Koşuyolu'nun kalbi satılamaz


Koşuyolu'nun kalbi satılamaz
Kampanya metni
KOŞUYOLU’NUN KALBİ SATILAMAZ !
17 Mart 2026 tarihinde, Türkiye'nin 27 ilinde kamuya ait 55 sağlık kurumu taşınmazının Özelleştirme İdaresine devredileceği 11079 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Resmi Gazetede ilan edildi. Koşuyolu’nda uzun yıllar kamusal sağlık hizmeti vermiş eski Koşuyolu Kalp Hastanesi arazisi de bu alanlardan biri.
Maliye Hazinesi mülkiyetindeki bu alan, Osmanlı döneminden kalan tarihi yapıları, 20.850 m²lik geniş bahçesi ve sağlık geçmişiyle yalnızca bir taşınmaz değil, Koşuyolu’nun kentsel hafızasının önemli bir parçasıdır. Osmanlı döneminde kurulan Nevcihan Binti Abdullah Vakfı tarafından sağlık alanı olarak kullanılması şerhiyle İstanbul Belediyesine bağışlanıp Sağlık Bakanlığına devredilen bu alan, 1951'den itibaren sırasıyla Çocuk Prevantoryumu, Tüberküloz Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Hastanesi, ardından Koşuyolu Kalp Hastanesi olarak hizmet vermiştir. 2005'te Koşuyolu Kalp Hastanesinin Kartal’a nakledilmesiyle bir süre atıl kalmıştır. İPKB (İstanbul Proje Koordinasyon Birimi)nden alınan bilgiye göre, 2010lu yıllarda depreme dayanıksız hastane binalarının yıkılması ve Zeynep Kamil Hastanesinin Kadın Doğum bölümünün taşınması amacıyla yeni bir hastane yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak kapasite ihtiyacı, imar kısıtları ve mevcut tescilli tarihi binalar ile anıt ağaçlar nedeniyle planlanan tasarım burada uygulanamamış, Ümraniye Kadın Doğum Hastanesinde hayata geçirilmiştir. Alan bugün Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kullanımındadır.
Koşuyolu Mahallesi, 1950’lerde modern mimari anlayışla bahçeli ev düzeninde kurulmuş, en fazla üç katlı yapılarıyla özgün dokusunu büyük ölçüde koruyabilmiş özel bir yerleşim alanıdır. Koşuyolu, konut alanlarını tehdit eden ticarileşme, yeni yapılarda yok edilen bahçeler nedeniyle artan betonlaşmaya rağmen hâlâ İstanbul’un merkezinde yer alan en yeşil mahallelerden biri olma özelliğini taşımaktadır.
Koşuyolu Kalp Hastanesi arazisi, mahallenin kurulduğu günlerden itibaren Koşuyolu'nun ve Kadıköy'ün kent belleğinde yalnız tescil edilmiş kültürel varlıklarıyla değil, kamusal sağlık hizmeti işleviyle de yer etmiştir. Giderek betona boğulan çevre semtlerin de son kamusal yeşil alanlarından biri ve afet toplanma alanıdır. Bu arazi, içindeki yapılarla birlikte kamuya bağışlanmıştır; kamuya yani hepimize aittir, ÖZELLEŞTİRİLEMEZ!
Listelenen 55 mülkün ”satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli … veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine,” ve “özelleştirilmesinden elde edilecek gelirin, giderler düşüldükten sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yenileme yatırımları ve yeni sağlık tesislerinin finansmanında kullanılmak üzere Hazineye aktarılmasına,” karar verilmiş.
Mevcut plana göre bu parselin imar izni yok. İmar izni olmayan bir araziden gelir elde edilmesi mümkün olmayacağına göre, bu alanda bir plan değişikliği yapılacağı ve yoğun bir imar izni verilecegi açıktır.
Bu alanın özelleştirilmesi halinde
• Yüzyıllık ağaçlar ve açık bahçe dokusu kaybedilecek, tarihi yapılar baskı altına girecek,
• Mahallenin üç katlı yapı ölçeği yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalacak, mevcut yerleşim dengesi zarar görecek,
• Avrasya Tüneli ve Boğaz Köprüsü bağlantılarının yarattığı mevcut trafik yükü ve bunlara bağlı ses ve hava kirliliği artacak,
• Bu etmenlerle birlikte yoğunluk artışı ve kaybedilen yeşil alan nedeniyle kentsel ısı adası etkisinin de ağırlaşması halk sağlığı sorunlarına yol açacak,
• Kamuya ait bir alanın geleceği belirlenirken kamu yararı geri planda kalacaktır..Kadıköyün en temel eksikliğinin halkın nefes alacağı kamusal alanların eksikliğidir. Bu konu geçmiş dönem ilçe yönetimi tarafından belirtilmiştir .
Biz Koşuyolulular, tarihi yapıların, yeşil alanın ve mahalle hafızasının korunmasını, bu alanın yeniden kamu yararına açık biçimde değerlendirilmesini talep ediyoruz. Sağlık geçmişini unutturmayan kamusal bir kullanımın sürmesi, tarihi yapıların kültürel amaçlarla değerlendirilmesi ve alanın mahalle yaşamına açık tutulması gerçek kamu yararı olacaktır.
Burası yalnızca geçmişten kalan bir sağlık alanı değildir. Koşuyolu’nun tarihi, ortak hafızası, kamusal nefes alanı, kalbidir.
Koşuyolu’nun KALBİ satılamaz!

694
Kampanya metni
KOŞUYOLU’NUN KALBİ SATILAMAZ !
17 Mart 2026 tarihinde, Türkiye'nin 27 ilinde kamuya ait 55 sağlık kurumu taşınmazının Özelleştirme İdaresine devredileceği 11079 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Resmi Gazetede ilan edildi. Koşuyolu’nda uzun yıllar kamusal sağlık hizmeti vermiş eski Koşuyolu Kalp Hastanesi arazisi de bu alanlardan biri.
Maliye Hazinesi mülkiyetindeki bu alan, Osmanlı döneminden kalan tarihi yapıları, 20.850 m²lik geniş bahçesi ve sağlık geçmişiyle yalnızca bir taşınmaz değil, Koşuyolu’nun kentsel hafızasının önemli bir parçasıdır. Osmanlı döneminde kurulan Nevcihan Binti Abdullah Vakfı tarafından sağlık alanı olarak kullanılması şerhiyle İstanbul Belediyesine bağışlanıp Sağlık Bakanlığına devredilen bu alan, 1951'den itibaren sırasıyla Çocuk Prevantoryumu, Tüberküloz Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Hastanesi, ardından Koşuyolu Kalp Hastanesi olarak hizmet vermiştir. 2005'te Koşuyolu Kalp Hastanesinin Kartal’a nakledilmesiyle bir süre atıl kalmıştır. İPKB (İstanbul Proje Koordinasyon Birimi)nden alınan bilgiye göre, 2010lu yıllarda depreme dayanıksız hastane binalarının yıkılması ve Zeynep Kamil Hastanesinin Kadın Doğum bölümünün taşınması amacıyla yeni bir hastane yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak kapasite ihtiyacı, imar kısıtları ve mevcut tescilli tarihi binalar ile anıt ağaçlar nedeniyle planlanan tasarım burada uygulanamamış, Ümraniye Kadın Doğum Hastanesinde hayata geçirilmiştir. Alan bugün Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kullanımındadır.
Koşuyolu Mahallesi, 1950’lerde modern mimari anlayışla bahçeli ev düzeninde kurulmuş, en fazla üç katlı yapılarıyla özgün dokusunu büyük ölçüde koruyabilmiş özel bir yerleşim alanıdır. Koşuyolu, konut alanlarını tehdit eden ticarileşme, yeni yapılarda yok edilen bahçeler nedeniyle artan betonlaşmaya rağmen hâlâ İstanbul’un merkezinde yer alan en yeşil mahallelerden biri olma özelliğini taşımaktadır.
Koşuyolu Kalp Hastanesi arazisi, mahallenin kurulduğu günlerden itibaren Koşuyolu'nun ve Kadıköy'ün kent belleğinde yalnız tescil edilmiş kültürel varlıklarıyla değil, kamusal sağlık hizmeti işleviyle de yer etmiştir. Giderek betona boğulan çevre semtlerin de son kamusal yeşil alanlarından biri ve afet toplanma alanıdır. Bu arazi, içindeki yapılarla birlikte kamuya bağışlanmıştır; kamuya yani hepimize aittir, ÖZELLEŞTİRİLEMEZ!
Listelenen 55 mülkün ”satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli … veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine,” ve “özelleştirilmesinden elde edilecek gelirin, giderler düşüldükten sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yenileme yatırımları ve yeni sağlık tesislerinin finansmanında kullanılmak üzere Hazineye aktarılmasına,” karar verilmiş.
Mevcut plana göre bu parselin imar izni yok. İmar izni olmayan bir araziden gelir elde edilmesi mümkün olmayacağına göre, bu alanda bir plan değişikliği yapılacağı ve yoğun bir imar izni verilecegi açıktır.
Bu alanın özelleştirilmesi halinde
• Yüzyıllık ağaçlar ve açık bahçe dokusu kaybedilecek, tarihi yapılar baskı altına girecek,
• Mahallenin üç katlı yapı ölçeği yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalacak, mevcut yerleşim dengesi zarar görecek,
• Avrasya Tüneli ve Boğaz Köprüsü bağlantılarının yarattığı mevcut trafik yükü ve bunlara bağlı ses ve hava kirliliği artacak,
• Bu etmenlerle birlikte yoğunluk artışı ve kaybedilen yeşil alan nedeniyle kentsel ısı adası etkisinin de ağırlaşması halk sağlığı sorunlarına yol açacak,
• Kamuya ait bir alanın geleceği belirlenirken kamu yararı geri planda kalacaktır..Kadıköyün en temel eksikliğinin halkın nefes alacağı kamusal alanların eksikliğidir. Bu konu geçmiş dönem ilçe yönetimi tarafından belirtilmiştir .
Biz Koşuyolulular, tarihi yapıların, yeşil alanın ve mahalle hafızasının korunmasını, bu alanın yeniden kamu yararına açık biçimde değerlendirilmesini talep ediyoruz. Sağlık geçmişini unutturmayan kamusal bir kullanımın sürmesi, tarihi yapıların kültürel amaçlarla değerlendirilmesi ve alanın mahalle yaşamına açık tutulması gerçek kamu yararı olacaktır.
Burası yalnızca geçmişten kalan bir sağlık alanı değildir. Koşuyolu’nun tarihi, ortak hafızası, kamusal nefes alanı, kalbidir.
Koşuyolu’nun KALBİ satılamaz!

694
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 24 Nisan 2026 tarihinde başlatıldı