Köpeğimi İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne götürdüğüm gün rastladım ona. Minicik avuç içi kadar bir Terrier. Uslu, yorgun ve üzgün boncuk gözlerle sahibinin kucağından etrafa bakıyor.

Yanlarından geçtik, doktorumuzu gördük ve geri dönerken aynı yerde duruyordu. Kucağında bu boncuk Terrier'i tutan beyefendinin yüzü bembeyaz, gözleri dolu doluydu. Yardım edebileceğim bir şey var mı diye sordum ve hikayeyi o zaman öğrendim. Minik Terrier’in kitlesi varmış, acilen ameliyat edilmesi gerekiyormuş, aksi halde hayatı tehlikedeymiş. Ama gel gelelim bu ameliyatı olabilmesi için gereken kan değerlerine sahip değilmiş. Hayatta kalabilmesi için hem ameliyat öncesinde hem de sonrasında mutlaka kan nakli yapılması gerekiyormuş. 

Bu hemen her gün yaşanan, sonundaki acı tablo başından belli olan kan arayışlarından sadece biri. Fakültede hayvan kan bankası olduğu halde şu anda çalışmıyor. Halbuki, fakültede zaten var olan kan bankası hizmet veriyor olsa, pek çok hayvan ölmekten kurtulabilir.

O gün o Terrier’in sahibi ile konuştuktan sonra konuyu araştırdığımda kan bankasını kuran kişinin fakülteden ayrıldığını öğrendim. Kan bankasının başına yeni biri getirilmemiş ve kan bankası onlarca hayvana can verebilecek iken öylece kendi haline bırakılmış. Böyle bir imkan varken göz göre göre hayvanların canından olması kabul edilebilir bir şey değil! Yapılması gereken şey çok basit, hazırda bekleyen sistemin yeniden işlemesini sağlamak ve hayvanlara can vermek. 

Türkiye’nin en büyük hayvan hastanelerinden biri olan bu İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Hastanesi’nde, var olan bir kan bankası kullanılmadığı için hayvanların ölüp gitmesi, ameliyat masasında kalmasını aklım almıyor!

Fakülteler özel kliniklerin yapamadığı ameliyatları yapmaya yetkin, ileri teşhis ve tedavi merkezleridir. Özel kliniklerde çaresi bulunmayan hastalıklarda fakülteye gidip her türlü imkan varken kan bulunamadığı için tedavi edilememek, hayvanların yaşam hakkını elinden almaktan başka bir şey değil. 

İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nin kan bankasını bir an önce hayata geçirmesini talep ediyorum. Bana destek vererek hep beraber sessiz dostlarımızın haklarını aramalıyız.

Bu bizim hayvanlara karşı görevimiz.

Letter to
Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Press and Public Relations Department İstanbul Veterinerlik Fakültesi
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Güneş
İstanbul Üniversitesi Veteriner FakültesiBiyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Ayşen Altıner
and 1 other
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Serhat Özsoy
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ndeki hayvan kan bankasının yeniden açılmasını talep ediyorum. Türkiye’nin ilk hayvan kan bankası olarak duyurulmasının ardından kısa bir süre sonra kapatılan kan bankası aslında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu kısa sürede kanıtlamıştı. Pek çok hayvan, bu kan bankası sayesinde yaşam mücadelesinde hayata tutundu.

Üstelik kan bankası, sadece hayvanlara can vermekle kalmıyor, daha ileri tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için araştırma ve geliştirmelere olanak sağlıyordu. Kurulduğunda televizyon kanallarında duyurulan ve faydaları anlatılan kan bankası bugün artık yok. Bu yüzden hem araştırmalar geri kalıyor hem de tedavi imkanı olan onlarca can yok yere hayata veda ediyor.

Veterinerlik fakültelerini özel kliniklerden ayıran en büyük özellik komplike tüm hastalıklarda, müdahalelerde önemli bir çözüm noktası halinde olması. Kan bankası ise tedavilerin ve cerrahi müdahalelerin başarıya ulaşabilmesi için hayati rol oynuyor.

Sizden konuya gereken hassasiyeti göstermenizi ve birkaç yıl önce sevinçle kamuoyuna açıldığını duyurduğunuz kan bankasını yeniden hizmete açmanızı talep ediyorum.