Actualización de la petición8 Yıl Oldu! KİMSE 1 GÜN BİLE HAPİS YATACAK CEZA ALMADI. CEZA ALAN TERFİ ALDI.İDİL İÇİN “ADALET GERÇEKLEŞTİ” DEDİRTECEK BİR KARAR İSTİYORUZ. #ŞuleİdilDereDavası 12. Duruşma
ilkay yıldızİstanbul, Turquía
17 feb 2020

Şule İdil Dere davası 12. duruşması 19 Şubat 2019 Çarşamba günü görülecek. İBB 4 yıl önce can aldı, kimse sorumluluk almadı. Asıl sorumluların İBB, Valilik ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi eliyle yargı dışı bırakıldığı davamızda sanıklar hakkında yalnızca 2-6 yıl arası hapis isteniyor. İdil’in canını almanın bedeli paraya çevrilebilecek bir ceza olmamalı. İDİL İÇİN “ADALET GERÇEKLEŞTİ” DEDİRTECEK BİR KARAR İSTİYORUZ. Asliye Ceza Mahkemesi’nden talebimiz öncelikle “görevsizlik” kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermesidir.

17 Şubat 2020-İstanbul - Şule İdil Dere davası 12. duruşması 19 Şubat 2019 Çarşamba günü görülecek.

İBB, 12 Mayıs 2016’da Kurbağalıdere çalışmasında can güvenliği önlemi almadan Yoğurtçu Parkı yaya yolunda çalıştırdığı İBB hafriyat kamyonlarından biriyle İdil'i bizden aldı. Bugüne kadar kimse sorumluluk almadı.

DAVAMIZ BAŞLAMADAN “ADALET” YOK SAYILDI.

Savcılık tarafından hakkında soruşturma izni istenen 11 İBB üst düzey yetkilisinden 8’i davamız başlamadan korumaya alındı, yargılanmalarına izin verilmedi. Valilik hukuku çiğneyerek İBB müfettişinin kendi amirini soruşturarak soruşturulmasına gerek yok raporunu kabul etti. Bölge İdare Mahkemesi, Valiliğin hukuksuz kararına dayanarak İBB üst düzey yetkililerinin yargı önüne çıkarılmasını engelledi. Yalnızca 3 İBB alt düzey çalışan ve şoför dahil 4 İSTAÇ A.Ş. çalışanı yargılamaya dahil edildi.

Hazırlık soruşturmasında ve yargılama aşamasında birbirini tamamlayan 7 bilirkişi raporuyla olayın “kaza” olmadığı, İBB ve İSTAÇ A.Ş.’nin çalışmayı beraber planladığı ve yürüttüğü; çalışma planında can güvenliği önlemi almak için tek satır yer almadığı saptandı.

Çalışma sırasında hafriyat kamyonlarının çalışma şeklinin Yoğurtçu Parkı-Kurbağalıdere’de “ölüm” riski yarattığı sahadaki mühendis tarafından amirlerine bildirildiği halde önlem alınmadığı itiraf edildi. İstenen tüm bilirkişi raporlarında İdil kusursuz bulundu.

İBB’nin “kaza” ile can almadığı, kaza olabileceğini bile bile yasalarca zorunlu olmasına rağmen risk değerlendirmesi yapmadığı, şantiye güzergahı olarak seçtiği yaya yolunda tabela asmak dahil tek bir yaya can güvenliği önlemi almadığı ortaya çıktı. 

ÖNGÖRÜLEBİLİR VE ÖNLENEBİLİR OLAN KAZA DEĞİLDİR!

Hazırlık soruşturmasında da olayın “kaza” olmadığı ortaya çıkmasına rağmen savcılık davayı “taksirle ölüme neden olmak” suçundan açtığı için davamız 4 yıldır, en az cezanın verilebildiği Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmektedir. “Taksirle (kusur) ölüme neden olmak” suçunun olası en yüksek cezası ise ne yazık ki savcılığın talep ettiği ve paraya dönüştürülebilecek 2-6 yıl arası hapis cezasıdır. Sanıklar hakkında da bu ceza istenmektedir.

Bilirkişi raporlarının ve duruşmalardaki ifadelerin de gösterdiği gibi, ölümcül olduğunu bilerek geri manevraya devam eden şoförün “olası kast ile öldürme”, diğer sanıkların ağır riski bildikleri, ölüm riski kendilerine ihbar edildiği halde yasal yükümlüklerini yerine getirmeyerek can almaya yol açmalarının, “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçunu oluşturduğu için dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi talebimiz 11 duruşmada da reddedildi.

Görülecek duruşmada mahkemeden talebimiz öncelikle “görevsizlik” kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermesidir.

İdil’in canını almanın bedeli paraya çevrilebilecek bir ceza olmamalı.

DAVAMIZ BAŞLAMADAN “VİCDAN” DA YOK SAYILDI?

Savcılık soruşturmasında, İSTAÇ A.Ş. ile sözleşme imzalayan ve sorumlu bulunan üst düzey İBB yetkilileri İdil’den sonra sırasıyla terfi ettirildi. İdil’den 11 gün sonra, 23 Mayıs 2016’da çalışmadan sorumlu işveren vekili İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı, İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’na; aynı çalışmada Deniz Hizmetleri Müdür Yardımcısı, İBB Deniz Hizmetleri Müdürlüğü'ne; İBB Deniz Hizmetleri Müdürü ise yine aynı gün İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı'na terfi ettirildi.

Üçü de savcılık soruşturmasına giren raporlarda asli kusurlu bulundu ancak Valilik ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi yargılanmalarına izin vermedi.

Yargılanmasına izin verilen İBB Saha Sorumlusu/Şantiye Şefi ise yargılama henüz sürerken 2020’de İBB’nin şirketlerinden İSPARK Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi. Bugün İSPARK Yönetim Kurulu’nda davamızda asli kusurlu bulunan ancak yargılanmasına izin verilmeyen eski İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı da (İdil’den 11 gün sonra İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’na terfi ettirilen) bulunmaktadır.

11 DURUŞMADA BİZ ADALET VE VİCDAN ARADIK. ONLAR, İDİL DE ÖNÜNE BAKSAYDI DEDİLER!

İlk duruşmada İBB ve İSTAÇ A.Ş., sorumluluklarının olmadığını ileri sürerek birbirlerini suçladı. İBB, “Can güvenliği tedbiri almak bizim işimiz değil, İSTAÇ almalıydı” dedi,

İSTAÇ avukatı “Çalışmanın sahibi İBB’dir, sorumlu İBB’dir” dedi.

Ancak İBB ve İSTAÇ A.Ş. avukatları 2. duruşmadan itibaren ortak savunma yaptı. Yasal yükümlülüğe uymayarak, önlem almayarak can alan kamu kurumu İBB iştiraki İSTAÇ A.Ş.’nin sanık avukatı Rıza Saka, “Müvekkillerim İSTAÇ A.Ş. kapsamında kamu görevi yerine getirmektedirler. Yüzlerce defa bu yoldan kamyonla geçilmesine rağmen böyle bir olay meydana gelmemiştir. … Merhumenin de kusurlu olduğunu düşünüyoruz” diyerek can alan “kusur”un, bir kerelik değil, yaya-bisiklet yoluna yüzlerce hafriyat kamyonu sokarak defalarca ve sistematik bir ihmal olduğunu itiraf etti.

Mahkemede dinlenen şoför, iş güvenliği yasasını hiçe saydıklarını itiraf edercesine “Biz geri geri giriyorduk, hiçbir zaman da eşlikçi yoktu yanımızda” demesine rağmen İSTAÇ A.Ş. sanık avukatı "Bu, bir kamu kurumu olarak başarılı hizmetler veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne karşı bir kan davası haline getirilmektedir. Bütün ifadeler güvenlik önlemi alındığını açıkça gösteriyor. Olay tamamıyla tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu taksirle ölüm kapsamındadır" dedi.

İBB ve İSTAÇ A.Ş., “Hukuki hak”ları olan yeniden bilirkişi talebinde bulundular.

"İdil kusurlu bulunmadığı için" bilirkişi raporlarına defalarca itiraz ettiler. İdil’e kusur atfetmeyen bilirkişileri suçladılar. İSTAÇ A.Ş. sanık avukatı Rıza Saka "Müteveffayı kusurlu bulmayan raporlar İBB’ye kusur isnat etmek için kasıtlı hazırlanmıştır. ... Bu bilirkişiler ya cahil ya da İBB'ye kastı var" dedi. 

Talep edilen tüm bilirkişi raporlarında olduğu gibi İTÜ heyeti tarafından hazırlanan son iki raporda İdil kusursuz bulundu, ancak önce İBB’nin sorumluluğu yok sayıldı, İBB iştiraki İSTAÇ A.Ş. sorumlu bulundu ve ardından kusurlu bulunan sanık sayısı azaltıldı.

DAVAMIZDA ADALET YALNIZ SANIKLAR İÇİN İŞLETİLDİ.

4 yıl önce İdil’in canını alan şoförün tutukluluğunu reddeden hâkim, “... şüphelinin tutuklanması halinde ileride telafisi imkansız zararların doğabileceği, şüphelinin tutuklanması için gerekli şartların oluşmadığı anlaşılmakta...” diyerek cenazemiz yerdeyken şoförü serbest bıraktı. Ehliyeti bile alınmadı. Görevine devam etti. Kendi isteğiyle evine yakın birimde görevlendirildi.

Bir gün bile gözaltında kalmayan şoför ve İSTAÇ A.Ş.’den diğer 3 sanık “kamu görevlerinden geri kalmamaları için” hâkim kararıyla duruşmadan vareste tutuldu. Sonraki duruşmalara şoför dahil hiçbir İSTAÇ A.Ş. sanığı katılmadı.

Yargılama dışında bırakılan üst düzey yetkililerin sorumlulukları duruşmalarda ortaya çıkmasına rağmen bugüne kadar mahkeme, haklarında suç duyurusunda bulunmayı ve tanık olarak dinlenmelerini “yargılanmalarına izin verilmemiştir, gelmek zorunda değiller” diyerek reddetti.

BUGÜNE KADAR SANIKLAR İÇİN İŞLEYEN ADALETİN İDİL İÇİN İŞLETİLMESİNİ BEKLİYORUZ.

İDİL İÇİN ADALET ARIYORUZ. “ADALET GERÇEKLEŞTİ” DEDİRTECEK BİR KARAR İSTİYORUZ.

Savcılık ön soruşturmasında yargılanması talep edilen, ceza yargılamasında suça ortaklığı ortaya çıkan tüm sorumluların yargılanmasını istiyoruz. Mahkemeden talebimiz “görevsizlik” kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermesidir. HİÇKİMSE VE HİÇBİR KURUM SORUMSUZCA CAN ALIP PERVASIZCA YOLUNA DEVAM EDEMEZ!

İdil için adalet arıyoruz.

ŞULE İDİL DERE AİLESİ

12. DURUŞMA Tarih: 19 Şubat 2020 Çarşamba/ Yer: İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesi-Kartal B Blok/Saat: 10:00

Copiar enlace
WhatsApp
Facebook
X
Email