

Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanı’na acil çağrımızdır: İklim taahhütlerini yerine getirin ve Ulusal Katkı Beyanı (NDC) 3.0’ı zamanında sunun!
Ulusal katkı beyanlarının teslim tarihi aslında Şubat 2025 olarak belirlenmişti. Ancak neredeyse hiçbir ülke sunum yapmadığı için son tarih Eylül 2025’e ertelendi. Türkiye de bu süreçte sorumluluk almalı, kendi Ulusal Katkı Beyanını (NDC 3.0) vakit kaybetmeden hazırlamalı ve Paris Anlaşması kapsamında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Sekretaryasına sunmalıdır.
Yeni NDC turu, karşı karşıya olduğumuz iklim acil durumuna uygun, gerçekten iddialı hedefler içermelidir. Çünkü:
- Küresel ısınmada 1,5°C sınırına neredeyse ulaştık. Bu eşik, yalnızca sembolik değil, aynı zamanda bilimsel olarak da acil ve kararlı eylemin gerekliliğini işaret ediyor.
- Eğer ısınma 2°C’yi aşarsa, sonuçlar çok daha yıkıcı olacak; özellikle de Türkiye’nin de içinde bulunduğu Küresel Güney’deki en kırılgan topluluklar için.
NDC 3.0, dünyanın emisyon azaltım hedeflerindeki ilerlemesini değerlendiren ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) bulguları ile uyumlu olmalıdır. Raporda açıkça ortaya konuldu: Dünya, hedeflerin çok gerisinde.
- Mevcut politikalar sürdürülürse yüzyılın sonunda küresel ısınma 2,9°C üzerinde olacak. Bu, Paris Anlaşması’nın 1,5°C hedefini tamamen imkânsız hale getirecek.
- Ayrıca, 2030 yılına kadar gerekli olan emisyon azaltımının yalnızca %25’i gerçekleştirilebilecek.
- Oysa bilim bize açıkça söylüyor: 1,5°C hedefinde kalabilmek için 2030’a kadar küresel emisyonların %43 azaltılması gerekiyor.
Dolayısıyla mevcut gidişatı düzeltmenin tek yolu, çok daha iddialı ve acilen hayata geçirilecek NDC’lerdir.
Paris Anlaşması yalnızca bir hukuk ya da siyaset belgesi değildir. Bu anlaşma, bir hayatta kalma sözleşmesidir. Ezici bilimsel kanıtlara, alarm veren IPCC raporlarına ve dünyanın dört bir yanındaki aşırı iklim olaylarına rağmen, hükümetlerin taahhütlerini güncellemeyi ve sunmayı krizin gerektirdiği aciliyet ve ciddiyetle yapmamaları kabul edilemez. Türkiye'nin de bu sorumluluktan kaçma lüksü yoktur.
2023’te açıklanan NDC biz gençler tarafından mahkemeye taşındı. Ancak mahkemeler, uluslararası sözleşmeleri yok sayıp davamızı reddetti. Şu anda davamız Anayasa mahkemesinde devam ediyor. NDC’ler yargı denetimine, biz gençlerin itirazlarına ve taleplerine açık olmalı.