Doğayı sev, yeşili koru!


Doğayı sev, yeşili koru!
Kampanya metni
Toprağın dostlara ihtiyacı vardır; ona dostça davranalım!
Tabiat hepimizi bir ana gibi bağrına basmış; üstündeki canlı, cansız hiç bir varlığı bir evlat misali birbirinden ayırmadan hem de her birine ayrı bir güzellik katarak, öylesine muhteşem öylesine görkemli...
Mücadelesini verdiğimiz yaşam büyük balığın küçük balığı tuttuğu bir sahnenin; oyuncuları farklı, rolleri birbirine benzer bir piyesi aslında değil mi? Başrolünde bazen insan, bazen hayvan bazen de bize hükmeden tabiatın ta kendisi; hava, güneş, dağ, taş, deniz, toprak gibi cana can veren, cana can katan varlıklar.
Tabiatımızı ne de güzel yaratmış yaratan; büyüklüğü, yıkılmazlığı, erişilmezliği, gücü simgeleyen dağlarımız, yaşam kaynağımız aydınlığımız güneş, bizi üstünden geçindiren ve geri dönüşümüz olan toprak, pek çok canlının yaşadığı ayrı bir merkez olan insanın geçim kaynağı, görüntüsü şiirlere konu olan denizler vs. daha sayamadığım pek çok güzelllik...
Bir paylaşım aslında tabiat ve insan arasındaki...bir alışveriş gibi.
Ama tabiatımız; tabiatı kötü insanlar tarafından bozulmakta ne yazık ki. İnsan kendi bindiği dalı keser mi? İşte insanoğlu kesiyor hem de hiç acımadan kesiyor.
Bir şeyler yapılırken birşeyler hep bozuluyor. Böyle mi olması gerek? Kocaman hayır.
Gittikçe artan nüfus artışı nedeniyle doğamıza yapılan en büyük kötülük biz insanlardan geliyor. Yeni yerleşim yerleri kurmak, çığ gibi büyüyen ulaşım sorununa çözüm bulmak adına dağların yıkılması, derin kazılan yol çalışmaları nedeniyle katledilen pek çok canlı...
Bizim evin yakınında bir park var. Daha ağaçları yeni yeni yeni gölge yapmaya başlamıştı. Annelerin küçük çocuklarını götürdüğü, oynattığı, gençlerin temiz havayı soluduğu, top oynadığı, büyüklerin çay yudumladığı bir park... şimdilerde yıkılma kararı alınmış. Neden mi? Tamam amacı çok güzel okul yapılacakmış ama neden başka bir yer değil. Çocuk yetiştirmek ne kadar zor ve zaman alıyorsa, bu ağaçlarda böyle zor büyüdüler. Hepsi ölmeyecek mi? duygusal düşündüğümü sanmıyorum. Çünkü onlar da bir can, bize nefes oluyorlar.
Ne yazık ki insanın faydasına olan her şey insan tarafından tüketilmeye çalışılıyor. Hele denizlerimiz... kenarlarında kurulan yerleşim merkezleri, sanayi tesisleri arttıkça kirlilik de bir o kadar artıyor. Gemilerin verdiği zararlar saymakla bitiremiyorum. Balıklarımız pek çok su ürünümüz ölüyor.
İnsanı insan yapan değerlerimizi, örnek insan özelliklerinden doğruluk, dürüstlük, merhamet, mertlik vb. davranışlarımızı, başka hiç bir canlıda olmayan aklımızı bilincimizi iyi ve güzele kullanmak, aksini yapanları uyarmak hepimizin bir borcu aslında..
Sesimizi duyurmalıyız ki, doğa bizi kucaklasın.
Doğayı Sevin
Dışarıya adımını atar atmaz bir bakın etrafına; doğa, huzur veren sessizliğiyle, her türlü duyguyu yaşatan renkleriyle karşılayacak seni. Senden bir parça olduğunu ve senin de onun bir parçası olduğunu gösterecek. Doğanın sessizliğinin sesine kulak ver, huzurun merkezine gideceksin. Kapa gözlerini ve doğanın sessizliğini dinle. Dalgaların sesinin, kuş cıvıltılarının, rüzgarın ağaçlarla, çiçeklerle olan dansının içindeki sakinliği, sessizliği hisset, dinle. Zihnini, ruhunu ve bedenini dinlendiren bir sessizlik bu. Seni kendi içine doğru yolculuğa çıkartan bir sessizlik bu. Zihninin dinginliğiyle her tür olumsuz düşünceni atıp bunları kolaylıkla çözmeni sağlayacak bir sessizlik bu. Sessizliğiyle seni de sessizleştiren, dinginleştiren, dinlendiren bu sessizlik ile bir bütün olduğunu hisset.

Kampanya metni
Toprağın dostlara ihtiyacı vardır; ona dostça davranalım!
Tabiat hepimizi bir ana gibi bağrına basmış; üstündeki canlı, cansız hiç bir varlığı bir evlat misali birbirinden ayırmadan hem de her birine ayrı bir güzellik katarak, öylesine muhteşem öylesine görkemli...
Mücadelesini verdiğimiz yaşam büyük balığın küçük balığı tuttuğu bir sahnenin; oyuncuları farklı, rolleri birbirine benzer bir piyesi aslında değil mi? Başrolünde bazen insan, bazen hayvan bazen de bize hükmeden tabiatın ta kendisi; hava, güneş, dağ, taş, deniz, toprak gibi cana can veren, cana can katan varlıklar.
Tabiatımızı ne de güzel yaratmış yaratan; büyüklüğü, yıkılmazlığı, erişilmezliği, gücü simgeleyen dağlarımız, yaşam kaynağımız aydınlığımız güneş, bizi üstünden geçindiren ve geri dönüşümüz olan toprak, pek çok canlının yaşadığı ayrı bir merkez olan insanın geçim kaynağı, görüntüsü şiirlere konu olan denizler vs. daha sayamadığım pek çok güzelllik...
Bir paylaşım aslında tabiat ve insan arasındaki...bir alışveriş gibi.
Ama tabiatımız; tabiatı kötü insanlar tarafından bozulmakta ne yazık ki. İnsan kendi bindiği dalı keser mi? İşte insanoğlu kesiyor hem de hiç acımadan kesiyor.
Bir şeyler yapılırken birşeyler hep bozuluyor. Böyle mi olması gerek? Kocaman hayır.
Gittikçe artan nüfus artışı nedeniyle doğamıza yapılan en büyük kötülük biz insanlardan geliyor. Yeni yerleşim yerleri kurmak, çığ gibi büyüyen ulaşım sorununa çözüm bulmak adına dağların yıkılması, derin kazılan yol çalışmaları nedeniyle katledilen pek çok canlı...
Bizim evin yakınında bir park var. Daha ağaçları yeni yeni yeni gölge yapmaya başlamıştı. Annelerin küçük çocuklarını götürdüğü, oynattığı, gençlerin temiz havayı soluduğu, top oynadığı, büyüklerin çay yudumladığı bir park... şimdilerde yıkılma kararı alınmış. Neden mi? Tamam amacı çok güzel okul yapılacakmış ama neden başka bir yer değil. Çocuk yetiştirmek ne kadar zor ve zaman alıyorsa, bu ağaçlarda böyle zor büyüdüler. Hepsi ölmeyecek mi? duygusal düşündüğümü sanmıyorum. Çünkü onlar da bir can, bize nefes oluyorlar.
Ne yazık ki insanın faydasına olan her şey insan tarafından tüketilmeye çalışılıyor. Hele denizlerimiz... kenarlarında kurulan yerleşim merkezleri, sanayi tesisleri arttıkça kirlilik de bir o kadar artıyor. Gemilerin verdiği zararlar saymakla bitiremiyorum. Balıklarımız pek çok su ürünümüz ölüyor.
İnsanı insan yapan değerlerimizi, örnek insan özelliklerinden doğruluk, dürüstlük, merhamet, mertlik vb. davranışlarımızı, başka hiç bir canlıda olmayan aklımızı bilincimizi iyi ve güzele kullanmak, aksini yapanları uyarmak hepimizin bir borcu aslında..
Sesimizi duyurmalıyız ki, doğa bizi kucaklasın.
Doğayı Sevin
Dışarıya adımını atar atmaz bir bakın etrafına; doğa, huzur veren sessizliğiyle, her türlü duyguyu yaşatan renkleriyle karşılayacak seni. Senden bir parça olduğunu ve senin de onun bir parçası olduğunu gösterecek. Doğanın sessizliğinin sesine kulak ver, huzurun merkezine gideceksin. Kapa gözlerini ve doğanın sessizliğini dinle. Dalgaların sesinin, kuş cıvıltılarının, rüzgarın ağaçlarla, çiçeklerle olan dansının içindeki sakinliği, sessizliği hisset, dinle. Zihnini, ruhunu ve bedenini dinlendiren bir sessizlik bu. Seni kendi içine doğru yolculuğa çıkartan bir sessizlik bu. Zihninin dinginliğiyle her tür olumsuz düşünceni atıp bunları kolaylıkla çözmeni sağlayacak bir sessizlik bu. Sessizliğiyle seni de sessizleştiren, dinginleştiren, dinlendiren bu sessizlik ile bir bütün olduğunu hisset.

Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 5 Eylül 2018 tarihinde başlatıldı