için uzun cümlelere değil, sadece bir “merhaba”ya ihtiyaç vardır.
Nasıl Bir Yaklaşım Benimsiyoruz?
Biz, Vicdan Vakfı olarak bu meseleye korku ya da gerilim üreten bir yerden değil; merak, saygı ve karşılıklı anlayış üreten bir yerden yaklaşmak istiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki komşusunun diline birkaç kelimeyle de olsa yaklaşan insan, komşusuna da başka bir gözle bakmaya başlar.
Komşumun Dili Nedir?
Bu nedenle Komşumun Dili kampanyasını geliştirdik. Amacımız, Türkiye’de konuşulan ama yaygın olarak bilinmeyen dillere gündelik kullanım seviyesinde yaklaşmayı kolaylaştırmak. İnsanların birbirine kendi dilinde “merhaba” diyebildiği, hal hatır sorabildiği, temel bir tanışma kurabildiği küçük ama gerçek köprüler oluşturmak istiyoruz.
Daha Önce Neler Yaptık?
Bu alanda daha önce de adımlar attık. Uluslararası Anadili Günü kapsamında yaptığımız canlı yayında Çerkesçe, Lazca, Kürtçe, Romanca ve Romeika üzerine çalışan konuklarla, ana dilin hafıza, aidiyet ve güven duygusuyla ilişkisini konuştuk. Yayınımızı şuradan izleyebilirsiniz (https://youtu.be/-ElfRsHBbHE)
Ardından bu farkındalığı somut bir karşılaşma imkânına dönüştürmek için Komşumun Dili: Kürtçe Dil Atölyesi gibi çalışmalar gerçekleştirdik. Bu deneyimler bize şunu gösterdi: İnsanlar birbirinin diline yaklaşmak istiyor; çoğu zaman sadece ilk adımı nasıl atacağını bilmiyor.
Bu Kampanyayla Ne Yapmak İstiyoruz?
Şimdi bu çabayı daha somut, daha erişilebilir ve daha çoğaltılabilir bir hale getirmek istiyoruz. Bu kampanya kapsamında hazırladığımız standart tanışma metni, temel paylaşım metnimiz olacak. Amacımız insanlara yeni bir dili baştan sona öğretmek değil; onları kurs, materyal, eğitmen ve içerik eksikliği gibi özellikle konuşanı daha az olan dillerde sık karşılaşılan zorluklarla baş başa bırakmadan, herkesin kendi kendine yaklaşabileceği sade bir başlangıç aracı sunmak. Yani bu çalışma, tam anlamıyla bir “ilk temas metni” olarak tasarlandı: bir selam vermek, ad sormak, hal hatır sormak, tanışmak ve bir yabancılığı yumuşatmak için.
Nasıl İşleyecek?
Bu yüzden referans metnimiz olan Türkçe Tanışma Metni, zamanla ve düzenli olarak Türkiye’de ve Anadolu coğrafyasında konuşulan çok sayıda dil için bu kampanya sayfasında güncelleme olarak yayımlanacak. Her hafta başka bir dilde aynı temel metni paylaşarak, insanların bu dillerle göz korkutmayan, sade ve insani bir eşikte tanışmasını istiyoruz. Çünkü bazen yeni bir dile yaklaşmak için uzun derslere değil, sadece doğru hazırlanmış küçük bir araca ihtiyaç vardır. Biz de tam olarak bu aracı üretmeye çalışıyoruz.
Hangi Diller İçin?
Bu kampanya kapsamında görünür kılmayı hedeflediğimiz diller arasında Kürtçe, Zazaca, Lazca, Hemşince, Ermenice, Rumca, Karadeniz’de konuşulan Romeika, Süryanice, Turoyo, Arapça, Azerice, Farsça, Gürcüce, Abazaca, Abhazca, Çerkesçe, Adigece, Kabardeyce, Boşnakça, Arnavutça, Pomakça, Bulgarca, Makedonca, Sırpça, Gagavuzca, Kırım Tatarcası, Tatarca, Ladino, Romanca, Domari, Türkmen Türkçesi, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Uygurca ve daha birçok dil yer alıyor. Bu liste kesin ve kapanmış bir envanter sunma iddiası taşımıyor; Türkiye’de konuşulan dil çeşitliliğini görünür kılmayı amaçlayan kapsayıcı bir çerçeve öneriyor.
Neden Latin Alfabesi?
Bu metinleri Latin alfabesiyle de paylaşmak istememizin nedeni budur. Buradaki amaç, herhangi bir dilin kendi alfabesini geri plana itmek ya da değersizleştirmek değildir. Tam tersine, o dili hiç bilmeyen insanların, ortak bilgi aktarımında en aşina oldukları harfler üzerinden o dille ilk kez temas kurabilmesini sağlamaktır. Birçok insan Ermeni alfabesini, Süryani alfabesini, Gürcü alfabesini ya da başka yazı sistemlerini bilmiyor olabilir. Bu nedenle asıl mesafe bazen dilden önce alfabe yüzünden oluşur. Latin harfli aktarım, bu ilk mesafeyi azaltan pratik bir köprü işlevi görüyor. Böylece insanlar “okuyamam” diye geri çekilmek yerine, en azından bir kelimeyi telaffuz etmeye, bir selamı denemeye ve bir yakınlık kurmaya cesaret edebiliyor.
Ne Demek İstemiyoruz?
Bu yaklaşımın saygısızlık olarak anlaşılmasını istemiyoruz. Çünkü bizim için her dil, kendi sesiyle, kendi hafızasıyla ve varsa kendi alfabesiyle kıymetlidir. Latin harfli yazım, o dilin yerine geçen bir şey değil; o dili bilmeyenlere açılan yardımcı bir kapıdır. Amaç dili dönüştürmek değil, ilk karşılaşmayı kolaylaştırmaktır.
Gönüllülere Çağrımız
Aynı zamanda ana dili bu dillerden biri olan gönüllülerin katkılarını da bekliyoruz. Hazırladığımız standart tanışma metninin kendi ana dillerine çevrilmesi, mümkünse hem özgün yazımıyla hem Latin harfli okunuşuyla paylaşılması, bu kampanyanın en değerli yanlarından biri olacak. Böylece bu çalışma yalnızca bir metin yayını olarak kalmayacak; doğrudan ana dili konuşurların katkısıyla büyüyen, yaşayan ve sahici bir ortak üretime dönüşecek.
Bir Sonraki Adım: Ses ve Video Katkıları
Bir diğer hedefimiz de bu metinlerde yer alan cümleleri, o dili ana dili olarak konuşan gönüllülerin kısa videolarıyla desteklemek. Çünkü dil öğrenmek yalnızca okumakla değil; görmek, duymak ve telaffuzu hissedebilmekle de mümkün olur. Bir cümlenin nasıl söylendiğini görmek, bir selamı ana dili konuşurundan duymak, yazılı metni çok daha canlı ve yakın hale getirir. Böylece kampanyamız, yalnızca okunacak bir içerik değil; izlenecek, dinlenecek ve tekrar edilebilecek bir karşılaşma alanı da üretmiş olacak.
Nihai Amacımız
Bu kampanya ile hedefimiz büyük ama başlangıcımız çok sade: İnsanların komşusunun dilinde bir selamı okuyabilmesi, söyleyebilmesi ve o dilin artık kendisine bütünüyle yabancı gelmemesi. Çünkü bazen toplumsal yakınlık, uzun cümlelerle değil; doğru söylenmiş küçük bir “merhaba” ile başlar.
Sen Ne Yapabilirsin?
Bu çağrıyı imzalayın.
Paylaşacağımız tanışma metinlerinden birini okuyun, bir selam öğrenin ve komşunuzun diline bir adım yaklaşın.
Çünkü bazen yakınlık, sadece bir kelimeyle başlar.

1
Kampanya 30 Mart 2026 tarihinde başlatıldı