Atıl durumdaki kamu tesisleri Alzheimer (Demans) hastalarının bakımı için tahsis edilsin.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 2.500.


Önümüzdeki yıllarda, Alzheimer illeti ülkeleri işgal etmek için nükleer silahlardan daha tehlikeli duruma gelebilir, çünkü Alzheimer illeti ile ülkenin yaşayan insan kaynağının kayıtlı geçmiş hafızası siliniyor yani toplumun "Ansiklopedisi" silinmek üzere!...  Geçmişini unutan toplumlar, hayaller kuramaz ve geleceğini inşa edemezler, dolayısıyla vakit kaybedilmeden ulusal bazda acil eylem planları ile çözüm odaklı projeler üretmesi gerektiğini düşünüyorum…

Sayılar ile Alzheimer illeti farkındalığı yaratalım;

2019 verilerine göre; Dünyada 47 milyon Alzheimer hastası var, 2030’da 76 milyon, 2050’de ise 135.5 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Veri açısından en iyi kayıtları tutan Amerika Alzheimer derneğinin “2019 Alzheimer’s Disease Facts and Figures” e göre;

• Amerika’da, 2019 itibariyle 5.8 milyon Alzheimer hastası var, projeksiyonlara göre, bu sayı 2050 yılında yaklaşık 14 milyon olacak deniliyor. 

• Amerika, Alzheimer ölümleri açısından yapılan sıralamada dünya da 6. sırada,

• 65 yaş ve üstü 10 kişiden biri yani nüfusun %10’u Alzheimer hastası.

• Her 3 yaşlı kadından ikisi Alzheimer hastası yani kadınlar daha riskli grup.

• Her 65 saniyede bir kişi Alzheimer illetine yakalanıyor.

• Her üç yaşlıdan bir kişi Alzheimer veya Demans’ın diğer türlerinden ölüyor, bu oran göğüs kanseri ve prostat kanserinin toplamından daha fazla.

• 2000-2017 yılları arasında kalp krizi sonucu ölenlerin sayısı %9 azalırken, Alzheimer nedeniyle ölenlerin sayısı %145 arttı. 

Türkiye'de durum ne?

2019 verilerine göre; Türkiye’de, 600.000 Alzheimer hastası olduğu biliniyor, yaşlı nüfusun artış projeksiyonlarına göre ise; 2050 yılında Alzheimer hasta sayısı açısından ülkemizin dünya dördüncüsü olacağı ifade ediliyor.

TÜİK’in “İstatistiklerle Yaşlılar 2018” raporuna göre, yaşlı nüfus oranımızın 2023 yılında %10,2, 2030 yılında %12,9, 2040 yılında %16,3, 2060 yılında %22,6 ve 2080 yılında %25,6 olacağı öngörülüyor yani BM’in nüfus tanımına göre; Ülkemiz 2023 yılında “çok yaşlı” olacak ve potansiyel Alzheimer hastamızda ani artış olacağı öngörülmekte.

2050 yılında, Türkiye’nin dünyada en fazla Alzheimer hastasına sahip 4. ülke olacağı düşünüldüğünde ciddi olarak endişe duymalıyız, çünkü günümüzde Tıp bilimi tarafından önlenemeyen, yavaşlatılamayan ve tedavi edilemeyen tek hastalık Alzheimer’dır. Tıp dünyası, geciktirebilmek veya yavaşlatabilmek için çalışsa da şu an için yeterince başarılı olduğunu söyleyemeyiz.

Dolayısıyla tedavisi mümkün olmadığına göre; "Empati, Saygı ve İçtenlik" üçgeni ortamında Alzheimer hastalarının yaşam kalitesini olabildiğince artırmayı hedeflemeliyiz yani Alzheimer hastalarına “Kişi Merkezli Bakım Hizmeti” imkanları yaratarak yardımcı olmalıyız.

Alzheimer hastalığı kişiye özel bir hastalıktır yani her Alzheimer hastasının kendine özgü yakalanma sebebi ve hastalığın farklı seyir süreci vardır.

Dolayısıyla, özellikle “İleri Evre” Alzheimer hastalarına bakabilmek için “Alzheimer (Demans) Hasta Bakımı Personel Eğitimi” almış profesyonel insan kaynağına ve “Kişi Merkezli Bakım Hizmeti” verebilecek bakım merkezlerine ihtiyaç var. 

Devlet, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü vasıtasıyla elindeki sınırlı kapasite çerçevesinde ağır engelli bireylere ücretsiz bakım hizmet vermeye çalışıyor, ancak ülke genelinde Alzheimer hastalarına bakım hizmeti verebilecek bakım merkezi sayısı çok az, dolayısıyla devlet, acil durumlarda ağır engelliler için bakım hizmetlerini bedeli karşılığında özel bakım merkezlerinden alıyor. Maalesef, bu merkezler özellikle Alzheimer gibi kişiye özel sendromlar gösteren bir hastalık için yönetmeliklerde belirtilen fiziki şartlara ve “Kişi Merkezli Bakım Hizmeti” verebilecek insan kaynağı profiline sahip değiller, devletin bu merkezleri denetlemekte yetersiz kalmasının yarattığı problemler de ayrıca konuşulması gereken ciddi durum...

Devletin bakım hizmeti satın almadığı bazı özel yerler de ise, aylık bakım fiyatları 6.000-15.000 TL arasında, eğer hastanın ömrünün 5-10 yıl olduğu dikkate alınırsa bu rakamlar ile özel kurumlardan sürdürülebilir bir bakım hizmeti almak ekonomik açıdan çok zor.

Dolayısıyla, Alzheimer hastalarına devlet tarafından “Kişi Merkezli Bakım Hizmeti” verebilme konusunda atıl durumdaki kamu ve askeri kamplar ile şehir hastaneleri nedeniyle hurdaya çıkmış devlet hastanelerinin tekrar hizmete verilerek daha acil, ekonomik ve rasyonel çözüm üretilebileceğini düşünüyorum, kısacası; detayları aşağıda açıklanan taleplerim için desteklerinizi bekliyorum.

Merkezi Yönetimden Taleplerim;

1. “Erken Evre” ve “Orta Evre” Alzheimer hastalarına evde bakımı hizmeti veren yakınlarının çalışma ve sosyal ortamdan kopmaları nedeniyle ülkemiz ciddi sayıda vasıflı insan kaynağını kaybetmekte, ayrıca hastaya bakan hasta yakını bakıcılar (caregivers) bu sorumluluğun ve duygusal yükün altında ezilmekte, yaşam kalitesi, hatta vücut fizyolojisi bozulmaktadır. Yani, Alzheimer hastasına evde bakım hizmeti veren kişilerin yaşadığı yetersizlik, çaresizlik, bıkkınlık, yalnızlık duyguları buz dağının görünmeyen çok önemli diğer kısmıdır, dolayısıyla devletin elindeki kamu ve askeri kampları “Erken Evre” ve “Orta Evre” Alzheimer hastalarının bakımına tahsis edilmesi ile çözüm üretilebilir, zaten bu kamplar yaz ayları dışında kışın 8-9 ay atıl durumda devlete ciddi ekonomik zarar vermektedir, eğer basit yapısal restorasyonlar yapılırsa hem bu tesisler yılın 12 ayı aktif olarak kullanılabilir hem de Alzheimer hasta yakınlarının atıl duruma gelen iş güçleri ve zihinsel sağlıkları yeniden kazanılmış olunur,  böylece ailenin hastası nedeniyle yaşadığı psikolojik ve ekonomik sıkıntılar hafiflemiş olur, kısacası;

“Atıl durumdaki kamu ve askeri kampların “Erken Evre” ve “Orta Evre” Alzheimer (Demans) hastalarına bakım merkezi olarak tahsis edilmesini talep ediyorum”

2. Devletin şu an sahip olduğu bakım merkezlerinin fiziksel imkanları ve sayıları “İleri Evre” Alzheimer hastalarına hizmet vermek için yeterli değil, dolayısıyla devlet ağır engelliler için bakım hizmetlerini özel bakım merkezlerinden ciddi bedel karşılığı almaktadır, eğer TÜİK’in yaşlı nüfus artış projeksiyonları öngörüldüğü gibi gerçekleşirse özel bakım merkezlerine yapılan ödemeler nedeniyle 2023 yılından itibaren devlet bütçesine ciddi miktarda yük gelebilir, dolayısıyla şu an atıl durumda olan mevcut imkanları rasyonel olarak kullanarak bu problemi çözmek gerekir;

Bilindiği üzere yeni hizmete açılan şehir hastaneleri nedeniyle birçok ildeki devlet hastaneleri atıl durumda çürümeye bırakıldı, eğer bu hastaneler yapısal olarak “İleri Evre” deki Alzheimer hastalarının hizmetine verilebilirse, özellikle tıp fakültelerinin Geriatri ve Nöroloji bölümlerine tahsis edilirse hem “İleri Evre” deki Alzheimer hastalarına uzun süreli yatılı olarak profesyonel destek verilmiş olunur hem de bu hastaneler Alzheimer illeti gibi konularda araştırma yapan merkezlere dönüştürülerek bilimsel çalışmalar ile bilim dünyasına katkı yapılabilir. 

Bilindiği üzere tıp dünyasındaki bilimsel araştırmaların ekonomiye katma değer getirisi teknolojik araştırmaların ekonomiye yaptığı katma değer getirisinden daha fazladır, ayrıca dünyada aynı sorunu yaşayan ama imkanları kısıtlı olan birçok ülkenin “İleri Evre” deki Alzheimer hastalarına da verilecek sağlık hizmeti ile sağlık turizmi oluşturmak mümkündür, kısacası; 

“Atıl durumdaki devlet hastanelerini tekrar sağlık hizmetine dahil ederek “İleri Evre” ve yatalak Alzheimer (Demans) hastalarının bakımı için tahsis edilmesini talep ediyorum.”

#Alzheimer

#AlzheimerınİlacıSevgi

#AnsiklopediHızlaSiliniyor

#EmpatiSaygıİçtenlikÜçgeni

#KişiMerkezliBakımHizmeti