ömer beyazGaziantep, Türkiye
11 Ara 2024

6 YILDIR ADALET ARIYORUZ: BİR BABANIN FERYADI

 


Bundan tam 6 yıl önceydi… Gözyaşlarımız içinde bir kampanya başlattık. Sesimizi duyurmak, adaleti aramak için yola çıktık. Ancak geçen bu 6 yıl boyunca Hüseyin’imiz için adalet tecelli etmedi.Aksine, dava süreci her geçen gün daha çirkinleşti. Karşı taraf kendini kurtarmak için her türlü yola başvurdu.

 


Eğer 6 yıldır yatağa mahkûm bırakılan Hüseyin için bir imza verdiysen ya da şimdi vermek istersen, lütfen bu satırları okumaya devam et. Çünkü bu sadece bizim hikâyemiz değil, aynı zamanda vicdanların ve insanlığın sınandığı bir hikâye…

 


Hüseyin’in gözlerine 6 yıldır hasretiz. Bir tek lokma yemeği, bir damla suyu kendi başına yutamadı. Boğazındaki delikten nefes alabiliyor, miğdesine giden bir hortum aracılığıyla besleniyor, gün içinde onlarca kez aspirasyon yapıyoruz. Geceleri eşimle nöbetleşerek yanında kalıyoruz. Yatak yaraları oluşmasın diye her iki saatte bir pozisyon değiştiriyoruz. Yıllardır ne biz, ne de oğlumuz başını rahat bir yastığa koyamadı.

 


Bu süreçte güçlü olmaya çalıştık. Dışarıdan dimdik görünsek de, her gece gözyaşlarımız içimize aktı. Fakat artık içimize akacak gözyaşımız dahi kalmadı…

 


Hüseyin’in bu hale geldiği gün, kızımız Defne henüz 3 aylıktı. O küçücük bebeği büyütmek için psikolojimiz yetersizdi. Bizden uzakta 2,5 yıl anneannesi baktı kızımıza. Oğlumuzu yaşatmanın çaresizliğinde boğuşurken kızımızın bebekliğide gitti bizden.Şimdi o da büyüdü ve artık o da yaşamımızın normal olmayışının farkında.

 


Defne’nin “Abim neden benimle oynamıyor, neden iyileşmiyor?” diyerek hıçkıra hıçkıra ağladığı günler, yıllardır yaşadığımız acılardan sadece biri.

 


Hüseyin, bu süreçte defalarca yoğun bakıma girdi. Her defasında “Bu sefer kaybettik…” dediğimiz anlar oldu. Ama oğlumuz her seferinde geri döndü. Bu mücadele, sadece bir aile dramı değil; adaletin ve vicdanın sorgulanması gereken bir süreçtir.

 


ADALET SÜRECİNDE YAŞANANLAR

 


Yerel mahkeme, dava dosyasını üç kez bilirkişiye gönderdi: 1. İstanbul Adli Tıp

2. Ankara Heyeti

3. Ankara Bilirkişi Komisyonu

Üç rapor da Hüseyin’in bu durumda olmasının hastane ve doktorun ihmalkârlığı sonucu gerçekleştiğini, %100 kusurlu olduklarını belirtti. Tam 10’a yakın hata tespit edildi.

Ancak karşı taraf, bu raporlara rağmen kendilerini kurtarmak için oğlumuzun bakım giderlerini azaltmak adına “Bu çocuklar en fazla 10 yıl yaşar” dedi. Oğlumuzun ömrü üzerinden hesap yapacak kadar vicdansızlaştılar. Dahası, oğlumuzu acil servise ben indirdiğim için beni suçladılar. Halbuki  beni  Hüseyin’i  çabuk acile indir  diye  hemşire yönlendirmişti ve  hiçbir raporda bana kusur verilmemişti.

 


NE OLUR, BİZİ DUYUN!

 


Bu davada kaybedecek daha fazla şeyimiz yok. Oğlumuzun çocukluğunu, kızımızın huzurlu bir ev ortamını, eşimle benim geleceğimizi zaten kaybettik. Ama bu mücadelede geri adım atmayacağız. Ne olursunuz, siz de bir baba, bir anne, bir insan olarak bize destek olun.

 


Biz maddi yardım istemiyoruz. Tek dileğimiz, imza kampanyamıza katılarak sesimizi duyurmanız, sosyal medyada bu davayı paylaşmanız, ve etiketlemeniz Adaletin yerini bulması ve bu sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi için desteğinize ihtiyacımız var.

 


Lütfen bir dakikanızı ayırarak Hüseyin için adalet çağrımıza katılın. Hüseyin, bizim çocuğumuz olduğu kadar sizin de vicdanınıza emanettir.

 


instragram

@hüseyinbeyaziçinadalet 

Hemen destekle
Bu kampanyayı imzala
Bağlantıyı kopyala
WhatsApp
Facebook
X
E-posta