İstanbul Üniversitesi’nde Cinsel Taciz Yönergesi İstiyoruz


İstanbul Üniversitesi’nde Cinsel Taciz Yönergesi İstiyoruz
Kampanya metni
Üniversitede Taciz Var !
Geçtiğimiz ay İstanbul Üniversitesi'nde 2 kadın arkadaşımız özel güvenlik görevlisi Emrullah Beyaz tarafından tacize, psikolojik şiddete uğramış ve silah göstermek suretiyle tehdit edilmiştir. Bunun üzerine arkadaşlarımız güvenlik amirliğine, ardından da savcılığa başvurmuştur. Savcılık tarafından 3 gün gözaltında tutulan Emrullah Beyaz çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılmış ve üniversitedeki görevine devam etmiştir.
Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarımızın tacizci Emrullah Beyaz'ı güvenlik üniformasıyla üniversitede görmesi ve tekrardan güvenlik amirliğine başvurmasıyla birlikte, güvenlik şirketi ve üniversite tarafından bu meselenin üstünün kapatılmaya çalışıldığı ortaya çıkmıştır. Arkadaşlarımız çeşitli mevkilerde erkeklere durumlarını tekrar tekrar anlatmak zorunda bırakılmış, tacizci ise güvenlik amirliğince kaçırılmış ve korunmuştur.
Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi'nden kadınlar olarak, yaygın bir teşhir çalışması gerçekleştirip bir basın açıklaması yaptık. Oluşturduğumuz gündem sayesinde güvenlik amirliği, Emrullah Beyaz'ın atıldığını söyledi fakat elbette başka kampüslerde ya da alanlarda çalışmasına engel bir hukuki süreç başlatılmadı.
Kadın Dayanışmasını Yükseltiyoruz
Yüzyıllardır ataerkil sistem tarafından eziliyor, baskılanıyor, tahakküm altına alınıyor, sömürülüyoruz. Ataerkil sistemi özümsemiş ve benimsemiş AKP ise iktidarı boyunca bir çok kadın düşmanı söylemde ve eylemde bulunmuştur. Bizler içinde yaşadığımız ataerkil toplumun ve erkek egemenliğinin sirayet ettiği bütün kurumların kadınların karşısında yer aldığını tekrar tekrar görüyoruz.
Kadın düşmanı politikalarını özenle uygulayan AKP ve Tayyip Erdoğan'dan, onların yandaş rektörlerinden, kadın cinayetleri ve kadına yönelik taciz, tecavüz, şiddet davalarında tahrik indirimleriyle cezasızlığı öngören yargıdan, kadınların koruma taleplerine karşı işlem yapmadan gönderen polisten ve eril dili ve tavrı kendisine kılavuz belleyen bir çok öğretim üyesinden öğrendiğimiz bir şey varsa o da, kadınların yaşam alanlarını özgürleştirmek için kadın dayanışmasından ve özsavunmadan başka dayanabileceği bir şey olmadığıdır. Bu nedenle üniversitenin tüm kadın bileşenleri kampüste tacize, tecavüze ve şiddete karşı birlikte hareket etmek zorundadır.
Bizler sokakta, evde, yurtta, yolda, işte, üniversitede her gün tacize ve şiddete uğruyoruz. Yeri geliyor evimizin içinden en yakınımızdan, bazen sokakta yürürken tanımadığımız birinden, bazen de görevi üniversite öğrencilerinin güvenliğini sağlamak olan özel güvenlik tarafından.. Her birimiz farklı şekillerde de olsa aynı deneyimi yaşayan kadınlar olarak yalnız değiliz. Bu en temel sorunumuzu çözmek için de hep birlikte mücadele edeceğiz.
İstanbul Üniversitesi'nden Kadınların Talepleri Var !
Bizlere 'Mahkemenin Emrullah Beyaz'la ilgili kararını beğenmiyorsanız ülkeyi terk edin' diyen güvenlik amirlerine inat ülkeyi de üniversiteyi de terk etmeyecek, aksine kendimizi var edebileceğimiz alanları oluşturacağız. İstanbul Üniversitesi'nden kadınlar olarak kampüslerimizde, yurtlarımızda, amfi ve koridorlarımızda yani yaşam alanımız olan üniversitede taciz, tecavüz ve şiddete karşı taleplerimiz var!
1- İstanbul Üniversitesi öğrencilerini, akademisyenlerini ve çalışanlarını kapsayacak şekilde bir cinsel taciz yönergesinin uygulamaya geçirilmesi ve buna bağlı olarak
a) Bu yönergenin yalnızca tacize karşı değil, diğer cinsel saldırı suçlarına, çeşitli cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlere yönelik ayrımcılıklara karşı da cezai yaptırımları öngörmesi
b) Bu yönergenin hazırlık sürecine üniversitenin tüm kadın bileşenlerinin dahil edilmesi
c) Bu yönergeyle birlikte her fakültede şikayetimizi sunabileceğimiz, ilk psikolojik ve hukuki desteği alabileceğimiz birimlerin kurulması
d) Bu yönergeyle yürütülecek soruşturmalarda üniversitenin tüm kadın bileşenlerinden bireylerle birlikte hukuk, psikiyatri ve psikoloji bölümü akademisyenlerinden oluşturulacak bir kurulun görevli olması
e) Bu kurul ve birimlerde görevlilerin özel eğitim alması ve üniversitenin diğer bileşenlerine yönelik çeşitli farkındalık yaratıcı ve bilgilendirici eğitim çalışmaları düzenlemesi
f) Birimlere başvuran öğrencilerin gizliliğinin ve korumasının acil ve öncelikli olarak alınması
g) Bu yönergeyle yürütülen soruşturmaların öncelikli ve hızlı bir şekilde tamamlanması
2- Her fakültede alanında uzman öğretim üyelerince düzenli Toplumsal Cinsiyet derslerinin verilmesi
3- En acil talebimiz Emrullah Beyaz'a yönelik bağlı olduğu taşeron Kalkan güvenlik şirketine şikayette bulunulması ve Emrullah Beyaz'ın işten çıkarılması
Her üniversitede bulunması gereken taciz yönergelerinin biz kadınlar için bir ihtiyaç olduğunu ve tacizsiz kampüsler yaratabilmenin önemli ayaklarından birini oluşturduğunu biliyoruz. Fakat yine biliyoruz ki yalnızca yönergeyle beraber sorunlarımız çözülmeyecek, sorunlarımızı çözecek olan da bu talepleri gerçekleştirecek olan da yaşam alanlarımızı özgürleştirecek olan da yükselteceğimiz kadın dayanışmasıdır.
Bizim daha fazla tahammülümüz kalmadı, bizler bir Özge Gündoğan, bir Özgecan Aslan daha eksilemeyiz. Tacize, tecavüze, şiddete karşı hareket etmek için bir kere daha eksilmeyi bekleyemeyiz. Özsavunma araç ve mekanizmalarımızı işletmeye başlamak için daha fazla eksilmeyeceğiz, daha fazla beklemeyeceğiz !
Çağrımız İ.Ü'nün tüm kadın bileşenlerinedir.
Kampanyamıza imza atarak ve üniversite buluşmalarımızda bize katılarak destek olabilirsiniz.
İstanbul Üniversitesi'nden Kadınlar

Kampanya metni
Üniversitede Taciz Var !
Geçtiğimiz ay İstanbul Üniversitesi'nde 2 kadın arkadaşımız özel güvenlik görevlisi Emrullah Beyaz tarafından tacize, psikolojik şiddete uğramış ve silah göstermek suretiyle tehdit edilmiştir. Bunun üzerine arkadaşlarımız güvenlik amirliğine, ardından da savcılığa başvurmuştur. Savcılık tarafından 3 gün gözaltında tutulan Emrullah Beyaz çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılmış ve üniversitedeki görevine devam etmiştir.
Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarımızın tacizci Emrullah Beyaz'ı güvenlik üniformasıyla üniversitede görmesi ve tekrardan güvenlik amirliğine başvurmasıyla birlikte, güvenlik şirketi ve üniversite tarafından bu meselenin üstünün kapatılmaya çalışıldığı ortaya çıkmıştır. Arkadaşlarımız çeşitli mevkilerde erkeklere durumlarını tekrar tekrar anlatmak zorunda bırakılmış, tacizci ise güvenlik amirliğince kaçırılmış ve korunmuştur.
Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi'nden kadınlar olarak, yaygın bir teşhir çalışması gerçekleştirip bir basın açıklaması yaptık. Oluşturduğumuz gündem sayesinde güvenlik amirliği, Emrullah Beyaz'ın atıldığını söyledi fakat elbette başka kampüslerde ya da alanlarda çalışmasına engel bir hukuki süreç başlatılmadı.
Kadın Dayanışmasını Yükseltiyoruz
Yüzyıllardır ataerkil sistem tarafından eziliyor, baskılanıyor, tahakküm altına alınıyor, sömürülüyoruz. Ataerkil sistemi özümsemiş ve benimsemiş AKP ise iktidarı boyunca bir çok kadın düşmanı söylemde ve eylemde bulunmuştur. Bizler içinde yaşadığımız ataerkil toplumun ve erkek egemenliğinin sirayet ettiği bütün kurumların kadınların karşısında yer aldığını tekrar tekrar görüyoruz.
Kadın düşmanı politikalarını özenle uygulayan AKP ve Tayyip Erdoğan'dan, onların yandaş rektörlerinden, kadın cinayetleri ve kadına yönelik taciz, tecavüz, şiddet davalarında tahrik indirimleriyle cezasızlığı öngören yargıdan, kadınların koruma taleplerine karşı işlem yapmadan gönderen polisten ve eril dili ve tavrı kendisine kılavuz belleyen bir çok öğretim üyesinden öğrendiğimiz bir şey varsa o da, kadınların yaşam alanlarını özgürleştirmek için kadın dayanışmasından ve özsavunmadan başka dayanabileceği bir şey olmadığıdır. Bu nedenle üniversitenin tüm kadın bileşenleri kampüste tacize, tecavüze ve şiddete karşı birlikte hareket etmek zorundadır.
Bizler sokakta, evde, yurtta, yolda, işte, üniversitede her gün tacize ve şiddete uğruyoruz. Yeri geliyor evimizin içinden en yakınımızdan, bazen sokakta yürürken tanımadığımız birinden, bazen de görevi üniversite öğrencilerinin güvenliğini sağlamak olan özel güvenlik tarafından.. Her birimiz farklı şekillerde de olsa aynı deneyimi yaşayan kadınlar olarak yalnız değiliz. Bu en temel sorunumuzu çözmek için de hep birlikte mücadele edeceğiz.
İstanbul Üniversitesi'nden Kadınların Talepleri Var !
Bizlere 'Mahkemenin Emrullah Beyaz'la ilgili kararını beğenmiyorsanız ülkeyi terk edin' diyen güvenlik amirlerine inat ülkeyi de üniversiteyi de terk etmeyecek, aksine kendimizi var edebileceğimiz alanları oluşturacağız. İstanbul Üniversitesi'nden kadınlar olarak kampüslerimizde, yurtlarımızda, amfi ve koridorlarımızda yani yaşam alanımız olan üniversitede taciz, tecavüz ve şiddete karşı taleplerimiz var!
1- İstanbul Üniversitesi öğrencilerini, akademisyenlerini ve çalışanlarını kapsayacak şekilde bir cinsel taciz yönergesinin uygulamaya geçirilmesi ve buna bağlı olarak
a) Bu yönergenin yalnızca tacize karşı değil, diğer cinsel saldırı suçlarına, çeşitli cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlere yönelik ayrımcılıklara karşı da cezai yaptırımları öngörmesi
b) Bu yönergenin hazırlık sürecine üniversitenin tüm kadın bileşenlerinin dahil edilmesi
c) Bu yönergeyle birlikte her fakültede şikayetimizi sunabileceğimiz, ilk psikolojik ve hukuki desteği alabileceğimiz birimlerin kurulması
d) Bu yönergeyle yürütülecek soruşturmalarda üniversitenin tüm kadın bileşenlerinden bireylerle birlikte hukuk, psikiyatri ve psikoloji bölümü akademisyenlerinden oluşturulacak bir kurulun görevli olması
e) Bu kurul ve birimlerde görevlilerin özel eğitim alması ve üniversitenin diğer bileşenlerine yönelik çeşitli farkındalık yaratıcı ve bilgilendirici eğitim çalışmaları düzenlemesi
f) Birimlere başvuran öğrencilerin gizliliğinin ve korumasının acil ve öncelikli olarak alınması
g) Bu yönergeyle yürütülen soruşturmaların öncelikli ve hızlı bir şekilde tamamlanması
2- Her fakültede alanında uzman öğretim üyelerince düzenli Toplumsal Cinsiyet derslerinin verilmesi
3- En acil talebimiz Emrullah Beyaz'a yönelik bağlı olduğu taşeron Kalkan güvenlik şirketine şikayette bulunulması ve Emrullah Beyaz'ın işten çıkarılması
Her üniversitede bulunması gereken taciz yönergelerinin biz kadınlar için bir ihtiyaç olduğunu ve tacizsiz kampüsler yaratabilmenin önemli ayaklarından birini oluşturduğunu biliyoruz. Fakat yine biliyoruz ki yalnızca yönergeyle beraber sorunlarımız çözülmeyecek, sorunlarımızı çözecek olan da bu talepleri gerçekleştirecek olan da yaşam alanlarımızı özgürleştirecek olan da yükselteceğimiz kadın dayanışmasıdır.
Bizim daha fazla tahammülümüz kalmadı, bizler bir Özge Gündoğan, bir Özgecan Aslan daha eksilemeyiz. Tacize, tecavüze, şiddete karşı hareket etmek için bir kere daha eksilmeyi bekleyemeyiz. Özsavunma araç ve mekanizmalarımızı işletmeye başlamak için daha fazla eksilmeyeceğiz, daha fazla beklemeyeceğiz !
Çağrımız İ.Ü'nün tüm kadın bileşenlerinedir.
Kampanyamıza imza atarak ve üniversite buluşmalarımızda bize katılarak destek olabilirsiniz.
İstanbul Üniversitesi'nden Kadınlar

Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 24 Ekim 2015 tarihinde başlatıldı