Hak Mezhep Dörttür. MEB Ders Kitaplarındaki 5 Mezhep İbareleri Düzeltilsin!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.


DEVLET YETKİLİLERİNE DUYRULUR

 Türkiye kahir çoğunluğu Ehli Sünnet bir memleket. Böyle olduğu halde burada, asırlardır Sünni olan, Dünya'ya bu topraklardan meydan okuyan saf, temiz Ehli Sünnet yolunu devam ettiren Müslümanlara, Şia (Caferilik ve diğer bir ismiyle İmamiyye) propagandası yapmanın ve Sahabelere sövmenin (Radıyallahu anhum ecmaîn) ve  dil uzatmanın amacı nedir? 

İran’da Ehli Sünnetin propaganda yapması yasakken ve baskılar altında faaliyet yürütürken şianın sözcüleri ülkemizi karıştırmanın, mezhep çatışması oluşturmanın alt yapısını hazırlamakta. Buna kim yahut kimler dur diyecek?!

İmam Cafer-i Sadık Ehli Beyt İmamlarından birisidir. Bizim İmamlarımız da biz de Ona ve Dedesine sonsuz hürmet besleriz. İmamızın İmam Ebu Hanife ile İmam Cafer-i Sadık'ın babası Muhammed Bâkır bizzat görüşmüşler birbirlerine muhabbetleri, saygıları var. Keza Îmamımız İmam Ebu Hanife İmam Cafer-i Sadık ile de görüşmüştür. Elbette onunla da hürmete, muhabbete dayalı hukukları vardır. Fakat İmam Cafer-i Sadık'ın Mezhebi diye bugün nakledilen mezhebe biz bugün güvenmiyoruz.

Neden?

Çünkü İmam Cafer-i Sadık'ın ve diğer Ehli Beyt İmamlarının, büyüklerinin etrafında oluşmuş bir halka var. O halka İmam Cafer-i Sadık'ın da diğer Ehli Beyt İmamlarının da görüşlerini bir filitreden geçirerek aslı astarı olmayan, sahih bir senede dayanmayan onların söylemediği şeyleri onlara nisbet ederek aktarıyorlar. Bunu Şia'nın tarihine vakıf olan biri sarih bir biçimde çokça görecektir.

Bizzat Şia kaynaklarında mevcut olan şu durum ne  bize bu meselenin vehametini açıkça göstermektedir; İmam Cafer-i Sadık diyor ki; Ben bu adamlarla baş edemedim. Ben burada birşey söylüyorum, adam dışarı çıkıp söylüyor ki '' Şöyle demek istedi!"

İşte bugünün Caferi Mezhebi dediğimiz mezheb "Şöyle demek istedi diyenlerin kurduğu bir Mezheb'tir"

Yoksa İmam Cafer-i Sadık'ın Mezhebi bize sağlıklı bir şekilde gelmiş olsa; O Mezhebi de hak mezhepler arasında muhakkak ki sayarız, onunla âmel ederiz ve ona itiraz etmeyiz. Lakin durum bugün böyle olmadığı için biz bugün bu mezhebi ve müntesiblerinin dayandığı bu görüşleri kabul etmiyoruz, edemeyiz.

Denilirse ki, “Siz de Şiaya reddiye yapıyorsunuz” biz de deriz ki, “Biz dış kaynaklı bize ait olmayan bir mezhebe reddiye yapıyoruz. Batıl mezheplerini ülkemize sokmalarına, yaymalarına engel olmaya çalışıyoruz”

Dolayısıyla bu ikisi bir değildir. Nasıl ki İran, Sünnilerin sesini engelliyorsa biz de ülkemizin ve Müslümanların menfaati için Şianın propaganlarının önüne geçmeliyiz.

Biz Şia derken elbette bugün İmamiyye fırkasını diğer bir ismiyle İmam Cafer-i Sadık Efendimizin isminin altına saklanmış 'Caferi Mezhebini' kastediyoruz.

Günümüzde Ehli Sünnet dünyasında kabul gören ve hak olan 4 ameli Mezhep vardır. İmam-ı Azam (rahmetullahi aleyh) özellikle dinde söz sahibidir ve hükümlerin ekserisini o çıkartmış, diğer mezhep imamlarına da yolu o göstermiştir.

Ameli yani fıkha taâlluk eden meseleler İmam-ı Azam (Radıyallahu anh)'dan sonra sistemleşmiştir. Ondan önce sistematik bir şekilde bu konuların işlendiği ve yazıldığı söylenemez. Bu şekilde fıkhi konuları sistemleştiren mezheplerden günümüze kadar 4 tanesi ulaşmıştır.

Ancak MEB'in lise ders kitaplarında bu mezhepler 5’e çıkartılıyor. Ve Şia’ya Caferiye maskesi geçiriliyor. Bunu meşrulaştırmak için de Cafer-i Sadık (Radıyallahu anh) alet ediliyor. 

Cafer-i Sadık (Radıyallahu anh) adı ile îtikadi bir mezhep varmış gibi gösterilip sonra Şia’nın (Caferiliğin) görüşüne yer veriliyor. Böylelikle “Caferiye” adı ile şiaya maske yapılıyor. Sapık Şia (Caferiye) inancı böylelikle burnumuzun dibine kadar girmiş oluyor.

Mezheplerin 5 sayılması ve Şia (Caferilik) propagandası dinini yeni yeni öğrenmeye başlayan okul çocuklarının aklını karıştırıyor.

 Yine biz Ehli Sünnet olarak İmam Cafer-i Sadık'ın amcası olan İmam Zeyd'in görüşlerinin ekserisini kabul ediyoruz. İmam Zeyd'in hadislerini, fıkhî görüşlerini ihtiva eden bir kitap var biz bu kitaba itibar ediyoruz, itimad ediyoruz. Hatta İmam Zeyd'i Şia'dan saymıyoruz. Bilakis Ona Sünnidir diyoruz. İmam Zeyd'e tâbi olan 'ilk dönem Zeydiler' Ehli Sünnettir diyoruz.Çünkü onların itikadda da, fıkıhta da çizgileri, görüşleri büyük çoğunluğuyla Hanefiler ile aynıdır, mutabıktır.

Ama Caferilere güvenmiyoruz çünkü onlar bize birtakım eleklerden geçirilerek aktarıldı. Bugün Caferi Mezhebi diye bilinen mezheb içerisinde öyle galat öyle iğrenç görüşler var ki bunları burada serd etmekten ictinab ederiz. Binaenaleyh bunun için "Caferilik'' Hak Mezheb diyen Diyanet ve bunu kitaplarına alan ve saf, duru, temiz Sünni bu toprakların çocuklarının zihnini tahrif, ve tabrib eden bu iki kurum çok büyük bir hatanın içindedir.

İzahatın neticesine gelirsek, toplum olarak bu gidişata DUR bayrağını çekmez isek, yakın zamanda ülke olarak maddi ve manevi daha büyük sıkıntılara gireceğimiz aşikar.

Gelin hep birlikte bu oyuna DUR diyelim.

 Ehl-i sünnet vel-cemaat, Resulullah'ın ve Eshab-ı kiramın gittikleri, itikattaki tek doğru yol olan, Hadis-i Şerif'te mealen ;
Kurtuluş fırkası, benim ve Eshabımın gittiği yolda bulunanlardır. [Tirmizi] buyurulan bu güzide yolu, hep birlikte koruyalım.

Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyor, hayırlara vesile olmasını ALLAH' dan (c.c.) niyaz ediyorum.

 

 



Bugün Cihat imzanı bekliyor!

Cihat Demirel bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr: Hak Mezhep Dörttür. MEB Ders Kitaplarındaki 5 Mezhep İbareleri Düzeltilsin!». Cihat ve imza atan diğer 111 kişiye katıl.