Aile Bakanligi ek ders karsiligi calisan meslek elemanları özlük hakkı istiyor ! !

Kampanya metni

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında Ek ders karşılığı çalışanlar gururla ve inançlı bir şekilde vatanını, milletini düşünerek kendisinden beklenenleri yerine getirirken maalesef çalıştığı bakanlık, müdürlük ve kuruluşlarda üvey evlat muamelesi görmekte, horlanmakta ve çeşitli baskılara maruz kalmaktadır. Çalışma ortamındaki bu olumsuzluklar yüzünden birçok arkadaşımız psikolojik bunalıma girmiş; bir kısmı ise baskılara dayanamayarak istifa etmek zorunda kalmıştır. Aile ve sosyal politikalar bakanlığında ek ders karşılığı çalışan personelin çalışma usulleri Milli Eğitim Bakanlığının ek ders yönetmeliğinden kaynaklanmaktadır. Sorunun esas kaynaklandığı ve mağduriyetlere neden olan nokta bizlerin o yönetmeliğe göre çalışmasıdır. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı ihtiyaca binaen o dönem için personel almakta ve bunlarda sadece öğretmenlerden oluşmaktadır ve dönem sonunda da o öğretmenlerin işleri bitmektedir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında Ek Ders karşılığı çalışan personel ise sadece öğretmenlerden oluşmadığı gibi derse de girmemektedir. Ek ders karşılığı çalışan personelin çoğunluğu meslek elemanlarından (Sağlık Personeli, Öğretmen, Psikolog, Sosyal Çalışmacı, Sosyolog) oluşmakta ve bu personel Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kalbi olan Sosyal Hizmet merkezleri, Huzurevleri Rehabilitasyon Merkezleri, Çocuk Evleri ve Yurtlardafedakar bir şekilde çalışmaktadır. Çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda müdürlerden sonra gelmekte en önemlisi tam zamanlı olarak çalışmakta ve esas işi yapmaktadırlar. Durum böyle olmasına rağmen bir kanuna göre değil kendilerine uymayan bir yönetmeliğe göre çalışmaktadırlar. Bu yönetmeliğe göre çalıştığımız için ne işçi ne memur nede taşeron çalışanız. Kısaca ne olduğumuz neye hangi yasaya göre çalıştığımız belirsizdir. Yine çalıştığımız yönetmeliğe göre hiçbir özlük hakkımız yok. Yıllık ücret hakkı, doğum izni hakkı, sendikal haklar ve benzeri hiçbir hakkımız olmadığı gibi hasta olduğumuzda rapor alırsak raporlu günlerin ücreti aldığımız maaştan tamamen kesiliyor. Resmi tatillerde de çalışmadığımız için de o günler maaştan kesiliyor. Aldığımız maaş asıl işi yapmamıza, bakanlıktaki en önemli işleri yapmamıza ve aranan niteliklere sahip olmamıza, kalifiye eleman olmamıza rağmen en düşük maaş ve o maaştan bugünler çalışmadınız denerek kesiliyor. En somut örneğini Ramazan Bayramında yaşadık. Aldığımız maaş asgari ücretin bile altına düştü bu yüzden. Hâlbuki bırakalım kadrolu çalışan bir meslek elamanını veya öğretmeni, taşeron olarak çalışan bir öğretmen çalıştığı ile göre en az 2.750 TL’den başlayarak 4000 TL’ye kadar maaş alırken Asdep projesinde çalışan bir öğretmende hemen hemen aynı maaşı almakta; resmi tatillerde maaşları kesilmezken ve her türlü hakka sahipken, bizim gibi ek ders karşılığı çalışan öğretmen en fazla 1580 TL gibi bir maaş almaktadır. Tabi resmi tatil ve rapor yoksa o ay içinde. Bizimle aynı işi yapanların üçte biri maaşla çalışmamıza, daha fazla işte çalışmamıza ve projeler üretmemize rağmen hak ettiğimiz değeri görmemekteyiz. Hatta bizzat uğraşıp ürettiğimiz bakanlığımıza faydalı olacak bir projeyle ilgili eğitime Ek dersli olduğumuz için biz değil kadrolu bir personel gönderilmektedir. Bu da bizi derin bir hayal kırıklığına uğratmakta şevkimizi çalışma azmimizi kırmaktadır. Aynı işi yapanlar arasındaki bu uçurum adaletsizliğe neden olmaktadır.

               Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verdiği hizmetler nedeniyle çok önemli bir bakanlıktır.Yaşlılara, engellilere ve çocuklara huzurevlerinde yurtlarda yuvalarda ve evlerde hizmetler verdiği gibi durumu iyi olmayan ailelere evde bakım ve eğitimine devam eden çocuklar için maaş bağlamakta ve onların kontrolünü de sürekli bir şekilde yapmaktadır. Kurum ve kuruluşlarda kalan çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engellilerin yaşadıkları olaylar nedeniyle psikolojisi bozulmuş olup bizler onları tekrar topluma kazandırmak için çeşitli çalışmalar yapmaktayız. Hayatın getirdiği olumsuzluklar ve yaşadıkları zorluklar veya olaylar nedeniyle psikolojik bunalıma girmiş bu vatandaşlarımızı tekrar hayata döndürmek ve topluma kazandırarak mutlu bireyler yapmak için uğraşan bizlerin öncelikle hiçbir sorununun olmaması gerekmektedir. Hiçbir özlük hakkı olmadan düşük bir ücretle çalışan personelin maddi ve manevi sorunlar yaşaması; geçim sıkıntısı çekmesi ay sonunu getirememesi; bekâr olanların gelecek planı yapamayıp evlenememesi ve yaşadığı bu olumsuzlar nedeniyle iyi olmayacağı psikolojisinin bozulacağı aşikârdır. Böyle bir durumda olan çalışanında çalıştığı kurumda hizmet bekleyen vatandaşlarımıza faydalı olması mümkün değildir. Buna bir de amirlerin Ek dersli çalışanları hakir görmesi, iş güvencesi olmaması nedeniyle üstü kapalı olarak onları tehdit ederek görev alanı dışında ve çok fazla iş yüklemesi, sözleri ve hareketleriyle onları aşağılaması, özverili ve fedakarca çalıştığı halde ona ayrımcılık uygulaması gibi şeylerde eklenince ek dersli personel çalışamaz hale gelmektedir.

Bu mektubu kaleme alana kadar bağlı olduğumuz bakanlığa, sendikalara ve milletvekillerine feryadımızı duyurmak için çok uğraştık çaba gösterdik. Fakat sayımız az olduğu ve bizi destekleyen kimse olmadığı için sesimizi duyuramadık. Kimi muhataplarımız haklı olduğumuzu ama elinden bir şey gelmediğini; kimi muhatabımız ise uğradığımız haksızlığı bildiği ve gördüğü halde sesimizi çıkarmamamızı istedi. Artık yaşadığımız mağduriyetler nedeniyle dayanacak gücümüz kalmadı.
 

avatar of the starter
Tuncay CinarKampanyayı Başlatan Kişi
Bu kampanya 20 destekçiye ulaştı

Kampanya metni

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında Ek ders karşılığı çalışanlar gururla ve inançlı bir şekilde vatanını, milletini düşünerek kendisinden beklenenleri yerine getirirken maalesef çalıştığı bakanlık, müdürlük ve kuruluşlarda üvey evlat muamelesi görmekte, horlanmakta ve çeşitli baskılara maruz kalmaktadır. Çalışma ortamındaki bu olumsuzluklar yüzünden birçok arkadaşımız psikolojik bunalıma girmiş; bir kısmı ise baskılara dayanamayarak istifa etmek zorunda kalmıştır. Aile ve sosyal politikalar bakanlığında ek ders karşılığı çalışan personelin çalışma usulleri Milli Eğitim Bakanlığının ek ders yönetmeliğinden kaynaklanmaktadır. Sorunun esas kaynaklandığı ve mağduriyetlere neden olan nokta bizlerin o yönetmeliğe göre çalışmasıdır. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı ihtiyaca binaen o dönem için personel almakta ve bunlarda sadece öğretmenlerden oluşmaktadır ve dönem sonunda da o öğretmenlerin işleri bitmektedir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında Ek Ders karşılığı çalışan personel ise sadece öğretmenlerden oluşmadığı gibi derse de girmemektedir. Ek ders karşılığı çalışan personelin çoğunluğu meslek elemanlarından (Sağlık Personeli, Öğretmen, Psikolog, Sosyal Çalışmacı, Sosyolog) oluşmakta ve bu personel Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kalbi olan Sosyal Hizmet merkezleri, Huzurevleri Rehabilitasyon Merkezleri, Çocuk Evleri ve Yurtlardafedakar bir şekilde çalışmaktadır. Çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda müdürlerden sonra gelmekte en önemlisi tam zamanlı olarak çalışmakta ve esas işi yapmaktadırlar. Durum böyle olmasına rağmen bir kanuna göre değil kendilerine uymayan bir yönetmeliğe göre çalışmaktadırlar. Bu yönetmeliğe göre çalıştığımız için ne işçi ne memur nede taşeron çalışanız. Kısaca ne olduğumuz neye hangi yasaya göre çalıştığımız belirsizdir. Yine çalıştığımız yönetmeliğe göre hiçbir özlük hakkımız yok. Yıllık ücret hakkı, doğum izni hakkı, sendikal haklar ve benzeri hiçbir hakkımız olmadığı gibi hasta olduğumuzda rapor alırsak raporlu günlerin ücreti aldığımız maaştan tamamen kesiliyor. Resmi tatillerde de çalışmadığımız için de o günler maaştan kesiliyor. Aldığımız maaş asıl işi yapmamıza, bakanlıktaki en önemli işleri yapmamıza ve aranan niteliklere sahip olmamıza, kalifiye eleman olmamıza rağmen en düşük maaş ve o maaştan bugünler çalışmadınız denerek kesiliyor. En somut örneğini Ramazan Bayramında yaşadık. Aldığımız maaş asgari ücretin bile altına düştü bu yüzden. Hâlbuki bırakalım kadrolu çalışan bir meslek elamanını veya öğretmeni, taşeron olarak çalışan bir öğretmen çalıştığı ile göre en az 2.750 TL’den başlayarak 4000 TL’ye kadar maaş alırken Asdep projesinde çalışan bir öğretmende hemen hemen aynı maaşı almakta; resmi tatillerde maaşları kesilmezken ve her türlü hakka sahipken, bizim gibi ek ders karşılığı çalışan öğretmen en fazla 1580 TL gibi bir maaş almaktadır. Tabi resmi tatil ve rapor yoksa o ay içinde. Bizimle aynı işi yapanların üçte biri maaşla çalışmamıza, daha fazla işte çalışmamıza ve projeler üretmemize rağmen hak ettiğimiz değeri görmemekteyiz. Hatta bizzat uğraşıp ürettiğimiz bakanlığımıza faydalı olacak bir projeyle ilgili eğitime Ek dersli olduğumuz için biz değil kadrolu bir personel gönderilmektedir. Bu da bizi derin bir hayal kırıklığına uğratmakta şevkimizi çalışma azmimizi kırmaktadır. Aynı işi yapanlar arasındaki bu uçurum adaletsizliğe neden olmaktadır.

               Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verdiği hizmetler nedeniyle çok önemli bir bakanlıktır.Yaşlılara, engellilere ve çocuklara huzurevlerinde yurtlarda yuvalarda ve evlerde hizmetler verdiği gibi durumu iyi olmayan ailelere evde bakım ve eğitimine devam eden çocuklar için maaş bağlamakta ve onların kontrolünü de sürekli bir şekilde yapmaktadır. Kurum ve kuruluşlarda kalan çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engellilerin yaşadıkları olaylar nedeniyle psikolojisi bozulmuş olup bizler onları tekrar topluma kazandırmak için çeşitli çalışmalar yapmaktayız. Hayatın getirdiği olumsuzluklar ve yaşadıkları zorluklar veya olaylar nedeniyle psikolojik bunalıma girmiş bu vatandaşlarımızı tekrar hayata döndürmek ve topluma kazandırarak mutlu bireyler yapmak için uğraşan bizlerin öncelikle hiçbir sorununun olmaması gerekmektedir. Hiçbir özlük hakkı olmadan düşük bir ücretle çalışan personelin maddi ve manevi sorunlar yaşaması; geçim sıkıntısı çekmesi ay sonunu getirememesi; bekâr olanların gelecek planı yapamayıp evlenememesi ve yaşadığı bu olumsuzlar nedeniyle iyi olmayacağı psikolojisinin bozulacağı aşikârdır. Böyle bir durumda olan çalışanında çalıştığı kurumda hizmet bekleyen vatandaşlarımıza faydalı olması mümkün değildir. Buna bir de amirlerin Ek dersli çalışanları hakir görmesi, iş güvencesi olmaması nedeniyle üstü kapalı olarak onları tehdit ederek görev alanı dışında ve çok fazla iş yüklemesi, sözleri ve hareketleriyle onları aşağılaması, özverili ve fedakarca çalıştığı halde ona ayrımcılık uygulaması gibi şeylerde eklenince ek dersli personel çalışamaz hale gelmektedir.

Bu mektubu kaleme alana kadar bağlı olduğumuz bakanlığa, sendikalara ve milletvekillerine feryadımızı duyurmak için çok uğraştık çaba gösterdik. Fakat sayımız az olduğu ve bizi destekleyen kimse olmadığı için sesimizi duyuramadık. Kimi muhataplarımız haklı olduğumuzu ama elinden bir şey gelmediğini; kimi muhatabımız ise uğradığımız haksızlığı bildiği ve gördüğü halde sesimizi çıkarmamamızı istedi. Artık yaşadığımız mağduriyetler nedeniyle dayanacak gücümüz kalmadı.
 

avatar of the starter
Tuncay CinarKampanyayı Başlatan Kişi
Kampanya güncellemeleri