

LÜTFEN BU YAZIYI PAYLAŞIN, BİR ÇOCUĞUN SESİ ANCAK SİZ DUYURUNCA YANKI BULUR
Merhaba, ben Hüseyin Beyaz. 11 yaşındayım. Bu satırları benim ağzımdan ailem yazıyor.
Yaklaşık 7 yıl önce basit bir bademcik ameliyatı oldum. O günden sonra hayatım tamamen değişti… Bir çocuğun yapabileceği hiçbir şeyi bir daha yapamaz hale geldim.
Boğazıma açılan bir delikten nefes alıyorum. Yemek yemeyi unuttum, dondurma, çikolata, hamburger tatmayı bırakın 2 damla su bile içemiyorum, yutma refleksimi kaybettiğim için içtiğim su bile akciğerime kaçıyor nefes alamıyorum, Bu yüzden 7 yıldır mideme açılan bir hortumla sıvı mamalarla besleniyorum.Annemin içine sinmiyor, et sularında yemek yapıp sıvı hale getirip cihazla midemden veriyor ama ağzımdan yemediğim için hiç bir tat almıyorum.
Hiç okula gidemedim. Hiç arkadaşım olmadı. Babamdan harçlık isteyip kantinde harcayamadım. Bir topa vurmadım, hiç bisikletim olmadı. Anne ve babamın 24 saat bakımına muhtacım.
Vücudumu hareket ettiremiyorum. Gözlerim, bu dünyayı en son 7 yıl önce gördü. Bir yere gitmem gerektiğinde babamın kucağına muhtacım, çünkü oturamıyorum… Omurgamda sıkıntılarım başladı, ellerim ayaklarım güçsüzleşti.
Eskiden banyo yapmayı çok severdim. Şimdi annem ve babam birlikte yıkıyorlar. Annemin bazen beni yıkarken ağladığını duyuyorum. Çünkü artık boyum uzadı, annemin kucağına sığamıyorum.
Küçük bir kardeşim var. Onunla hiç oynayamadım, abilik yapamadım. O bana hikaye okuyor, yanağımdan öpüyor ama ben ona karşılık veremiyorum. Öpme duygumu da kaybettim. Ağlamayı da kaybettim… İnsan ağlayamaz mı demeyin, ben ağlayamıyorum. Canım yandığında sadece vücudum kasılıyor. Her gece kasılmalarım oluyor, annem ve babam sabaha kadar nöbetleşe yanımda kalıyor. Onların çaresizliğini hissediyorum.
Peki ben bu hale nasıl geldim?
Bir doktorun ve hastanenin ilgisizliği, üst üste yapılan hatalar ve ihmal yüzünden. Ailem 7 yıldır adalet arıyor. Yerel mahkemeyi kazandık. 37 milyon tazminata hükmedildi, faziziyle beraber hastane 100 milyon civarı ödemeye yapmak zorunda imiş ,ama annemle babam diyor ki: “Bize dünyaları verseler gelmeyecek gidenler “
Bugün herkes paranın miktarını konuşuyor. Ama kimse benim ve ailemin 7 yıldır yaşadıklarını, bundan sonra yaşayacaklarımızı görmüyor. Halbuki bu tazminat benim bundan sonraki yaşamımım için gerekli olan bakım ve sağlık giderleri için bilirkişinin hesabı. Ben fizik tedavilerimi daha yoğun alarak iyi şartlarda yaşamayı haketmiyor muyum?
Bunun üzerine üstelik benim bu hale gelmeme neden onlar değilmiş gibi doktor ve hastane, “bu çocuk en fazla 10 yıl yaşar” diyerek tazminat o süreye göre hesaplansın diyor. Annem ile Babam kahroldular , Ben cihazlarla yaşayan bir çocuğum. Bazen 10 dk bir boğazımdaki delikten hortum sokularak akciğerlerimde biriken tükürüklerin çekilmesi gerekiyor, yoksa nefes alamıyorum. Tuvalete gidemiyorum ailem bakımlarımı yapıyor, haraketsizliğe bağlı sıkıntılar yaşıyorum ,babam gaz sancısı çekince bir bebek gibi kucağına alıp rahatlamamı sağlıyor.
Benim anlattıklarım yaşadıklarımızın belki %1’i bile değil…
Şimdi soruyorum size:
Gerçek mağdur olan kim? Parasını gidecek diye tutuşan hastane ve doktorumu , yoksa hayatı elinden alınan ben ve ailem mi?
Benim sesim olun. Bu satırları paylaşın, duyurun.Benim yaşadığımı yaşamasın kimse…
#huseyinbeyazicinadalet