Konyaaltı Roma Hamamı müzepark olsun!

Kampanya metni

Antalya ili Konyaaltı ilçesi Gürsu Mahallesi 338. Sokakta bulunan Roma Hamamı şehrin bu bölümündeki yegâne kalıntı olup, oturum alanı olarak kullanılan yüksek siteler ve apartmanlar arasında sıkışmış kalmış, son iki yıldır da Atatürk Bulvarına bakan cephesine yapılan restoranlarca cadde tarafından görülmesi imkânsız kılınmıştır. Bu restoranlarla Hamam arasında 6 metrelik olan sınır, buraya konan konteyner, varil ve eşyalarla tamamen ihlal edilmiştir ve görsel kirlilik oluşturmuştur.

Roma Hamamını sözde koruyan metal çitler çok sık yerinden sökülmektedir, arsasına yine bu restoranlarca hafriyat ve çöpler atılmakta, evsizler uyumakta ve bu kültürel miras ne yazık ki kültür ve gelir seviyesi yüksek olan bir mahallede bile korunamamaktadır.

Antalya Valiliğine 07/12/2017 tarihinde 1701866385 sayılı başvurumuz akabinde ilgili önlemler kısmen alınmış, hamamda yerden ışıklandırma yapılmış kırık çitler yenilenmiştir. Ancak ROMA HAMAMININ KESİN OLARAK KORUNMASINI VE GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINI SAĞLAYACAK BİR PROJEYLE ARKEOPARK YAPILMASININ, ARSASININ KAMULAŞTIRILARAK GEREKLİ EK SERGİLEME ALANLARI VE TEKNİK GÖRSEL DONANIMLARLA, SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR AÇIK HAVA MÜZESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİ, ANTALYA GÜRSU MAHALLESİ SAKİNLERİ VE KÜLTÜR MİRASINA SAHİP ÇIKAN TÜM VATANDAŞLAR OLARAK TALEP ETMEKTEYİZ.

 

KONYAALTI ROMA HAMAMI HAKKINDA:
Hamam Milattan sonra 3. Yüzyılın sonlarında yapılmış olup, 6. Yüzyılda geçirdiği bir yangından sonra 14. Yüzyıla kadar yapısal ve işlevsel olarak büyük değişikliklere uğramıştır. Yapının moloz taşlarla örülmüş ve önemli bir bölümü hala ayakta olan duvarları mermer plakalarla, tonozların iç kısımları beyaz sıvayla kaplıdır. Tüm yapının kiremitle örtülmüş olduğu tahmin edilmektedir. Roma mimarisine uygun olarak her birinin farklı işlevi olan tonozlu odalardan oluşmuştur. Avlunun güney kısmında yarım daire şeklinde soğuk su havuzu vardır. Bunun hemen yanındaki yan yana iki tonozlu bölümden biri soyunma yeri (Apodyterium 1 ) diğeri çeşmedir. Bu bölümler, dikdörtgen biçimindeki tonozlu bir alana (Frigidarium) açılır. Dikdörtgen ve yuvarlak tuğlalarla örülmüş ayaklar üzerinde yükseltilmiş taban şimdilerde tamamen yıkılmıştır. Duvardaki sıcak hava dolaşımı sistemi, duvar çivilerine oturtulmuş kaplama plakalarıyla oluşturulan menfezlerle sağlanmıştır.

 Geniş bilgi için: Azize Yener, Türk Arkeoloji ve Etnografi Dergisi Sayı: 11 (2011-2013)

 

ARKEOPARK NEDİR?

 Arkeopark olarak sergileme, günümüzde gelişmiş ülkelerin ören yerlerinde uyguladığı en güncel yaklaşımlar arasındadır. Özellikle Avrupa ülkelerinde sıkça rastlanan bu alanlar, bir çeşit açık hava müzesi olarak nitelendirilebilmektedir. Arkeoparkların amaçları; kültür varlıklarını korumak, kamuyla bütünleşmesini sağlayarak bilgilendirme yapmak, toplumda koruma bilinci oluşturmak ve geçmiş uygarlıkların sosyo-kültürel özellikleri, mimarileri, yaşam biçimleri hakkında bilgi edinme yollarını güçlendirmektir. Arkeoparkların kapsamında duyulara hitap eden sunum yöntemlerinin, deneysel arkeoloji uygulamalarının ve çeşitli rekreaktif aktivitelerin bulunması bu alanların dinamikliğini ve kamunun bu alanlara olan ilgisini arttırmaktadır. Arkeopark kavramı, arkeolojik yöntemlerle elde edilmiş kültür varlıklarının kendi doğal ortamları içinde sergilenerek, insanlara geçmiş uygarlıkların yaşantısı, kültürü ve mimarisini aktarması amacıyla gerçekleştirilen uygulamalar olarak tanımlanabilir. Arkeoparklarda uygulanan sunum yöntemlerinin klasik sunum yöntemlerinden ve müzelerden en temel farkı, kültür varlıklarının durağan bir ortamda sergilenmesi değil, dinamik sunum yöntemleri yardımı ile daha iyi algılanmasının sağlanmasıdır.

 

 Arkeoparklarda dikkat çeken en önemli sunum biçimlerini deneysel arkeoloji uygulamaları, üç boyutlu canlandırmalar ve teknoloji kullanımı oluşturmaktadır (Eres vd., 2016). Bu uygulamalar arkeolojik alanların en temel sorunlarından olan ‘’görünürlük’’ ve ‘’anlaşılabilirlik’’ sorunlarına çözüm oluşturmaktadır (Eres, 2016). Basit bir tanım ile arkeoparklar; arkeolojik bulgular içeren, farklı deneysel ve eğitici sunum yöntemleri barındıran halka açık arkeolojik alanlardır.

Arkeoprakların birincil hedefi kültür varlıklarını korumaktır. Arkeolojik alanların sürdürülebilirliği ancak arkeolojik alana ait eserlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ile mümkündür. Arkeolojik alanları korumak sadece eserleri onarmaktan ibaret değildir. O eserleri korumak insanların onlara karşı duyarlılık ve bilinç düzeyinin yükselmesi ile gerçekleşir. Bu bilinç ise kültür varlıklarına karşı farkındalığın artması ile oluşur. Bu nedenle 'arkeopark' oluşumları, farkındalık oluşturmak bağlamında önemli bir yöntem olmakta, arkeolojik alanların korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından giderek önem kazanan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır

 

avatar of the starter
FEYZA TANDOGANKampanyayı Başlatan Kişi

317

Kampanya metni

Antalya ili Konyaaltı ilçesi Gürsu Mahallesi 338. Sokakta bulunan Roma Hamamı şehrin bu bölümündeki yegâne kalıntı olup, oturum alanı olarak kullanılan yüksek siteler ve apartmanlar arasında sıkışmış kalmış, son iki yıldır da Atatürk Bulvarına bakan cephesine yapılan restoranlarca cadde tarafından görülmesi imkânsız kılınmıştır. Bu restoranlarla Hamam arasında 6 metrelik olan sınır, buraya konan konteyner, varil ve eşyalarla tamamen ihlal edilmiştir ve görsel kirlilik oluşturmuştur.

Roma Hamamını sözde koruyan metal çitler çok sık yerinden sökülmektedir, arsasına yine bu restoranlarca hafriyat ve çöpler atılmakta, evsizler uyumakta ve bu kültürel miras ne yazık ki kültür ve gelir seviyesi yüksek olan bir mahallede bile korunamamaktadır.

Antalya Valiliğine 07/12/2017 tarihinde 1701866385 sayılı başvurumuz akabinde ilgili önlemler kısmen alınmış, hamamda yerden ışıklandırma yapılmış kırık çitler yenilenmiştir. Ancak ROMA HAMAMININ KESİN OLARAK KORUNMASINI VE GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINI SAĞLAYACAK BİR PROJEYLE ARKEOPARK YAPILMASININ, ARSASININ KAMULAŞTIRILARAK GEREKLİ EK SERGİLEME ALANLARI VE TEKNİK GÖRSEL DONANIMLARLA, SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR AÇIK HAVA MÜZESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİ, ANTALYA GÜRSU MAHALLESİ SAKİNLERİ VE KÜLTÜR MİRASINA SAHİP ÇIKAN TÜM VATANDAŞLAR OLARAK TALEP ETMEKTEYİZ.

 

KONYAALTI ROMA HAMAMI HAKKINDA:
Hamam Milattan sonra 3. Yüzyılın sonlarında yapılmış olup, 6. Yüzyılda geçirdiği bir yangından sonra 14. Yüzyıla kadar yapısal ve işlevsel olarak büyük değişikliklere uğramıştır. Yapının moloz taşlarla örülmüş ve önemli bir bölümü hala ayakta olan duvarları mermer plakalarla, tonozların iç kısımları beyaz sıvayla kaplıdır. Tüm yapının kiremitle örtülmüş olduğu tahmin edilmektedir. Roma mimarisine uygun olarak her birinin farklı işlevi olan tonozlu odalardan oluşmuştur. Avlunun güney kısmında yarım daire şeklinde soğuk su havuzu vardır. Bunun hemen yanındaki yan yana iki tonozlu bölümden biri soyunma yeri (Apodyterium 1 ) diğeri çeşmedir. Bu bölümler, dikdörtgen biçimindeki tonozlu bir alana (Frigidarium) açılır. Dikdörtgen ve yuvarlak tuğlalarla örülmüş ayaklar üzerinde yükseltilmiş taban şimdilerde tamamen yıkılmıştır. Duvardaki sıcak hava dolaşımı sistemi, duvar çivilerine oturtulmuş kaplama plakalarıyla oluşturulan menfezlerle sağlanmıştır.

 Geniş bilgi için: Azize Yener, Türk Arkeoloji ve Etnografi Dergisi Sayı: 11 (2011-2013)

 

ARKEOPARK NEDİR?

 Arkeopark olarak sergileme, günümüzde gelişmiş ülkelerin ören yerlerinde uyguladığı en güncel yaklaşımlar arasındadır. Özellikle Avrupa ülkelerinde sıkça rastlanan bu alanlar, bir çeşit açık hava müzesi olarak nitelendirilebilmektedir. Arkeoparkların amaçları; kültür varlıklarını korumak, kamuyla bütünleşmesini sağlayarak bilgilendirme yapmak, toplumda koruma bilinci oluşturmak ve geçmiş uygarlıkların sosyo-kültürel özellikleri, mimarileri, yaşam biçimleri hakkında bilgi edinme yollarını güçlendirmektir. Arkeoparkların kapsamında duyulara hitap eden sunum yöntemlerinin, deneysel arkeoloji uygulamalarının ve çeşitli rekreaktif aktivitelerin bulunması bu alanların dinamikliğini ve kamunun bu alanlara olan ilgisini arttırmaktadır. Arkeopark kavramı, arkeolojik yöntemlerle elde edilmiş kültür varlıklarının kendi doğal ortamları içinde sergilenerek, insanlara geçmiş uygarlıkların yaşantısı, kültürü ve mimarisini aktarması amacıyla gerçekleştirilen uygulamalar olarak tanımlanabilir. Arkeoparklarda uygulanan sunum yöntemlerinin klasik sunum yöntemlerinden ve müzelerden en temel farkı, kültür varlıklarının durağan bir ortamda sergilenmesi değil, dinamik sunum yöntemleri yardımı ile daha iyi algılanmasının sağlanmasıdır.

 

 Arkeoparklarda dikkat çeken en önemli sunum biçimlerini deneysel arkeoloji uygulamaları, üç boyutlu canlandırmalar ve teknoloji kullanımı oluşturmaktadır (Eres vd., 2016). Bu uygulamalar arkeolojik alanların en temel sorunlarından olan ‘’görünürlük’’ ve ‘’anlaşılabilirlik’’ sorunlarına çözüm oluşturmaktadır (Eres, 2016). Basit bir tanım ile arkeoparklar; arkeolojik bulgular içeren, farklı deneysel ve eğitici sunum yöntemleri barındıran halka açık arkeolojik alanlardır.

Arkeoprakların birincil hedefi kültür varlıklarını korumaktır. Arkeolojik alanların sürdürülebilirliği ancak arkeolojik alana ait eserlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ile mümkündür. Arkeolojik alanları korumak sadece eserleri onarmaktan ibaret değildir. O eserleri korumak insanların onlara karşı duyarlılık ve bilinç düzeyinin yükselmesi ile gerçekleşir. Bu bilinç ise kültür varlıklarına karşı farkındalığın artması ile oluşur. Bu nedenle 'arkeopark' oluşumları, farkındalık oluşturmak bağlamında önemli bir yöntem olmakta, arkeolojik alanların korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından giderek önem kazanan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır

 

avatar of the starter
FEYZA TANDOGANKampanyayı Başlatan Kişi

Karar Vericiler

Antalya Valiliği
Antalya Valiliği
Antalya Valisi, İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü
Kültür Bakanlığı
Kültür Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Büyükşehir Belediyesi
Antalya Büyükşehir Belediyesi
Muhittin Böcek

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 25 Ekim 2019 tarihinde başlatıldı