Osmanlı İmparatorluğu döneminde karantina ilk kez 1840 yılında İzmir'de ‘’Karantina Semti’’ olarak bilinen semtte uygulanıyor. İzmir hızla büyüdüğü, demiryolu ve ticaret hacmi hızla arttığından zamanla şehir içinde kalan bu izolasyon merkezi, Urla'daki ‘’Karantina Adası'na’’ taşınıyor. 1866 yılına kadar karantina süresi ve uygulamalarında dünyada belirlenmiş bir standart ve bilimsellik yok. Eski yüzyıllardaki adetler uygulanıyor. Günümüzde dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle ilgi çeken bu ada, Türkiye Hudut ve Sahilleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılacak restorasyon kapsamında müzeleştirilecektir. Böylelikle döneminde Fransızlara yaptırılan, kolera ve veba gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadelede yıllarca kullanılan bu merkez tekrar hayata kavuşacaktır.
Heybeliada Sanatoryumu da benzer bir yapıda olup 1924 yılında İsviçre’deki bir sanatoryum örnek alınarak inşa edilmiştir. Burası ülkemizde eşi olmayan tıp geçmişi nedeniyle aynı zamanda hem bir Karantina Merkezi hem de Tıp Tarihi ve Tüberküloz Müzesi olmak için ideal bir konumdadır. Gelin Heybeliada Sanatoryumu’nu tekrar aslına uygun bir şekilde hayatın içine alalım.