Belediyelerden vicdani ve nitelikli görev bekliyoruz! Vahşete son!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


Sokak hayvanları ülkemizde gün geçtikçe artmakta, maalesef alınan önlemler yetersiz kalmaktadır. Sokak hayvanlarımız bir vahşeti yaşamaktadır. Bunda hepimizin payı büyüktür. Sokak hayvanlarının oluşumunda büyük katkısı olan ev hayvanlarının çiplenip sokağa atılmasını engellemek için iyi bir adım atılmıştır. Yalnız, alacağımız önlemler eş zamanlı olmalı ve eksik olmamalıdır. Adımlara tekrar göz atarsak:

·         Evcil hayvan ve yabani hayvanların (Türkiye’ye uyum sağlayamayanların) ithal edilmemesi.

·         Gümrüklerden kaçak hayvan sokulmasının engellenmesi.

·         Üretim çiftliklerinin denetlenmesi ve üretimin bir süre engellenmesi.

·         Petshoplarda hayvan satışının engellenmesi.

·         Yeni çıkan yönetmelikte de belirtildiği gibi ev hayvanlarının çiplenmesi.

·         Belediyeler tarafından sırasıyla önem arz eden, sokak hayvanlarının kısırlaştırılıp, aşılanıp, eşzamanlı çip uygulamasına geçilmesi ve bu çipler sayesinde hastalıklarının takibi ve aşılarının tekrarı.

Bu adımları bir seferberlik anlayışı içinde yapmazsak yine çalışmalar anlamsız kalacaktır.

Gelelim, sokak hayvanlarının kısırlaştırmasını ve aşılamasını yapan Belediyelere. Sokak hayvanlarının rehabilite edilmesi ne yazık ki belediyecilik anlayışının gelişmediği ülkemizde çok hassas olması gereken bu çalışmayı insani olan bir düşünüş, bilgi birikimi ve sevgi ile yapmamaktadır. İnsani bir düşünüş gerektiren bu çalışma, bir canla uğraşılmasının hassasiyetinin bilincinde olarak yapılmalıdır. Bugünkü durum ne yazık ki belediyenin rehabilite merkezlerinin cana hizmet verdikleri bilincinin çok dışındadır. Belediye Başkanları şunu iyi bilmelidir ki, yaptıkları su, yol, kanalizasyon çalışmalarına benzemez ve en önemli görevleri sokak hayvanlarına iyi hizmet vermektir. Dolayısıyla, kendi bölgelerindeki insanlara da hizmet vermiş olacaklardır. Belediyeler sokak hayvanlarına yaşattıkları vahşetten dolayı asla affedilemezler. Halk, haklı olarak zaman zaman popülasyondan şikayet etmektedir. Belediye, kendi sınırları içinden canlarımızı toplayıp akıbetinin ne olduğu bilinmeyen bir yere veya mikrop dolu, iyi bakılmayan barınaklarına götürüp, hayvanlara tedavisi olmayan hastalıklar bulaştırmaktadır. Sokaktaki hayvanlarımızın zehirlendikleri de çok rastladığımız vakalardandır. Köpekleri toplarken de hayvanlara veteriner hekimsiz uyuşturucu iğneler atıldığında aşırı dozdan çok canımız ölmüştür. Belediyelerimiz, Rehabilite Merkezlerinde görevlendirdikleri veteriner hekimleri her bakımdan seçmek ve denetlemek suretiyle, birçok hayvanın vebalini taşıyan bu kişilerin canlarımıza zarar vermelerini engellemelidir. Rehabilite Merkezlerinde “çalışma hassasiyeti” esas alınmalıdır. Rehabilite Merkezlerindeki çalışanlar, Belediyenin hayvan sevmeyen ve vicdanı iyi olmayan rastgele personeli olmamalıdır. Aksine, titizlikle çalışan, vicdani değerleri yüksek kişiler olmalıdır. Rehabilite Merkezlerinde personele hizmet içi eğitim verilmelidir. Tabii, en önemlisi, Belediye Başkanının, sokak hayvanlarının rehabilite edilmesinin kendisinin en önemli görevlerinden biri olması gerektiğini bilmesidir. Aksi takdirde, toplayıp ölmelerine sebep olmaları kendilerini ciddi şekilde bağlar.

Rehabilite Merkezlerine verdiğimiz hayvanlarımızı geri alamadığımız birçok deneyimimiz var. Rehabilite Merkezlerindeki hijyenin sağlanmamasından dolayı mı yoksa veteriner hekim kısırlaştırırken mi                canlarımız ölüyorlar? Sokak hayvanları ev hayvanlarından daha değersiz değillerdir. Kısırlaştırılmak üzere verdiğimiz ve sokaktan alınan her hayvan bizim canımızdır. Gönüllü ve hayvan sever dostlar ve belli bölgelerde besleme yapan hayvan severler artık infial içindedir. Bu yazdıklarım, yaşanmışlıklarımızdır.

Ağzı dili olmayan sokak hayvanlarımız bize emanettir. Ancak, biz emanete ne yapıyoruz?

Belli bölgelerde besleme yapan hayvan sever dostlarımız besleme odaklarında yaz kış mücadele vermektedir. Çok zor temin ettikleri yiyecekleri onlara ulaştırmak kolay bir çalışma değildir. Ancak, evlatlarımız kabul ettiğimiz canlarımızın bu sefaleti yaşaması vicdanları yaralamaktadır. Bir de bu hayvanları şikayet üzerine kendilerine ait olan bu sokaklardan alarak meçhule götürmek bir belediyenin yapmaması gereken bir şeydir.

Rehabilite Merkezleri barınak olmaktan çıkmalı, hasta ve saldırgan olanlar orada tedavi edilmelidir. Belediyeler, sokaktan aldıkları canları aşılayıp kısırlaştırdıktan sonra alındıkları yerlere tekrar bırakmalıdır.

Canlarımızın popülasyonu öldürmekle azaltılamaz. Önerdiğimiz bu adımlar kanunlaştırılır ve icra makamlarınca uygulanırsa ömürleri bir veya iki yıl olan sokak hayvanlarımız kısa bir sürede azalacaktır ve yaşamları hak ettikleri düzeyde olacaktır.

 

Behiye Fatma ERYILMAZ

Doğa ve Çevreyi Koruma, Yaşatma Derneği (DOĞÇEV) Başkanı

 

 



Bugün DOĞÇEV imzanı bekliyor!

DOĞÇEV bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Belediyelerden vicdani ve nitelikli görev bekliyoruz! Vahşete son!». DOĞÇEV ve imza atan diğer 416 kişiye katıl.