KAZDAĞLARI'NDA YILKI ATLARI İÇİN TEHLİKE ÇANLARI 

KAZDAĞLARI'NDA YILKI ATLARI İÇİN TEHLİKE ÇANLARI 

Yakın zamanlı imzacılar
Birol TUNA ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

KAZDAĞLARI'NDA YILKI ATLARI İÇİN TEHLİKE ÇANLARI 

Son günlerde Çanakkale Ayvacık'ta yaşayan “yılkı atları” hakkında yerel basında yer alan haberleri endişeyle takip ediyoruz. Haberlerde bu hayvanlar  "başıboş" olarak tanımlanıp,  tarım arazilerine zarar veren, su kaynaklarını tüketen ve kontrol altına alınması gereken bir sorun olarak sunulmaktadır. Oysa kamuoyuna eksik yansıtılan temel bir gerçek vardır: Bugün hedef gösterilen bu atlar, insanların kullandıktan sonra terk ettiği hayvanlardır.

Bu atlar kendi kendilerine ortaya çıkmadılar. Birçoğu yıllarca ulaşımda, yük taşımacılığında, tarımsal faaliyetlerde ve çeşitli ekonomik işlerde kullanıldı, ihtiyaç kalmadığında doğaya bırakıldı. Şimdi ise insan eliyle yaratılmış bir durumun bedeli yine bu hayvanlara ödetilmek isteniyor.

Yılkı atları, Kazdağları'ndaki doğal yaşama uyumlanarak özgürce yaşayan canlılar. Bu atları tehdit veya zarar unsuru olarak gösterme çabası bilimsel ve etik bir temel içermiyor. Çünkü yılkılar, yerleşim yerlerinden uzakta yaşamaya eğilimli, ürkek ve kaçınmacı hayvanlar. Yabani sınıfında olmayan ama yaban hayatına uyumlanmış olan bu atların sayılarının her geçen yıl azaldığı da biliniyor.

Yakın dönemde başına "başıboş" sıfatı eklenen türlerin  önce "sorun" olarak tanımlanıp, sonrasında ortadan kaldırılmaları şeklinde uygulamalara da şahit olmaktayız. Kazdağları'ndaki yılkı atları benzer bir yok etme sürecinin hedefi olmamalı.  Yılkı atlarının toplanması, et ve ilaç sektörlerine satılması veya yaşamlarının hedef alınması kabul edilemez

Bu nedenle yetkililere çağrımızdır:

• “Yılkı atları”nın sayısı, yaşam alanları ve ihtiyaçları konusunda bağımsız bilimsel araştırmalar yürütülmelidir.

• Veteriner hekimlerin, ekolojistlerin, hayvan hakları savunucularının, yerel halkın ve ilgili kurumların katılımıyla şeffaf bir süreç oluşturulmalıdır.

• Tarım alanlarında yaşanan sorunları azaltmaya yönelik öldürme, sürme, toplama veya cezalandırıcı yöntemler yerine etik ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmelidir.

• Bölgenin doğal ve kültürel mirasının bir parçası haline gelen yılkı atlarının korunmasına yönelik politikalar oluşturulmalıdır.

Bizler biliyoruz ki yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. İnsanların ekonomik çıkarları ile diğer hayvanların yaşam hakkını karşı karşıya koyan anlayış, bugüne kadar hiçbir sorunu çözmediği gibi yeni mağduriyetler yarattı. Oysaki, her iki tarafın da gözetildiği adil çözümler mümkündür.

Üstelik bu atlar yıllardır bölgenin doğal güzelliklerinin ve tanıtım çalışmalarının bir parçası olarak sunulmaktadır. Aynı hayvanların bugün yalnızca ekonomik etkiler üzerinden değerlendirilerek bir sorun gibi gösterilmesi büyük bir çelişkidir. Hayvanlar ne turistik bir dekor ne de koşullar değiştiğinde gözden çıkarılabilecek araçlardır. Onlar kendi yaşamlarına sahip hissedebilen bireylerdir.

Bizler yaşamı savunuyoruz. Dün insan faydası için kullanılan, bugün ise turistik bir simge olarak pazarlanan atların; ekonomik bir sorun olarak görüldükleri anda yaşam haklarının tartışmaya açılmasını kabul etmiyoruz. Ayvacık’ta yaşayan “yılkı atları” nın hedef gösterilmesine karşı çıkıyor; kamuoyunu, sorunun gerçek nedenlerini görmeye, adil ve şiddetsiz çözüm yollarını desteklemeye çağırıyoruz.

Kazdağları'nın yılkı atlarına dokunmayın. Özgür yaşayan hayvanların yaşam hakkına saygı gösterin.*

avatar of the starter
Ayşe Feryal BaranKampanyayı Başlatan Kişi

216

Yakın zamanlı imzacılar
Birol TUNA ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

KAZDAĞLARI'NDA YILKI ATLARI İÇİN TEHLİKE ÇANLARI 

Son günlerde Çanakkale Ayvacık'ta yaşayan “yılkı atları” hakkında yerel basında yer alan haberleri endişeyle takip ediyoruz. Haberlerde bu hayvanlar  "başıboş" olarak tanımlanıp,  tarım arazilerine zarar veren, su kaynaklarını tüketen ve kontrol altına alınması gereken bir sorun olarak sunulmaktadır. Oysa kamuoyuna eksik yansıtılan temel bir gerçek vardır: Bugün hedef gösterilen bu atlar, insanların kullandıktan sonra terk ettiği hayvanlardır.

Bu atlar kendi kendilerine ortaya çıkmadılar. Birçoğu yıllarca ulaşımda, yük taşımacılığında, tarımsal faaliyetlerde ve çeşitli ekonomik işlerde kullanıldı, ihtiyaç kalmadığında doğaya bırakıldı. Şimdi ise insan eliyle yaratılmış bir durumun bedeli yine bu hayvanlara ödetilmek isteniyor.

Yılkı atları, Kazdağları'ndaki doğal yaşama uyumlanarak özgürce yaşayan canlılar. Bu atları tehdit veya zarar unsuru olarak gösterme çabası bilimsel ve etik bir temel içermiyor. Çünkü yılkılar, yerleşim yerlerinden uzakta yaşamaya eğilimli, ürkek ve kaçınmacı hayvanlar. Yabani sınıfında olmayan ama yaban hayatına uyumlanmış olan bu atların sayılarının her geçen yıl azaldığı da biliniyor.

Yakın dönemde başına "başıboş" sıfatı eklenen türlerin  önce "sorun" olarak tanımlanıp, sonrasında ortadan kaldırılmaları şeklinde uygulamalara da şahit olmaktayız. Kazdağları'ndaki yılkı atları benzer bir yok etme sürecinin hedefi olmamalı.  Yılkı atlarının toplanması, et ve ilaç sektörlerine satılması veya yaşamlarının hedef alınması kabul edilemez

Bu nedenle yetkililere çağrımızdır:

• “Yılkı atları”nın sayısı, yaşam alanları ve ihtiyaçları konusunda bağımsız bilimsel araştırmalar yürütülmelidir.

• Veteriner hekimlerin, ekolojistlerin, hayvan hakları savunucularının, yerel halkın ve ilgili kurumların katılımıyla şeffaf bir süreç oluşturulmalıdır.

• Tarım alanlarında yaşanan sorunları azaltmaya yönelik öldürme, sürme, toplama veya cezalandırıcı yöntemler yerine etik ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmelidir.

• Bölgenin doğal ve kültürel mirasının bir parçası haline gelen yılkı atlarının korunmasına yönelik politikalar oluşturulmalıdır.

Bizler biliyoruz ki yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. İnsanların ekonomik çıkarları ile diğer hayvanların yaşam hakkını karşı karşıya koyan anlayış, bugüne kadar hiçbir sorunu çözmediği gibi yeni mağduriyetler yarattı. Oysaki, her iki tarafın da gözetildiği adil çözümler mümkündür.

Üstelik bu atlar yıllardır bölgenin doğal güzelliklerinin ve tanıtım çalışmalarının bir parçası olarak sunulmaktadır. Aynı hayvanların bugün yalnızca ekonomik etkiler üzerinden değerlendirilerek bir sorun gibi gösterilmesi büyük bir çelişkidir. Hayvanlar ne turistik bir dekor ne de koşullar değiştiğinde gözden çıkarılabilecek araçlardır. Onlar kendi yaşamlarına sahip hissedebilen bireylerdir.

Bizler yaşamı savunuyoruz. Dün insan faydası için kullanılan, bugün ise turistik bir simge olarak pazarlanan atların; ekonomik bir sorun olarak görüldükleri anda yaşam haklarının tartışmaya açılmasını kabul etmiyoruz. Ayvacık’ta yaşayan “yılkı atları” nın hedef gösterilmesine karşı çıkıyor; kamuoyunu, sorunun gerçek nedenlerini görmeye, adil ve şiddetsiz çözüm yollarını desteklemeye çağırıyoruz.

Kazdağları'nın yılkı atlarına dokunmayın. Özgür yaşayan hayvanların yaşam hakkına saygı gösterin.*

avatar of the starter
Ayşe Feryal BaranKampanyayı Başlatan Kişi

Kampanya Güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 14 Haziran 2026 tarihinde başlatıldı