Gerçek Anlamda bir "Mali Tatil" İstiyoruz!


Gerçek Anlamda bir "Mali Tatil" İstiyoruz!
Kampanya metni
""Mali tatil!” Başka bir deyişle “yaşanamayan tatil!” 2007 yılında yürürlüğe girdi. O yıldan beri “kanunen” uygulanmakta. Ama ne yazık ki, sadece kanunen uygulanmakta. Bir türlü fiilen uygulama şansı bulamadı. Yasal ve idari düzenlemeler de bu şekilde oldukça bu tatil hiçbir zaman yaşanamayacak.
1 Temmuz-20 Temmuz arası mali tatil. Yasal olarak 20 gün öngörülmüş. Yani mali işlerle uğraşanlar bu süre içinde tatil yapacaklar ve doğal olarak herhangi bir iş ile uğraşmayacaklar.
Verilme süresinin son günü, mali tatil süresine veya mali tatilin son gününü izleyen beşinci güne rastlayan vergilere ilişkin beyannamelerin 25 Temmuz’a kadar verilmesi gerekiyor. Mali tatilin yaşanamamasının birinci sebebi bu.
Örneğin, Haziran 2016 dönemine ilişkin KDV beyannamesinin normalde 24 Temmuz’da verilmesi gerekiyor. Ancak, mali tatil nedeniyle bu beyannamenin verilme süresi 25 Temmuz’a uzuyor. Yani tatil, aslında 20 gün değil, 1 gün olarak uygulanıyor.
Mükelleflerin tüm mali işlerini yürüten bir mali müşavirin, kanuna uyup 1 Temmuz-20 Temmuz arasında tatil yaptığını ve 21 Temmuz’da işine başladığını düşünelim. Normalde 4 gün içinde KDV beyannamesini hazırlaması gerekirken bu süreye 1 gün daha ekleniyor ve 5 gün içinde beyannamenin hazırlanıp verilmesi gerekiyor.
Bildirimlerin süresi uzamalı!
Muhasebe ve vergi işleri ile azıcık uğraşanlar bilirler ki; 5 günlük süre içinde mükelleflerin tüm kayıtlarını tamamlayıp KDV beyannamesini hazırlamaları mümkün değildir. Bu nedenle hiçbir mali müşavir kanuna aldanıp 1 Temmuz - 20 Temmuz tarihleri arasında tatil yapmıyor. Yani tatil fiilen yaşanamıyor.
Sadece KDV beyannamesi örneğinde bile tatilin yaşanamayacağı ortaya çıkıyor. Bunun dışında, hem Maliye Bakanlığı’na hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilmesi gereken onlarca beyanname ve bildirim var.
Peki bu düzenlemeyi ihdas edenler bu durumun farkında değiller mi? Elbette farkındalar ama göstermelik bir tatili uygulatma konusunda ısrarcılar. Gerçek bir tatil düzenlemesi yapılmak isteniyorsa tatilin yaşandığı ay içinde verilmesi gereken beyanname ve bildirimlerin verilme süresi tatilin bittiği tarihten itibaren 20 gün uzatılmalı. Bu şekilde 20 günlük tatilde fiilen uygulanmış olacaktır."
Bu kampanya 2.259 destekçiye ulaştı
Kampanya metni
""Mali tatil!” Başka bir deyişle “yaşanamayan tatil!” 2007 yılında yürürlüğe girdi. O yıldan beri “kanunen” uygulanmakta. Ama ne yazık ki, sadece kanunen uygulanmakta. Bir türlü fiilen uygulama şansı bulamadı. Yasal ve idari düzenlemeler de bu şekilde oldukça bu tatil hiçbir zaman yaşanamayacak.
1 Temmuz-20 Temmuz arası mali tatil. Yasal olarak 20 gün öngörülmüş. Yani mali işlerle uğraşanlar bu süre içinde tatil yapacaklar ve doğal olarak herhangi bir iş ile uğraşmayacaklar.
Verilme süresinin son günü, mali tatil süresine veya mali tatilin son gününü izleyen beşinci güne rastlayan vergilere ilişkin beyannamelerin 25 Temmuz’a kadar verilmesi gerekiyor. Mali tatilin yaşanamamasının birinci sebebi bu.
Örneğin, Haziran 2016 dönemine ilişkin KDV beyannamesinin normalde 24 Temmuz’da verilmesi gerekiyor. Ancak, mali tatil nedeniyle bu beyannamenin verilme süresi 25 Temmuz’a uzuyor. Yani tatil, aslında 20 gün değil, 1 gün olarak uygulanıyor.
Mükelleflerin tüm mali işlerini yürüten bir mali müşavirin, kanuna uyup 1 Temmuz-20 Temmuz arasında tatil yaptığını ve 21 Temmuz’da işine başladığını düşünelim. Normalde 4 gün içinde KDV beyannamesini hazırlaması gerekirken bu süreye 1 gün daha ekleniyor ve 5 gün içinde beyannamenin hazırlanıp verilmesi gerekiyor.
Bildirimlerin süresi uzamalı!
Muhasebe ve vergi işleri ile azıcık uğraşanlar bilirler ki; 5 günlük süre içinde mükelleflerin tüm kayıtlarını tamamlayıp KDV beyannamesini hazırlamaları mümkün değildir. Bu nedenle hiçbir mali müşavir kanuna aldanıp 1 Temmuz - 20 Temmuz tarihleri arasında tatil yapmıyor. Yani tatil fiilen yaşanamıyor.
Sadece KDV beyannamesi örneğinde bile tatilin yaşanamayacağı ortaya çıkıyor. Bunun dışında, hem Maliye Bakanlığı’na hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilmesi gereken onlarca beyanname ve bildirim var.
Peki bu düzenlemeyi ihdas edenler bu durumun farkında değiller mi? Elbette farkındalar ama göstermelik bir tatili uygulatma konusunda ısrarcılar. Gerçek bir tatil düzenlemesi yapılmak isteniyorsa tatilin yaşandığı ay içinde verilmesi gereken beyanname ve bildirimlerin verilme süresi tatilin bittiği tarihten itibaren 20 gün uzatılmalı. Bu şekilde 20 günlük tatilde fiilen uygulanmış olacaktır."
Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Ankara Smmm Odası
Serkan TAVŞAN (Muhasebe Bilenler Topluluğu)
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 21 Haziran 2016 tarihinde başlatıldı