Sosyal Hizmet AÖF Kapatılsın

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 5.000.


Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde Psikoloji bölümü öğrencilerinin büyük azmi ve onlara destek veren büyük bir kitle ile birlikte AÖF Psikoloji bölümü açılmadan kapatıldı. Biz Sosyal Hizmet Öğrencileri olarak ruh sağlığı kapsamında olan ve uygulamaya dayanan Sosyal Hizmet bölümü için Açıköğretim programının kapatılmasını talep ediyoruz. 

Uluslararası ilke ve standartlar, sosyal hizmet eğitiminin yaklaşık 1/3’ünün mesleki uygulamaları kapsaması gerektiğini söyler. Sosyal hizmette program yeterliklerini karşılamak için sınıf ortamında yüz yüze eğitim olmazsa olmaz unsurlardan birisidir. Sınıf içi çalışmalar ve mesleki uygulama ile sosyal hizmet öğrencileri, savunmasız birey, aile, grup ve topluluklarla çalışmak için bilgi ve becerilerini geliştirirler. Diğer yardım edici (tıp, hemşirelik, psikoloji, rehberlik ve danışmanlık vb.) mesleklerde olduğu gibi sosyal hizmet eğitimi de salt kitaptan, hazır ders notlarından bilgi edinme çabası değildir. Mesleği icra edecek sosyal hizmet uzmanı adaylarının şiddete maruz kalan kadınlar, ihmal – istismara uğrayan çocuklar, engelliler, yaşlılar, yoksullar, bağımlılar, göçmen ve sığınmacılar gibi birçok savunmasız / incinebilir kişi ve grupla çalışabilmek için gerekli beceri ve değer temeline sahip olmaları gerekir. Sosyal hizmetin bilgi, beceri ve değerlerini içeren bir program kanalıyla; sorumluluk sahibi, özgüveni yüksek, sosyal hizmet müdahalelerini gerçekleştirmede yetkili ve yetkin uygulamacılar yetiştirmek sosyal hizmet eğitiminin temel amacıdır.

Kurum ortamlarında gerçekleştirilen alan uygulaması derslerinin süpervizyon desteği ile yürütülmesi, eğitim boyunca öğrencilerin kişisel, mesleki ve entelektüel gelişimine ayrıca önem verilmesi, müfredatta özgürleştiricigüçlendirici-geliştirici derslere ayrıcalık tanınması sosyal hizmet eğitiminin özgün yapısını oluşturmaktadır. Kendine özgü yapısı gereği sosyal hizmet eğitimi açıktan ya da uzaktan eğitimle verilebilecek bir eğitim değildir. Nitekim hali hazırda biri Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi diğeri Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yürütülen sosyal hizmet lisans programlarına yönelik olarak meslek kuruluşlarına sürekli şikayetler gelmekte, konu üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda pek çok olumsuzluk dile getirilmektedir.

Bu şikayetler ve olumsuzluklar; kontenjanların abartılı olduğu, alan uygulaması ve süpervizyonun son derece yetersiz olduğu, sosyal hizmet bilgi-beceri ve değerlerini kazandıracak ve bunları uygulama örnekleri üzerinde bütünselleştirmeye olanak sağlayacak ortamlar sağlanmadığı; programın ödev hazırlama, proje ve araştırma yapma, vaka tartışma, sunum yapma vb. etkinlikleri içermediği, tam tersine KPSS sınavına hazırlanma bakımından adaletsiz ve eşit olmayan koşullar ürettiği ve belki de en önemlisi ulusal ve uluslararası eğitim standartlarını karşılamadığı üzerinde yoğunlaşmaktadır. 2019 yılı itibari ile sayısı 68 bölüme ulaşan sosyal hizmet bölümlerinden mezun olanların sayısı her geçen yıl artmasına karşın istihdam olanakları özellikle son beş yılda daha da sınırlı hale gelmiştir. Ülkemizde açıktan ya da uzaktan eğitimi gerekli kılacak hiçbir somut gerekçe bulunmamaktadır. Bu uğurda COVİD-19 salgınını gerekçe gösterip YÖK’ün eğitim öğretimin aksamaması için aldığı önlemleri istismar edecek; böylece yeni açık veya uzaktan eğitim programlarının açılmasına heveslenecek kesimler karşımıza çıkabilir. Sosyal hizmet eğitiminin açıktan ya da uzaktan verilmesi en başta donanımsız sosyal hizmet uzmanı yetiştirmeye kapı aralamaktır. Donanımsız sosyal hizmet uzmanı sosyal hizmet müdahalelerine gereksinim duyan dezavantajlı bireylerin, ailelerin, grupların ve bizatihi toplumun sorun ve ihtiyaçlarına çözüm üretmede zorlanacak; bu doğrultuda toplumsal kaynakları heba edecek ve fatura bütün Türkiye’ye kesilecektir. Sonuç olarak zaten çok sayıda örgün eğitim kurumlarından mezun sosyal hizmet uzmanlarının istihdam olanakları kısıtlı iken sosyal hizmet eğitim standartlarına uymayan açık ve uzaktan eğitim uygulamalarına karşı olduğumuzu kesin bir dille belirtiyor, mevcut sosyal hizmet açıköğretim lisans programlarına 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı itibariyle yeni öğrenci alınmamasını ve bu açıköğretim lisans programlarının kapatılmasını talep ediyoruz. Sosyal hizmet uzmanları ve akademisyenleri olarak bu konuda her türlü mücadeleyi vereceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Başkanı Fikri AKBİN ve Sosyal Hizmet Okulları Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kamil ALPTEKİN 'in de ele aldığı gibi,

Sosyal Hizmet bölümünün açık öğretimi olmaz ve olmamalıdır. 

Bu anlamda sizlerin de bu kampanyamıza imza ile katkıda bulunarak sesimizi duyurmamızı sağlamanızı rica ediyoruz. Atılan imzalar ile sesimizi söz sahiplerine duyurarak yapılan bu yanlışa dur denilmesini istiyoruz. 
Saygılarımızla