İSTİHDAMDA ENGEL DEĞİL, EŞİTLİK İSTİYORUZ ! GÖRME ENGELLİLERİN ÇABASI YOK SAYILMASIN !


İSTİHDAMDA ENGEL DEĞİL, EŞİTLİK İSTİYORUZ ! GÖRME ENGELLİLERİN ÇABASI YOK SAYILMASIN !
Kampanya metni
Gözlerimiz görmüyor olabilir…
Ama hayal kurabiliyoruz.
Sevinebiliyoruz.
Üzülüyoruz.
Ve her şeyden önce… Umut edebiliyoruz.
Sabahları herkes gibi uyanıyoruz.
Çalar saati kapatıyoruz, yüzümüzü yıkıyoruz, belki sevdiğimiz bir müziği açıyoruz.
Ama bir yerde duruyoruz.
Çünkü bizim hayallerimiz, çoğu zaman daha kapıdan içeri girmeden geri çevriliyor.
Görme engelli olmak, sadece gözlerin karanlığında yaşamak değil…
Bazen telefonun bir daha hiç çalmayacağını bilmek.
Bir başvurudan sonra dönmeyecek cevabı bile bile beklemek.
“Size geri dönüş sağlayacağız” cümlesinin aslında ne anlama geldiğini ezbere bilmek.
Umutla yazılan her CV’nin, kimse okumadan kenara bırakıldığını hissetmek.
İşte biz buna alışmak zorunda kalıyoruz.
Bazılarımız EKPSS’ye hazırlanıyor.
Kimi annesinin sesli okuduğu notlarla, kimi ekran okuyucularla…
Saatlerce, günlerce, aylarca çalışıyoruz.
Belki o sınav bizim için tek çıkış kapısı.
Ama sistem ağırlaşıyor.
Sorular zorlaşıyor.
Kontenjanlar azalıyor.
Ve biz, elimizden gelenin fazlasını yapsak da çoğu zaman bir rakamın dışında kalıyoruz.
Hayat, bizi hep “bir dahaki sefere”ye erteliyor.
Ama kaç kere ertelenebilir bir insan?
Kaç defa “sen olmazsın” denilebilir bir kalbe?
Bazen evimizin bir köşesinde sessizce otururken, kendimize şunu soruyoruz:
“Ben gerçekten bu toplumda yer edinebilir miyim?”
Çünkü ne kadar güçlü olmaya çalışsak da, bu görünmeyen yalnızlık yavaş yavaş içimize işliyor.
Bazen kimseye söyleyemediğimiz bir mahcubiyet gibi…
Bazen ağlamamak için yutkunduğumuz bir kırgınlık gibi…
Peki ya özel sektör?
Orası bizim için çoğu zaman hiç başlamayan bir yol gibi…
Kapı çalmıyoruz çünkü kapıların hiç açılmadığını biliyoruz.
İlana başvurmuyoruz çünkü “görme engelli adaylar” ifadesinin hiç yer almadığını artık ezbere biliyoruz.
Bir iş görüşmesine gittiğimizde, bazen bize sorulmadan elimizdeki beyaz bastona bakılıyor.
Göz temasımız eksik sanılıyor, ama biz zaten gözle değil, yürekle konuşuyoruz.
Ama ne yazık ki, bu yürek hiç duyulmuyor.
Özel sektörün çoğu, görme engelli bir bireyi işe almak yerine “zor olur”, “riskli olur”, “verim alamayız” gibi kalıplaşmış yargıların arkasına saklanıyor.
Oysa çoğu bizi hiç tanımadı.
Bizi tanımadan hüküm verdi.
Ve biz zamanla şunu öğrendik:
Başarısız olmadığımız halde, şans verilmediği için hep başarısız gibi hissettik.
Yetersiz olmadığımız halde, bize güvenilmediği için hep eksik hissettik.
Ve o eksiklik hissi, zamanla içimizde bir suskunluk yarattı.
Konuşmadığımız bir kırgınlık…
Adını koyamadığımız bir boşluk…
İstiyoruz ki artık kamu ve özel sektör bu potansiyeli görsün.
EKPSS erişilebilir hale gelsin.
Kurumlar engelli bireyleri sadece kontenjan değil, değer olarak değerlendirsin.
İş dünyası önyargılarını bıraksın, tanımaya cesaret etsin.
Bu kampanya, sadece bir dilek değil.
Binlerce görme engellinin yüreğinden yükselen sessiz bir haykırış.
Biz eksik değiliz.
Fırsat verilirse, biz de varız.
Bu kampanyada bizleri yalnız bırakmayın, imzalarınızla bir çok görme engellinin hayatında küçücük de olsa bir ışık yakabilirsiniz.




38
Kampanya metni
Gözlerimiz görmüyor olabilir…
Ama hayal kurabiliyoruz.
Sevinebiliyoruz.
Üzülüyoruz.
Ve her şeyden önce… Umut edebiliyoruz.
Sabahları herkes gibi uyanıyoruz.
Çalar saati kapatıyoruz, yüzümüzü yıkıyoruz, belki sevdiğimiz bir müziği açıyoruz.
Ama bir yerde duruyoruz.
Çünkü bizim hayallerimiz, çoğu zaman daha kapıdan içeri girmeden geri çevriliyor.
Görme engelli olmak, sadece gözlerin karanlığında yaşamak değil…
Bazen telefonun bir daha hiç çalmayacağını bilmek.
Bir başvurudan sonra dönmeyecek cevabı bile bile beklemek.
“Size geri dönüş sağlayacağız” cümlesinin aslında ne anlama geldiğini ezbere bilmek.
Umutla yazılan her CV’nin, kimse okumadan kenara bırakıldığını hissetmek.
İşte biz buna alışmak zorunda kalıyoruz.
Bazılarımız EKPSS’ye hazırlanıyor.
Kimi annesinin sesli okuduğu notlarla, kimi ekran okuyucularla…
Saatlerce, günlerce, aylarca çalışıyoruz.
Belki o sınav bizim için tek çıkış kapısı.
Ama sistem ağırlaşıyor.
Sorular zorlaşıyor.
Kontenjanlar azalıyor.
Ve biz, elimizden gelenin fazlasını yapsak da çoğu zaman bir rakamın dışında kalıyoruz.
Hayat, bizi hep “bir dahaki sefere”ye erteliyor.
Ama kaç kere ertelenebilir bir insan?
Kaç defa “sen olmazsın” denilebilir bir kalbe?
Bazen evimizin bir köşesinde sessizce otururken, kendimize şunu soruyoruz:
“Ben gerçekten bu toplumda yer edinebilir miyim?”
Çünkü ne kadar güçlü olmaya çalışsak da, bu görünmeyen yalnızlık yavaş yavaş içimize işliyor.
Bazen kimseye söyleyemediğimiz bir mahcubiyet gibi…
Bazen ağlamamak için yutkunduğumuz bir kırgınlık gibi…
Peki ya özel sektör?
Orası bizim için çoğu zaman hiç başlamayan bir yol gibi…
Kapı çalmıyoruz çünkü kapıların hiç açılmadığını biliyoruz.
İlana başvurmuyoruz çünkü “görme engelli adaylar” ifadesinin hiç yer almadığını artık ezbere biliyoruz.
Bir iş görüşmesine gittiğimizde, bazen bize sorulmadan elimizdeki beyaz bastona bakılıyor.
Göz temasımız eksik sanılıyor, ama biz zaten gözle değil, yürekle konuşuyoruz.
Ama ne yazık ki, bu yürek hiç duyulmuyor.
Özel sektörün çoğu, görme engelli bir bireyi işe almak yerine “zor olur”, “riskli olur”, “verim alamayız” gibi kalıplaşmış yargıların arkasına saklanıyor.
Oysa çoğu bizi hiç tanımadı.
Bizi tanımadan hüküm verdi.
Ve biz zamanla şunu öğrendik:
Başarısız olmadığımız halde, şans verilmediği için hep başarısız gibi hissettik.
Yetersiz olmadığımız halde, bize güvenilmediği için hep eksik hissettik.
Ve o eksiklik hissi, zamanla içimizde bir suskunluk yarattı.
Konuşmadığımız bir kırgınlık…
Adını koyamadığımız bir boşluk…
İstiyoruz ki artık kamu ve özel sektör bu potansiyeli görsün.
EKPSS erişilebilir hale gelsin.
Kurumlar engelli bireyleri sadece kontenjan değil, değer olarak değerlendirsin.
İş dünyası önyargılarını bıraksın, tanımaya cesaret etsin.
Bu kampanya, sadece bir dilek değil.
Binlerce görme engellinin yüreğinden yükselen sessiz bir haykırış.
Biz eksik değiliz.
Fırsat verilirse, biz de varız.
Bu kampanyada bizleri yalnız bırakmayın, imzalarınızla bir çok görme engellinin hayatında küçücük de olsa bir ışık yakabilirsiniz.




38
Karar Vericiler
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 15 Mayıs 2025 tarihinde başlatıldı