Petition updateBoğaziçi Hazırlıkta Kalanların Eğitim Haklarının Ellerinden Alınmasına İzin VermeyinProficiency Sınavı'ndaki Başarısızlığın Tek Suçlusu Ögrenci Mi?
xiax aTürkiye
Jul 13, 2017
Bugün 14 Ağustos 2012 tarihinde yapılan Proficiency Sınavı'nın sonuçları açıklandı ve sonuç ürkütücü. Sınava giren 1633 öğrencinin %70'i başarısız oldu. Bu oran 8 Haziran'daki sınavda, 1845 öğrenci için %60 düzeyindeydi. Oranlar gerçekten de ürkütücü. Ürkütücü olmasının sebebi, bu sınava katılım gösteren öğrencilerin Türkiye'nin en iyileri olması. Sonuçta bu öğrenciler, Boğaziçi Üniversitesi'ni kazanabilme başarısı göstermiş Türkiye standartlarının çok çok üstünde bireyler. Peki Ne Oluyor Da, Hazırlık Sınıfı Okumalarına Rağmen Proficiency Sınavı'nı Geçemiyorlar? Çalışmıyorlar... deyip geçemezsiniz. Elbette yeterli derecede çalışmamak bir etken olabilir, ama oranlar bu düzeydeyken tek etken olamaz. Burada sorgulanması gereken çok daha önemli hususlar var. Aklıma ilk gelen, verilen hazırlık eğitiminin Proficiency Sınavı'nı geçebilme yeterliliğinde olmaması ya da diğer bir deyişle, Proficiency Sınavı'nın aşırı zor olması. Peki Bu Kadar Zor Bir Sınav Yapmak Öğrencilere Ne Kazandırıyor? İngilizce'yi Daha Mı İyi Öğreniyorlar? Belki bir parça evet, ama çoğunlukla hayır. Kabul ediyorum, Boğaziçi Üniversitesi'nin eğitim-öğretim dilinin %100 İngilizce olduğunu bilerek geldik bu okula. Ama Türkiye'nin beyinlerini, İngilizce öğrenecekler diye toplu katliam yaparcasına harcamaya gerek var mı? 14 Ağustos'ta sınava giren öğrencilerden bir kısmı sadece üniversitenin yaz okuluna gitmedi, binlerce lira para vererek ek bir kursa daha gitti. Gecesini gündüzüne kattılar, ama geçemediler. Elbette yaz okulunu yaz tatiline dönüştürenler de oldu, ama sırf onlara bakarak çalışanların emeklerini yok sayamazsınız. Bugün 14 Ağustos'ta başarısız olanlardan pek çoğuna, Yaz Okulu'ndaki hocaları "Artık bu iş tamam!" bile dedi. Dedi de ne oldu, başarısız oldular. O hocalar, öğrencinin düzeyini mi tespit edemediler, başlarından mı savuşturdular ya da sınav anlamsızca zorlaştırıldı mı? Bu Yeni Bir Şey Değil... Benim şimdi tepki vermem bakmayın siz, bu üniversite yıllardır böyle. Yıllardır binbir emekle üniversiteyi kazanan öğrencilere ve ailelerine, bu Hazırlık işkencesini ve toplu katliamını uyguluyor. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü harika bir dereceyle kazanmışsınız, belki mühendisliğe kafanız tıkır tıkır işliyor ama dil yeteneğiniz o kadar da kuvvetli değil. Geçmiş olsun size, Proficiency Sınavı'nda kalacaksınız ve belki de hazırlığı atlayamadığınız için Türkçe eğitim veren bir üniversiteye gönderileceksiniz. Bu zamana kadar yüzlerce örneği yaşandı bu üniversitede. Sırf Proficiency Sınavı'nı atlayamadığı için okulu bırakan nice Mühendislik, İşletme, Öğretmenlik öğrencileri gördü bu üniversite. Bir kısmı şehir efsanesine dönüştü, bir kısmı unutuldu gitti. Unutuldu gitti... Artık bu değerli beyinler unutulup gitsin istemiyorum, artık bir şeyler yapılsın istiyorum... Hazırlığı Atlayamazsam Başıma Neler Gelir? Hazırlığı atlayamayan bir öğrencinin kayıplarını paylaşmak istiyorum sizinle, paylaşayım ki katliamın boyutlarının farkına varın... Hazırlıkta kaldığınızda, tüm burslarınız iptal oluyor. Bölüme başladığınızda tekrar başvurabilirsiniz, ama burs çıkma ihtimali çok düşük. Hazırlıkta kaldığınızda, hazırlığı geçene kadar üniversite yurtlarında kalamıyorsunuz. Bir ihtimal bir kaç ay sonra, yurtlardaki yere göre Kilyos Yurdu'na yerleştirilmeniz olası ama o arada yapabileceğiniz bir şey yok. Yani evinize dönmeli ve orada Proficiency Sınavı'na hazırlanmalısınız. Ya da İstanbul'da ev tutmalısınız. Hazırlıkta kaldığınızda, tüm öğrencilik haklarınız da elinizden alınıyor, yani artık öğrenci sayılmıyorsunuz. Üniversite bile size sırtını dönüyor. Hazırlıkta yeterince uzun süre kalırsanız, üniversiteden soğuyorsunuz. Direk bölüme başlamış olsanız, tıkır tıkır öğrenebileceğiniz derslerde bocalıyorsunuz. Üniversite daha da uzamaya başlıyor. Dönem arkadaşlarınızdan kopuyorsunuz, sonuçta bekleme yapmış oluyorsunuz. Üniversitede barınamadığınız için, alt dönemle de iletişime geçemiyorsunuz. Üniversiteye yabancılaşıyorsunuz ve bu da sizin başarınızı olumsuz etkiliyor. Hazırlığı atlayamadığınızda, yaşayacağınız çöküşün ve yıpranmanın hiçbir tedavisi yok. Bu nedenle ciddi psikolojik tedaviler görmek durumunda kalabiliyor ve bir antidepresan bağımlısına dönüşebiliyorsunuz. Ve özellikle durumu olmayan aileler için bu durum tam bir kıyamete dönüşüyor. Bir kısmı kızının/oğlunun üniversiteye devam etmesine izin vermiyor, bir kısmı öğrenciye hayatı zindan ediyor, bir kısmı ise içine atıyor tüm kederi. Peki Bunca Çileye Değer Mi? Bu parlak beyinlerin, sırf İngilizce için karartılmasına veya yok edilmesine değer mi? Bu genç kuşakların yaşamlarına son vermemelerin tek nedeni de geleceğe her şeye rağmen umutla bakıyor olmaları. Yoksa bu işkenceye dayanabilmek hiç de öyle kolay bir şey değil gerçekten. Ve tekrar soruyorum; Bu Başarısızlığın Tek Suçlusu Öğrenciler Mi?
Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X