Fırtına'da Talana Hayır


Fırtına'da Talana Hayır
Kampanya metni
Fırtına Vadisi’nde neler oluyor?
90’lı yılların sonlarında sabah uyandıklarında vadilerinde iş makinelerini gören yerliler şaşkınlıkla ne olduğunu anlamaya çalışırken, Fırtına deresi üzerinde HES projeleri yapılmak istendiğini öğrendiler.
Sonrasında davalar ve eylemlerle süreç başladı ve HES davası kapandı. Ancak bitmedi, yıllar sonra Yeşil Yol denilen bir projeyle geldiler. Yaylalar birbirine bağlanacak, turizm gelişecek denildi halka, ancak onun da bir yıkım projesi olduğu anlaşıldı. Ses yükseltildi, eylemler yapıldı ancak yollar yapıldı itirazlara rağmen.
Bugün kimsenin kullanmadığı bu yollar ne amaca hizmet edecekti?
Şimdilerde de hummalı bir faaliyetle vadide iş makineleri çalışıyor.
Çamlıhemşin’den Ayder yoluna bağlanacak bir tünel ve devamında viyadüklerle vadinin yukarılarına doğru devam edecek yok projeleri. Akabinde, 1. Derece SİT alanında düşürülen ve yapılaşmaya açılan eski çayırlıklar ve yaylalar. Belki sonrasında memleketin her yerinde olduğu gibi maden projeleri!
Durum gerçekten vahim. Bu tabloya bakıldığında şimdiden sesimizi yükseltmez ve itiraz etmezsek, yakın bir gelecekte kendi topraklarımızın sahibi değil ziyaretçisi bile olamayacağız.
Yapılaşmaya açılan bu alanlarda dışarıdan birçok firmaya otel ve benzeri tesis yapılabilmesinin önü açılacak. Yerli halkın istifade etmesi engellenecek ve bu alanlardan uzaklaştırılacağız. Bunlar bir masal değil, geçmişte çok örneği görülmüş acı gerçekler.
Bugün bu alanların, yarın da başka alanların yapılaşmaya açılması söz konusu. Çamlıhemşin’den Zilkale’ye kadar giden bütün yerleşimler tepeden tırnağa yapılaşmaya açılıyor. İtiraz edelim ve bize dayatılan bu senaryoyu kabul etmeyelim! Çamlıhemşin, inşaat şirketlerinin arka bahçesi değildir.

8.864
Kampanya metni
Fırtına Vadisi’nde neler oluyor?
90’lı yılların sonlarında sabah uyandıklarında vadilerinde iş makinelerini gören yerliler şaşkınlıkla ne olduğunu anlamaya çalışırken, Fırtına deresi üzerinde HES projeleri yapılmak istendiğini öğrendiler.
Sonrasında davalar ve eylemlerle süreç başladı ve HES davası kapandı. Ancak bitmedi, yıllar sonra Yeşil Yol denilen bir projeyle geldiler. Yaylalar birbirine bağlanacak, turizm gelişecek denildi halka, ancak onun da bir yıkım projesi olduğu anlaşıldı. Ses yükseltildi, eylemler yapıldı ancak yollar yapıldı itirazlara rağmen.
Bugün kimsenin kullanmadığı bu yollar ne amaca hizmet edecekti?
Şimdilerde de hummalı bir faaliyetle vadide iş makineleri çalışıyor.
Çamlıhemşin’den Ayder yoluna bağlanacak bir tünel ve devamında viyadüklerle vadinin yukarılarına doğru devam edecek yok projeleri. Akabinde, 1. Derece SİT alanında düşürülen ve yapılaşmaya açılan eski çayırlıklar ve yaylalar. Belki sonrasında memleketin her yerinde olduğu gibi maden projeleri!
Durum gerçekten vahim. Bu tabloya bakıldığında şimdiden sesimizi yükseltmez ve itiraz etmezsek, yakın bir gelecekte kendi topraklarımızın sahibi değil ziyaretçisi bile olamayacağız.
Yapılaşmaya açılan bu alanlarda dışarıdan birçok firmaya otel ve benzeri tesis yapılabilmesinin önü açılacak. Yerli halkın istifade etmesi engellenecek ve bu alanlardan uzaklaştırılacağız. Bunlar bir masal değil, geçmişte çok örneği görülmüş acı gerçekler.
Bugün bu alanların, yarın da başka alanların yapılaşmaya açılması söz konusu. Çamlıhemşin’den Zilkale’ye kadar giden bütün yerleşimler tepeden tırnağa yapılaşmaya açılıyor. İtiraz edelim ve bize dayatılan bu senaryoyu kabul etmeyelim! Çamlıhemşin, inşaat şirketlerinin arka bahçesi değildir.

8.864
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 22 Mart 2024 tarihinde başlatıldı