Köpekleri Kısırlaştır, Öldürme, Barınaklara Hapsetme, Aşıla ve Yerine Bırak

Köpekleri Kısırlaştır, Öldürme, Barınaklara Hapsetme, Aşıla ve Yerine Bırak

Kampanya metni

Giriş

Aşağıda imzası bulunan bizler, mahallelerimizi ve hayatlarımızı paylaşan sokak köpeklerinin refahına derinden bağlıyız. Bu köpeklerin evlerinden uzaktaki devasa barınaklara yerleştirilip ardından ötenazi yapılmasına karşı bir aradayız. Bu tür eylemler, yalnızca bu köpeklerle bakıcıları arasındaki derin bağları koparmakla kalmıyor, aynı zamanda mevcut daha insani ve etkili alternatifleri de göz ardı ediyor.

İnsanlarla sokak köpekleri arasında sürekli tekrarlanan sorunlar, öncelikle kısırlaştırma programlarının yanlış uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Ne yazık ki, bu önemli programlar bazen gerekli eğitim ve anlayışa sahip olmayan kişiler tarafından yönetilmekte, bu da aşırı köpek popülasyonunun temel nedenlerinin ele alınmasında verimsizliklere ve başarısızlıklara yol açmaktadır. 5199 nolu kanunun 2004’te çıkmasından bu yana başkent Ankara dahil kısırlaştırma yapmayan ilçe belediyeleri bulunmaktadır. Yapılan kısırlaştırmalarsa, kısa süreli Dünya Sağlık Örgütü kurallarına uymadan yapılmaktadır. Kısırlaştırma merkezlerinin topluma ve ulaşıma yakın olması gerektiği halde örneğin Ankara’da merkezin dışında tek bir otobüsün belirli saatlerde çalıştığı bir bölgede bakımevi bulunmaktadır. Ki otobüslere hayvan almak yeni yeni alışılagelen bir durumdur ve sokak köpekleri  için geçerli değildir.

Kısırlaştırma erkek köpeklerde kızgınlığa bağlı, dişilerde yavrularını koruma isteğine bağlı agresif davranışların önüne geçer. Halihazırda şehir dışında ulaşımın çok da mümkün olmadığı, kalabalık, pis, çamur içinde yüzen mekanlarda zavallı hayvanların sahiplenilme olasılığı çok düşüktür.

Yasa 2004’te çıksa dahi 2024 dahil olmak üzere DSÖ ve diğer örgütlerin standarlarına uygun olarak uygulanmamıştır. Bunun cezasını yuva belledikleri mahallelerinden, aile belledikleri onlara bakan insanlardan kopartılarak, doğmuş olmak harici hiç bir suçu olmayan ama öldürülmesine karar verilen hayvanların çekmesine vicdansızlık demek yetersiz kalır. Yer değiştirme ve ötenazi yaklaşımı sadece insanlık dışı değil aynı zamanda bilim dışıdır. 16. yüzyılda yaşamıyoruz; modern bilim, köpeklerin acı çekebilen, sevgiyi, acıyı ve öfkeyi hissedebilen duyarlı varlıklar olduğunu kabul etmektedir.

Köpeklere haksızlıkların yapıldığı Hayırsız Ada'da yaşanan utanç verici olay, hâlâ toplumsal hafızamızda yer ederek, bu tür insanlık dışı eylemlerin vahim sonuçlarını hatırlatıyor. Tarihin tekerrür etmesine izin veremeyiz. Sevdiğimiz köpeklerimizle birlikte yaşamaktan son derece memnunuz ve her iki taraf için de yıkıcı olabilecek bizden ayrılmalarını değil, kısırlaştırılmalarını ve aşılanmalarını tam olarak destekliyoruz.

Köpekleri bulundukları ortamdan uzaklaştırmak yerine, köpeklere nasıl davranılması gerektiği konusunda temel eğitimin verilmesini öneriyoruz. Bu eğitim erken çocukluk döneminden itibaren başlamalı, hayvanlara karşı bilgili ve şefkatli bireyler yetiştirilmelidir.

Bu dilekçeyi imzalayarak yerel yetkilileri sokak köpeği popülasyonlarını yönetme yaklaşımlarını yeniden değerlendirmeye çağırıyoruz. Onları hem köpeklerin refahına hem de içinde yaşadıkları toplulukların refahına saygı gösteren insani, etik ve bilimsel çözümleri uygulamaya çağırıyoruz.

Dilekçenin aşağıdaki bölümlerinde Dünya Sağlık Örgütü’nün görüşlerini, köpeklerin öldürülmesinin ve barınaklara alınmasının çözüm olmadığını, etkili kısırlaştırma ve aşılama programlarının gerekliliklerini ve örneklerini bulacaksınız. 

—---------------------------------

Dünya Sağlık Örgütü’nün Bakışı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ilgili kurumlar, özellikle hem insan hem de köpek popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde, köpek popülasyonu yönetimine yoğun bir şekilde odaklanmaktadır. Anahtar stratejiler şunları içerir:

Toplu Aşılama Programları: DSÖ, yoğun nüfuslu birçok bölgede önemli bir tehdit olmaya devam eden kuduzu kontrol etmenin birincil yöntemi olarak köpeklerin yaygın şekilde aşılanmasını savunmaktadır. Toplu aşılama kampanyalarının son derece etkili olduğu kanıtlandı; Bangladeş'te görüldüğü gibi, bu tür çabalar insan kuduza bağlı ölümleri 2011'den bu yana %50 oranında önemli ölçüde azalttı. (https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Entegre Isırık Vaka Yönetimi (IBCM): Bu yaklaşım, köpek ısırıklarıyla ilişkili riskleri değerlendirmek ve yönetmek için sağlık ve veterinerlik sektörleri arasındaki koordineli çabaları içerir. Çin gibi ülkelerde, IBCM'yi toplu köpek aşılama ve temas sonrası profilaksiye (PEP) iyileştirilmiş erişimle birleştiren stratejiler, maliyet etkinliği ve kuduz vakalarını azaltma üzerindeki etkisi açısından değerlendirildi.( https://bmcmedicine.biomedcentral.com /articles/10.1186/s12916-023-02821-x   )

İnsancıl Nüfus Kontrolü: 5. Uluslararası Köpek ve Kedi Nüfus Yönetimi Konferansı, Mumbai gibi şehirlerde başarıyla uygulanan kısırlaştırma programları gibi çeşitli insancıl yöntemlerin altını çizdi. Bu programlar, hayvan refahını sağlarken ve insan-hayvan çatışmalarını azaltırken köpek popülasyonunu kontrol etmeyi amaçlamaktadır​. https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/  )

Toplumsal Katılım ve Eğitim: Etkili köpek popülasyonu yönetimi genellikle toplulukların sorumlu evcil hayvan sahipliği ve aşılamanın önemi konusunda eğitilmesini içerir. Bosna-Hersek gibi ülkelerdeki programlar, yerel ve ulusal yetkililer de dahil olmak üzere çok paydaşlı katılımın sürdürülebilir ve insancıl köpek popülasyonu kontrolüne yol açabileceğini göstermiştir.( https://www.icam-coalition.org/conferences/international konferans-dog-cat-population-management-2024/ )( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies )

Politika ve Yönetişim: Ulusal ve yerel yönetimler, sürdürülebilir köpek popülasyonu yönetimi için gereken yasal çerçeveyi, bütçeyi ve desteği sağlayarak kritik bir rol oynamaktadır. Bu programların uygulanması ve sürdürülmesi için STK'lar, akademi ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği şarttır.( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024 / )( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies )

Bu stratejiler, yalnızca başıboş köpek popülasyonunun azaltılmasını hedefleyen değil, aynı zamanda halk sağlığını ve güvenliğini de geliştiren ve sonuçta 2030 yılına kadar kuduzun ortadan kaldırılması hedefine katkıda bulunan kapsamlı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

Köpeklerin Öldürülmesi

Dünya Sağlık Örgütü'ne ve diğer hayvan refahı kuruluşlarına göre, itlaf sadece insanlık dışı olmakla kalmıyor, aynı zamanda köpek popülasyonlarının kontrol edilmesi açısından uzun vadede genellikle etkisiz kalıyor. İşte nedeni:

Telafi edici Üreme: Köpekler itlaf edildiğinde, geri kalan popülasyonda üreme oranlarında bir artış yaşanabilir. Kaynaklar için rekabetin azalmasıyla birlikte hayatta kalan köpeklerin yiyeceğe, alana ve diğer ihtiyaçlara daha fazla erişimi oluyor ve bu da doğum oranının artmasına neden olabiliyor. Bu olguya bazen "telafi edici üreme" adı verilir. ( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Göç: Ayırma ekosistemde bir boşluk yaratabilir ve bu boşluğu doldurmak için köpeklerin diğer bölgelerden göç etmesine yol açabilir. Bu, köpekler bir popülasyondan uzaklaştırılsa bile çevredeki bölgelerden yeni köpeklerin gelebileceği ve itlaf edilen hayvanların yerini etkili bir şekilde alabileceği anlamına gelir. (https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Kamu Sağlığı ve Güvenliği: İtlaf genellikle aşırı nüfusun temel nedenlerini ele almakta başarısız olur ve kuduz ve diğer zoonozlarla ilgili sağlık hususlarının göz ardı edilmesine neden olabilir. Aşılama ve kısırlaştırma ise tam tersine bu sağlık sorunlarını doğrudan ele alır. (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Uzun Vadeli Bir Çözüm Olarak Etkisiz: Araştırmalar ve raporlar, itlafın aşırı köpek popülasyonuna sürdürülebilir bir çözüm sağlamadığını ileri sürüyor. Soruna katkıda bulunan temel çevresel ve sosyal koşulları değiştirmede başarısız oluyor​ (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ).

Dünya Sağlık Örgütü, köpek popülasyonlarını yönetmek için toplu aşılama ve kısırlaştırma kampanyaları gibi daha insani ve etkili yöntemleri savunuyor. Bu yaklaşımlar yalnızca sokak köpeklerinin sayısının daha insani bir şekilde kontrol edilmesine yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda kuduz gibi hastalıkların yayılmasını azaltarak halk sağlığı sorunlarına da çözüm getiriyor.

Barınaklara Alma

Sokak köpeklerini barındırmak, çeşitli nedenlerden dolayı sıklıkla etkisiz, uzun vadeli bir strateji olarak eleştirilir:

Aşırı Nüfus ve Kapasite Sorunları: Barınaklar sıklıkla aşırı kalabalık hale gelir ve bu da kötü yaşam koşullarına, strese ve hayvanlar arasında hastalıkların yayılmasına neden olabilir. Aşırı kalabalık barınaklar yeterli bakımı sağlayamıyor ve barınmaya ihtiyaç duyan köpeklerin sayısı nedeniyle hızla bunalıma girebiliyor. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ) ( https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821 -X )

Yüksek Maliyetler: Barınakların bakımı, gıda, tıbbi bakım, personel ve tesis bakımı için önemli mali kaynaklar gerektirir. Bu maliyetler, özellikle sokak köpeği popülasyonunun fazla olduğu ve finansmanın sınırlı olduğu bölgelerde fahiş olabilir.( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Sınırlı Yeniden Sahiplenme Potansiyeli: Sokak köpekleri için kalıcı yuvalar bulmak zor olabilir. Çoğu sokak köpeği insanlarla yaşayacak şekilde sosyalleşmiyor, bu da onların sahiplenme olasılığını azaltıyor. Bu, sürdürülebilir olmayan köpeklerin uzun süreli barınmasına neden olur. ( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Sokak Köpeği Nüfusunu Azaltmada Etkisiz: Köpekleri sokaklardan alıp barınaklara yerleştirmek aşırı nüfusun temel nedenlerini ortadan kaldırmaz. Kısırlaştırma programları ve sorumlu evcil hayvan sahipliği konusunda toplum eğitimi gibi eş zamanlı önlemler olmadan, yeni köpekler sokaklarda görünmeye devam edecek ve bu da barınma yaklaşımını geçici ve yüzeysel bir çözüm haline getirecek. ( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies )

Köpekler Üzerindeki Psikolojik Etki: Barınaklarda uzun süreli kapalı kalmanın köpekler üzerinde olumsuz psikolojik etkileri olabilir; bu da anksiyete, saldırganlık ve depresyon gibi davranışsal sorunlara yol açabilir. Bu davranış sorunları, evlat edinilme şanslarını daha da azaltabilir.( https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x )

Uzmanlar arasındaki fikir birliği, daha etkili bir stratejinin aşağıdaki gibi toplum temelli yaklaşımların bir kombinasyonunu içerdiğini ileri sürmektedir:

Toplu Kısırlaştırma ve Aşılama Programları: Bunlar, popülasyonun kontrol altına alınmasına ve sokak köpeklerinin sağlığının iyileştirilmesine yardımcı olarak kuduz gibi hastalıkların görülme sıklığını azaltır.

Topluluk Katılımı: Halkı sorumlu evcil hayvan sahipliği konusunda eğitmek ve onları insancıl nüfus kontrol yöntemlerine dahil etmek.

Evlat Edinme ve Yeniden Sahiplendirme Programları: Gelecekteki aşırı nüfusu önlemek için kısırlaştırmanın yanı sıra, yerel evlat edinmeyi teşvik etmek ve sokak köpeklerine yuva bulmak için ağları teşvik etmek.

Bu entegre yaklaşımlar, sorunu kaynağında ele almayı ve sokak köpeği popülasyonlarını yönetmek için daha sürdürülebilir ve insani çözümler sağlamayı amaçlıyor.

Köpek Nüfus Kontrolü Tarihçesi

Köpek popülasyonu kontrolündeki tarihsel ve güncel uygulamalar, geniş bir literatür ve kaynak yelpazesinde tartışılmaktadır. Bahsedilen yöntemler ve kültürel etkiler hakkında fikir veren bazı temel referanslar ve kaynaklar şunlardır:

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) - Hayvan Sağlığı: WHO, kuduz kontrolü ve hayvan refahını vurgulayarak köpek popülasyonlarını yönetmek için etkili stratejiler üzerine kılavuzlar ve araştırmalar sağlar. İtlaf yerine aşılama ve kısırlaştırmayı öneriyorlar.

Uluslararası Evcil Hayvan Yönetimi Koalisyonu (ICAM) tarafından hazırlanan "İnsancıl Köpek Popülasyonu Yönetimi Kılavuzu": Bu belge, kısırlaştırma ve aşılamanın itlaftan daha etkili ve insancıl olduğunu savunan, insancıl köpek popülasyonu yönetimi uygulamaları hakkında kapsamlı bir kılavuz sunmaktadır.

Kentsel hayvan popülasyonlarında kısırlaştırmanın etkisine ilişkin çalışmalar: Journal of the American Veterinary Medical Association veya Preventive Veterinary Medicine gibi veterinerlik dergilerinde yayınlananlar gibi araştırma makaleleri ve çalışmaları, genellikle kısırlaştırma ve aşılama programlarının hayvan popülasyonlarının azaltılması üzerindeki uzun vadeli etkilerini tartışmaktadır. başıboş köpek popülasyonları.

İnsan-hayvan ilişkileri üzerine kültürel çalışmalar: Raymond Coppinger'in yazdığı "Köpekler: Köpeklerin Kökeni, Davranışı ve Evrimi Hakkında Şaşırtıcı Yeni Bir Anlayış" gibi hayvanlara yönelik kültürel perspektifler üzerine kitaplar ve makaleler. kültürel tutumlar.

Hayvan refahı kuruluşlarının raporları: ASPCA, Humane Society International ve diğerleri gibi kuruluşlar, farklı ülkelerdeki çeşitli kontrol önlemlerinin sonuçlarına ilişkin başarıları ve zorlukları vurgulayan raporlar ve vaka çalışmaları düzenli olarak yayınlamaktadır.

Bu kaynaklar, dünya çapındaki köpek popülasyonu kontrol çabalarındaki karmaşıklıkların ve farklılıkların daha ayrıntılı bir şekilde anlaşılmasını sağlayabilir. Daha ayrıntılı bilgi için bu kaynakların çoğuna çevrimiçi olarak veya akademik kütüphaneler aracılığıyla erişebilirsiniz.


Köpek popülasyon kontrolünün tarihi, zaman içinde önemli ölçüde gelişmiştir; farklı yerel kültürler, yasalar ve halkın hayvanlar hakkındaki algıları nedeniyle büyük farklılıklar göstermektedir. İşte nelerin işe yarayıp nelerin yaramadığı ve yerel kültürlerin bu sonuçları nasıl etkilediğine dair bir genel bakış:

Erken Uygulamalar

Tarihsel olarak, birçok toplumda resmi bir köpek popülasyonu kontrolü yoktu ve bu da büyük başıboş köpek popülasyonlarına yol açıyordu. Antik çağlarda ve Orta Çağ'a kadar devam eden başıboş köpekler genellikle kentsel hayvan popülasyonunun bir parçası olarak görülüyordu ve insanlarla birlikte çöpçülük yapıyordu.

Köpek Poundunun Yükselişi

19. yüzyılda özellikle Batı ülkelerinde köpek poundu kavramı ortaya çıktı. Bunlar başıboş köpeklerin alıkonulduğu tesislerdi ve eğer sahiplenilmezse genellikle ötenazi yapılıyordu. Bu yöntem başıboş köpek popülasyonunu kontrol altına almak için doğrudan ama acımasız bir çözüm olarak görülüyordu.

Kısırlaştırma/Kısırlaştırma Girişimleri

20. yüzyılın ortalarına gelindiğinde veteriner hekimliğin gelişimi, köpek popülasyonunun kontrolünde çok önemli hale gelen kısırlaştırma ve kısırlaştırma tekniklerini ortaya çıkardı. Evcil hayvanların kısırlaştırılmasını teşvik eden programlar, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'da, doğan istenmeyen hayvanların sayısını azaltmanın insani bir yolu olarak popülerlik kazandı.

Kültürel Etkiler

Köpek popülasyonu kontrol önlemlerinin etkinliği yerel kültürlerden büyük ölçüde etkilenmiştir:

Batı Toplumları: Hayvanlara insancıl muameleye doğru güçlü bir değişim yaşanmakta, bu da yaygın kısırlaştırma programlarına ve sorumlu evcil hayvan sahipliğinin teşvik edilmesine yol açmaktadır. Evlat edinme ve koruyucu bakım sistemleri de başıboş nüfusla başa çıkmak için geliştirilmiştir.

Asya Ülkeleri: Asya'nın bazı bölgelerinde yaklaşım önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Hindistan gibi ülkelerde başıboş köpeklere sıkça rastlanıyor ve ötenaziye karşı kültürel direnişler yaşanıyor. Bunun yerine, uygulama tutarsız olsa da kuduz aşısı ve kısırlaştırma kampanyaları benimsendi.

Orta Doğu ve Afrika Bölgeleri: Hayvan refahına yönelik daha az kamu fonu, köpeklere yönelik kültürel algılar ve daha yüksek kuduz riskleri nedeniyle birçok bölgede başıboş köpeklerle daha sert bir şekilde mücadele ediliyor. Kontrol önlemleri genellikle itlafları içerebilir, ancak giderek artan bir farkındalık ve insani uygulamalara yönelik baskılar var.

Ne İşe Yaradı Ne İşe Yaramadı?

Etkili:

Toplu Kısırlaştırma ve Aşılama Kampanyaları: Hindistan'ın bazı bölgelerinde uygulanan kısırlaştırma ve kuduza karşı aşılamaya odaklanan programların zaman içinde etkili olduğu kanıtlandı. Bu önlemler insani ve sürdürülebilir kabul ediliyor.

Kamu Eğitimi: Halkın sorumlu evcil hayvan sahipliği ve kısırlaştırma/kısırlaştırma programlarının faydaları konusunda eğitilmesi, birçok Batı ülkesinde istenmeyen yavruların azalmasını sağlamıştır.

Etkisiz:

itlaf: itlaf, sayıları geçici olarak azaltırken, kısırlaştırılmamış köpeklerin yetiştirilmesi gibi aşırı nüfusun temel nedenlerini ele almaz. Aynı zamanda insanlık dışı doğası nedeniyle sıklıkla halkın tepkisine de yol açmaktadır.

Yer değiştirme: Sahipsiz köpeklerin, sahiplenme veya uzun süreli bir plan olmadan yeni alanlara veya büyük barınaklara taşınması

Kitle Sterilizasyon Planlaması

Sokak köpekleri için başarılı bir toplu kısırlaştırma programının planlanması birkaç kritik bileşen ve adımı içerir:

Kapsamlı Planlama ve Koordinasyon:

Değerlendirme ve Temel Veri Toplama: Köpek popülasyonunu ve dağılımını tahmin etmek için anketler yapın. Demografiyi anlamak, programın kapsamını ve ölçeğini planlamaya yardımcı olur.

Paydaş Katılımı: Yerel yönetimlerin, STK'ların, veteriner profesyonellerinin ve topluluk üyelerinin katılımını sağlayın. Etkili programlar çok paydaşlı işbirliğini ve net roller ve sorumlulukları gerektirir​​​. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ) (https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical -hastalıklar/kuduz/kontrol ve ortadan kaldırma stratejileri)

Lojistik Hazırlık:

Altyapı: Gerektiğinde mobil üniteler de dahil olmak üzere, sterilizasyon ameliyatları için gerekli donanıma sahip tesislerin kurulması. Ameliyat sonrası bakım için yeterli kaynakların bulunduğundan emin olun.

Sarf Malzemeleri ve Ekipman: Cerrahi malzemeleri, aşıları ve ilaçları emniyete alın. Yeterli hazırlık, çok sayıda hayvanın verimli bir şekilde yönetilmesine yardımcı olur. (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Kamu Bilinci ve Topluluk Katılımı:

Eğitim Kampanyaları: Halkı kısırlaştırmanın yararları ve daha sağlıklı bir çevreye nasıl katkıda bulunduğu konusunda bilgilendirin. Mesajı yaymak için medyayı, topluluk toplantılarını ve eğitim materyallerini kullanın.

Topluluk Desteği: Kısırlaştırma için sokak köpeklerini getirerek ve ameliyat sonrası bakımı destekleyerek yerel toplulukları katılıma teşvik edin. ( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Programın Yürütülmesi:

Eğitim: Veteriner hekimlerin ve personelin yüksek hacimli, yüksek kaliteli kısırlaştırma/kısırlaştırma (HVHQSN) teknikleri konusunda eğitildiğinden emin olun. Eğitim aynı zamanda sokak köpeklerinin idaresi ve bakımını da içermektedir.

Sistematik Yaklaşım: Belirli alanların teker teker hedeflendiği sistematik bir yaklaşım uygulayın. Bu, bir sonraki bölgeye geçmeden önce belirli bir bölgedeki tüm nüfusun kapsanmasını sağlamaya yardımcı olur. ( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies ) (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916 023-02821-x)

İzleme ve değerlendirme:

Veri Toplama ve Analiz: Kısırlaştırılan köpeklerin sayısını, sağlık durumlarını ve köpek popülasyonunda zaman içinde meydana gelen değişiklikleri izleyin. Programın etkisini değerlendirmek ve gerekli düzenlemeleri yapmak için bu verileri kullanın.

Takip: Düzenli takipler, kısırlaştırılmış köpeklerin iyi bir şekilde iyileşmesini ve yeni sokak köpeklerinin tespit edilip kısırlaştırılmasını sağlar. ( https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x )

Sürdürülebilirlik:

Devam Eden Çabalar: Tek seferlik bir kampanya yeterli olmayacağından, sterilizasyon çalışmalarına devam etmek için uzun vadeli bir plan oluşturun. Periyodik kampanyalar veya sürekli çabalar, köpek popülasyonu üzerinde kontrolün sürdürülmesine yardımcı olur.

Yasal Destek: Köpek popülasyonu yönetimini ve sorumlu evcil hayvan sahipliğini destekleyen yasalar oluşturmak veya uygulamak için yerel yetkililerle birlikte çalışın.

Vaka Çalışmaları ve Örnekler:

Mumbai, Hindistan: Mumbai'nin uzun yıllardır devam eden sokak köpeklerini kısırlaştırma programı, uzun vadeli bağlılığın ve çok paydaşlı işbirliğinin önemini gösteriyor. Programın başarısı, sokak köpeği popülasyonunda önemli bir azalma ve halk sağlığı sonuçlarının iyileştirilmesiyle ölçülüyor. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Katmandu, Nepal: Katmandu Belediyesi ile STK'lar arasındaki işbirliği, topluluk katılımını ve sürekli izlemeyi vurgulayan başarılı bir köpek popülasyonu yönetimi programının kurulmasına yol açtı.( https://www.who.int/teams/control-of ihmal edilen tropik hastalıklar/kuduz/kontrol ve ortadan kaldırma stratejileri)

Bu yapılandırılmış adımları takip ederek ve işbirliğine, eğitime ve sürekli çabalara odaklanarak, kitlesel bir kısırlaştırma programı, sokak köpeği popülasyonunu etkili bir şekilde kontrol edebilir ve genel toplum sağlığını iyileştirebilir.


Kitle Sterilizasyon Programının Süresi

Toplu kısırlaştırma programının başarılı olması için gereken süre, köpek popülasyonunun başlangıçtaki büyüklüğü, programın kapasitesi ve toplumun katılım düzeyi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ancak çeşitli programlardan elde edilen genel yönergeler ve deneyimler bazı bilgiler sağlar:

İlk Yoğun Aşama:

Tipik olarak köpek popülasyonunda önemli azalmalar elde etmek için yaklaşık 3-5 yıllık yoğun bir başlangıç ​​aşaması gerekir. Bu dönemde hızlı üremeyi önlemek için köpek popülasyonunun önemli bir kısmının kısırlaştırılması gerekir. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ) (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821 -X )

Sürekli Çabalar ve Bakım:

Başlangıç ​​aşamasını takiben, azalan nüfus seviyelerini korumak için çabaların sürdürülmesi gerekmektedir. Bu genellikle düzenli kısırlaştırma kampanyalarını, sürekli izlemeyi ve topluluk eğitimini içerir. Sürdürülebilir çabalar, spesifik bağlama ve zorluklara bağlı olarak 5-10 yıl daha devam edebilir.

Vaka Çalışmaları ve Kanıtlar:

Hindistan'ın Chennai kentinde, on yılı aşkın bir süredir sürdürülen köpek kısırlaştırma çabaları, sokak köpeği popülasyonunda önemli bir azalmaya ve halk sağlığı sonuçlarının iyileşmesine yol açtı.

Endonezya'nın Bali kentinde 2010 yılında başlatılan toplu kısırlaştırma ve aşılama programı, köpek popülasyonunda kayda değer bir azalmaya ve kuduz vakalarında azalmaya yol açtı. Programın başarısını sürdürmek için sürekli destek ve uyarlamalar gerekiyordu.

Süreyi Etkileyen Temel Faktörler:

Kapsama Oranı: Yıllık kısırlaştırılan köpek popülasyonunun oranı çok önemlidir. Köpek popülasyonunun en az %70'ini kısırlaştırmayı amaçlayan programlar, daha hızlı ve daha sürdürülebilir sonuçlar alma eğilimindedir. https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/

 

Toplumsal Katılım: Etkili toplumsal katılım ve eğitim, kısırlaştırma çabalarına katılımı ve desteği artırarak programın başarısını hızlandırabilir. https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

İzleme ve Adaptasyon: Sürekli izleme ve verilere ve geri bildirime dayalı stratejileri uyarlama esnekliği, uzun vadeli başarı ve sürdürülebilirliği sağlar.https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/ kontrol ve ortadan kaldırma stratejileri

Çözüm:

3-5 yıllık yoğun bir aşama başlangıçta önemli bir başarı sağlayabilirken, nüfus kontrolünü sürdürmek ve programın uzun vadeli başarısını garanti altına almak için 5-10 yılı aşan süregelen çabalar genellikle gereklidir. Kesin süre yerel koşullara, kaynak mevcudiyetine ve başlangıç ​​ve bakım aşamalarının etkinliğine bağlı olacaktır.


Sterilizasyon Merkezlerinin Yerelleştirilmesi

Kısırlaştırma merkezlerinin stratejik konumu ve köpek popülasyonuna göre kapasitesi, toplu kısırlaştırma programlarının etkinliği açısından çok önemlidir. Planlamaya ilişkin bazı yönergeler ve hususlar şunlardır:

Sterilizasyon Merkezlerinin Konumu:

Erişilebilirlik: Merkezler, hizmet verdikleri topluluklar için kolayca erişilebilir olmalı, hayvanlar için ulaşım stresi ve personel için lojistik zorluklar en aza indirilmelidir. Kentsel ve kırsal ihtiyaçlar farklılık gösterebilir, bu da daha az erişilebilir alanlarda gezici klinikler gibi özel yaklaşımlar gerektirebilir.https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/

Nüfus Yoğunluğu: Etkilerini en üst düzeye çıkarmak için merkezler, köpek popülasyonunun yüksek olduğu alanların içine veya yakınına kurulmalıdır. Köpek popülasyonlarının coğrafi bilgi sistemi (GIS) haritalaması bu sıcak noktaların belirlenmesine yardımcı olabilir. https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Toplum Entegrasyonu: Tesisler yalnızca stratejik değil, aynı zamanda yerel topluluk tarafından kabul edilebilir yerlere yerleştirilmeli, topluluk katılımı ve programa yönelik destek artırılmalıdır. https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Sterilizasyon Kapasitesi:

Orantılı Kapasite: Her merkezin kapasitesi ideal olarak yerel köpek popülasyonuyla orantılı olmalıdır. Genel bir kural, popülasyon büyüklüğünü etkili bir şekilde kontrol etmek ve azaltmak için her merkezin birkaç yıl içinde yerel köpek popülasyonunun en az %70'ini kısırlaştırma kapasitesine sahip olması gerektiğidir. https://www.icam-coalition.org/conferences /uluslararası-konferans-köpek-kedi-nüfus-yönetimi-2024/

Verimlilik Ölçütleri: Merkezler, genellikle günde çok sayıda hayvanı işleyerek yüksek verimliliği hedeflemelidir. Kesin sayı değişebilir ancak yüksek hacimli, yüksek kaliteli kısırlaştırma/kısırlaştırma (HVHQSN) tesisleri, mevcut veteriner ekiplerinin sayısına bağlı olarak günde 20-30 köpek üzerinde ameliyat gerçekleştirebilir. https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Ölçeklenebilirlik: Tesisler, değişen ihtiyaçlara ve sterilizasyon çabalarının etkinliğine göre kapasitelerini artırmalarına veya ayarlamalarına olanak tanıyacak şekilde ölçeklenebilirlik göz önünde bulundurularak tasarlanmalıdır. https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Ek Hususlar:

Altyapı İhtiyaçları: Ameliyat öncesi ve sonrası bakım için uygun cerrahi ve iyileşme alanları, yeterli sterilizasyon ekipmanı ve konforlu tutma tesisleri esastır. Bu altyapı yalnızca köpeklerin sağlığını ve refahını değil aynı zamanda operasyonların verimliliğini de destekler.https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control ve-eleme-stratejileri

Entegre Hizmetler: Merkezler, kısırlaştırmanın yanı sıra aşılama ve diğer veterinerlik hizmetlerini de sunarak genel hayvan sağlığı ve toplum halk sağlığı hedeflerine katkıda bulunabilir.

Bu faktörler dikkate alınarak, kısırlaştırma merkezleri köpek popülasyonunun ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılayacak şekilde en uygun şekilde konumlandırılabilir ve tasarlanabilir, böylece toplu kısırlaştırma programlarının başarısı sağlanabilir.

Saygılarımızla,

 

 

 

 

 

avatar of the starter
Burcu EmelKampanyayı Başlatan Kişi

4.885

Kampanya metni

Giriş

Aşağıda imzası bulunan bizler, mahallelerimizi ve hayatlarımızı paylaşan sokak köpeklerinin refahına derinden bağlıyız. Bu köpeklerin evlerinden uzaktaki devasa barınaklara yerleştirilip ardından ötenazi yapılmasına karşı bir aradayız. Bu tür eylemler, yalnızca bu köpeklerle bakıcıları arasındaki derin bağları koparmakla kalmıyor, aynı zamanda mevcut daha insani ve etkili alternatifleri de göz ardı ediyor.

İnsanlarla sokak köpekleri arasında sürekli tekrarlanan sorunlar, öncelikle kısırlaştırma programlarının yanlış uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Ne yazık ki, bu önemli programlar bazen gerekli eğitim ve anlayışa sahip olmayan kişiler tarafından yönetilmekte, bu da aşırı köpek popülasyonunun temel nedenlerinin ele alınmasında verimsizliklere ve başarısızlıklara yol açmaktadır. 5199 nolu kanunun 2004’te çıkmasından bu yana başkent Ankara dahil kısırlaştırma yapmayan ilçe belediyeleri bulunmaktadır. Yapılan kısırlaştırmalarsa, kısa süreli Dünya Sağlık Örgütü kurallarına uymadan yapılmaktadır. Kısırlaştırma merkezlerinin topluma ve ulaşıma yakın olması gerektiği halde örneğin Ankara’da merkezin dışında tek bir otobüsün belirli saatlerde çalıştığı bir bölgede bakımevi bulunmaktadır. Ki otobüslere hayvan almak yeni yeni alışılagelen bir durumdur ve sokak köpekleri  için geçerli değildir.

Kısırlaştırma erkek köpeklerde kızgınlığa bağlı, dişilerde yavrularını koruma isteğine bağlı agresif davranışların önüne geçer. Halihazırda şehir dışında ulaşımın çok da mümkün olmadığı, kalabalık, pis, çamur içinde yüzen mekanlarda zavallı hayvanların sahiplenilme olasılığı çok düşüktür.

Yasa 2004’te çıksa dahi 2024 dahil olmak üzere DSÖ ve diğer örgütlerin standarlarına uygun olarak uygulanmamıştır. Bunun cezasını yuva belledikleri mahallelerinden, aile belledikleri onlara bakan insanlardan kopartılarak, doğmuş olmak harici hiç bir suçu olmayan ama öldürülmesine karar verilen hayvanların çekmesine vicdansızlık demek yetersiz kalır. Yer değiştirme ve ötenazi yaklaşımı sadece insanlık dışı değil aynı zamanda bilim dışıdır. 16. yüzyılda yaşamıyoruz; modern bilim, köpeklerin acı çekebilen, sevgiyi, acıyı ve öfkeyi hissedebilen duyarlı varlıklar olduğunu kabul etmektedir.

Köpeklere haksızlıkların yapıldığı Hayırsız Ada'da yaşanan utanç verici olay, hâlâ toplumsal hafızamızda yer ederek, bu tür insanlık dışı eylemlerin vahim sonuçlarını hatırlatıyor. Tarihin tekerrür etmesine izin veremeyiz. Sevdiğimiz köpeklerimizle birlikte yaşamaktan son derece memnunuz ve her iki taraf için de yıkıcı olabilecek bizden ayrılmalarını değil, kısırlaştırılmalarını ve aşılanmalarını tam olarak destekliyoruz.

Köpekleri bulundukları ortamdan uzaklaştırmak yerine, köpeklere nasıl davranılması gerektiği konusunda temel eğitimin verilmesini öneriyoruz. Bu eğitim erken çocukluk döneminden itibaren başlamalı, hayvanlara karşı bilgili ve şefkatli bireyler yetiştirilmelidir.

Bu dilekçeyi imzalayarak yerel yetkilileri sokak köpeği popülasyonlarını yönetme yaklaşımlarını yeniden değerlendirmeye çağırıyoruz. Onları hem köpeklerin refahına hem de içinde yaşadıkları toplulukların refahına saygı gösteren insani, etik ve bilimsel çözümleri uygulamaya çağırıyoruz.

Dilekçenin aşağıdaki bölümlerinde Dünya Sağlık Örgütü’nün görüşlerini, köpeklerin öldürülmesinin ve barınaklara alınmasının çözüm olmadığını, etkili kısırlaştırma ve aşılama programlarının gerekliliklerini ve örneklerini bulacaksınız. 

—---------------------------------

Dünya Sağlık Örgütü’nün Bakışı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ilgili kurumlar, özellikle hem insan hem de köpek popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde, köpek popülasyonu yönetimine yoğun bir şekilde odaklanmaktadır. Anahtar stratejiler şunları içerir:

Toplu Aşılama Programları: DSÖ, yoğun nüfuslu birçok bölgede önemli bir tehdit olmaya devam eden kuduzu kontrol etmenin birincil yöntemi olarak köpeklerin yaygın şekilde aşılanmasını savunmaktadır. Toplu aşılama kampanyalarının son derece etkili olduğu kanıtlandı; Bangladeş'te görüldüğü gibi, bu tür çabalar insan kuduza bağlı ölümleri 2011'den bu yana %50 oranında önemli ölçüde azalttı. (https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Entegre Isırık Vaka Yönetimi (IBCM): Bu yaklaşım, köpek ısırıklarıyla ilişkili riskleri değerlendirmek ve yönetmek için sağlık ve veterinerlik sektörleri arasındaki koordineli çabaları içerir. Çin gibi ülkelerde, IBCM'yi toplu köpek aşılama ve temas sonrası profilaksiye (PEP) iyileştirilmiş erişimle birleştiren stratejiler, maliyet etkinliği ve kuduz vakalarını azaltma üzerindeki etkisi açısından değerlendirildi.( https://bmcmedicine.biomedcentral.com /articles/10.1186/s12916-023-02821-x   )

İnsancıl Nüfus Kontrolü: 5. Uluslararası Köpek ve Kedi Nüfus Yönetimi Konferansı, Mumbai gibi şehirlerde başarıyla uygulanan kısırlaştırma programları gibi çeşitli insancıl yöntemlerin altını çizdi. Bu programlar, hayvan refahını sağlarken ve insan-hayvan çatışmalarını azaltırken köpek popülasyonunu kontrol etmeyi amaçlamaktadır​. https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/  )

Toplumsal Katılım ve Eğitim: Etkili köpek popülasyonu yönetimi genellikle toplulukların sorumlu evcil hayvan sahipliği ve aşılamanın önemi konusunda eğitilmesini içerir. Bosna-Hersek gibi ülkelerdeki programlar, yerel ve ulusal yetkililer de dahil olmak üzere çok paydaşlı katılımın sürdürülebilir ve insancıl köpek popülasyonu kontrolüne yol açabileceğini göstermiştir.( https://www.icam-coalition.org/conferences/international konferans-dog-cat-population-management-2024/ )( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies )

Politika ve Yönetişim: Ulusal ve yerel yönetimler, sürdürülebilir köpek popülasyonu yönetimi için gereken yasal çerçeveyi, bütçeyi ve desteği sağlayarak kritik bir rol oynamaktadır. Bu programların uygulanması ve sürdürülmesi için STK'lar, akademi ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği şarttır.( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024 / )( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies )

Bu stratejiler, yalnızca başıboş köpek popülasyonunun azaltılmasını hedefleyen değil, aynı zamanda halk sağlığını ve güvenliğini de geliştiren ve sonuçta 2030 yılına kadar kuduzun ortadan kaldırılması hedefine katkıda bulunan kapsamlı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

Köpeklerin Öldürülmesi

Dünya Sağlık Örgütü'ne ve diğer hayvan refahı kuruluşlarına göre, itlaf sadece insanlık dışı olmakla kalmıyor, aynı zamanda köpek popülasyonlarının kontrol edilmesi açısından uzun vadede genellikle etkisiz kalıyor. İşte nedeni:

Telafi edici Üreme: Köpekler itlaf edildiğinde, geri kalan popülasyonda üreme oranlarında bir artış yaşanabilir. Kaynaklar için rekabetin azalmasıyla birlikte hayatta kalan köpeklerin yiyeceğe, alana ve diğer ihtiyaçlara daha fazla erişimi oluyor ve bu da doğum oranının artmasına neden olabiliyor. Bu olguya bazen "telafi edici üreme" adı verilir. ( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Göç: Ayırma ekosistemde bir boşluk yaratabilir ve bu boşluğu doldurmak için köpeklerin diğer bölgelerden göç etmesine yol açabilir. Bu, köpekler bir popülasyondan uzaklaştırılsa bile çevredeki bölgelerden yeni köpeklerin gelebileceği ve itlaf edilen hayvanların yerini etkili bir şekilde alabileceği anlamına gelir. (https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Kamu Sağlığı ve Güvenliği: İtlaf genellikle aşırı nüfusun temel nedenlerini ele almakta başarısız olur ve kuduz ve diğer zoonozlarla ilgili sağlık hususlarının göz ardı edilmesine neden olabilir. Aşılama ve kısırlaştırma ise tam tersine bu sağlık sorunlarını doğrudan ele alır. (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Uzun Vadeli Bir Çözüm Olarak Etkisiz: Araştırmalar ve raporlar, itlafın aşırı köpek popülasyonuna sürdürülebilir bir çözüm sağlamadığını ileri sürüyor. Soruna katkıda bulunan temel çevresel ve sosyal koşulları değiştirmede başarısız oluyor​ (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ).

Dünya Sağlık Örgütü, köpek popülasyonlarını yönetmek için toplu aşılama ve kısırlaştırma kampanyaları gibi daha insani ve etkili yöntemleri savunuyor. Bu yaklaşımlar yalnızca sokak köpeklerinin sayısının daha insani bir şekilde kontrol edilmesine yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda kuduz gibi hastalıkların yayılmasını azaltarak halk sağlığı sorunlarına da çözüm getiriyor.

Barınaklara Alma

Sokak köpeklerini barındırmak, çeşitli nedenlerden dolayı sıklıkla etkisiz, uzun vadeli bir strateji olarak eleştirilir:

Aşırı Nüfus ve Kapasite Sorunları: Barınaklar sıklıkla aşırı kalabalık hale gelir ve bu da kötü yaşam koşullarına, strese ve hayvanlar arasında hastalıkların yayılmasına neden olabilir. Aşırı kalabalık barınaklar yeterli bakımı sağlayamıyor ve barınmaya ihtiyaç duyan köpeklerin sayısı nedeniyle hızla bunalıma girebiliyor. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ) ( https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821 -X )

Yüksek Maliyetler: Barınakların bakımı, gıda, tıbbi bakım, personel ve tesis bakımı için önemli mali kaynaklar gerektirir. Bu maliyetler, özellikle sokak köpeği popülasyonunun fazla olduğu ve finansmanın sınırlı olduğu bölgelerde fahiş olabilir.( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Sınırlı Yeniden Sahiplenme Potansiyeli: Sokak köpekleri için kalıcı yuvalar bulmak zor olabilir. Çoğu sokak köpeği insanlarla yaşayacak şekilde sosyalleşmiyor, bu da onların sahiplenme olasılığını azaltıyor. Bu, sürdürülebilir olmayan köpeklerin uzun süreli barınmasına neden olur. ( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Sokak Köpeği Nüfusunu Azaltmada Etkisiz: Köpekleri sokaklardan alıp barınaklara yerleştirmek aşırı nüfusun temel nedenlerini ortadan kaldırmaz. Kısırlaştırma programları ve sorumlu evcil hayvan sahipliği konusunda toplum eğitimi gibi eş zamanlı önlemler olmadan, yeni köpekler sokaklarda görünmeye devam edecek ve bu da barınma yaklaşımını geçici ve yüzeysel bir çözüm haline getirecek. ( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies )

Köpekler Üzerindeki Psikolojik Etki: Barınaklarda uzun süreli kapalı kalmanın köpekler üzerinde olumsuz psikolojik etkileri olabilir; bu da anksiyete, saldırganlık ve depresyon gibi davranışsal sorunlara yol açabilir. Bu davranış sorunları, evlat edinilme şanslarını daha da azaltabilir.( https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x )

Uzmanlar arasındaki fikir birliği, daha etkili bir stratejinin aşağıdaki gibi toplum temelli yaklaşımların bir kombinasyonunu içerdiğini ileri sürmektedir:

Toplu Kısırlaştırma ve Aşılama Programları: Bunlar, popülasyonun kontrol altına alınmasına ve sokak köpeklerinin sağlığının iyileştirilmesine yardımcı olarak kuduz gibi hastalıkların görülme sıklığını azaltır.

Topluluk Katılımı: Halkı sorumlu evcil hayvan sahipliği konusunda eğitmek ve onları insancıl nüfus kontrol yöntemlerine dahil etmek.

Evlat Edinme ve Yeniden Sahiplendirme Programları: Gelecekteki aşırı nüfusu önlemek için kısırlaştırmanın yanı sıra, yerel evlat edinmeyi teşvik etmek ve sokak köpeklerine yuva bulmak için ağları teşvik etmek.

Bu entegre yaklaşımlar, sorunu kaynağında ele almayı ve sokak köpeği popülasyonlarını yönetmek için daha sürdürülebilir ve insani çözümler sağlamayı amaçlıyor.

Köpek Nüfus Kontrolü Tarihçesi

Köpek popülasyonu kontrolündeki tarihsel ve güncel uygulamalar, geniş bir literatür ve kaynak yelpazesinde tartışılmaktadır. Bahsedilen yöntemler ve kültürel etkiler hakkında fikir veren bazı temel referanslar ve kaynaklar şunlardır:

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) - Hayvan Sağlığı: WHO, kuduz kontrolü ve hayvan refahını vurgulayarak köpek popülasyonlarını yönetmek için etkili stratejiler üzerine kılavuzlar ve araştırmalar sağlar. İtlaf yerine aşılama ve kısırlaştırmayı öneriyorlar.

Uluslararası Evcil Hayvan Yönetimi Koalisyonu (ICAM) tarafından hazırlanan "İnsancıl Köpek Popülasyonu Yönetimi Kılavuzu": Bu belge, kısırlaştırma ve aşılamanın itlaftan daha etkili ve insancıl olduğunu savunan, insancıl köpek popülasyonu yönetimi uygulamaları hakkında kapsamlı bir kılavuz sunmaktadır.

Kentsel hayvan popülasyonlarında kısırlaştırmanın etkisine ilişkin çalışmalar: Journal of the American Veterinary Medical Association veya Preventive Veterinary Medicine gibi veterinerlik dergilerinde yayınlananlar gibi araştırma makaleleri ve çalışmaları, genellikle kısırlaştırma ve aşılama programlarının hayvan popülasyonlarının azaltılması üzerindeki uzun vadeli etkilerini tartışmaktadır. başıboş köpek popülasyonları.

İnsan-hayvan ilişkileri üzerine kültürel çalışmalar: Raymond Coppinger'in yazdığı "Köpekler: Köpeklerin Kökeni, Davranışı ve Evrimi Hakkında Şaşırtıcı Yeni Bir Anlayış" gibi hayvanlara yönelik kültürel perspektifler üzerine kitaplar ve makaleler. kültürel tutumlar.

Hayvan refahı kuruluşlarının raporları: ASPCA, Humane Society International ve diğerleri gibi kuruluşlar, farklı ülkelerdeki çeşitli kontrol önlemlerinin sonuçlarına ilişkin başarıları ve zorlukları vurgulayan raporlar ve vaka çalışmaları düzenli olarak yayınlamaktadır.

Bu kaynaklar, dünya çapındaki köpek popülasyonu kontrol çabalarındaki karmaşıklıkların ve farklılıkların daha ayrıntılı bir şekilde anlaşılmasını sağlayabilir. Daha ayrıntılı bilgi için bu kaynakların çoğuna çevrimiçi olarak veya akademik kütüphaneler aracılığıyla erişebilirsiniz.


Köpek popülasyon kontrolünün tarihi, zaman içinde önemli ölçüde gelişmiştir; farklı yerel kültürler, yasalar ve halkın hayvanlar hakkındaki algıları nedeniyle büyük farklılıklar göstermektedir. İşte nelerin işe yarayıp nelerin yaramadığı ve yerel kültürlerin bu sonuçları nasıl etkilediğine dair bir genel bakış:

Erken Uygulamalar

Tarihsel olarak, birçok toplumda resmi bir köpek popülasyonu kontrolü yoktu ve bu da büyük başıboş köpek popülasyonlarına yol açıyordu. Antik çağlarda ve Orta Çağ'a kadar devam eden başıboş köpekler genellikle kentsel hayvan popülasyonunun bir parçası olarak görülüyordu ve insanlarla birlikte çöpçülük yapıyordu.

Köpek Poundunun Yükselişi

19. yüzyılda özellikle Batı ülkelerinde köpek poundu kavramı ortaya çıktı. Bunlar başıboş köpeklerin alıkonulduğu tesislerdi ve eğer sahiplenilmezse genellikle ötenazi yapılıyordu. Bu yöntem başıboş köpek popülasyonunu kontrol altına almak için doğrudan ama acımasız bir çözüm olarak görülüyordu.

Kısırlaştırma/Kısırlaştırma Girişimleri

20. yüzyılın ortalarına gelindiğinde veteriner hekimliğin gelişimi, köpek popülasyonunun kontrolünde çok önemli hale gelen kısırlaştırma ve kısırlaştırma tekniklerini ortaya çıkardı. Evcil hayvanların kısırlaştırılmasını teşvik eden programlar, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'da, doğan istenmeyen hayvanların sayısını azaltmanın insani bir yolu olarak popülerlik kazandı.

Kültürel Etkiler

Köpek popülasyonu kontrol önlemlerinin etkinliği yerel kültürlerden büyük ölçüde etkilenmiştir:

Batı Toplumları: Hayvanlara insancıl muameleye doğru güçlü bir değişim yaşanmakta, bu da yaygın kısırlaştırma programlarına ve sorumlu evcil hayvan sahipliğinin teşvik edilmesine yol açmaktadır. Evlat edinme ve koruyucu bakım sistemleri de başıboş nüfusla başa çıkmak için geliştirilmiştir.

Asya Ülkeleri: Asya'nın bazı bölgelerinde yaklaşım önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Hindistan gibi ülkelerde başıboş köpeklere sıkça rastlanıyor ve ötenaziye karşı kültürel direnişler yaşanıyor. Bunun yerine, uygulama tutarsız olsa da kuduz aşısı ve kısırlaştırma kampanyaları benimsendi.

Orta Doğu ve Afrika Bölgeleri: Hayvan refahına yönelik daha az kamu fonu, köpeklere yönelik kültürel algılar ve daha yüksek kuduz riskleri nedeniyle birçok bölgede başıboş köpeklerle daha sert bir şekilde mücadele ediliyor. Kontrol önlemleri genellikle itlafları içerebilir, ancak giderek artan bir farkındalık ve insani uygulamalara yönelik baskılar var.

Ne İşe Yaradı Ne İşe Yaramadı?

Etkili:

Toplu Kısırlaştırma ve Aşılama Kampanyaları: Hindistan'ın bazı bölgelerinde uygulanan kısırlaştırma ve kuduza karşı aşılamaya odaklanan programların zaman içinde etkili olduğu kanıtlandı. Bu önlemler insani ve sürdürülebilir kabul ediliyor.

Kamu Eğitimi: Halkın sorumlu evcil hayvan sahipliği ve kısırlaştırma/kısırlaştırma programlarının faydaları konusunda eğitilmesi, birçok Batı ülkesinde istenmeyen yavruların azalmasını sağlamıştır.

Etkisiz:

itlaf: itlaf, sayıları geçici olarak azaltırken, kısırlaştırılmamış köpeklerin yetiştirilmesi gibi aşırı nüfusun temel nedenlerini ele almaz. Aynı zamanda insanlık dışı doğası nedeniyle sıklıkla halkın tepkisine de yol açmaktadır.

Yer değiştirme: Sahipsiz köpeklerin, sahiplenme veya uzun süreli bir plan olmadan yeni alanlara veya büyük barınaklara taşınması

Kitle Sterilizasyon Planlaması

Sokak köpekleri için başarılı bir toplu kısırlaştırma programının planlanması birkaç kritik bileşen ve adımı içerir:

Kapsamlı Planlama ve Koordinasyon:

Değerlendirme ve Temel Veri Toplama: Köpek popülasyonunu ve dağılımını tahmin etmek için anketler yapın. Demografiyi anlamak, programın kapsamını ve ölçeğini planlamaya yardımcı olur.

Paydaş Katılımı: Yerel yönetimlerin, STK'ların, veteriner profesyonellerinin ve topluluk üyelerinin katılımını sağlayın. Etkili programlar çok paydaşlı işbirliğini ve net roller ve sorumlulukları gerektirir​​​. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ) (https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical -hastalıklar/kuduz/kontrol ve ortadan kaldırma stratejileri)

Lojistik Hazırlık:

Altyapı: Gerektiğinde mobil üniteler de dahil olmak üzere, sterilizasyon ameliyatları için gerekli donanıma sahip tesislerin kurulması. Ameliyat sonrası bakım için yeterli kaynakların bulunduğundan emin olun.

Sarf Malzemeleri ve Ekipman: Cerrahi malzemeleri, aşıları ve ilaçları emniyete alın. Yeterli hazırlık, çok sayıda hayvanın verimli bir şekilde yönetilmesine yardımcı olur. (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Kamu Bilinci ve Topluluk Katılımı:

Eğitim Kampanyaları: Halkı kısırlaştırmanın yararları ve daha sağlıklı bir çevreye nasıl katkıda bulunduğu konusunda bilgilendirin. Mesajı yaymak için medyayı, topluluk toplantılarını ve eğitim materyallerini kullanın.

Topluluk Desteği: Kısırlaştırma için sokak köpeklerini getirerek ve ameliyat sonrası bakımı destekleyerek yerel toplulukları katılıma teşvik edin. ( https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Programın Yürütülmesi:

Eğitim: Veteriner hekimlerin ve personelin yüksek hacimli, yüksek kaliteli kısırlaştırma/kısırlaştırma (HVHQSN) teknikleri konusunda eğitildiğinden emin olun. Eğitim aynı zamanda sokak köpeklerinin idaresi ve bakımını da içermektedir.

Sistematik Yaklaşım: Belirli alanların teker teker hedeflendiği sistematik bir yaklaşım uygulayın. Bu, bir sonraki bölgeye geçmeden önce belirli bir bölgedeki tüm nüfusun kapsanmasını sağlamaya yardımcı olur. ( https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies ) (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916 023-02821-x)

İzleme ve değerlendirme:

Veri Toplama ve Analiz: Kısırlaştırılan köpeklerin sayısını, sağlık durumlarını ve köpek popülasyonunda zaman içinde meydana gelen değişiklikleri izleyin. Programın etkisini değerlendirmek ve gerekli düzenlemeleri yapmak için bu verileri kullanın.

Takip: Düzenli takipler, kısırlaştırılmış köpeklerin iyi bir şekilde iyileşmesini ve yeni sokak köpeklerinin tespit edilip kısırlaştırılmasını sağlar. ( https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x )

Sürdürülebilirlik:

Devam Eden Çabalar: Tek seferlik bir kampanya yeterli olmayacağından, sterilizasyon çalışmalarına devam etmek için uzun vadeli bir plan oluşturun. Periyodik kampanyalar veya sürekli çabalar, köpek popülasyonu üzerinde kontrolün sürdürülmesine yardımcı olur.

Yasal Destek: Köpek popülasyonu yönetimini ve sorumlu evcil hayvan sahipliğini destekleyen yasalar oluşturmak veya uygulamak için yerel yetkililerle birlikte çalışın.

Vaka Çalışmaları ve Örnekler:

Mumbai, Hindistan: Mumbai'nin uzun yıllardır devam eden sokak köpeklerini kısırlaştırma programı, uzun vadeli bağlılığın ve çok paydaşlı işbirliğinin önemini gösteriyor. Programın başarısı, sokak köpeği popülasyonunda önemli bir azalma ve halk sağlığı sonuçlarının iyileştirilmesiyle ölçülüyor. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ )

Katmandu, Nepal: Katmandu Belediyesi ile STK'lar arasındaki işbirliği, topluluk katılımını ve sürekli izlemeyi vurgulayan başarılı bir köpek popülasyonu yönetimi programının kurulmasına yol açtı.( https://www.who.int/teams/control-of ihmal edilen tropik hastalıklar/kuduz/kontrol ve ortadan kaldırma stratejileri)

Bu yapılandırılmış adımları takip ederek ve işbirliğine, eğitime ve sürekli çabalara odaklanarak, kitlesel bir kısırlaştırma programı, sokak köpeği popülasyonunu etkili bir şekilde kontrol edebilir ve genel toplum sağlığını iyileştirebilir.


Kitle Sterilizasyon Programının Süresi

Toplu kısırlaştırma programının başarılı olması için gereken süre, köpek popülasyonunun başlangıçtaki büyüklüğü, programın kapasitesi ve toplumun katılım düzeyi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ancak çeşitli programlardan elde edilen genel yönergeler ve deneyimler bazı bilgiler sağlar:

İlk Yoğun Aşama:

Tipik olarak köpek popülasyonunda önemli azalmalar elde etmek için yaklaşık 3-5 yıllık yoğun bir başlangıç ​​aşaması gerekir. Bu dönemde hızlı üremeyi önlemek için köpek popülasyonunun önemli bir kısmının kısırlaştırılması gerekir. (https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/ ) (https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821 -X )

Sürekli Çabalar ve Bakım:

Başlangıç ​​aşamasını takiben, azalan nüfus seviyelerini korumak için çabaların sürdürülmesi gerekmektedir. Bu genellikle düzenli kısırlaştırma kampanyalarını, sürekli izlemeyi ve topluluk eğitimini içerir. Sürdürülebilir çabalar, spesifik bağlama ve zorluklara bağlı olarak 5-10 yıl daha devam edebilir.

Vaka Çalışmaları ve Kanıtlar:

Hindistan'ın Chennai kentinde, on yılı aşkın bir süredir sürdürülen köpek kısırlaştırma çabaları, sokak köpeği popülasyonunda önemli bir azalmaya ve halk sağlığı sonuçlarının iyileşmesine yol açtı.

Endonezya'nın Bali kentinde 2010 yılında başlatılan toplu kısırlaştırma ve aşılama programı, köpek popülasyonunda kayda değer bir azalmaya ve kuduz vakalarında azalmaya yol açtı. Programın başarısını sürdürmek için sürekli destek ve uyarlamalar gerekiyordu.

Süreyi Etkileyen Temel Faktörler:

Kapsama Oranı: Yıllık kısırlaştırılan köpek popülasyonunun oranı çok önemlidir. Köpek popülasyonunun en az %70'ini kısırlaştırmayı amaçlayan programlar, daha hızlı ve daha sürdürülebilir sonuçlar alma eğilimindedir. https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/

 

Toplumsal Katılım: Etkili toplumsal katılım ve eğitim, kısırlaştırma çabalarına katılımı ve desteği artırarak programın başarısını hızlandırabilir. https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

İzleme ve Adaptasyon: Sürekli izleme ve verilere ve geri bildirime dayalı stratejileri uyarlama esnekliği, uzun vadeli başarı ve sürdürülebilirliği sağlar.https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/ kontrol ve ortadan kaldırma stratejileri

Çözüm:

3-5 yıllık yoğun bir aşama başlangıçta önemli bir başarı sağlayabilirken, nüfus kontrolünü sürdürmek ve programın uzun vadeli başarısını garanti altına almak için 5-10 yılı aşan süregelen çabalar genellikle gereklidir. Kesin süre yerel koşullara, kaynak mevcudiyetine ve başlangıç ​​ve bakım aşamalarının etkinliğine bağlı olacaktır.


Sterilizasyon Merkezlerinin Yerelleştirilmesi

Kısırlaştırma merkezlerinin stratejik konumu ve köpek popülasyonuna göre kapasitesi, toplu kısırlaştırma programlarının etkinliği açısından çok önemlidir. Planlamaya ilişkin bazı yönergeler ve hususlar şunlardır:

Sterilizasyon Merkezlerinin Konumu:

Erişilebilirlik: Merkezler, hizmet verdikleri topluluklar için kolayca erişilebilir olmalı, hayvanlar için ulaşım stresi ve personel için lojistik zorluklar en aza indirilmelidir. Kentsel ve kırsal ihtiyaçlar farklılık gösterebilir, bu da daha az erişilebilir alanlarda gezici klinikler gibi özel yaklaşımlar gerektirebilir.https://www.icam-coalition.org/conferences/international-conference-dog-cat-population-management-2024/

Nüfus Yoğunluğu: Etkilerini en üst düzeye çıkarmak için merkezler, köpek popülasyonunun yüksek olduğu alanların içine veya yakınına kurulmalıdır. Köpek popülasyonlarının coğrafi bilgi sistemi (GIS) haritalaması bu sıcak noktaların belirlenmesine yardımcı olabilir. https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Toplum Entegrasyonu: Tesisler yalnızca stratejik değil, aynı zamanda yerel topluluk tarafından kabul edilebilir yerlere yerleştirilmeli, topluluk katılımı ve programa yönelik destek artırılmalıdır. https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Sterilizasyon Kapasitesi:

Orantılı Kapasite: Her merkezin kapasitesi ideal olarak yerel köpek popülasyonuyla orantılı olmalıdır. Genel bir kural, popülasyon büyüklüğünü etkili bir şekilde kontrol etmek ve azaltmak için her merkezin birkaç yıl içinde yerel köpek popülasyonunun en az %70'ini kısırlaştırma kapasitesine sahip olması gerektiğidir. https://www.icam-coalition.org/conferences /uluslararası-konferans-köpek-kedi-nüfus-yönetimi-2024/

Verimlilik Ölçütleri: Merkezler, genellikle günde çok sayıda hayvanı işleyerek yüksek verimliliği hedeflemelidir. Kesin sayı değişebilir ancak yüksek hacimli, yüksek kaliteli kısırlaştırma/kısırlaştırma (HVHQSN) tesisleri, mevcut veteriner ekiplerinin sayısına bağlı olarak günde 20-30 köpek üzerinde ameliyat gerçekleştirebilir. https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control-and-elimination-strategies

Ölçeklenebilirlik: Tesisler, değişen ihtiyaçlara ve sterilizasyon çabalarının etkinliğine göre kapasitelerini artırmalarına veya ayarlamalarına olanak tanıyacak şekilde ölçeklenebilirlik göz önünde bulundurularak tasarlanmalıdır. https://bmcmedicine.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12916-023-02821-x

Ek Hususlar:

Altyapı İhtiyaçları: Ameliyat öncesi ve sonrası bakım için uygun cerrahi ve iyileşme alanları, yeterli sterilizasyon ekipmanı ve konforlu tutma tesisleri esastır. Bu altyapı yalnızca köpeklerin sağlığını ve refahını değil aynı zamanda operasyonların verimliliğini de destekler.https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/control ve-eleme-stratejileri

Entegre Hizmetler: Merkezler, kısırlaştırmanın yanı sıra aşılama ve diğer veterinerlik hizmetlerini de sunarak genel hayvan sağlığı ve toplum halk sağlığı hedeflerine katkıda bulunabilir.

Bu faktörler dikkate alınarak, kısırlaştırma merkezleri köpek popülasyonunun ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılayacak şekilde en uygun şekilde konumlandırılabilir ve tasarlanabilir, böylece toplu kısırlaştırma programlarının başarısı sağlanabilir.

Saygılarımızla,

 

 

 

 

 

avatar of the starter
Burcu EmelKampanyayı Başlatan Kişi

Karar Vericiler

Recep Tayyip Erdogan
Presidente della Turchia
Mansur Yavaş
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı / Mayor of Ankara

İmzacılar Ne Diyor?

Kampanya Güncellemeleri