"Saatli Bomba Metsamor Nükleer Santrali kapatılsın."


"Saatli Bomba Metsamor Nükleer Santrali kapatılsın."
Kampanya metni
Santral 1977 yılında inşa edilmiştir. Iğdır’a 16 km uzaklıktadır. Nükleer santralin kurulma aşamasında Sovyet bilim insanları bu nükleer santralin Ağrı Dağı fay hattı üzerinde bulunması sebebiyle yapılmasına karşı çıkmışlardır. Yine aynı şekilde bu santralin bölgedeki yeraltı sularına radyasyon sızdırması ihtimali de o dönemde gündeme getirilmiştir. Ancak bu olumsuzlukları dikkate almayan Sovyet Bürokrasisi santralin yapımını onaylamıştır. Mevcut eski Sovyet nükleer santral teknolojilerinin en eskileriyle inşa edilen ve teknik olanakları yetersiz olan santral birinci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. Ermenistan 1988 yılında çok büyük bir deprem geçirmiş ve binlerce kişinin öldüğü bu depremde nükleer santral ciddi derecede zarar görerek uzun süre kullanım dışı kalmıştır. Ancak Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesiyle yaşanan savaş, ülkenin gittikçe fakirleşmesine ve enerji ihtiyacının artmasına sebep olmuş bu nedenle kapatılmamıştır. Şu ana kadar 106 civarında kaza geçirerek tehlike sinyalleri vermiştir. Bu santralin bölge için ne kadar tehlikeli olduğunu kavrayan AB de sürekli kapatılmasını istemiş, hatta Ermenistan 25 Ocak 2001'de AB konseyine üye olurken santralin kapatılması şartını koymuş ancak Ermenistan artan enerji ihtiyacını ileri sürerek burayı kapatmamıştır. Bunun üzerine AB santralin kapatılması için 100 milyon Euro vermek istemiş ama bu parayı yetersiz bulan Ermenistan Başbakanı Robert Koçaryan 1 milyar Euro talep etmiştir. Bunun sonucunda AB vazgeçmiştir.
Ermenistan yönetimi, Türkiye sınırına 16 km mesafede bulunan adeta bir saatli bomba olan nükleer santralin 2026 yılına kadar işletilmeye devam edileceğini açıklamıştır.
Iğdır'da her geçen gün kanser hastası insan sayısı artmakta, sakat bebek ve hayvan doğumları görülmektedir. Bölge halkı her geçen gün sağlığını kaybetme tehlikesiyle yüz yüzedir.
Bu santral sadece Iğdır için değil civar şehirler ve ülkeler için de büyük bir tehlike oluşturmaktadır.
Olası bir nükleer kaza sonucu radyoaktif gazların atmosfere açılması durumunda sadece çevre illerin değil çevre ülkelerinde etkilenmesi muhtemeldir. Nükleer yakıtını koruyacak bir koruma havzası (containment vessel) Çernobil’de bulunmadığı gibi Metsamor’da da bulunmamaktadır ve bu tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne sermektedir.

Kampanya metni
Santral 1977 yılında inşa edilmiştir. Iğdır’a 16 km uzaklıktadır. Nükleer santralin kurulma aşamasında Sovyet bilim insanları bu nükleer santralin Ağrı Dağı fay hattı üzerinde bulunması sebebiyle yapılmasına karşı çıkmışlardır. Yine aynı şekilde bu santralin bölgedeki yeraltı sularına radyasyon sızdırması ihtimali de o dönemde gündeme getirilmiştir. Ancak bu olumsuzlukları dikkate almayan Sovyet Bürokrasisi santralin yapımını onaylamıştır. Mevcut eski Sovyet nükleer santral teknolojilerinin en eskileriyle inşa edilen ve teknik olanakları yetersiz olan santral birinci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. Ermenistan 1988 yılında çok büyük bir deprem geçirmiş ve binlerce kişinin öldüğü bu depremde nükleer santral ciddi derecede zarar görerek uzun süre kullanım dışı kalmıştır. Ancak Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesiyle yaşanan savaş, ülkenin gittikçe fakirleşmesine ve enerji ihtiyacının artmasına sebep olmuş bu nedenle kapatılmamıştır. Şu ana kadar 106 civarında kaza geçirerek tehlike sinyalleri vermiştir. Bu santralin bölge için ne kadar tehlikeli olduğunu kavrayan AB de sürekli kapatılmasını istemiş, hatta Ermenistan 25 Ocak 2001'de AB konseyine üye olurken santralin kapatılması şartını koymuş ancak Ermenistan artan enerji ihtiyacını ileri sürerek burayı kapatmamıştır. Bunun üzerine AB santralin kapatılması için 100 milyon Euro vermek istemiş ama bu parayı yetersiz bulan Ermenistan Başbakanı Robert Koçaryan 1 milyar Euro talep etmiştir. Bunun sonucunda AB vazgeçmiştir.
Ermenistan yönetimi, Türkiye sınırına 16 km mesafede bulunan adeta bir saatli bomba olan nükleer santralin 2026 yılına kadar işletilmeye devam edileceğini açıklamıştır.
Iğdır'da her geçen gün kanser hastası insan sayısı artmakta, sakat bebek ve hayvan doğumları görülmektedir. Bölge halkı her geçen gün sağlığını kaybetme tehlikesiyle yüz yüzedir.
Bu santral sadece Iğdır için değil civar şehirler ve ülkeler için de büyük bir tehlike oluşturmaktadır.
Olası bir nükleer kaza sonucu radyoaktif gazların atmosfere açılması durumunda sadece çevre illerin değil çevre ülkelerinde etkilenmesi muhtemeldir. Nükleer yakıtını koruyacak bir koruma havzası (containment vessel) Çernobil’de bulunmadığı gibi Metsamor’da da bulunmamaktadır ve bu tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne sermektedir.

Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Kampanya 24 Aralık 2014 tarihinde başlatıldı