

Engelli Hakları Lütuf Değil, Haktır!
Kampanya metni
ENGELLİ BİREYLER, ENGELLİ EMEKLİLER VE BAKIM VEREN AİLELER İÇİN İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR YAŞAM İSTİYORUZ!
Çocuğundan yaşlısına, çalışanından emeklisine — Türkiye'deki her engelli birey ve onlara bakan aileler aynı mücadeleyi veriyor: HİÇBİR ENGELLİ BİREY, HİÇBİR AİLE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR.
Engelli bireyler merhametin veya fedakârlığın nesnesi değil, hakların öznesidir. Ayrıcalık istemiyoruz; Anayasa'nın ve yasaların tanıdığı hakların kâğıt üzerinde kalmayıp hayatta karşılığının olmasını istiyoruz.
“BİZ ÖLDÜKTEN SONRA ÇOCUĞUMUZA NE OLACAK?”
Binlerce anne ve babanın yıllardır sorduğu en ağır sorulardan biri budur. Bu sorunun cevabı yalnızca ailelerin omuzlarına bırakılamaz.
Engelli bireyin geleceği anne ve babasının ömrüne bağlı olmamalıdır. Özellikle yüksek düzeyde desteğe ihtiyaç duyan her engelli birey için ailesi hayattayken kişiye özel bir “Bireysel Yaşam ve Gelecek Planı” hazırlanmalıdır.
Ailesi yaşlandığında veya hayatını kaybettiğinde engelli bireyin; barınması, bakımı, sağlığı, ekonomik güvencesi, hukuki korunması, sosyal yaşamı ve mümkün olan en yüksek düzeyde kendi tercihleri doğrultusunda yaşayabilmesi önceden planlanmalıdır.
Ailesini kaybeden veya aile desteği bulunmayan engelli bireyler büyük, kapalı ve toplumdan izole kurumlara mahkûm edilmemelidir. İnsan hakları temelinde, toplum içinde yaşamalarını sağlayacak destekli ve bağımsız yaşam modelleri geliştirilmelidir.
Engelli birey yalnızca bakım verilecek bir kişi değildir. Kendi yaşamının öznesidir.
Bu korkuyu büyüten bir başka gerçek daha var: Bakım verenlerin kendi gelecekleri de güvence altında değildir.
BAKIM EMEKTİR. EMEĞİN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNDE KARŞILIĞI OLMALIDIR.
Bir anne, baba, eş veya kardeşin yıllarca, kimi zaman ömür boyu bakım veren, refakatçi ve kriz yöneticisi olması bekleniyor. Bu yoğun sorumluluk nedeniyle çalışamayan insanlara “prim günün yok, emekli olamazsın” denilmesini kabul etmiyoruz.
Uzun süreli bakım verenlerin bakım süreleri sosyal güvenlik sistemi içinde tanınmalı, devlet uygun prim desteği sağlamalı ve bakım verenlerin emeklilik hakkına kavuşması güvence altına alınmalıdır.
TALEPLERİMİZ
Bizler, bakım sorumlulukları nedeniyle çalışma hayatına katılamayan kişilerin bakım sürelerinin sosyal güvenlik sistemi kapsamında tanınmasını ve emeklilik haklarının güvence altına alınmasını talep ediyoruz.
Ancak bakım verenlerin ve engelli bireylerin karşılaştığı sorunlar bununla sınırlı değil. Bunun yanında:
- Engelli aylıklarının gerçek yaşam ve bakım maliyetleri dikkate alınarak insan onuruna yaraşır düzeye yükseltilmesini,
- Sosyal destek ve evde bakım yardımı kriterlerinin hane geliri yerine bireyin gerçek ihtiyacına göre yeniden düzenlenmesini,
- Engelli bireylerin kazanılmış emeklilik haklarının korunmasını, 7538 sayılı Kanun sonrası mağduriyetlerin giderilmesini ve SGK değerlendirmelerinin adil, öngörülebilir hale getirilmesini,
- Emekli engelli bireylerin aylıklarında bakım ve sağlık maliyetlerinin dikkate alınmasını, sosyal desteklerde otomatik hak kaybı yaşanmamasını,
- Türkiye genelinde Mola Bakım / Aileye Nefes Hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını, bakım verenlere ücretsiz eğitim ve psikolojik destek sağlanmasını,
- Özel eğitim ve rehabilitasyonun bireysel ihtiyaca göre planlanmasını, kaynaştırma eğitiminin gerçek destekle uygulanmasını,
- İhtiyaç duyan engelli öğrencilere eğitim süresince gerekli profesyonel destek personelinin sağlanmasını,
- Sağlık, ilaç, medikal malzeme ve yardımcı cihazlara erişimin ekonomik güce bağlı olmamasını,
- Engelli istihdamının artırılmasını ve ilgili yükümlülüklerin etkin denetlenmesini,
- Fiziksel ve dijital erişilebilirlik yükümlülüklerinin eksiksiz uygulanmasını,
- Yüksek destek ihtiyacı olan bireyler için Bireysel Yaşam ve Gelecek Planı hazırlanmasını, aile desteği olmayanlar için bağımsız yaşam modellerinin geliştirilmesini,
- Engelli bireylerin şiddet, ihmal ve istismara karşı korunmasının güçlendirilmesini ve adalete erişimin kolaylaştırılmasını,
- Engelli bireyleri ilgilendiren tüm kanun ve politikaların hazırlanmasında engelli bireylerin ve onları temsil eden STK'ların doğrudan karar süreçlerine katılmasını
TALEP EDİYORUZ.
ENGELLİLİK YOKSULLUK SEBEBİ OLMAMALIDIR
Tedavi, rehabilitasyon, ilaç, medikal malzeme, ortez-protez, ulaşım ve bakım giderleri engelli bireylerin ve ailelerinin ekonomik yükünü ağırlaştırıyor. Sosyal desteklerin yalnızca hane geliri üzerinden değerlendirilmesini adil bulmuyoruz; engelli bireyin gerçek ihtiyacı esas alınmalı, aylıklar insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak seviyede olmalıdır. Evde bakım yardımının gelir kriterleri de ailelerin gerçek bakım giderleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.
ENGELLİ EMEKLİLER: YENİ BİR HAK DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ!
Yıllarca çalışıp prim ödeyen engelli bireylerin emeklilik beklentileri, sonradan yapılan sistem değişiklikleri (özellikle 7538 sayılı Kanun) nedeniyle mağduriyete dönüşmemelidir. SGK sağlık kurullarındaki çalışma gücü kaybı değerlendirmeleri açık, adil ve öngörülebilir olmalıdır. Emekli olmuş engelli bireyler de unutulmamalı: engellilik emeklilikle sona ermez, sağlık ve bakım giderleri devam eder. Aylıklar ve sosyal destekler bu durum dikkate alınarak sürmelidir.
AİLELERİN DE NEFES ALMAYA HAKKI VAR
7 gün 24 saat bakım sorumluluğu tek başına üstlenilemez. Bakım verenlerin bilgiye, eğitime, psikolojik desteğe ve dinlenmeye de ihtiyacı var. Türkiye genelinde kısa süreli, güvenilir profesyonel destek sunan "Mola Bakım / Aileye Nefes Hizmetleri" yaygınlaştırılmalı; bakım, iletişim, engelli hakları ve kriz yönetimi konularında ücretsiz eğitimler verilmeli; psikolojik destek hizmetlerine erişim sağlanmalıdır. Bakım verenin tükenmesini bekleyen değil, tükenmeden önce destekleyen bir sistem istiyoruz.
EĞİTİM, SAĞLIK VE ERİŞİLEBİLİRLİK BİRER HAKTIR
Özel eğitim ve rehabilitasyon standart sürelerle sınırlandırılmamalı, bireyin gerçek ihtiyacına göre planlanmalıdır. Hiçbir çocuk engeli nedeniyle okuldan dışlanmamalı, kaynaştırma eğitimi uygulamada gerçek desteklerle hayata geçirilmelidir. Sağlık hizmetlerine, ilaçlara, medikal malzeme ve yardımcı cihazlara erişim ekonomik nedenlerle engellenmemelidir. Kaldırımlar, toplu taşıma, kamu kurumları ve dijital hizmetler herkes için erişilebilir olmalı; bu hükümler yalnızca mevzuatta değil, uygulamada ve denetimde karşılık bulmalıdır.
ÇALIŞMA HAYATI VE GELECEK GÜVENCESİ
Engelli bireylerin istihdama erişiminin önündeki engeller kaldırılmalı, kamu ve özel sektörde engelli istihdamı etkin biçimde denetlenmelidir. İşyerlerinde gerekli makul düzenlemeler yapılmalıdır. Çalışamayacak durumda olanların yaşamı ailelerinin maddi gücüne bırakılmamalıdır.
Ayrıca engelli çocukların, kadınların ve kendini korumakta güçlük yaşayan bireylerin şiddet, ihmal ve istismara karşı korunması güçlendirilmeli; adalete erişimleri kolaylaştırılmalı; kültür, sanat, spor ve toplumsal yaşama eşit katılımları sağlanmalıdır.
BİZSİZ, BİZİM İÇİN KARAR VERMEYİN!
Bu çağrı; engelli çocukların, gençlerin, yetişkin ve yaşlı engelli bireylerin, çalışan veya çalışamayan engelli bireylerin, engelli emeklilerin ve yıllarını sevdiklerinin bakımına veren ailelerin ortak sesidir. İhtiyaçlarımız farklı olabilir, ama ortak talebimiz aynı: EŞİT YURTTAŞLIK.
Türkiye'deki tüm engelli derneklerini, federasyonları, STK'ları, hak savunucularını, akademisyenleri, hukukçuları, sağlık ve eğitim çalışanlarını ve tüm vatandaşlarımızı bu çağrının yanında olmaya davet ediyoruz.
Biz yılın 365 günü buradayız. Yardım değil, HAKLARIMIZI İSTİYORUZ!
Bakım emektir.
Eğitim haktır.
Sağlık haktır.
Erişilebilirlik haktır.
Çalışmak haktır.
Sosyal güvence haktır.
Emeklilik haktır.
Kazanılmış hakkın korunması haktır.
Dinlenmek haktır.
Güvende olmak haktır.
Toplumsal yaşama katılmak haktır.
Geleceğini güvence altında bilmek haktır.
Bağımsız ve insan onuruna yaraşır bir yaşam HAKTIR.
Bugün atacağınız imza yalnızca bir internet kampanyasına atılmış bir imza değildir.
Engelli bireylerin, engelli emeklilerin ve bakım veren ailelerin eşit yurttaşlık mücadelesine verilen bir sestir.
İMZALA • PAYLAŞ • SESİMİZE SES OL HİÇBİR ENGELLİ BİREY, HİÇBİR AİLE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR.

297
Kampanya metni
ENGELLİ BİREYLER, ENGELLİ EMEKLİLER VE BAKIM VEREN AİLELER İÇİN İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR YAŞAM İSTİYORUZ!
Çocuğundan yaşlısına, çalışanından emeklisine — Türkiye'deki her engelli birey ve onlara bakan aileler aynı mücadeleyi veriyor: HİÇBİR ENGELLİ BİREY, HİÇBİR AİLE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR.
Engelli bireyler merhametin veya fedakârlığın nesnesi değil, hakların öznesidir. Ayrıcalık istemiyoruz; Anayasa'nın ve yasaların tanıdığı hakların kâğıt üzerinde kalmayıp hayatta karşılığının olmasını istiyoruz.
“BİZ ÖLDÜKTEN SONRA ÇOCUĞUMUZA NE OLACAK?”
Binlerce anne ve babanın yıllardır sorduğu en ağır sorulardan biri budur. Bu sorunun cevabı yalnızca ailelerin omuzlarına bırakılamaz.
Engelli bireyin geleceği anne ve babasının ömrüne bağlı olmamalıdır. Özellikle yüksek düzeyde desteğe ihtiyaç duyan her engelli birey için ailesi hayattayken kişiye özel bir “Bireysel Yaşam ve Gelecek Planı” hazırlanmalıdır.
Ailesi yaşlandığında veya hayatını kaybettiğinde engelli bireyin; barınması, bakımı, sağlığı, ekonomik güvencesi, hukuki korunması, sosyal yaşamı ve mümkün olan en yüksek düzeyde kendi tercihleri doğrultusunda yaşayabilmesi önceden planlanmalıdır.
Ailesini kaybeden veya aile desteği bulunmayan engelli bireyler büyük, kapalı ve toplumdan izole kurumlara mahkûm edilmemelidir. İnsan hakları temelinde, toplum içinde yaşamalarını sağlayacak destekli ve bağımsız yaşam modelleri geliştirilmelidir.
Engelli birey yalnızca bakım verilecek bir kişi değildir. Kendi yaşamının öznesidir.
Bu korkuyu büyüten bir başka gerçek daha var: Bakım verenlerin kendi gelecekleri de güvence altında değildir.
BAKIM EMEKTİR. EMEĞİN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNDE KARŞILIĞI OLMALIDIR.
Bir anne, baba, eş veya kardeşin yıllarca, kimi zaman ömür boyu bakım veren, refakatçi ve kriz yöneticisi olması bekleniyor. Bu yoğun sorumluluk nedeniyle çalışamayan insanlara “prim günün yok, emekli olamazsın” denilmesini kabul etmiyoruz.
Uzun süreli bakım verenlerin bakım süreleri sosyal güvenlik sistemi içinde tanınmalı, devlet uygun prim desteği sağlamalı ve bakım verenlerin emeklilik hakkına kavuşması güvence altına alınmalıdır.
TALEPLERİMİZ
Bizler, bakım sorumlulukları nedeniyle çalışma hayatına katılamayan kişilerin bakım sürelerinin sosyal güvenlik sistemi kapsamında tanınmasını ve emeklilik haklarının güvence altına alınmasını talep ediyoruz.
Ancak bakım verenlerin ve engelli bireylerin karşılaştığı sorunlar bununla sınırlı değil. Bunun yanında:
- Engelli aylıklarının gerçek yaşam ve bakım maliyetleri dikkate alınarak insan onuruna yaraşır düzeye yükseltilmesini,
- Sosyal destek ve evde bakım yardımı kriterlerinin hane geliri yerine bireyin gerçek ihtiyacına göre yeniden düzenlenmesini,
- Engelli bireylerin kazanılmış emeklilik haklarının korunmasını, 7538 sayılı Kanun sonrası mağduriyetlerin giderilmesini ve SGK değerlendirmelerinin adil, öngörülebilir hale getirilmesini,
- Emekli engelli bireylerin aylıklarında bakım ve sağlık maliyetlerinin dikkate alınmasını, sosyal desteklerde otomatik hak kaybı yaşanmamasını,
- Türkiye genelinde Mola Bakım / Aileye Nefes Hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını, bakım verenlere ücretsiz eğitim ve psikolojik destek sağlanmasını,
- Özel eğitim ve rehabilitasyonun bireysel ihtiyaca göre planlanmasını, kaynaştırma eğitiminin gerçek destekle uygulanmasını,
- İhtiyaç duyan engelli öğrencilere eğitim süresince gerekli profesyonel destek personelinin sağlanmasını,
- Sağlık, ilaç, medikal malzeme ve yardımcı cihazlara erişimin ekonomik güce bağlı olmamasını,
- Engelli istihdamının artırılmasını ve ilgili yükümlülüklerin etkin denetlenmesini,
- Fiziksel ve dijital erişilebilirlik yükümlülüklerinin eksiksiz uygulanmasını,
- Yüksek destek ihtiyacı olan bireyler için Bireysel Yaşam ve Gelecek Planı hazırlanmasını, aile desteği olmayanlar için bağımsız yaşam modellerinin geliştirilmesini,
- Engelli bireylerin şiddet, ihmal ve istismara karşı korunmasının güçlendirilmesini ve adalete erişimin kolaylaştırılmasını,
- Engelli bireyleri ilgilendiren tüm kanun ve politikaların hazırlanmasında engelli bireylerin ve onları temsil eden STK'ların doğrudan karar süreçlerine katılmasını
TALEP EDİYORUZ.
ENGELLİLİK YOKSULLUK SEBEBİ OLMAMALIDIR
Tedavi, rehabilitasyon, ilaç, medikal malzeme, ortez-protez, ulaşım ve bakım giderleri engelli bireylerin ve ailelerinin ekonomik yükünü ağırlaştırıyor. Sosyal desteklerin yalnızca hane geliri üzerinden değerlendirilmesini adil bulmuyoruz; engelli bireyin gerçek ihtiyacı esas alınmalı, aylıklar insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak seviyede olmalıdır. Evde bakım yardımının gelir kriterleri de ailelerin gerçek bakım giderleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.
ENGELLİ EMEKLİLER: YENİ BİR HAK DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ!
Yıllarca çalışıp prim ödeyen engelli bireylerin emeklilik beklentileri, sonradan yapılan sistem değişiklikleri (özellikle 7538 sayılı Kanun) nedeniyle mağduriyete dönüşmemelidir. SGK sağlık kurullarındaki çalışma gücü kaybı değerlendirmeleri açık, adil ve öngörülebilir olmalıdır. Emekli olmuş engelli bireyler de unutulmamalı: engellilik emeklilikle sona ermez, sağlık ve bakım giderleri devam eder. Aylıklar ve sosyal destekler bu durum dikkate alınarak sürmelidir.
AİLELERİN DE NEFES ALMAYA HAKKI VAR
7 gün 24 saat bakım sorumluluğu tek başına üstlenilemez. Bakım verenlerin bilgiye, eğitime, psikolojik desteğe ve dinlenmeye de ihtiyacı var. Türkiye genelinde kısa süreli, güvenilir profesyonel destek sunan "Mola Bakım / Aileye Nefes Hizmetleri" yaygınlaştırılmalı; bakım, iletişim, engelli hakları ve kriz yönetimi konularında ücretsiz eğitimler verilmeli; psikolojik destek hizmetlerine erişim sağlanmalıdır. Bakım verenin tükenmesini bekleyen değil, tükenmeden önce destekleyen bir sistem istiyoruz.
EĞİTİM, SAĞLIK VE ERİŞİLEBİLİRLİK BİRER HAKTIR
Özel eğitim ve rehabilitasyon standart sürelerle sınırlandırılmamalı, bireyin gerçek ihtiyacına göre planlanmalıdır. Hiçbir çocuk engeli nedeniyle okuldan dışlanmamalı, kaynaştırma eğitimi uygulamada gerçek desteklerle hayata geçirilmelidir. Sağlık hizmetlerine, ilaçlara, medikal malzeme ve yardımcı cihazlara erişim ekonomik nedenlerle engellenmemelidir. Kaldırımlar, toplu taşıma, kamu kurumları ve dijital hizmetler herkes için erişilebilir olmalı; bu hükümler yalnızca mevzuatta değil, uygulamada ve denetimde karşılık bulmalıdır.
ÇALIŞMA HAYATI VE GELECEK GÜVENCESİ
Engelli bireylerin istihdama erişiminin önündeki engeller kaldırılmalı, kamu ve özel sektörde engelli istihdamı etkin biçimde denetlenmelidir. İşyerlerinde gerekli makul düzenlemeler yapılmalıdır. Çalışamayacak durumda olanların yaşamı ailelerinin maddi gücüne bırakılmamalıdır.
Ayrıca engelli çocukların, kadınların ve kendini korumakta güçlük yaşayan bireylerin şiddet, ihmal ve istismara karşı korunması güçlendirilmeli; adalete erişimleri kolaylaştırılmalı; kültür, sanat, spor ve toplumsal yaşama eşit katılımları sağlanmalıdır.
BİZSİZ, BİZİM İÇİN KARAR VERMEYİN!
Bu çağrı; engelli çocukların, gençlerin, yetişkin ve yaşlı engelli bireylerin, çalışan veya çalışamayan engelli bireylerin, engelli emeklilerin ve yıllarını sevdiklerinin bakımına veren ailelerin ortak sesidir. İhtiyaçlarımız farklı olabilir, ama ortak talebimiz aynı: EŞİT YURTTAŞLIK.
Türkiye'deki tüm engelli derneklerini, federasyonları, STK'ları, hak savunucularını, akademisyenleri, hukukçuları, sağlık ve eğitim çalışanlarını ve tüm vatandaşlarımızı bu çağrının yanında olmaya davet ediyoruz.
Biz yılın 365 günü buradayız. Yardım değil, HAKLARIMIZI İSTİYORUZ!
Bakım emektir.
Eğitim haktır.
Sağlık haktır.
Erişilebilirlik haktır.
Çalışmak haktır.
Sosyal güvence haktır.
Emeklilik haktır.
Kazanılmış hakkın korunması haktır.
Dinlenmek haktır.
Güvende olmak haktır.
Toplumsal yaşama katılmak haktır.
Geleceğini güvence altında bilmek haktır.
Bağımsız ve insan onuruna yaraşır bir yaşam HAKTIR.
Bugün atacağınız imza yalnızca bir internet kampanyasına atılmış bir imza değildir.
Engelli bireylerin, engelli emeklilerin ve bakım veren ailelerin eşit yurttaşlık mücadelesine verilen bir sestir.
İMZALA • PAYLAŞ • SESİMİZE SES OL HİÇBİR ENGELLİ BİREY, HİÇBİR AİLE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR.

Karar Vericiler
İmzacılar Ne Diyor?
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 12 Ağustos 2026 tarihinde başlatıldı