

Bir ev düşünün. Değerli sahibinin dünyadan bedenen ayrılışının ardından anlamsızca çile çeken, hor görülen bir emanet... Senelerdir akıl almaz biçimde çözülemeyen bir sorun... 60'lı yıllardan bu yana layıkıyla, hak ettiği değeri görerek ihtişamlı biçimde müze olarak açılıp yaşamak ve halkla, sanatla buluşmak için bekleyen bir ev... Müzesine kavuşmak için senelerdir gün sayan Ada halkı, okurlar, sanatseverler...
Bunların hepsi değerli sanat ve fikir insanı Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın yuvasının senelerdir başına gelenlerin özetidir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar Evi'nin senelerdir süregelen sefaletini sonlandırmak bir vefa borcudur, çok geç de kalınsa yapılması gerekendir.
Ben bunu gerçekleştirmek için uğraşıyorum. Evin değerli sahibinin anılarıyla, kitaplarla, sanatla dopdolu, capcanlı yaşayan bir müze olarak hayata döndürmenin çabasındayım. Aynı zamanda yıllardır süren bu anlamsız bekleyişin ve bunca girişimin boşa gitmeyeceği şekilde, evin kesinlikle özelleşmeden, hiçbir kişinin veya kurumun tekeline girmeden, tamamen halka ait, halkın tamamına açık bir müze olarak açılmasının peşindeyim!
Değerli Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ruhu huzur bulsun, değerli emaneti hak ettiği değeri görsün ve bu şekilde yaşasın istiyorum. Yetkilileri harekete geçirmek, olması gerekeni yerine getirmek, bu meseleyi layıkıyla nihayete erdirmek için desteklerinizi bekliyorum!