KKTC'de Yüz Yüze Sınavlar Yapılmasın!


KKTC'de Yüz Yüze Sınavlar Yapılmasın!
Kampanya metni
YÜZ YÜZE SINAVLARIN YAPILMASINA KARŞIYIZ!
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öğrencileri olarak, çoğunluğumuzun da hemfikir olduğu gibi yüz yüze sınavların yapılmasına karşıyız. Sayın Milli Eğitim Bakanımız Olgun Amcaoğlu'nu tüm ada halkının güvenliği ve öğrencilerin hem can güvenliği hem de başta 12. Sınıf öğrencilerinin içinde bulunduğu gerek üniversite sınavları nedeniyle, gerekse ara sınıf öğrencilerinin okul sınavları açısından doğru karar vermeye davet ediyoruz!
KARARLARIN SORUMLUSU ÖĞRENCİLER DEĞİL YETKİLİ KURUMLARIMIZDIR.
Bu sürecin başlangıcından bu yana, verilen çelişkili kararlar, birbirini tutmayan açıklamalar ve alınamayan önlemlerin sorumlusu öğrenciler değil yetkili kurumlarımızdır. Dolayısıyla, bizler artık bu durumdan çok sıkıldık. Çünkü kendimizi sürekli bir belirsizliğin içinde buluyoruz. Bu duruma dair ne mantıklı bir açıklama yapılıyor ne de bu durumun önüne geçilmesi için çalışmalar düzenleniyor.
50 VAKA VARKEN OKULA GİTMEYE KORKUYORDUK!
2020 - 2021 Akademik Yılı başlangıcında okullar açılırken 50 civarı vaka varken biz okula gitmeye korkuyorduk. Aralık ayının sonunda 2 gün okullar açık kaldı ve ardından okulları kapatma kararı aldınız ve bu kararı öğrenciler okulda öğrendi. Şimdi ise 700 üzeri vaka var ve vakaların artışı devam ediyor. Eğer 3-5 gün az vaka çıktı diye okulları açmayı düşünüyorsanız sizin kararlarınızın hangi mantık çerçevesi içerisinde ve mantığınızın nasıl işlediğini biz öğrenciler de sizlerden duymak zorunluluğu içerisindeyiz çünkü bu durum hakkında henüz bir açıklama bile yapmadınız. Hayır, bizler bu şartlar altında okula gitmeyi, birimizin bile hayatının tehlikeye girmesini, geleceğinin ve emeklerinin yetkililerce göz ardı edilip hiçe sayılmasını reddediyoruz.
BİZLER SINAV VAR AMAN KALIRIZ DERDİNDE DEĞİLİZ.
Aylardır evlerimizden çıkmıyoruz, hepimizin evde düşünmek zorunda olduğu canından çok sevdiği bir ailesi var. Kronik hasta olan bir eve pozitif vaka girse siz bu vicdanî yükün altına nasıl gireceksiniz? Bizler sınav var aman kalırım derdinde değiliz. Bizler can güvenliğimizi, ailemizi, sevdiklerimizi, çevremizi, halkımızı inanın sizlerden daha iyi düşünebiliyoruz ve olayları geniş bir şekilde ele alıp değerlendirebiliyoruz. Aldığınız kararlar neticesinde sizler de gösterdiğiniz kaygıları bize çok net bir şekilde yansıtıyorsunuz zaten. Neticesinde endişelenecek bir durum yok gibi gözüküyor.
NEDEN SÜRECİ ZORLAŞTIRIYORSUNUZ?
Aşılama olmadan okullar açılmayacak diyen sayın Amcaoğlu, nisanda okulları açabiliriz demiştiniz. Nisan ayının sonuna geldik. 3. Periyot olarak değerlendirdiğiniz dönemin, madem yüz yüze sınav olmasını diliyorsunuz, neden bugün gecemizi gündüzümüze katıp tüm günümüzü sabahtan akşama kadar masa başında hocalarımızın verdiği ödevleri, projeleri, yapacakları sözlü/yazılı değerlendirmelere çalışmak için büyük bir emek ve vakit harcamak için geçiriyoruz? Öğrencilerin ve öğretmenlerin fiziksel sağlığı bir yana dursun, ki fiziksel sağlığımızı ne ölçütte önemsediğinizi daha iyi bir şekilde belli edemezdiniz, mental olarak hepimizin ne kadar yorulduğunun farkında değil misiniz? Siz milli eğitim bakanı olarak eğitimi kolaylaştırmak, eğitimin sürekliliğini ve verimliliğini sağlamak için çalışmıyor musunuz? Öyleyse neden okulların kapanmasına zaten 1-2 ay kalmışken bu süreci bizim için sadece ve sadece daha da zorlaştırmaktan başka bir şey yapmamakta ısrarcısınız?
HERKES SİZİ ANLIYORUZ DİYOR!
Bir öğrencinin, bir öğretmenin verdiği emek bir kararla yok edilebilir ve bunun yetkilisi sizlersiniz. İçinde olduğumuz zor koşulları bildiğinizi düşünüyorsunuz ancak yanılıyorsunuz, herkes bizi anladığını söylüyor üzgünüm anlamıyorsunuz. Biz kendimizi kendimiz biliyoruz. Ailelerimiz görüyor, bizlere tanık oluyorlar ve endişeleniyorlar. Ne öğretmenler, ne bakanlar, ne kurumlar biliyor. Biz her gün "Sizi de anlıyorum, elbette çok zor..." gibi cümlelerin kurulmasına alıştık ancak kimse sizin üzerinizden bir yük de ben alayım, sizin için gününüzü basitleştirmeye çalışayım demiyor. Üzülerek belirtiyorum ki lise eğitimi boyunca 4 yıl eğitim almış biri, ilerleyen aylarda geleceğini, kaderini belirleyecek sınavlara girecek ve siz bu dönem içerisinde bu durumun bizlere yaşatmış olduğu kaygıyı yeterince göremiyorsunuz. Bu onun geleceği, siz hiçbir gencin geleceğini ve sağlığını tehlikeye atmamak üzere masa başında çalışmalısınız. Bizim görevimiz ise sorumluluk alıp çalışmak ancak biz göz göre göre canımızı tehlikeye atamayız. Süreci zaten kötü yönetmeniz bir yana dursun, en azından bizler için, geleceğimiz için, ada halkımız için sizleri doğru kararlar almaya çağırıyoruz.
GENÇLERİ EĞİTİME KÜSTÜRMEYİN.
Biz artık neden saatlerce uykusuz kaldığımızı, ne uğruna çabaladığımızı, sonumuzun ne olacağını öğrenmek istiyoruz çünkü bizler artık göremiyoruz, bizler artık gelecek günlerimize umut dolu bakamıyoruz. Başta sağlık, ardından eğitim gelir. Gençleri eğitime küstürmeyin. Bir ülkenin temeli sağlam eğitim sistemine dayanır. Ülkemizde şu an belli olan sisteme dair kimsenin bir fikri yok. Sizler de bizler gibi öğrenci oldunuz, ancak bizim içerisinde bulunduğumuz dönem hiçbirinizin tanıdığı bildiği bir sistem değildir. Bu sistemin süresinin daha ne kadar uzayabileceğini bilemiyoruz ama durdurmak için çabalayabiliriz. Zira, bu gelecek sadece bizlerin değil bizden sonraki gençlerin de geleceğidir.
BİZİM SAĞLIĞIMIZ SİZİN YAPACAĞINIZ SINAVLARDAN DAHA ÖNEMLİ!
Dedik ve yine demeye devam edeceğiz, biz verilen yanlış kararların sorumluluğuna girmek istemiyoruz, biz sağlığımızı riske atamayız. Ve en önemlisi bizim sağlığımız, sizlerin yapacağı veya yapmak isteyeceği sınavlardan daha önemlidir. Hiç kimse canını bir sınav uğruna riske atamaz, atmamalıdır. Alınacak kararların en erken zaman içerisinde belirginleşmesini ve adadaki tüm öğrenciler, öğretmenler, veliler ve vatandaşlar adına güven dolu ve belirsizliklerden uzak olmasını temenni ediyorum. Herkes üzerine düşen görevi doğru bir şekilde yerine getirirse, öğrenciler, öğretmenler, veliler bu kararların arkasında duracaktır. Gençlerin fikirlerini belirtmeye hakkı vardır. Ayrıca gençlerin sorunlarının dinlenme ihtiyacı vardır. Umarım kendimizi sizlerin bizi daha iyi anlayabileceği bir şekilde açıklayabilmişizdir.

Kampanya metni
YÜZ YÜZE SINAVLARIN YAPILMASINA KARŞIYIZ!
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öğrencileri olarak, çoğunluğumuzun da hemfikir olduğu gibi yüz yüze sınavların yapılmasına karşıyız. Sayın Milli Eğitim Bakanımız Olgun Amcaoğlu'nu tüm ada halkının güvenliği ve öğrencilerin hem can güvenliği hem de başta 12. Sınıf öğrencilerinin içinde bulunduğu gerek üniversite sınavları nedeniyle, gerekse ara sınıf öğrencilerinin okul sınavları açısından doğru karar vermeye davet ediyoruz!
KARARLARIN SORUMLUSU ÖĞRENCİLER DEĞİL YETKİLİ KURUMLARIMIZDIR.
Bu sürecin başlangıcından bu yana, verilen çelişkili kararlar, birbirini tutmayan açıklamalar ve alınamayan önlemlerin sorumlusu öğrenciler değil yetkili kurumlarımızdır. Dolayısıyla, bizler artık bu durumdan çok sıkıldık. Çünkü kendimizi sürekli bir belirsizliğin içinde buluyoruz. Bu duruma dair ne mantıklı bir açıklama yapılıyor ne de bu durumun önüne geçilmesi için çalışmalar düzenleniyor.
50 VAKA VARKEN OKULA GİTMEYE KORKUYORDUK!
2020 - 2021 Akademik Yılı başlangıcında okullar açılırken 50 civarı vaka varken biz okula gitmeye korkuyorduk. Aralık ayının sonunda 2 gün okullar açık kaldı ve ardından okulları kapatma kararı aldınız ve bu kararı öğrenciler okulda öğrendi. Şimdi ise 700 üzeri vaka var ve vakaların artışı devam ediyor. Eğer 3-5 gün az vaka çıktı diye okulları açmayı düşünüyorsanız sizin kararlarınızın hangi mantık çerçevesi içerisinde ve mantığınızın nasıl işlediğini biz öğrenciler de sizlerden duymak zorunluluğu içerisindeyiz çünkü bu durum hakkında henüz bir açıklama bile yapmadınız. Hayır, bizler bu şartlar altında okula gitmeyi, birimizin bile hayatının tehlikeye girmesini, geleceğinin ve emeklerinin yetkililerce göz ardı edilip hiçe sayılmasını reddediyoruz.
BİZLER SINAV VAR AMAN KALIRIZ DERDİNDE DEĞİLİZ.
Aylardır evlerimizden çıkmıyoruz, hepimizin evde düşünmek zorunda olduğu canından çok sevdiği bir ailesi var. Kronik hasta olan bir eve pozitif vaka girse siz bu vicdanî yükün altına nasıl gireceksiniz? Bizler sınav var aman kalırım derdinde değiliz. Bizler can güvenliğimizi, ailemizi, sevdiklerimizi, çevremizi, halkımızı inanın sizlerden daha iyi düşünebiliyoruz ve olayları geniş bir şekilde ele alıp değerlendirebiliyoruz. Aldığınız kararlar neticesinde sizler de gösterdiğiniz kaygıları bize çok net bir şekilde yansıtıyorsunuz zaten. Neticesinde endişelenecek bir durum yok gibi gözüküyor.
NEDEN SÜRECİ ZORLAŞTIRIYORSUNUZ?
Aşılama olmadan okullar açılmayacak diyen sayın Amcaoğlu, nisanda okulları açabiliriz demiştiniz. Nisan ayının sonuna geldik. 3. Periyot olarak değerlendirdiğiniz dönemin, madem yüz yüze sınav olmasını diliyorsunuz, neden bugün gecemizi gündüzümüze katıp tüm günümüzü sabahtan akşama kadar masa başında hocalarımızın verdiği ödevleri, projeleri, yapacakları sözlü/yazılı değerlendirmelere çalışmak için büyük bir emek ve vakit harcamak için geçiriyoruz? Öğrencilerin ve öğretmenlerin fiziksel sağlığı bir yana dursun, ki fiziksel sağlığımızı ne ölçütte önemsediğinizi daha iyi bir şekilde belli edemezdiniz, mental olarak hepimizin ne kadar yorulduğunun farkında değil misiniz? Siz milli eğitim bakanı olarak eğitimi kolaylaştırmak, eğitimin sürekliliğini ve verimliliğini sağlamak için çalışmıyor musunuz? Öyleyse neden okulların kapanmasına zaten 1-2 ay kalmışken bu süreci bizim için sadece ve sadece daha da zorlaştırmaktan başka bir şey yapmamakta ısrarcısınız?
HERKES SİZİ ANLIYORUZ DİYOR!
Bir öğrencinin, bir öğretmenin verdiği emek bir kararla yok edilebilir ve bunun yetkilisi sizlersiniz. İçinde olduğumuz zor koşulları bildiğinizi düşünüyorsunuz ancak yanılıyorsunuz, herkes bizi anladığını söylüyor üzgünüm anlamıyorsunuz. Biz kendimizi kendimiz biliyoruz. Ailelerimiz görüyor, bizlere tanık oluyorlar ve endişeleniyorlar. Ne öğretmenler, ne bakanlar, ne kurumlar biliyor. Biz her gün "Sizi de anlıyorum, elbette çok zor..." gibi cümlelerin kurulmasına alıştık ancak kimse sizin üzerinizden bir yük de ben alayım, sizin için gününüzü basitleştirmeye çalışayım demiyor. Üzülerek belirtiyorum ki lise eğitimi boyunca 4 yıl eğitim almış biri, ilerleyen aylarda geleceğini, kaderini belirleyecek sınavlara girecek ve siz bu dönem içerisinde bu durumun bizlere yaşatmış olduğu kaygıyı yeterince göremiyorsunuz. Bu onun geleceği, siz hiçbir gencin geleceğini ve sağlığını tehlikeye atmamak üzere masa başında çalışmalısınız. Bizim görevimiz ise sorumluluk alıp çalışmak ancak biz göz göre göre canımızı tehlikeye atamayız. Süreci zaten kötü yönetmeniz bir yana dursun, en azından bizler için, geleceğimiz için, ada halkımız için sizleri doğru kararlar almaya çağırıyoruz.
GENÇLERİ EĞİTİME KÜSTÜRMEYİN.
Biz artık neden saatlerce uykusuz kaldığımızı, ne uğruna çabaladığımızı, sonumuzun ne olacağını öğrenmek istiyoruz çünkü bizler artık göremiyoruz, bizler artık gelecek günlerimize umut dolu bakamıyoruz. Başta sağlık, ardından eğitim gelir. Gençleri eğitime küstürmeyin. Bir ülkenin temeli sağlam eğitim sistemine dayanır. Ülkemizde şu an belli olan sisteme dair kimsenin bir fikri yok. Sizler de bizler gibi öğrenci oldunuz, ancak bizim içerisinde bulunduğumuz dönem hiçbirinizin tanıdığı bildiği bir sistem değildir. Bu sistemin süresinin daha ne kadar uzayabileceğini bilemiyoruz ama durdurmak için çabalayabiliriz. Zira, bu gelecek sadece bizlerin değil bizden sonraki gençlerin de geleceğidir.
BİZİM SAĞLIĞIMIZ SİZİN YAPACAĞINIZ SINAVLARDAN DAHA ÖNEMLİ!
Dedik ve yine demeye devam edeceğiz, biz verilen yanlış kararların sorumluluğuna girmek istemiyoruz, biz sağlığımızı riske atamayız. Ve en önemlisi bizim sağlığımız, sizlerin yapacağı veya yapmak isteyeceği sınavlardan daha önemlidir. Hiç kimse canını bir sınav uğruna riske atamaz, atmamalıdır. Alınacak kararların en erken zaman içerisinde belirginleşmesini ve adadaki tüm öğrenciler, öğretmenler, veliler ve vatandaşlar adına güven dolu ve belirsizliklerden uzak olmasını temenni ediyorum. Herkes üzerine düşen görevi doğru bir şekilde yerine getirirse, öğrenciler, öğretmenler, veliler bu kararların arkasında duracaktır. Gençlerin fikirlerini belirtmeye hakkı vardır. Ayrıca gençlerin sorunlarının dinlenme ihtiyacı vardır. Umarım kendimizi sizlerin bizi daha iyi anlayabileceği bir şekilde açıklayabilmişizdir.

Başarı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 21 Nisan 2021 tarihinde başlatıldı