Avrupa'daki Metal Dedektörü Kullanım Kanunları Türkiye'de de Geçerli Olsun

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


AVRUPA’DAKİ METAL DEDEKTÖRÜ KULLANIM KANUNLARI TÜRKİYE'DE DE GEÇERLİ OLSUN

 

Teknoloji insanların isteklerine, ihtiyaçlarına ve hobilerine hizmet eder. Metal dedektörlerinin icadı, bu ihtiyaç ve hobilerin karşılanması amacı ile gerçekleşmiştir. Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde yer altında gizlenmiş, yer altına saklanmış veya kaybolmuş metallerin bulunabilmesi için metal dedektörü yapan firmalar bulunmaktadır.Bu sektör arz ve talep döngüsü ile işlevsellik kazanır. Şu anda dünya genelinde farklı ülkelerde farklı çalışma sistemlerine sahip metal dedektörleri kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır.

Metal dedektörlerinin varlığı farklı kullanım amaçlarını da beraberinde getirmektedir. Konumuz ile alakalı olan kısım “Hobi Amaçlı Metal Dedektörü” kullanımıdır. Dünyanın birçok ülkesinde insanlar plajlarda, yaşam alanlarında düşürülmüş, kaybedilmiş, günümüzde kullanılan takı ve benzeri metal paralar dahil olmak üzere, bir kısım objeleri bulmak için metal dedektörleri kullanırlar.

Geçmiş medeniyetlere ait metal eşyaların hobi amaçlı aranması metal dedektörleri yardımı ile gerçekleştirilir, işte konuyu sıkıntıya sokan kısım burasıdır. Geçmiş medeniyetlere ait buluntuların; geçmişten günümüze bilgi ve haber taşıma olasılığı, insanoğlunun geçmiş yaşamı ile ilgili aktaracağı bilgilerin önemli olması, devletleri; bir dizi kanunlar ile tarihi eser ve kültür varlığı tanımı yapmaya ayrıca metal dedektörleri kullanımını düzenlemelere sevk etmiştir.

Avrupa’da birçok ülkede metal dedektörü kullanımı kanunlarla çizilen sınırlar dahilinde serbest bırakılmıştır. Konu dikkatlice incelendiğinde ortaya birkaç farklı görüş çıkmaktadır. Olaya devletler açısından bakıldığında ülke sınırları içerisinde kültür varlığı ve tarihi eserlerin korunması gerçeği, merkezi yönetimlerin kültür varlığı ve tarihi eserleri koruma altına almak amacıyla kanunlar çıkartmaya mecbur bırakmıştır. Devlete ait birimlerin yasaklayıcı tavırları; kültür varlığı ve tarihi eserleri arama ve bulma çalışmalarının birçok sebepten tam olarak yerine getirilememsine veya yetersiz kalmalarına sebep olmaktadır.

İnsanlar yaşadıkları ülkelerin geçmiş kültürlerine ve o topraklarda yaşamış geçmiş medeniyetlere ait bilgilere artık rahatlıkla ulaşabilmektedirler. Tarihi eserlerin günümüzde müzayedelerde veya koleksiyonerler arasında alınıp satılıyor olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Aynı zamanda bu tür eserlerin müzelere belirli bir ücret karşılığında da verilmekte olduğu malumunuzdur.İşte bu alım satım dedektörler ile tarihi eser veya eski medeniyetlere ait buluntuların insanlar tarafından bulunup satılmasını cazip hale getirmiştir ve ortaya yeni bir geçim kaynağı, birticaret şekli çıkmıştır.

Merkezi yönetimler bunu bildiği için ülke içerisinde metal dedektörü kullanımını belirli izinlere tabi kılarak kontrol altında tutmaya çalışmaktadırlar. Bu izinler çerçevesinde dedektörü kullanacak kişiler ülkelere göre değişiklik gösterse de buldukları buluntuları kayıt altına alabilmekte ve bu buluntuları yine kanunların gösterdiği ölçülerde satışını da gerçekleştirmektedirler.

Birçok medeni ülke yasaklamanın çözüm olmadığını bildiği için metal dedektörü kullanımına kontrollü serbestlik adı altında müsaade etmektedir. Hatta bazı ülkelerde dedektör kullanıcısının şahıs arazilerine girmeden önce arazi sahibinden izin alma mecburiyetleri vardır, ayrıca yine birçok ülkede askeri bölge, sit alanları ve mezarlık gibi yerlerde dedektör kullanımı tamamen yasaklanmıştır. Olması gereken de budur.

Bazı Avrupa ülkelerinde şehir içinde dedektör kullanımı bölgesel yönetimler tarafından da sınırlandırılmıştır. Burada temel hedef kontrolsüz dedektör kullanımını ortadan kaldırarak tarihi eser kaçakçılığını yok etmektir. İnsanlar dedektörleri ile buldukları eser veya objeleri para karşılığı kanunlar nezdinde izin verilen ölçüde sattıkları sürece kesinlikle tarihi eser kaçakçılığına meyletmeyeceklerdir. Bu işten para kazanmak artık günümüzde rağbet gören bir uğraş haline gelmiştir. Devletlerin ülke sınırları içerisinde yer alan buluntulara sahip çıkabilmeleri için dedektör kullanıcılarını bilinçlendirmeleri, eğitmeleri ve onları kültür varlıklarını korumaya gönüllü hale getirmeleri gerekmektedir.

Bir diğer sorun ise bazı ülkelerde ruhsatlı kazıların zorlaştırılması ve bulunan buluntulara kültür varlığı denerek bulan kişiye bir ücret ödenmemesidir. Bu dedektör kullanıcılarını kaçak kazılara sevk etmektedir. En azından kültür varlığı tanımına giren bir buluntu bulunduğunda bulan kişiye “Buluculuk Ücreti” ödendiği taktirde veya ödüllendirildiğinde bu sorun da ortadan kaldırılmış olacaktır.

Ne yazık ki bazı ülkelerde bu yöntemlerin aksine kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılmayarak hala bir dizi yasaklamalarla önlemler alınmaya çalışılmaktadır. Bizim öngörümüz şudur ki; hangi ülkede yaşarsanız yaşayın tarihi eserlerden para kazanma gerçeği var olduğu sürece dedektör kullanıcıları bu tür aramalardan vazgeçmemekte, aksine tarihi ve kültürel varlıkları arayıp bulma fırsatı kaçakçıların ve kötü niyetli kişilerin tekeline düşmektedir. Ülkelerin geçmişine ait kültür varlıklarının gün yüzüne çıkartılması, arkeologlar ve dedektör kullanıcıları ile beraber gerçekleştirilebilir ve bunun örneğini Avrupa’daki bazı ülkelerde bulabilirsiniz.

Örnek:   https://www.nationalgeographic.com/magazine/2011/11/staffordshire-gold-hoard-treasure-discovery/

Aynı zamanda metal dedektörü üretimi, üretimin yapıldığı ülkelerin ekonomisine de katkıda bulunmaktadır. Şu anda dünya üzerinde milyonlarca insan milyonlarca farklı tür dedektör kullanmaktadır. Bazı metal dedektörü üreticilerinin yıllık üretim ve satış adedi 100.000 adet üzerindedir. Bu da üretimin yapıldığı ülke ekonomisine katma değer katmaktadır. Üretimin yapıldığı ülkede birçok insana da istihdam sağlanmaktadır.

Sonuç olarak metal dedektörü üretimi ve satışının ve dahi kullanımının devletlerin oluşturacağı bir dizi kanunlar ile kontrol ve koruma altına alındığı taktirde bu dedektörleri kullanmak isteyen insanlar ile kullanımını yasaklamaya çalışan insanlar arasındaki tartışma bitirilmiş olacaktır.

Bu kanunların düzenlenebilmesi için devletin yetkili kurumları ile konuya muhatap sivil toplum kuruluşları, konusunda uzman kişiler ve sektör ile alakalı firmalardan görüşler alınarak kanunlar oluşturulmaya çalışılmalıdır. Bu düzenlemeler yapılmadığı taktir de kaçak kazılar ve tarihi eser kaçakçılığının önü alınamayacaktır.

Bu konuda özellikle Avrupa ülkelerinde dedektör kullanımı ve tarihi/kültürel eserlerin aranması konusunda çok detaylı yasal düzenlemeler yapılmaktadır.

Söz gelimi İngiltere’de belirli alanlar dışında dedektörle arama yapmak izne dahi tabi tutulmadığı gibi, izne tabi alanlar için online başvuru imkanları gibi kolaylıklar dahi getirilmektedir. Devlet kurumları içerisinde National Council for Metal Detectors (Metal Dedektörleri Ulusal Konseyi)dedektör kullanımının sınırlarını ve standartlarını belirlemekte ve kontrol etmektedir. Yine define bulan kişinin izleyeceği prosedür ve resmi makamların yapacağı işlemler çok net bir şekilde düzenlenmiş, hatta bu konuda 145 sayfalık bir el kitabı bile yayınlanmıştır. Arama sonucunda tarihi eser bulan kişinin her türlü hukuki riskten uzak bir şekilde eseri müzelere ya da resmi izin almış koleksiyonerlere satması kesin çizgilerle düzenlenmekte, bu durumda elde edilen gelirin vergilendirilmesi bile yasalarla düzenlenmektedir.

İngiltere’de metal dedektörü kullanımı ile ilgili bilgi

http://home.bt.com/lifestyle/money/money-tips/metal-detector-treasure-hunting-what-happens-if-you-find-something-11364082240496 

Metal dedektörü ile bulunmuş en büyük hazineler

http://mentalfloss.com/article/90883/7-biggest-treasure-troves-ever-found

Ülkemizde yasal düzenleme ve uygulama gereği, arama yapılması yasaklanmakta, define ya da tarihi eser bulan kişiye ödeme yapılmadan buluntulara el konulmaktadır. Bu ise kazıların kaçak yapılmasına, eserlerin kaçakçıların eline geçmesine sebep olmakta; ülkemize ait eserler yurtdışına kaçırılmakta, devlet ciddi bir vergi gelirinden mahrum kaldığı gibi çok ciddi meblağlar ödeyerek bu eserleri yurtdışından getirmek zoruna kalmaktadır.

Sonuç olarak Avrupa ülkelerindekine benzer düzenlemelerle dedektör kullanımı ve arama faaliyetleri net bir şekilde düzenlenmeli, kontrollü bir şekilde serbest bırakılmalı ve tarihi/kültürel eserlerin ülke ekonomisine katkıda bulunacak şekilde değerlendirilmesi için düzenleme yapılması gerekmektedir.