Kampanya Kapatıldı

Kütahya’nın simgesi "Çinili Vazo"yu, kendi yerinde ve ilk hali ile koruyun...

Bu kampanya 1.455 destekçiye ulaştı


Kütahya'nın yetiştirdiği en önemli çini sanatçılarından biri olan, hayatı boyunca Kütahya’da yaşamış ve pek çok eserler bırakmış, hepsinden önemlisi Kütahya’ya tüm dünyada tanınan “Çinili Vazo”yu armağan etmiş  merhum Ahmet Fuat Gürel’in ailesi olarak; bu kampanyayı başlatmayı hem babamıza hem de Kütahya’ya karşı yerine getirmemiz gereken bir görev olarak görmekteyiz.

Kütahya'nın “Çinili Vazo”su 1970’li yıllarda yapılırken, zamanının teknolojisi ve imkanlarının elverdiği şekilde iklim şartlarına dayanıklı, uzun süre hayatta kalacak şekilde planlanarak yapılmıştır. Daha da önemlisi güçlü bir tasarım, muazzam desen kompozisyonu, iyi bir uygulama ve görenlerin takdiri ile sonraki yıllarda bir şehrin simgesi haline gelmiştir. Öyle ki Kütahya Belediyesinin şu anda kullandığı ambleme bile esin kaynağı olmuştur. Kütahya kartpostalları, tanıtım katalogları,Turizm bürolarının Kütahya broşürleri hep Vazomuzun fotoğrafları ile doludur. Bugün ülke içinde veya dışında Kütahya denildiğinde akla ilk gelen kare “Çinili Vazo” olmaktadır.

Çinili Vazo’nun fikir babası ve tasarımcısı olan, yapılması için büyük emek sarf eden, Ressam Ahmet Fuat Gürel; yaptığı çalışmalarla, bıraktığı eserlerle, yetiştirdiği öğrencilerle ve özellikle müstesna kişiliği ile sadece Kütahya'nın değil tüm sanat camiasının sevilen, saygı duyulan bir ağabeyi olmuştur.

Pek çok çini ürün (tabaklar, vazolar, panolar, vs.) den oluşan eserleri, klasik tezhip desenleri, minyatür ve hat sanatından bu gün örnek alınan özgün kompozisyonları içermektedir. Ayrıca, çininin  mimari bir öge olarak kullanılmasıyla ilgili çalışmalar yapmış bu kapsamda gerek Kütahya’da gerek ülkemizin ve Dünyanın pek çok yerinde eserler ortaya koymuştur. Sadece çini ile yetinmeyip porselen  üzerinde sır üstü ve sır altı tekniklerini   başarı ile uygulayarak  klasik çini desenlerinin porselen objeler üzerinde el dekoru olarak kullanılmasını sağlamıştır.  

Ancak en tanınmış ve büyük eseri Çinili Vazo’dur. Bu arada vazonun  cam mozaiklerini şaşmaz bir ustalıkla yapıştıran İbrahim Gürsoy’a, yapılmasında öncülük eden zamanın belediye başkanı  Abdurrahman Karaa’ya da rahmet okumak vazifemizdir.

Bir simge olarak Kütahya Çinili Vazosu, Kütahya ile özdeşleşmiş olmasının yanı sıra, döneminin Kütahya sanatını gelecek nesillere aktarması, Ahmet Fuat Gürel’in elinden Kütahya halkına hediye edilmiş olması açılarından, sadece Gürel Ailesini değil tüm sanatseverleri ilgilendiren bir konudur.

Zaman içerisinde pek çok tamiratlar görmesi, bu işlemler sırasında da gereken özenin ve dikkatin gösterilmeyişi ile yıpranan  eser, bu gün maalesef hayata geçirilen son versiyonuyla birlikte   silueti haricinde,  orjinalliğini tamamen kaybetmiştir. (hiçbir tezhip kuralına uymayan, desenleri ve kompozisyonu, dolu boş oransızlığı, sadece beton üzerine boya ile yapılmış olması,  vb… )   Oysa bu eser desen kompozisyonu, oranları, kullanılan yapım tekniği ve malzemesi ile bir bütünü oluşturmaktadır. Yapımında cam mozaik tekniği  kullanılmıştır. Kütahya'nın iklim şartlarına dayanımı konusunda zamanının en uygun imalat tekniği  seçilerek, gün ışığında parlaması, suyu aktığında nemden etkilenmemesi düşünülerek  bu  yöntem ve malzeme özellikle seçilmiştir.

Elbette şimdiki teknoloji  ile çok daha dayanıklı malzemeler  ve uygun yöntemler bulmak bunları kullanmak mümkündür. İnsanlık tarihi ilerledikçe daha iyisi de muhakkak bulunacaktır.  Mimar Sinan’ın onardığı Ayasofya Kilisesini günümüz teknolojisi ve imkanları ile daha uzun ömürlü, daha dayanıklı hatta daha güzel  yapmak mümkündür veya Kütahya Ulu Camiinin çok daha büyüğünü ve dayanıklısını yeniden vücuda getirebiliriz. Ancak, teknolojimiz ne kadar ilerlerse ilerlesin onları yıkıp yerine yapmayı nasıl düşünemez isek, geleceğe bizleri anlatacak Çinili Vazo gibi eserler için de yapamayız ,yapmamalıyız. Bu gün İstanbul’da yapılan en büyük camii, Çamlıca tepesine yapılmaktadır. Sultanahmet Camii yıkılıp yerine yapılması düşünülmemiştir.  Şimdiki zamanı anlatmayı, yeni eserler bırakmanın yanı sıra, tarihimize, atamıza, kültürümüze, eskiden bize kalanlara sahip çıkarak becerebiliriz. Bu ve benzeri eserler geçmişimizden gelen, geleceğe bırakmak zorunda olduğumuz mirasımızdır.

Gürel Ailesi olarak üzgünüz… Rahmetli Babamız Ahmet Fuat Gürel’in özveri ve memleket sevgisi ile tasarladığı,çizdiği, yapımına emek harcadığı  ve sonunda şehrine armağan ettiği  tescilli  bir sanat eseri olan  Çinili Vazo nun  bugün aldığı şekil  itibariyle artık orijinal “Çinili Vazo” olmadığı bir gerçektir. Babamızın sağlığında başlayan, danışma gereği duyulmadan   saygı ve  özen gösterilmeden yapılan tamiratlar  nedeni ile oluşan  bozulmalar sonuçta orijinalinden sadece beton vazo şekli kalmış bu son versiyona kadar gelmiştir.  Şu an ki beton üzerine yağlı boya kullanılarak yapılan Vazo’nun  artık eskisiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bundan böyle nasıl bir simge olacağı ise Kütahyalı olarak endişemizdir. Elimizdeki değerleri kaybederek, yıkıp yok ederek geleceğin de bizleri yok etmesinin önünü açmış oluyoruz.

Çinili Vazo’nun, görmesi gereken ilgiyle kavuşması, ilk yapılan deseninin, aynı yöntem (cam mozaik) kullanılarak  yeniden şimdi bulunduğu yerde hayata geçirilmesi  tüm arzumuzdur. Kütahya sanatçı beşiğidir, çiçeklerin, Rumilerin, Hatayilerin, Pençlerin, Lalelerin, Karanfillerin ateşte açtığı memlekettir. Böyle bir şehirde yönetici olmak, sadece siyasetçi olmak değil, sanatı özümsemek, iç içe olmak demektir.  Bugün görevde bulunan Belediye Başkanı Sayın Kamil Saraçoğlu’nun  böyle bir anlayış içinde olduğundan ve kadim şehrimize hizmet etmek için  var gücüyle çalıştığından hiç kuşkumuz yoktur. Ancak naçizane düşüncemize göre;

Kütahya'nın bir Sanat Konseyi olmalıdır. Şehrimiz içinde eminiz ki bu konseyde görev alabilecek yeterlilikte sanatçılarımız mevcuttur.  Pek çok ilde, Estetik Komisyon, Cephe Estetik Kurulu, vb. isimlerle var olan, Sanat için, sanatçı için, sanat eserleri için her türlü ortamı, imkanı ve fırsatı sağlayan, yörenin malzeme ve kültürünü koruyan, gelişmesini sağlayan kurullar mevcuttur. Kütahya gibi sanatın beşiği bir şehirde böyle bir yapının olmayışı eksikliktir. Diğer şehirlerden örnek alınarak oluşturulabilecek böyle bir Sanat Konseyi  kararları ile tüm şehri, bürokrasiyi ve yöneticileri yönlendirip, rahat ettirebilir. Bu gibi durumlarda oluşan tartışmalara son verebilir.. Böylece yöneticilere yapılan pek çok haksız eleştirinin de önüne geçilmiş olur..

Şehrimizin kıymetli sembolü “Çinili Vazo” nun yeniden inşası hakkında ki naçizane görüşlerimiz bunlardır. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi bize sorulmamış olsa da   bu eserin yaratıcısının ailesi ve duyarlı bir  Kütahyalı olarak bu kampanyayı başlatmayı görev olarak gördük.

Gürel ailesi olarak merhum babamız Ahmet Fuat Gürel ve kendimiz adına sevgili şehrimizin sayın yöneticilerinden verilen armağana değer vererek ,  bugüne kadar diğer belediye yönetimlerinin yaptığı vefasızlığı ve saygısızlığı bizlere unutturacak şekilde  hakkı yerine teslim etmelerini ve “Çinili Vazo” yu ilk tasarımına uygun olarak cam mozaikten, şimdiki yerinde, Şehrimizin kalbinde inşa etmelerini, şehrimizi yeniden tüm dünyaca tanınan simgesine kavuşturmalarını arz ediyoruz.

Bu çalışma için bizim üzerimize düşecek herhangi bir görev olduğu takdirde seve seve yerine getireceğimizi bildirir. Saygılar sunarız.



Bugün Mehmet imzanı bekliyor!

Mehmet Gürel bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Kütahya’nın simgesi “Çinili Vazo”yu, kendi yerinde ve ilk haliyle koruyun». Mehmet ve imza atan diğer 1.454 kişiye katıl.