Petition Closed
Petitioning Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı İbrahim Melih Gökçek

Büyük Ankara Sirkindeki Hayvanlı Bölümler Gösterimden Kaldırılsın


Ankara Büyükşehir Belediye’sinden Büyük Ankara Sirki'ndeki gösterilerde hayvanlı bölümlerin kaldırılmasını talep ediyorum.

Ankara’da ASKİ Spor Salonu’nda gösterimde olan Büyük Ankara Sirki’ndeki hayvanları kurtarmak bizim elimizde. Fakat zaman daralıyor, sirk bitmeden elimizden geleni yapmalı, hayvanlı gösterilerin kaldırılmasını sağlamalıyız. Çünkü sirklerde gösteri amaçlı “eğitilen” hayvanların nasıl işkence dolu günler geçirdiği, o şirin mi şirin numaraları eğlenerek değil acı çekme korkusuyla yaptıkları artık bilinen bir gerçek.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne konuya duyulan hassasiyeti göstermek için tüm hayvan severlerin destek vermesini ve hayvanlı bölümlerin gösteriden çıkartılması için belediyenin gerekeni yapmasını bekliyorum.

Sirke giden izleyiciler, “Çocuklarımıza hayvan sevgisi aşılamak için getirdiğimiz sirkte hayvanlar adeta kaçacak delik arıyorlar, kaplanların sırtlarındaki kırbaç izleri salonda çok uzaktan bile görülüyor. Bu hayvanlara o hareketleri işkenceyle öğrettikleri o kadar belli ki…” sözleriyle hayvanların durumunu anlatıyor. Üstelik aynı sirkte geçen yıl ayılar yanarak can vermişti!

Gerek eğlence gerekse çocuklara hayvan sevgisi aşılama amaçlı gidilen sirkler aslında doğal ortamından ayrılan hayvanların işkence gördüğü birer hapishane ve dünyanın her yerinde olduğu gibi Büyük Ankara Sirki'nde de sirk hayvanları, dayak, işkence ve korku yoluyla eğitiliyorlar.

Bu nedenle şehrimizde 16 Aralık'a kadar gösterimde olan Büyük Ankara Sirkinde sahneye çıkartılan kaplan, at ve köpeklerin şovlarının iptal edilip derhal rehabilitasyon merkezlerine gönderilmelerini ve oradan da doğal yaşam ortamlarına ulaştırılıp, özgürlüklerinin yeniden kazandırılmasını talep ediyoruz.

Bolivya, Yunanistan, İsveç, İrlanda, Finlandiya, Hindistan, Singapur, İngiltere ve daha pek çok ülke geçtiğimiz yıllarda hayvan severlerin sesine kulak verdi ve sirklerde hayvan kullanımını yasakladı. Başlattığım bu kampanya, Türkiye’nin de bu ülkeler arasına katılarak o renkli dünyanın arkasındaki işkencelere son vermesini sağlamak için önemli bir adım.

Yaşam hakkına saygı ve hayvan hakları konusunda duyarlı olan herkesi bu sirkleri boykot ve protesto etmeye davet ediyoruz. Hayvanlı sirklere gitmeyin, gidenleri uyarın ve Büyük Ankara Sirkinin hayvanlı kısımlarının gösterimden kaldırılması için lütfen bu imza kampanyasına katılarak destek verin!

Letter to
Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı İbrahim Melih Gökçek
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek'in Dikkatine,

Büyük Ankara Sirki'ndeki gösterilerde hayvanlı bölümlerin kaldırılmasını ve sirkte sahne alan at, kaplan ve köpeklerin rehabilitasyon merkezlerine gönderilmelerini talep ediyorum.

Ankara’da 26 Ekim’den bu yana sahne alan Büyük Ankara Sirkinde işkence gören ve kafeslerde hapsedilen kaplan, köpek ve atları özgürleştirip, doğal yaşam alanlarına geri döndürmek istiyoruz.

İnsanların eğlencesi için ailelerinden ve doğal yaşam alanlarından daha bebekken kopartılan bu hayvanlar ömürleri boyunca kafeslerle oradan oraya yolculuk ettiriliyor. Sirkte sahne alan kaplan, at ve köpekler sahnede insanları eğlendirmek için yaptıkları hareketleri aslında perde arkasında uğradıkları şiddetten korktukları için öğreniyorlar. Eğitmenler hayvanlara o zor hareketleri öğretebilmek için ucu iğneli sopalarla dövüp azarlıyor, kırbaçlarla hizaya getiriyorlar. Korku içindeki hayvanlar da çaresizlikten bu hareketleri ezberliyorlar. Üstelik sirke giden izleyiciler de bu gerçekleri gözlemleyebiliyorlar ve “Çocuklarımıza hayvan sevgisi aşılamak için getirdiğimiz sirkte hayvanlar adeta kaçacak delik arıyorlar, kaplanların sırtlarındaki kırbaç izleri salonda çok uzaktan bile görülüyor. Bu hayvanlara o hareketleri işkenceyle öğrettikleri o kadar belli ki…” sözleriyle hayvanların durumunu bize anlatıyorlar.

Daha 7 ay önce de ihmalkârlık yüzünden 9 ayının yanarak ölmesine neden olan Büyük Ankara Sirki, bütün eleştirilere rağmen bu yıl tekrar sahne aldı. Bunun üzerine hayvan haklarını önemseyen vatandaşlar olarak, şehrimizde sahne alan bu sirkin hayvanlı kısımlarının gösterimden kaldırılması için harekete geçtik. Change.org’da başlattığımız imza kampanyasıyla 5.000’e yakın imza topladık. Bu imzalar “Büyük Ankara Sirkindeki hayvanlı şovlar derhal gösterimden kaldırılsın,” “sirkte sahne alan hayvanlar acımasız eğitmenlerin elinden alınıp rehabilitasyon merkezlerine gönderilsin” ve “Ankara’da bir daha hayvanlı sirk olmasın,” diyen hayvanseverlerin imzalarıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de imzacısı olduğu Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 10. maddesi şöyle diyor: “Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz. Hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.” Bolivya, Yunanistan, İsveç, İrlanda, Finlandiya, Hindistan, Singapur, İngiltere ve daha pek çok ülke geçtiğimiz yıllarda hayvan severlerin sesine kulak verdi ve 10. Maddeye dayanarak sirklerde hayvan kullanımını yasakladı. Başlattığımız bu kampanya, Türkiye’nin de bu ülkeler arasına katılarak sirklerin o renkli dünyasının arkasındaki işkencelere son vermesini sağlamak için önemli bir adımdır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Büyük Ankara Sirki'nde de sirk hayvanları, dayak, işkence ve korku yoluyla eğitiliyorlar. Uyuşturucu verilerek sakinleşmeleri sağlanıyor.

Sayın Melih Gökçek, sizden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız olarak hayvanlara yönelik bu kötü muamelelerin sona erdirilmesi için aşağıdaki taleplerimize uygun önlem almanızı istiyoruz ve yaklaşık 5.000 imzayı şahsınıza teslim ediyoruz.

Taleplerimiz:
• Büyük Ankara Sirkindeki hayvanlı şovlar derhal gösterimden kaldırılsın
• Sirkte sahne alan hayvanlar acımasız eğitmenlerin elinden alınıp rehabilitasyon merkezlerine gönderilsin ve rehabilitasyon merkezlerindeki uzmanlar uygun gördüğü takdirde doğal yaşam alanlarına geri gönderilsin
• Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ankara’da bir daha hiçbir şekilde hayvanlı sirk düzenlenmeyeceğine dair biz hayvan haklarına duyarlı vatandaşlara söz verin.

Saygılarımla,

Okan Akkın