İklim Afetleriyle Mücadele için Güçlü bir İklim Kanunu İstiyoruz

Kampanya metni

Bizler, yıllardır iklim krizi ile mücadele eden, tüm canlıların iklim ve gelecek haklarını savunan gençleriz. Ülkemizi iklim krizi kaynaklı aşırı hava olayları ve afetlere karşı dirençli hale getirerek bir iklim kanunu istiyoruz. 

6 Şubat günü yaşanan Büyük Güneydoğu Depremi sonrasında ülkece fark ettik ki; uzun süredir alanında uzman bilim insanları dinlenmediğinde doğa olayları bir felaket ile son buluyor. 

Bilim insanları yıllardır iklim krizi ile ilgili uyarılarda bulunuyor ve iklim krizinin “tartışmasız bir gerçek” olarak tanımlıyorlar. Karar alıcılar ise bilim insanlarının ikazlarına kulak vermiyorlar. Şimdi, iklim kanununun meclise sunulması gündemdeyken, iklim kanunu süreçlerine uzmanların ve sivil toplumun da dahil edilmesini, iklim kanunu hazırlanırken bilime kulak verilmesini istiyoruz. Türkiye Genç İklim Hareketi olarak bizler, iklim krizi konusunun da benzer bir felakete dönüşmesini engellemek istiyoruz.

Kampanyamıza ve geleceğimize destek olan tüm karar alıcılar aşağıdaki maddelerden sorumludur.

  • Karar alma ve politika yapma süreçlerine, özellikle İklim Kanunu sürecine; Türkiye Genç İklim Hareketi’nden gençler ve sivil toplum kuruluşları dahil edilmeli. Tüm süreçler şeffaf bir şekilde ilerletilmeli.
  • Bilim temelli bir iklim kanunu oluşturulmalı.
  • Şehirler depremlere ve iklim krizi kaynaklı afetlere dirençli hale getirilmeli.
  • Depozito iade sistemi 2024 yılında başlamalı
  • Eko kırım suç sayılmalı.Türkiye’nin 2022 yılı Kasım ayında COP27’de açıkladığı ulusal katkı beyanının güncellenmesi ve 2053 karbon nötr olma hedefi ile uyumlu olarak, “2030’a kadar %35 mutlak azaltım” olarak yeniden belirlenmesi sağlanmalı.
  • En geç 2030’a kadar adil dönüşüm kapsamında başta kömür olmak üzere fosilden çıkmak için harekete geçilmeli, termik ve nükleer santraller kapatılmalı, yeşil enerjiye geçiş hızlanmalı
  • Orman yangınlarıyla etkin mücadele edilmeli, yangın söndürme teçhizatlarının aylık denetlenmesi ve eksiklerin tamamlanması sağlanmalı.

Bizler geleceğimizi güvence altına alan, iklim krizi ve eko-kırımlara karşı net ve somut eylem planlarını açıklayabilen, deprem gibi afetleri ciddiye alıp bilimin ışığında mücadele planları yapan bir meclis istiyoruz. İklim dostu bir Türkiye için geç kalmadan harekete geç!

Türkiye Genç İklim Hareketi
İklim Öncüleri
İklim için Türkiye
İklim Değişmeden Değiş
TİHAP
Youth for Climate Türkiye
Uluslararası Çocuk Hakları Elçileri Derneği: ICHILD

Eğer karar vericiyseniz bu kampanyayı imzalayanlara açıklama yapmak için buradaki iletişim formunu doldurabilirsiniz.

19.077

Kampanya metni

Bizler, yıllardır iklim krizi ile mücadele eden, tüm canlıların iklim ve gelecek haklarını savunan gençleriz. Ülkemizi iklim krizi kaynaklı aşırı hava olayları ve afetlere karşı dirençli hale getirerek bir iklim kanunu istiyoruz. 

6 Şubat günü yaşanan Büyük Güneydoğu Depremi sonrasında ülkece fark ettik ki; uzun süredir alanında uzman bilim insanları dinlenmediğinde doğa olayları bir felaket ile son buluyor. 

Bilim insanları yıllardır iklim krizi ile ilgili uyarılarda bulunuyor ve iklim krizinin “tartışmasız bir gerçek” olarak tanımlıyorlar. Karar alıcılar ise bilim insanlarının ikazlarına kulak vermiyorlar. Şimdi, iklim kanununun meclise sunulması gündemdeyken, iklim kanunu süreçlerine uzmanların ve sivil toplumun da dahil edilmesini, iklim kanunu hazırlanırken bilime kulak verilmesini istiyoruz. Türkiye Genç İklim Hareketi olarak bizler, iklim krizi konusunun da benzer bir felakete dönüşmesini engellemek istiyoruz.

Kampanyamıza ve geleceğimize destek olan tüm karar alıcılar aşağıdaki maddelerden sorumludur.

  • Karar alma ve politika yapma süreçlerine, özellikle İklim Kanunu sürecine; Türkiye Genç İklim Hareketi’nden gençler ve sivil toplum kuruluşları dahil edilmeli. Tüm süreçler şeffaf bir şekilde ilerletilmeli.
  • Bilim temelli bir iklim kanunu oluşturulmalı.
  • Şehirler depremlere ve iklim krizi kaynaklı afetlere dirençli hale getirilmeli.
  • Depozito iade sistemi 2024 yılında başlamalı
  • Eko kırım suç sayılmalı.Türkiye’nin 2022 yılı Kasım ayında COP27’de açıkladığı ulusal katkı beyanının güncellenmesi ve 2053 karbon nötr olma hedefi ile uyumlu olarak, “2030’a kadar %35 mutlak azaltım” olarak yeniden belirlenmesi sağlanmalı.
  • En geç 2030’a kadar adil dönüşüm kapsamında başta kömür olmak üzere fosilden çıkmak için harekete geçilmeli, termik ve nükleer santraller kapatılmalı, yeşil enerjiye geçiş hızlanmalı
  • Orman yangınlarıyla etkin mücadele edilmeli, yangın söndürme teçhizatlarının aylık denetlenmesi ve eksiklerin tamamlanması sağlanmalı.

Bizler geleceğimizi güvence altına alan, iklim krizi ve eko-kırımlara karşı net ve somut eylem planlarını açıklayabilen, deprem gibi afetleri ciddiye alıp bilimin ışığında mücadele planları yapan bir meclis istiyoruz. İklim dostu bir Türkiye için geç kalmadan harekete geç!

Türkiye Genç İklim Hareketi
İklim Öncüleri
İklim için Türkiye
İklim Değişmeden Değiş
TİHAP
Youth for Climate Türkiye
Uluslararası Çocuk Hakları Elçileri Derneği: ICHILD

Eğer karar vericiyseniz bu kampanyayı imzalayanlara açıklama yapmak için buradaki iletişim formunu doldurabilirsiniz.

Karar Vericiler

Nermin Yıldırım Kara
CHP 28. Dönem Milletvekili
Yanıtlandı
Türkiye Genç İklim Hareketi Destek Açıklaması Türkiye, iklim krizi ile mücadelede kritik bir dönemeçte bulunuyor. Bu süreçte, bilim temelli ve kapsayıcı bir İklim Kanunu'nun hayati önemi büyük. Türkiye'nin ve tüm dünyanın karşı karşıya olduğu bu kriz, tüm toplum kesimlerinin katılımıyla ele alınması gereken bir mesele. Bu çerçevede, Türkiye Genç İklim Hareketi gibi genç ve dinamik sivil toplum hareketleri, yürüttükleri kampanyalar ve çalışmalarla krizin toplumsal görünürlüğünü artırarak, iklim krizine dair olan duyarlılığı artırmakta ve bu sorunun günlük yaşantımıza olan kritik etkilerini tüm karar alıcılara hatırlatmaktadır. Özellikle, Türkiye Genç İklim Hareketi gibi sivil oluşumlar, iklim kriziyle mücadelede ön saflarda yer almakta ve bu alanda yapılan çalışmaların politika oluşturma ve karar alma süreçlerine doğrudan dahil edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye Genç İklim Hareketi’nin öne çıkardığı haklı talepleri destekliyorum ve bilinçli bir toplum oluşturmanın, yalnızca mevcut yasal düzenlemelerle değil, aynı zamanda aktif sivil toplum katılımıyla mümkün olabileceğini belirtmek istiyorum. Bu nedenle, kapsayıcı ve bilim temelli bir İklim Kanunu'nun tüm paydaşların katkılarıyla hayata geçirilmesi, tüm bu çabaların somut bir neticeye ulaşmasında kilit bir adım olacaktır. Hazırlanacak İklim Kanunu'nun kapsamı, şeffaf bir şekilde ve tüm paydaşların katkılarıyla belirlenmelidir. Bu kanunun bir ticaret sözleşmesine dönüşmesinin önünde durmak için tüm paydaşlarla birlikte mücadele etmeli ve her fırsatta iklim krizine karşı mücadelenin ve doğayı öncelemenin önemini vurgulamalıyız. Nitekim iklim krizi sadece doğal felaketlerin şiddeti ve sıklığını tetiklememekte, aynı zamanda göç krizine, gıda krizine, artan sağlık sorunlarına ve toplumlar üzerinde büyük ekonomik kayıplara da sebep olmaktadır. İşlek bir uluslararası göç koridorlarından olan ülkemizde, gıda ve tarım sistemlerini olumsuz etkilemekte; şehirlerdeki altyapı ve üstyapı ağır bir yük altına sokmakta; sosyo-kültürel ve demografik yapı üzerinde gerilimler meydana getirmektedir. 1. İklim Kanunu’nun, bilimsel verilere dayanarak iklim kriziyle etkin bir şekilde mücadele etmeyi hedeflemesi nihai amaç olmalı ve kanunun hazırlanışı sırasında bilim insanları, çevre mühendisleri ve iklim uzmanları gibi alanında deneyimli kişilerle işbirliği yapılmalı ve STK’ların haklı taleplerine kulak verilmelidir. 2. Fosil yakıtların kullanımının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapılması gibi önemli adımları içermeli, böylece ülkenin enerji bağımsızlığını ve çevresel sürdürülebilirliğini artırmalıdır; 3. İklim krizinin yol açtığı doğal felaketlere karşı dayanıklı şehirler inşa etme, orman yangınlarıyla mücadele etme ve afetlere hazırlıklı olma gibi konulara odaklanan altyapısal düzenlemeler de kanun kapsamında değerlendirilmeli; 4. İklim krizine karşı daha savunmasız olan toplumun kırılgan kesimlerinin korunması için toplumsal cinsiyet eşitliği gözetilerek hazırlanmalı, özellikle kadın ve çocukların güvenliğini ve haklarını koruyacak düzenlemeleri içermelidir. 5. Son olarak, iklim krizi, sadece çevresel bir felaket olmanın ötesinde, derinlemesine bir insan hakları sorunudur. Gelecek nesillerin temiz hava ve su gibi en temel haklardan yararlanma şansını azaltırken, şimdiki nesilleri de sel, kuraklık ve doğal kaynakların yok oluşu gibi yıkıcı etkilerle karşı karşıya bırakıyor. Bu evrensel tehdit, özellikle en savunmasızları vurarak, küresel adaletsizlikleri daha da derinleştiriyor ve bizi acilen harekete geçmeye, insanlığın ve gezegenin geleceğini korumaya çağırıyor. Bu küresel kriz karşısında, hep birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yok. Suyumuzu, havamızı, ve toprağımızı, yaşamsal tüm kaynaklarımızı savunmak için dayanışmalıyız!
TBMM Çevre Komisyonu
TBMM Çevre Komisyonu
Murat KURUM
Murat KURUM
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı
TBMM-Türkiye Büyük Millet Meclisi
TBMM-Türkiye Büyük Millet Meclisi
Mehmet Özhaseki
Mehmet Özhaseki
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 18 Şubat 2023 tarihinde başlatıldı