
Derya Tolgay'ın yönettiği Açık Radyo Dünya Mirası Adalar programının 14 Aralık 2021 tarihindeki konuğu, Tekirdağ Ergene Derin Deşarj A.Ş.'ne davayı açan Avukat Tunç Lokum oldu.
Programın podcast yayınına https://acikradyo.com.tr/dunya-mirasi-adalar/marmara-denizi-icin-cevre-hukuku-davasi-acildi linkinden ulaşabilirsiniz.
Aşağıda, linkin içinde bulunan tam dava metninden bazı alıntılar yer almaktadır:
"Sanayi kaynaklı atıkların arıtılarak Marmara Denizi’ne derin deşarj yöntemiyle boşaltılması hedeflenen Ergene Havzası Koruma Eylem Planı adı altındaki projede, endüstriyel atık suların arıtma maliyetlerinden ve diğer külfetlerden kaçınmak adına arıtılmadan Marmara Denizi’ne deşarj edilmesi faaliyetlerini yürütmek için, 2 Nisan 2013 yılında davalı Tekirdağ Ergene Derin Deniz Deşarj A.Ş. unvanlı bir şirket kurulmuştur.
Davalı şirketin kuruluş ana sözleşmesinin Amaç ve Konu başlıklı 3. maddesinde “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan mevzuat değişiklikleri doğrultusunda, arıtılmış suyun renksizleştirme parametrelerini sağlamanın arıtma maliyetini 2 katına çıkaracağı hesaplandığından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, ve Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’nın önerisi ile arıtılmış ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN, ARITILMIŞ SUYUN RENKSİZLEŞTİRME VE İLETKENLİK PARAMETRESİ UYGULANMAKSIZIN, MARMARA DENİZİ’NE DEŞARJININ GERÇEKLEŞTİRİLMESİ, ŞİRKETİN TEMEL AMACIDIR.” ibaresi yer almaktadır.
Bizzat davalı şirketin ana sözleşmesinde kuruluş amacının aslında endüstriyel atıkların gerekli arıtma standartları sağlanmaksızın ve mevzuat değişikliklerine uyum sağlanmaksızın Marmara Denizi’ne deşarj edilmesi olduğu, her ne kadar ana sözleşmede “arıtılmış endüstriyel atık suların deşarjı” ibaresi kullanılsa da, söz konusu arıtmanın ne tür bir arıtma olduğunun belirsiz olduğu, şirketin ana sözleşmesinin mevzuata ve emredici hükümlere aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin hiçbir arıtma parametresine uyulmaksızın Ergene Nehri’ne boşaltılan atık suları Marmara Denizi’ne boşaltması öncelikle anayasaya, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere (Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ve Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi) ve yürürlükteki diğer mevzuat hükümlerine de aykırıdır."
Dava dilekçesinin NETİCE VE TALEP bölümünde ise:
- Davalı şirketin umuma ait bir su varlığı olan Marmara Denizi’ne endüstriyel atık suların deşarjı suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin ve muarazanın önlenmesi, eski halin iadesi,
- Mahkeme aksi kanaatte ise endüstriyel atık suların tamamıyla arıtılmak ve/veya yasal mevzuatta öngörülen arıtma kriterlerine uymak suretiyle temiz bir biçimde deşarjı,
- Davalı tarafın Marmara Denizi’ne yönelik fiilleri telafisi imkansız zararlara yol açacağından, davalı şirketin endüstriyel atık suların Marmara Denizi’ne deşarjı faaliyetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi,
- Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep edilmektedir.