

70.000 Atanamayan Tıbbi Sekreter için 10.000 Atama İstiyoruz.


70.000 Atanamayan Tıbbi Sekreter için 10.000 Atama İstiyoruz.
Kampanya metni
1) Tıbbi sekreterlerin 4 yıllık lise veya 2 yıllık önlisans (veya her ikisi) okumuş olduğu eğitim sonucu almaya hak kazandığı diplomanın düz lise ve dengi okullardan mezun olan vasıfsız kişilerin ücret karşılığı aldıkları 6 aylık bir sertifikayla eş değer olarak tutulup bu insanların hastanelerde taşeron firma elemanı olarak çalışıp tıbbi sekreterlerin istihdamına engel teşkil etmesi.
2) Tıbbi sekreterlik mesleğinin de bir yardımcı sağlık hizmeti branşı olmasından ve tutulan sağlık istatistiklerinin insan sağlığının geleceği için çok önemli olduğundan dolayı kamu kurumlarında ve özel kuruluşlarda röntgen teknikeri, ebe, hemşire gibi diploma esasına dayalı olarak icra edilmesi gerekmektedir.
3) Tıbbi sekreterlerin Kpss sınavlarında Tıbbi sekreterlikle hiçbir alakası bulunmayan derslerden sorumlu tutulmaları.
4) Taşeron firma olsa bile sağlık kuruluşlarında çalışan personellerden önceliğin tıbbi sekreterlere verilmemesi.
5) Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün yayınladığı personel dağılım cetvelinde şuanda tüm Türkiye’de 35673 Uzman tabip, 33977 Pratisyen tabip ve 10679 Diş tabibi olmak üzere toplamda 80329 tabip istihdam edilmesine rağmen tabip başına 1 tıbbi sekreterin istihdam edilmesi gerekirken sadece 11000 civarında tıbbi sekreter istihdam edilmesi açığın çok büyük olduğunu göstermektedir. Bu açığın Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin düzenli ve hatasız bir şekilde yürütülebilmesi adına acilen kpss yerleştirmelerinde Tıbbi Sekreterlere yeterince kadro verilmesi gerekmektedir.
6) Ösym tarafından yayınlanan kılavuzda 15 tercih hakkı dışında birde Eğer herhangi bir yere yerleşemezsem Sağlık Bakanlığının uygun bulduğu ve boş kalan bir yerde çalışmak istiyorum tercihinin olması gerekmektedir (hem boş kontenjan, hemde boşta tıbbi sekreter kalmaması adına ).
7) Sağlık Bakanlığı, diğer kurumlarda olduğu gibi KPSS sonucuna göre 4B’li personel alımı yapmaktadır. Kadrolu alım yerine Sözleşmeli (4B’li) alım yapmak Sağlık Bakanlığı’nın takdirinde bir durumdur. Ancak, yapılan sözleşmeli alımlara hem Sağlık Bakanlığında hem de üniversitelerde çalışmakta olan 4B’lilerin tekrar başvurması yeni atama bekleyenlerin yolunu tıkamaktadır. Her ne kadar Sağlık Bakanlığı çalıştığı halde tekrar başvuru yapanlar yerleşse bile göreve başlayamayacaklardır dese de bunun bir yaptırımı olmadığı için çalışan personel yeniden başvuru yapmaktadır. Bunun sonucu olarak mevzuat gereğince atama yapılan kadroların bazılarının boş kalması durumu ortaya çıkarmaktadır. Tekrar tercihlerden dolayı kadroların boş kalması tahmin edilebilecek basit bir ihtimal olmasına rağmen yetkililerin bu konuda gerekli düzenlemeyi yapmaması anlam verilemez bir durumdur. Zaten Sağlık Bakanlığı, yerleştirme işlemlerini yeterli bilgi birikimine sahip olmayan ve hiçbir alt yapısı bulunmayan ÖSYM'ye bırakmakla, kadroların boş kalmasını kabullenmiş durumdadır. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı, geliştirdiği sistem sayesinde 4B’lilerin tekrar 4B’li alımlar için başvuru yapmasını engelleyen sistem kullanmaktadır. Bu şekilde kadroların boş kalmasının da önüne geçmiştir. Oysaki Sağlık Bakanlığı da, geliştireceği basit bir yazılımla başvuranların çalışıp çalışmadığı veya yönetmelikte yer alan 3 istisna kapsamına girip girmediğini kontrol edilebilir.
8) ÖSYM yıllardır anlamsız bir şekilde branş sıralamalarını yayınlamamaktadır. 2010 yılı KPSS lisans mezunları için branş sıralamaları yayınlanmış olmasına rağmen 2012 yılına kadar geçerli olacak olan ve 2 milyona yakın kişinin hayatlarını doğrudan etkileyen Ortaöğretim/Önlisans KPSS için ÖSYM bugüne kadar hep sadece "girilen düzey bazında" sıralamaları vermiştir. Bu, hiçbir anlam ifade etmemektedir. Esas anlamlı olan branş sıralamalarıdır. Herhangi bir bölüm mezunu aday, kendi branşında kaçıncı sırada olduğunu bilirse, açıklanan kontenjanlara göre yerleşip yerleşemeyeceğini az çok kestirebilecektir. Bu, sınava girmeyen kişilerin de anlayabileceği çok önemli bir husustur. Hayatlarına yön vermek isteyen adayları bilgilendirmek açısından bu sıralamaları yayınlamak uygun olacaktır.
9) Birçok kurum personel alım takvimini resmi olarak açıklarken Sağlık Bakanlığı bu konuda başvuruların başlayacağı döneme kadar hiçbir açıklama yapmamaktadır.
10) Bilindiği üzere, hastaneler temizlik, yazılım, yemekhane ile tamir ve bakım hizmetlerini taşeron firmalar üzerinden yapmaktadır. Bu ihalelerle istihdam edilen işçiler sadece temizlik, yemekhane ve güvenlik gibi ilgili alanlarda çalıştırılmaları gerekirken sanki hastane personeliymiş gibi tıbbi sekreter, laborant, hemşire gibi alanlarda görevlendirilmektedirler. Bu şekilde yapılan geçici ve niteliksiz personel istihdamının faydalı olmayacağı ve atama bekleyen sağlıkçıların önünü kapattığı bilinen bir gerçektir. Bu nedenle hastanelerde taşeronlaşmaya son verilerek o bölümlerde gerçekten o işin eğitimini almış kişilerin çalıştırılması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.
BİZDE ATAMA İSTİYORUZ...

Kampanya metni
1) Tıbbi sekreterlerin 4 yıllık lise veya 2 yıllık önlisans (veya her ikisi) okumuş olduğu eğitim sonucu almaya hak kazandığı diplomanın düz lise ve dengi okullardan mezun olan vasıfsız kişilerin ücret karşılığı aldıkları 6 aylık bir sertifikayla eş değer olarak tutulup bu insanların hastanelerde taşeron firma elemanı olarak çalışıp tıbbi sekreterlerin istihdamına engel teşkil etmesi.
2) Tıbbi sekreterlik mesleğinin de bir yardımcı sağlık hizmeti branşı olmasından ve tutulan sağlık istatistiklerinin insan sağlığının geleceği için çok önemli olduğundan dolayı kamu kurumlarında ve özel kuruluşlarda röntgen teknikeri, ebe, hemşire gibi diploma esasına dayalı olarak icra edilmesi gerekmektedir.
3) Tıbbi sekreterlerin Kpss sınavlarında Tıbbi sekreterlikle hiçbir alakası bulunmayan derslerden sorumlu tutulmaları.
4) Taşeron firma olsa bile sağlık kuruluşlarında çalışan personellerden önceliğin tıbbi sekreterlere verilmemesi.
5) Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün yayınladığı personel dağılım cetvelinde şuanda tüm Türkiye’de 35673 Uzman tabip, 33977 Pratisyen tabip ve 10679 Diş tabibi olmak üzere toplamda 80329 tabip istihdam edilmesine rağmen tabip başına 1 tıbbi sekreterin istihdam edilmesi gerekirken sadece 11000 civarında tıbbi sekreter istihdam edilmesi açığın çok büyük olduğunu göstermektedir. Bu açığın Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin düzenli ve hatasız bir şekilde yürütülebilmesi adına acilen kpss yerleştirmelerinde Tıbbi Sekreterlere yeterince kadro verilmesi gerekmektedir.
6) Ösym tarafından yayınlanan kılavuzda 15 tercih hakkı dışında birde Eğer herhangi bir yere yerleşemezsem Sağlık Bakanlığının uygun bulduğu ve boş kalan bir yerde çalışmak istiyorum tercihinin olması gerekmektedir (hem boş kontenjan, hemde boşta tıbbi sekreter kalmaması adına ).
7) Sağlık Bakanlığı, diğer kurumlarda olduğu gibi KPSS sonucuna göre 4B’li personel alımı yapmaktadır. Kadrolu alım yerine Sözleşmeli (4B’li) alım yapmak Sağlık Bakanlığı’nın takdirinde bir durumdur. Ancak, yapılan sözleşmeli alımlara hem Sağlık Bakanlığında hem de üniversitelerde çalışmakta olan 4B’lilerin tekrar başvurması yeni atama bekleyenlerin yolunu tıkamaktadır. Her ne kadar Sağlık Bakanlığı çalıştığı halde tekrar başvuru yapanlar yerleşse bile göreve başlayamayacaklardır dese de bunun bir yaptırımı olmadığı için çalışan personel yeniden başvuru yapmaktadır. Bunun sonucu olarak mevzuat gereğince atama yapılan kadroların bazılarının boş kalması durumu ortaya çıkarmaktadır. Tekrar tercihlerden dolayı kadroların boş kalması tahmin edilebilecek basit bir ihtimal olmasına rağmen yetkililerin bu konuda gerekli düzenlemeyi yapmaması anlam verilemez bir durumdur. Zaten Sağlık Bakanlığı, yerleştirme işlemlerini yeterli bilgi birikimine sahip olmayan ve hiçbir alt yapısı bulunmayan ÖSYM'ye bırakmakla, kadroların boş kalmasını kabullenmiş durumdadır. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı, geliştirdiği sistem sayesinde 4B’lilerin tekrar 4B’li alımlar için başvuru yapmasını engelleyen sistem kullanmaktadır. Bu şekilde kadroların boş kalmasının da önüne geçmiştir. Oysaki Sağlık Bakanlığı da, geliştireceği basit bir yazılımla başvuranların çalışıp çalışmadığı veya yönetmelikte yer alan 3 istisna kapsamına girip girmediğini kontrol edilebilir.
8) ÖSYM yıllardır anlamsız bir şekilde branş sıralamalarını yayınlamamaktadır. 2010 yılı KPSS lisans mezunları için branş sıralamaları yayınlanmış olmasına rağmen 2012 yılına kadar geçerli olacak olan ve 2 milyona yakın kişinin hayatlarını doğrudan etkileyen Ortaöğretim/Önlisans KPSS için ÖSYM bugüne kadar hep sadece "girilen düzey bazında" sıralamaları vermiştir. Bu, hiçbir anlam ifade etmemektedir. Esas anlamlı olan branş sıralamalarıdır. Herhangi bir bölüm mezunu aday, kendi branşında kaçıncı sırada olduğunu bilirse, açıklanan kontenjanlara göre yerleşip yerleşemeyeceğini az çok kestirebilecektir. Bu, sınava girmeyen kişilerin de anlayabileceği çok önemli bir husustur. Hayatlarına yön vermek isteyen adayları bilgilendirmek açısından bu sıralamaları yayınlamak uygun olacaktır.
9) Birçok kurum personel alım takvimini resmi olarak açıklarken Sağlık Bakanlığı bu konuda başvuruların başlayacağı döneme kadar hiçbir açıklama yapmamaktadır.
10) Bilindiği üzere, hastaneler temizlik, yazılım, yemekhane ile tamir ve bakım hizmetlerini taşeron firmalar üzerinden yapmaktadır. Bu ihalelerle istihdam edilen işçiler sadece temizlik, yemekhane ve güvenlik gibi ilgili alanlarda çalıştırılmaları gerekirken sanki hastane personeliymiş gibi tıbbi sekreter, laborant, hemşire gibi alanlarda görevlendirilmektedirler. Bu şekilde yapılan geçici ve niteliksiz personel istihdamının faydalı olmayacağı ve atama bekleyen sağlıkçıların önünü kapattığı bilinen bir gerçektir. Bu nedenle hastanelerde taşeronlaşmaya son verilerek o bölümlerde gerçekten o işin eğitimini almış kişilerin çalıştırılması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.
BİZDE ATAMA İSTİYORUZ...

Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 8 Şubat 2016 tarihinde başlatıldı