ASSAM İslam Birliği Deklarasyonu '24

Kampanya metni

  1. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 27’nci Haçlı Seferi’nin ileri karakolu olarak İsrail, İslam coğrafyasına bir hançer gibi yerleştirildiği Filistin coğrafyasında; Hıristiyan dünyasının gözü, kulağı ve yumruğu gibi desteklenmiş; 7 Ekim 2023’ten bu tarafa, Gazze merkezli başlayan, Batı Şeria ile devam ederek, Lübnan’a sirayet eden, oradan da tüm Ortadoğu’ya yayılmaya çalışılan, tarihte eşine az rastlanır vahşi bir soykırımla diğer İslam Coğrafyalarında devam eden zulümlerin arasında ön plana çıkmıştır.
  2. Soykırımcı terör devleti İsrail; BM dâhil batının kontrolündeki bütün kuruluşlar tarafından himaye edilirken, yoğun psikolojik harekatla, dünyanın yönetimi Siyonizm’in kontrolündeymiş gibi gösterilerek, İslam dünyasına göz dağı verilmiş; bu küçük devletin batının maşası olduğu unutturulmak istenmiştir.
  3. Yirminci Yüzyılın sonlarında, 1. ve 2. Dünya savaşının galipleri ABD ve İngiltere etkisindeki NATO, “Medeniyetler Çatışması” misyonu ile Afganistan'ı ve Irak'ı işgal etmiş, fiili işgaller pahalıya mal olduğundan, “Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında yeni bir senaryoyu dünyaya deklare ederek Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve Suriye’den başlamak üzere İslam dünyasını sosyal, siyasi ve ekonomik çalkantılarla ve istikrarsızlığa sevk etmiştir.
  4. Rusya ve Çin de İslam dünyası üzerinde akıttığı kan ve gözyaşından kendilerine siyasi ve ekonomik çıkar sağlama yolunu tutmuşlardır.
  5. Sayısı 57’yi bulan Birleşmiş Milletler’e üye Müslüman Devletler; dünyanın en önemli ve kıymetli jeostratejik coğrafyasına ve zengin yeraltı-yerüstü kaynaklarına sahip olmasına rağmen, batının güdümünden kurtulamadığı için, ittifak edip hak ettiği güce ulaşamamıştır.
  6. Müslüman Ülkeler, müşterek bir iradeye sahip olamadığından, kaynakları ve imkânları talan edilmiş, iradeleri ellerinden alınmış, başına getirilen bütün musibet ve zulümlerden sıyrılmak için uluslararası toplumun harekete geçmesini beyhude beklemiştir.
  7. Ortak değerler taşıyan İslam ülkelerinin; ekonomik iş birliği ve desteğe, dış politikada yol göstericiliğe, sömürücülere karşı savunma iş birliğine, kendi ülkeleri ve üçüncü devletlerden kaynaklanan hak ihlallerine karşı hakka dayalı adalet sistemine, refah ve emniyeti, kendilerinin ve dünyanın huzur içinde ve adaletle yönetilmesi için müşterek iradeye ihtiyaç vardır.
  8. 2017 yılında başlatılan ve 2023 yılında tamamlanmış olan “Uluslararası ASSAM İslam Birliği Modeli Kongreleri” bu fikri çalışmaların, çözüm önerilerinin, bir hal tarzının ortaya çıkarılarak İslam dünyasına ve İslam ülkelerinin siyasi iradelerine hazır bir model olarak sunulabilmesi maksadı ile icra edilmiş olup; iki ayrı model üretilmiştir.
  9. Bu maksatla ne pahasına olursa olsun ne kadar zor olursa olsun; İslam Ülkeleri birleşerek emperyal devletlere karşı “varoluşsal nitelikte siyasal – ekonomik ve askeri bir caydırıcı güce” sahip olmak zorundadırlar.
  10. Sonuçta, dünyada barış ve adaletin tesisi, Müslüman milletlerin refahı, İslam ülkelerinin bir süper güç olarak dünya siyaset sahnesine çıkmasına bağlıdır. Bu da ancak İslam Birliği’nin teşkili ile mümkündür. 
     

 

 

 


             

 

avatar of the starter
Melih TanrıverdiKampanyayı Başlatan Kişi

48

Kampanya metni

  1. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 27’nci Haçlı Seferi’nin ileri karakolu olarak İsrail, İslam coğrafyasına bir hançer gibi yerleştirildiği Filistin coğrafyasında; Hıristiyan dünyasının gözü, kulağı ve yumruğu gibi desteklenmiş; 7 Ekim 2023’ten bu tarafa, Gazze merkezli başlayan, Batı Şeria ile devam ederek, Lübnan’a sirayet eden, oradan da tüm Ortadoğu’ya yayılmaya çalışılan, tarihte eşine az rastlanır vahşi bir soykırımla diğer İslam Coğrafyalarında devam eden zulümlerin arasında ön plana çıkmıştır.
  2. Soykırımcı terör devleti İsrail; BM dâhil batının kontrolündeki bütün kuruluşlar tarafından himaye edilirken, yoğun psikolojik harekatla, dünyanın yönetimi Siyonizm’in kontrolündeymiş gibi gösterilerek, İslam dünyasına göz dağı verilmiş; bu küçük devletin batının maşası olduğu unutturulmak istenmiştir.
  3. Yirminci Yüzyılın sonlarında, 1. ve 2. Dünya savaşının galipleri ABD ve İngiltere etkisindeki NATO, “Medeniyetler Çatışması” misyonu ile Afganistan'ı ve Irak'ı işgal etmiş, fiili işgaller pahalıya mal olduğundan, “Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında yeni bir senaryoyu dünyaya deklare ederek Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve Suriye’den başlamak üzere İslam dünyasını sosyal, siyasi ve ekonomik çalkantılarla ve istikrarsızlığa sevk etmiştir.
  4. Rusya ve Çin de İslam dünyası üzerinde akıttığı kan ve gözyaşından kendilerine siyasi ve ekonomik çıkar sağlama yolunu tutmuşlardır.
  5. Sayısı 57’yi bulan Birleşmiş Milletler’e üye Müslüman Devletler; dünyanın en önemli ve kıymetli jeostratejik coğrafyasına ve zengin yeraltı-yerüstü kaynaklarına sahip olmasına rağmen, batının güdümünden kurtulamadığı için, ittifak edip hak ettiği güce ulaşamamıştır.
  6. Müslüman Ülkeler, müşterek bir iradeye sahip olamadığından, kaynakları ve imkânları talan edilmiş, iradeleri ellerinden alınmış, başına getirilen bütün musibet ve zulümlerden sıyrılmak için uluslararası toplumun harekete geçmesini beyhude beklemiştir.
  7. Ortak değerler taşıyan İslam ülkelerinin; ekonomik iş birliği ve desteğe, dış politikada yol göstericiliğe, sömürücülere karşı savunma iş birliğine, kendi ülkeleri ve üçüncü devletlerden kaynaklanan hak ihlallerine karşı hakka dayalı adalet sistemine, refah ve emniyeti, kendilerinin ve dünyanın huzur içinde ve adaletle yönetilmesi için müşterek iradeye ihtiyaç vardır.
  8. 2017 yılında başlatılan ve 2023 yılında tamamlanmış olan “Uluslararası ASSAM İslam Birliği Modeli Kongreleri” bu fikri çalışmaların, çözüm önerilerinin, bir hal tarzının ortaya çıkarılarak İslam dünyasına ve İslam ülkelerinin siyasi iradelerine hazır bir model olarak sunulabilmesi maksadı ile icra edilmiş olup; iki ayrı model üretilmiştir.
  9. Bu maksatla ne pahasına olursa olsun ne kadar zor olursa olsun; İslam Ülkeleri birleşerek emperyal devletlere karşı “varoluşsal nitelikte siyasal – ekonomik ve askeri bir caydırıcı güce” sahip olmak zorundadırlar.
  10. Sonuçta, dünyada barış ve adaletin tesisi, Müslüman milletlerin refahı, İslam ülkelerinin bir süper güç olarak dünya siyaset sahnesine çıkmasına bağlıdır. Bu da ancak İslam Birliği’nin teşkili ile mümkündür. 
     

 

 

 


             

 

avatar of the starter
Melih TanrıverdiKampanyayı Başlatan Kişi

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 19 Kasım 2024 tarihinde başlatıldı