Petition update8 Yıl Oldu! KİMSE 1 GÜN BİLE HAPİS YATACAK CEZA ALMADI. CEZA ALAN TERFİ ALDI.Herkes Kurbağalıdere'deki işini anlattı, görev verilmedi diye savunma yaptı. #ŞuleİdilDere
ilkay yıldızİstanbul, Türkiye
Oct 18, 2018

Kurbağalıdere ıslah çalışmasında dipten geçen boruyu korumak için mühendis atayan İBB can güvenliği  önlemi almaya gerek görmemiş. 4. Bilirkişi Raporu ile bir kez daha asli kusurlu bulundular, rapora yine itiraz ettiler. 

3 Ekim 2018 – İstanbul İdil Dere davasının 5. duruşması, bugün Kartal-İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

 İBB ve İSTAÇ A.Ş. ve vekillerinin bir kez daha asli kusurlu bulundukları 4. Bilirkişi raporu üzerine görüşlerin alındığı duruşmada sanıklar hem Kurbağalıdere ıslah çalışmasındaki görevlerini anlatarak rapora itiraz ettiler hem de Kurbağalıdere çalışmasında görevlendirilmediklerini iddia ettiler.

 İBB Saha Sorumlusu/Harita Mühendisi K.C.Y., Kurbağalıdere çalışmasında sahada olmasına rağmen resmi olarak görevlendirilmediğini belirterek “ben mühendisim, görevim sahada İSKİ boru hattının zarar görmemesini sağlamak, şamandıra ile yerini belli etmek şeklinde de işlemler gerçekleştiriyordum. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tarafıma bir görev tevdi edilmedi” dedi.

 İBB’nin İSKİ borularını korumak için Kurbağalıdere çalışmasında mühendis atadığı ortaya çıkmasına rağmen sanık, resmi görev atamasının yapılmadığını gerekçe göstererek davayla ilgisinin olmadığını ileri sürdü.

 Önceki duruşmalarda “müteselsilen sorumluysak benim amirlerim neden bu salonda değil” diyen İBB Kontrol Amiri sanık S.A., kendisinin savcılık soruşturmasında iddianameye dahil edilmesini sağlayan İBB yöneticileri hakkında CİMER’e şikayette bulunduğunu ve savcılığa başvurduğunu belirterek “İdari olarak öne sürüldüğümü düşünüyorum. Raporu kabul etmiyorum. Çalıştığım kurum tarafından resmi bir çalışma planı bulunmamaktadır.

 CİMER’e ve Savcılığa şikayetimin davanın seyrini değiştireceğini düşünüyorum. İBB işverendir, İstaç AŞ ise yüklenicidir, benimle birlikte buradaki  diğer İBB çalışanlarının iş güvenliği ile ilgili  hiç bir sorumlulukları yoktur” dedi.

 Sanık İBB Saha Sorumlusu E.A. ise Kurbağalıdere çalışmasında görevli olduğunu kabul etmekle birlikte resmi bir görevlendirme belgesi bulunmadığını ve davayla ilgisi olmadığını ileri sürerek, “Görevim yalnızca puantaj kayıtlarını tutmaktan ibarettir. Saha sorumlusu olduğumu gösterir tek belge Talat Gözelli tarafından hazırlanan plandır. Tarafıma böyle bir görev verme yetkisi yoktur.” dedi.

 Sanık ifadelerinde geçen Talat Gözelle, can alan çalışma sırasında İBB Deniz Hizmetleri Müdürü olan Fuat Alarçin’in asistanlığını yaparken söz konusu Kurbağalıdere çalışma planını hazırlayarak, Fuat Alarçin’in bilgisi dahilinde sanıklar dahil ilgili kişileri çalışma planını e-posta ile göndererek görevlendirmiş, ancak mahkemedeki tanıklığı sırasında bu planı müdürünün direktifi üzerine değil, kendi inisiyatifi ile hazırladığını öne sürmüştü. Oysa görevlendirmek üzere gönderdiği e-postada müdürü Fuat Alarçin cc’de (Bilgisine) bulunmaktaydı.

 Can alan çalışma sırasında İBB Deniz Hizmetleri Müdürü olan Fuat Alarçin ise Savcılık soruşturmasında hakkında yargılama talebi olmasına rağmen Valilik ve Bölge İdare Mahkemesi kararıyla yargılanmasına izin verilemeyen 8 İBB üst düzey yetkiliden biriydi.

 Şoför ve İSTAÇ A.Ş.’den diğer 3 sanık ise “kamu görevlerinden geri kalmamaları için” hakim kararıyla duruşmadan vareste tutuldukları için (duurşmaya gelmelerine gerek görülmemesi) bugünkü duruşmaya katılmadılar.

 Tüm sanıklar 17 Eylül 2018’de mahkemeye ulaşan 4. Bilirkişi raporunu yeni öğrendiklerini, incelemeye zamanları olmadığını ileri sürerek mahkemeden süre talep ettiler.

 Sanıklar ve avukatları, raporu incelemediklerini belirtmelerine rağmen rapora itiraz ederek yeni bilirkişi raporu talep ettiler.

 Duruşma, taraflara inceleme için süre verilerek önce 7 Kasım 2018’e ertelenmekle beraber daha sonra avukatlarımızı arayan hakim, duruşmanın 16 Kasım 2018 Cuma günü saat 10:30’a ertelendiğini duyurdu.

 İki buçuk yıldır süren adalet arayışımızda bir kez daha gördük ki, İdil’in canı, bir kamu kurumu olarak İBB ve iştiraki İSTAÇ A.Ş.’de herkesin bilgisi dahilinde yapılan ama can güvenliğinin kimsenin umurunda olmadığı çalışmada ortak bir cinayetle alınmıştır.
 

İdil için adalet arıyorduk.

Önce vicdan arıyoruz.


ŞULE İDİL DERE AİLESİ

 

Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X