

Değerli destekçilerim,
“Gazze de katliam dursun” imza kampanyamızda umud bağladığımızdan değil, kamuoyu baskısı oluşturmak adına Birleşmiş Milletleri muhatap göstermiştik.
Buna rağmen Birleşmiş Milletler temsilcisi bizi bile şaşırtarak, yıllardır Filistin halkına yapılan baskı ve şiddete dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Akabinde ABD ve İsrail yetkilileri rest çekti ve temsilci susturuldu.
Filistin sivil halkı an ve an bombardıman altında ve hergün yüzlerce çocuk dahil siviller ölürken, dünyanın süper güçleri Ortadoğu ‘ya güçlerini gönderdi veya göndermek üzere.
Abd, İsrail, Almanya, Fransa,İngiltere bir taraf, Çin, Rusya ,İran bir tarafta.
Filistin bahane, Ortadoğu şahane..
Adım adım Bop
Böl parçala yönet.
İsrail, kamuoyunu vadedilen topraklar ile Heşaya Kehanetiyle avuta dursun, ABD nin ve yahudi lobisinin Akdeniz’ e, Ortadoğu’ya, petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olma isteği, aysberg in öbür yüzü.
Burada benim kanaatim Rusya pasta nın kendine düşen kısmına sahip olursa, Filistin halkı çok da umrunda olmaz.
Suriye de Amerika ile fifty fifty bunu gördük.
İran ve Türkiye.
Burada emperyal güçler, gücünü gösterebilirse İran ‘a bir gün sıra gelir.
Burada Türkiye nin durumu ne olur?
Türkiye olaya en çok insani yönüyle bakar. Gücünü de sınırsız bu yönde kullanır. Ama sadece insani yönüyle bakmakla kalamaz. Çünkü vadedilen topraklarda güneydoğu Hatta Ağrı var.
Akdeniz gibi en uzun sınıra sahip olunan mavi vatan var.
Bunlar satranç taşı adımları gibi yürür.
biz yine insani yönüne dönelim.
Papa imza kampanyamızda dikkat çektiğimiz ve çözüm önerimiz olarak sunduğumuz Kudüs’ün üç semavi dinin özgürce yaşandığı bir özel statülü bölge olması önerisinde bulundu.
Gerçekleşmelidir.
Ve an itibariyle İsrail de, baş kentte, Tek Aviv’de siren sesleri.
Allah büyüktür.