Petition Closed
Petitioning Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Abdullah Gül

Köylülüğün idam fermanı, #BuyuksehirYasasi'nı @cbabdullahgul veto etsin


 

Büyükşehir Yasası'nın ilk mahalli seçimlerde yürürlüğe girecek. Kanun, demokratik değil, halkın rızası alınmadan yapılıyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den bu yasayı veto etmesini ve bu yasanın toplum yararına olacak şekilde halkın rızası alınarak tekrar çalışılması için TBMM'ye geri göndermesini talep ediyorum.

Köylülüğü tamamen ortadan kaldırmak, tüm tarımsal faaliyeti sermayeye teslim etmek yerine, köylülere yaşadıkları ve üretim yaptıkları köylerinde sosyal yaşamlarını ve refah düzeylerini arttıracak politikalar belirlenip, uygulanmalıdır.

Bu yasa veto edilmezse ne gibi sonuçları olacak?

-Köylü nüfusu yarıya düşecek. 

-Kırlar ıssızlaşacak. 

-Tarım şirketleşecek.

- Gıda güvencesi riske girecek.

-Köylerin yarısına yakını tasfiye olacak, çiftçiler işsiz kalacak.

-Şirketler tarımsal üretimde kimyasal kullanacağından toprak, yeraltı ve yerüstü suları kirlenecek, kullanılamaz hale gelecek.

-Köyler, belediye sınırları içine alındıktan sonra yasalar gereği bu alanlarda hayvan yetiştiriciliği işlerini yapamayacak. Üretemeyecek. Köyde üreterek aile bütçesine katkı, sofrasına katık yaptığı sütün, yoğurdun, tavuğun ve yumurtanın şehirde tüketicisi olacak. Parayla satın almak zorunda kalacak.

-Mahalleye dönüştürülen köylerin toprak, mera ve yaylakları belediye tasarrufuna geçecek, dolayısıyla toprak, mera ve yaylaklar amaç dışı kullanılabilecek. Amaç dışı kullanılacak alan oranında ekolojik denge bozulacak, tarımsal ürün azalacak, halk gıda sıkıntısı yaşayacak.

-Köy statüsünü kaybedecek olan yerlerde tarımla uğraşan vatandaşlar, üretim yapmaya devam etmek için ihtiyaç duydukları hizmetlere daha fazla para ödemek zorunda kalacak.  Sonuçta köylü tarlasını sulamak için artezyen kuyusunu kendisi kazamaz, ama büyük ölçekli bir şirket bu masrafa kolaylıkla katlanabilir.

-Yasanın birinci maddesi, toplam 29 ilde bulunan tüm köylerin tüzel kişiliğinin ortadan kaldırılmasını ve bu illerde, kırsal alandaki en ücra yerleşime kadar tüm hizmetlerin büyükşehir belediyesi tarafından götürülmesini öngörüyor. Şu anda Türkiye nüfusunun belde ve köy sınırlarında yaşamakta olan 17 milyonluk kesiminin 10 milyonunun, yani yarıdan fazlasının alacağı tüm kamusal hizmetlerin adresinin bu insanların yaşadıkları yerden alınarak kent merkezlerine taşınması demektir. Kent merkezleri kimi zaman yüz kilometreye varan mesafelerde, kimi örneklerde kışın kar yağdığında hiçbir şart altında ulaşılamayan yerlerde bulunuyor.

-Bu illerin arasında, tarımsal üretim açısından Türkiye’nin en yüksek üretim rakamlarına sahip olan Aydın, Muğla, Antalya, Konya gibi iller var. Bu iller, doğal olarak köy ve belde nüfus oranlarının da yüksek olduğu iller. Küçük ölçekli tarımsal üretim ve bu üretimi yapan, köylü olarak tanımladığımız insanlar, üretime sağlıklı biçimde devam edebilmek için devletten kentsel alanda yaşamakta olan bir vatandaşın beklemeyeceği özel hizmetlere ihtiyaç duyarlar.

Örneğin, kentte oturan bir vatandaşın evindeki saksıları sulamak için devletten özel bir altyapı desteği alma ihtiyacı yoktur, şebeke suyu onun için yeterlidir. Ancak aynı şeyi tarlasını sulamak için su ihtiyacı duyan bir vatandaş için söylememiz mümkün değil. Onun tarlasını sulamak için özgün altyapı desteklerine ihtiyacı olacaktır. Bu ihtiyaçlar, mevcut koşullarda köy tüzel kişiliği üzerinden sağlanmaktadır ve bu tüzel kişilikler kalkınca her köy birer mahalleye dönüşecek. Bu ihtiyaçlar, sağlıklı biçimde sağlanamaz hale gelecek.

 

Letter to
Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Abdullah Gül
İlk mahalli seçimlerden sonra yürürlüğe girmesi istenilen Büyükşehir Yasası TBMM'den geçti ve sizin onayınıza sunuldu.

Halkın rızası alınmadan hazırlanan bu yasayı veto etmenizi ve toplum yararına olacak şekilde halkın rızası alınarak tekrar çalışılması için TBMM'ye geri göndermenizi talep ediyorum.

Köylülüğü tamamen ortadan kaldırmak, tüm tarımsal faaliyeti sermayeye teslim etmek yerine, köylülere yaşadıkları ve üretim yaptıkları köylerinde sosyal yaşamlarını ve refah düzeylerini arttıracak politikalar belirlenip, uygulanmalıdır.

Bu yasa ile Türkiye'nin köylü nüfusu olumsuz etkilenecek. Doğanın dengesi, tarım ve hayvancılık sektörü, yerel ekonomiler ve doğal kaynaklarımız geri dönülmez biçimde büyük bir yara alacak.

Temsil ettiğiniz vatandaşların ve topraklarımızın iyiliği için bu yasayı veto etmenizi istiyorum.

Vatandaşlarınızın sesine kulak vereceğinizi umuyorum.