Petition updateİklim Kriziyle Daha Güçlü Mücadele İçin Açtığımız İlk İklim Davasında Yanımızda Ol29. İklim Zirvesi devam ederken, İklim Davamız Anayasa Mahkemesi’nde!
Atlas SarrafoğluIstanbul, Türkiye
Dec 7, 2024

Türkiye’nin yetersiz iklim hedeflerine karşı verdiğimiz mücadelede önemli bir aşamayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Daha güçlü bir iklim politikası talebimizle, Türkiye’nin ilk iklim davasını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdık. Sesimizi daha fazla kişiye duyurmak için kampanyamızı paylaşabilirsiniz.


Geçtiğimiz hafta Azerbaycan’da dünya liderlerinin katılımıyla başlayan COP29’da Türkiye, 2053 Uzun Vadeli İklim Stratejisi’ni açıkladı. Ancak bu strateji, Paris İklim Anlaşması’nın 1,5°C hedefiyle uyumlu olmaktan çok uzak. Kömürden çıkışa dair net bir plan içermeyen ve emisyon azaltım hedeflerini somut adımlarla desteklemeyen bu yaklaşım, iklim krizine karşı gereken acil ve kararlı mücadeleyi sunamıyor.


Türkiye’nin 2023 yılında Birleşmiş Milletler’e sunduğu ulusal katkı beyanının da benzer şekilde yetersiz olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, geleceğimizi korumak için başlattığımız hukuki mücadelemizi kararlıklıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Danıştay, başvurumuzu “icra edilebilir bir idari karar” niteliğinde olmadığı gerekçesiyle reddetmiş olsa da, bu haklı mücadelemiz şimdi Anayasa Mahkemesi’nde devam ediyor!


Paris Anlaşması’na Uyumlu Hedefler Talep Ediyoruz


Türkiye’nin COP29’da açıkladığı 2053 Uzun Vadeli İklim Stratejisi, kömürden çıkış ve emisyon azaltımı konusunda net bir plan sunmuyor. Bu durum, Paris Anlaşması'nın 1,5°C hedefiyle uyumlu değil. Sadece vaatler değil, acil ve somut adımlar atılması gerekiyor.


İklim krizi sadece çevreyle ilgili bir sorun değil; bu kriz, genç nesillerin geleceğini tehdit eden ve insan haklarını doğrudan etkileyen bir küresel sorun. Yenilenebilir enerjiye geçiş hızlandırılmadan, emisyonlar kararlı bir şekilde azaltılmadan ve fosil yakıtlardan çıkış sağlanmadan bu krizin üstesinden gelmek mümkün değil. Yalnızca hedefler belirlemek yetmez; bunları hayata geçirecek somut plan ve taahhütler gerekiyor. Nükleer enerjiye dayalı politikalar yerine, temiz, güvenilir ve erişilebilir enerji çözümlerine odaklanılmalı.


Doğa, yarım tedbirlerle yetinmiyor; kapsamlı ve köklü bir değişim bekliyor. Emisyonlarımız artmaya devam ederken, bu dava sadece bugünümüz için değil, adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için de kritik bir öneme sahip.


Bu dava, sadece sera gazı emisyonlarının düzenlenmesiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda iklim krizinin yıkıcı etkilerinin tüm çocukların ve gençlerin temel hakları üzerindeki etkilerini de ortaya koyuyor. Bizler, iklim adaletinin sağlanması ve gelecek nesillerin yaşanabilir bir dünyada büyüyebilmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz. 


Hep birlikte, Türkiye'nin uluslararası taahhütlerini yerine getirmesini ve gelecek nesiller için adil bir iklim politikası oluşturulmasını sağlayabiliriz. Siz de bu mücadeleye destek olmak için kampanyayı sosyal medya kanallarınızdan paylaşabilirsiniz. Rüzgarın yönünü değiştirebiliriz, çünkü umut hala bizde!

 

Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X