Kaş yunus parkı derhal kapatılsın ve yunuslar özgür bırakılsın. #yunuslaraozgurluk

Kampanya metni

Yunuslar, gelişmiş benlik duygusuna sahip, özgürlüğüne düşkün, çok zeki ve güçlü hayvanlardır; bu yüzden intihar etmeye karar vermedikçe kolay kolay ölmezler. Ancak intihar etmeye karar veren bir yunusu kimse kurtaramaz! SU romanını yazarken, yunuslarla çalışan veteriner, çevreci ve biyologlardan öğrendiklerim arasında beni en çok bu bilgi etkiledi. Çevrelerine gönderdikleri ses dalgaları ve onların yansımasıyla hareket eden yunuslar için “ses dalgalarıyla görüyorlar” demek yanlış olmaz.

“Yunus parklarında” ölen yunusların sadece özgürlüklerini kaybettikleri için değil, aynı zamanda o havuzlarda oluşan yoğun ses dalgalarının yarattığı gürültüden çıldırıp intihar ettiklerini böylece öğrendim. Kısacası, yunus parkları, yunuslar için birer işkence kampıdır ve kapatılmalıdır. Kesinlikle, yenileri açılmamalıdır.

Birkaç saatlik zevk için yunusların intiharına sebep olanları bu konuda bilgilendirmeli, bütün canlar gibi yunuslara ve hayatın kendisine destek vermeliyiz, diyorsanız: Siz de imza kampanyasına katılarak sesimizi duyurmamıza katkıda bulunun.

Kaş'taki “Yunus Parkı”, yunusların özgürlüğü için mücadele eden birey ve kurumların sayesinde, 28 Mayıs 2012’de mühürlenmişti. Ancak, 12 Kasım'da işletmenin sessiz sedasız ikinci kez ruhsatsız şekilde müşteri kabul ettiğini öğrendik. Yunusların burada mutlu olmadıklarını, aksine onlara işkence edildiğini bilmeyen ziyaretçilere yeniden bilet kesilmeye başlandığını, hatta tüm bu hukuksuzluklara ve etik sorunlara rağmen, ruhsatlandırma işlemlerinin tamamlanmak üzere olduğunu öğrendik. 

Doğal güzelliği ve kültürel zenginliğiyle çok sevdiğim bir Akdeniz mucizesi olan Kaş'ın, yunuslara eziyet eden bir yunus parkıyla anılmasını istemiyorum. Kaş, sadece Kaşlıların değil: Türkiye'nin ve dünyanın pek çok yerinden fahri hemşerileri olan, bu yüzden gözden kaçırılmaması gereken önemli bir Akdeniz beldesidir. Bizim kültürümüzün de bir sembolü olan yunusları intihara sürükleyen bu esareti sona erdirmek için başlattığım imza kampanyasını destekleyeceğinizi umuyorum. 

Dilekçeye imza atarak başta Başbakanlık, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve diğer ilgili bakanlıklar olmak üzere, Kaş Belediye Başkanı Sayın Abdullah Gültekin ve Antalya Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Sayın Kadri Bilici'den hayvanlar dahil bütün canlara ve hayata saygı duyan öz kültürümüze ters düşen bu duruma son vermelerini isteyebilirsin.

Kaş’taki yunus parkında bir zamanlar tutsak edilmiş Tom ve Misha adlı iki yunusun, Türkiye’den ve dünyadan pek çok sivil toplum kuruluşunun girişimiyle, önce rehabilitasyona alınıp sonra özgürlüklerine kavuştuğunu duyduğumuzda çok sevinmiştik. Tom ve Misha, onların özgürlüğü için sesini yükselten sizler sayesinde halen denizlerde özgür yüzüyorlar.

Kaş Yunus Parkı’nın geçmişi, tıpkı diğer deniz hapishaneleri gibi hukuksuzluklarla dolu: Tom ve Misha özgürlüğüne kavuşmadan çok önce, park çalışmaz hale geldikten yaklaşık bir yıl sonra, Kaş’taki deniz kafesinin içine gizlice dört yunus daha getirildi. Kaş Belediye Başkanı Sayın Abdullah Gültekin, yunusların belediyeden habersiz getirildiğini, çalışma ruhsatı için henüz kimsenin belediyeye başvurmadığını açıkladı, fakat sonunda hiç kimseye bir yaptırım uygulanmadı.

Halbuki Almanya’dan Yunus ve Balina Koruma Kuruluşu Pro-Wal ve Türkiye’den Yunuslara Özgürlük Platformu’nun ortak çabaları sonucunda, Belediye Başkanı Sayın Gültekin "Kaş'ta bir daha yunus parkı açılmayacağına" söz vermişti.
 Şimdi Sayın Başkan Gültekin'e kamuoyu önünde bu sözünü hatırlatıyor ve tutmasını istiyoruz. 

Şimdi, ne vicdana ne de insanlığa yakışan bu manzarayı sadece üzülerek seyretmek zamanı değil. Çaresiz değiliz. Kendini tabiatın efendisi sanarak hayvanlara eziyet edenlere 'DUR!' demek, “Yunus Parkı”nda yaşanan bu zalim uygulamanın sona erdirilmesini sağlamak için sen de bir imza verebilirsin.

Yunuslara Özgürlük Platformu, ProWal, Kaş’taki sivil toplum kuruluşları, Dolphin Angels ekibi ve duyarlı vatandaşlar, bunca hukuksuzluğa konu olan bu işletmeye kesinlikle ruhsat verilmemesi için başvuruda bulundular. Başvuruya hâlâ bir yanıt yok.

Yunuslara karşı yapılan bu işkenceye karşı birleşirsek, yunusları kurtarmamız mümkün. Mümkün!

Sevgiler,

Buket Uzuner - gezgin, yazar, yunus dostu

* Uzmanlar tarafından rehabilite edilmemiş bir gösteri yunusunun, ilk etapta doğal yaşam ortamında hayatta kalması zordur. Onları ait oldukları mavi denizlere bırakmadan önce, yunusların iyileştirme sürecine tabi tutulması, insan bağımlı yaşam alışkanlıklarından kurtarıp yeniden doğal yaşam ortamlarına geçişleri sağlanmalıdır. 

avatar of the starter
Buket UzunerKampanyayı Başlatan KişiWriter, Environmental Scientist, Traveller/Yazar, çevrebilimci, gezgin/She respects the rights of WATER, EARTH, SEED& believes all living things have equal rights./SU, Toprak, Tohum hakkına saygı duyar ve bütün canlıların eşit yaşam hakkı olduğuna inanır./She truly accepts that human beings are only the part of The Nature (Mother Umay in pre-Turkish Sibirian Mythology), not the master./Tabiat (Umay Ana)'ın efendisi değil, parçası olduğunu samimiyetle kabul eder.
Doğrulanmış başarı
Bu kampanya 49.042 destekçi ile değişim yarattı!

Kampanya metni

Yunuslar, gelişmiş benlik duygusuna sahip, özgürlüğüne düşkün, çok zeki ve güçlü hayvanlardır; bu yüzden intihar etmeye karar vermedikçe kolay kolay ölmezler. Ancak intihar etmeye karar veren bir yunusu kimse kurtaramaz! SU romanını yazarken, yunuslarla çalışan veteriner, çevreci ve biyologlardan öğrendiklerim arasında beni en çok bu bilgi etkiledi. Çevrelerine gönderdikleri ses dalgaları ve onların yansımasıyla hareket eden yunuslar için “ses dalgalarıyla görüyorlar” demek yanlış olmaz.

“Yunus parklarında” ölen yunusların sadece özgürlüklerini kaybettikleri için değil, aynı zamanda o havuzlarda oluşan yoğun ses dalgalarının yarattığı gürültüden çıldırıp intihar ettiklerini böylece öğrendim. Kısacası, yunus parkları, yunuslar için birer işkence kampıdır ve kapatılmalıdır. Kesinlikle, yenileri açılmamalıdır.

Birkaç saatlik zevk için yunusların intiharına sebep olanları bu konuda bilgilendirmeli, bütün canlar gibi yunuslara ve hayatın kendisine destek vermeliyiz, diyorsanız: Siz de imza kampanyasına katılarak sesimizi duyurmamıza katkıda bulunun.

Kaş'taki “Yunus Parkı”, yunusların özgürlüğü için mücadele eden birey ve kurumların sayesinde, 28 Mayıs 2012’de mühürlenmişti. Ancak, 12 Kasım'da işletmenin sessiz sedasız ikinci kez ruhsatsız şekilde müşteri kabul ettiğini öğrendik. Yunusların burada mutlu olmadıklarını, aksine onlara işkence edildiğini bilmeyen ziyaretçilere yeniden bilet kesilmeye başlandığını, hatta tüm bu hukuksuzluklara ve etik sorunlara rağmen, ruhsatlandırma işlemlerinin tamamlanmak üzere olduğunu öğrendik. 

Doğal güzelliği ve kültürel zenginliğiyle çok sevdiğim bir Akdeniz mucizesi olan Kaş'ın, yunuslara eziyet eden bir yunus parkıyla anılmasını istemiyorum. Kaş, sadece Kaşlıların değil: Türkiye'nin ve dünyanın pek çok yerinden fahri hemşerileri olan, bu yüzden gözden kaçırılmaması gereken önemli bir Akdeniz beldesidir. Bizim kültürümüzün de bir sembolü olan yunusları intihara sürükleyen bu esareti sona erdirmek için başlattığım imza kampanyasını destekleyeceğinizi umuyorum. 

Dilekçeye imza atarak başta Başbakanlık, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve diğer ilgili bakanlıklar olmak üzere, Kaş Belediye Başkanı Sayın Abdullah Gültekin ve Antalya Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Sayın Kadri Bilici'den hayvanlar dahil bütün canlara ve hayata saygı duyan öz kültürümüze ters düşen bu duruma son vermelerini isteyebilirsin.

Kaş’taki yunus parkında bir zamanlar tutsak edilmiş Tom ve Misha adlı iki yunusun, Türkiye’den ve dünyadan pek çok sivil toplum kuruluşunun girişimiyle, önce rehabilitasyona alınıp sonra özgürlüklerine kavuştuğunu duyduğumuzda çok sevinmiştik. Tom ve Misha, onların özgürlüğü için sesini yükselten sizler sayesinde halen denizlerde özgür yüzüyorlar.

Kaş Yunus Parkı’nın geçmişi, tıpkı diğer deniz hapishaneleri gibi hukuksuzluklarla dolu: Tom ve Misha özgürlüğüne kavuşmadan çok önce, park çalışmaz hale geldikten yaklaşık bir yıl sonra, Kaş’taki deniz kafesinin içine gizlice dört yunus daha getirildi. Kaş Belediye Başkanı Sayın Abdullah Gültekin, yunusların belediyeden habersiz getirildiğini, çalışma ruhsatı için henüz kimsenin belediyeye başvurmadığını açıkladı, fakat sonunda hiç kimseye bir yaptırım uygulanmadı.

Halbuki Almanya’dan Yunus ve Balina Koruma Kuruluşu Pro-Wal ve Türkiye’den Yunuslara Özgürlük Platformu’nun ortak çabaları sonucunda, Belediye Başkanı Sayın Gültekin "Kaş'ta bir daha yunus parkı açılmayacağına" söz vermişti.
 Şimdi Sayın Başkan Gültekin'e kamuoyu önünde bu sözünü hatırlatıyor ve tutmasını istiyoruz. 

Şimdi, ne vicdana ne de insanlığa yakışan bu manzarayı sadece üzülerek seyretmek zamanı değil. Çaresiz değiliz. Kendini tabiatın efendisi sanarak hayvanlara eziyet edenlere 'DUR!' demek, “Yunus Parkı”nda yaşanan bu zalim uygulamanın sona erdirilmesini sağlamak için sen de bir imza verebilirsin.

Yunuslara Özgürlük Platformu, ProWal, Kaş’taki sivil toplum kuruluşları, Dolphin Angels ekibi ve duyarlı vatandaşlar, bunca hukuksuzluğa konu olan bu işletmeye kesinlikle ruhsat verilmemesi için başvuruda bulundular. Başvuruya hâlâ bir yanıt yok.

Yunuslara karşı yapılan bu işkenceye karşı birleşirsek, yunusları kurtarmamız mümkün. Mümkün!

Sevgiler,

Buket Uzuner - gezgin, yazar, yunus dostu

* Uzmanlar tarafından rehabilite edilmemiş bir gösteri yunusunun, ilk etapta doğal yaşam ortamında hayatta kalması zordur. Onları ait oldukları mavi denizlere bırakmadan önce, yunusların iyileştirme sürecine tabi tutulması, insan bağımlı yaşam alışkanlıklarından kurtarıp yeniden doğal yaşam ortamlarına geçişleri sağlanmalıdır. 

avatar of the starter
Buket UzunerKampanyayı Başlatan KişiWriter, Environmental Scientist, Traveller/Yazar, çevrebilimci, gezgin/She respects the rights of WATER, EARTH, SEED& believes all living things have equal rights./SU, Toprak, Tohum hakkına saygı duyar ve bütün canlıların eşit yaşam hakkı olduğuna inanır./She truly accepts that human beings are only the part of The Nature (Mother Umay in pre-Turkish Sibirian Mythology), not the master./Tabiat (Umay Ana)'ın efendisi değil, parçası olduğunu samimiyetle kabul eder.

Karar Vericiler

Abdullah Gültekin
Abdullah Gültekin
Kaş Belediye Başkanı
Dr. Ahmet Altıparmak
Dr. Ahmet Altıparmak
Antalya Valisi
Cenk Gökalp
Cenk Gökalp
Dolphin Park Kaş Sahibi
Kadri Bilici
Kadri Bilici
Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Müdürü
Binali Yıldırım
Binali Yıldırım
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı

Kampanya güncellemeleri