3600 EK GÖSTERGE İTFAİYECİLERİN DE HAKKI

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 2.500.


3600 EK GÖSTERGE İTFAİYECİLERİN DE HAKKI!

 

Polis, Hemşire, Öğretmen ve Din görevlisinden çok tehlikeli bir işte çalışıyoruz meslek diyemiyorum çünkü bir meslek bile değiliz.

 

ÇÖZÜME KAVUŞTURULMASINI İSTEDİKLERİMİZ SORUN VE TALEPLER
 
  Merkezi Birlik
  Statü Birliği
  Standart Birliği
  Sınıf Değişikliği
  Yıpranma Hakkı
  İş Riski ve Güçlüğü Tazminatı ve Meslek Hastalıkları
  Şehitlik ve Gazilik Statüsü
  Derece ve Kademe İlerlemesi Engeli
  Dini Bayram Günlerinde Ek Ücret
  Maktu Mesai Ücretleri
  Ek Gösterge
  Hizmet Puanı

Mesleğe Özgü Tazminatlar
  Norm Kadroya Göre Çalıştırılması Gereken Sayıda İtfaiyeci İstihdamı
  Kariyer ve Liyakat
  Belediye İtfaiye Yönetmeliği
  Belediye Kanunun 52. Maddesinde Değişiklik
  Eğitim Alan ve Verenler İçin Sertifikasyon ve Yetki
  Araç Kullanan İtfaiye Personeli
  İtfaiye Dalgıçları
  İtfaiye İstatistiği ARFF Çalışanları

 1.    Merkezi Birlik
 
Talep: Türkiye İtfaiye Teşkilatlarında merkezi birliğin olmaması nedeniyle teşkilat çalışanları arasında statü, standart, özlük ve sosyal haklar gibi birçok durumda farklılık görülebilmektedir. İtfaiye teşkilatları tek çatı altında toplanmalıdır.

2.    Statü Birliği
 
Talep: Memur itfaiyeci haricinde kadrolu işçi, taşeron, işkurlu gibi çeşitli statülerde de görevlendirme usulüyle itfaiyeci çalıştırılmaktadır. Tek statüde(memur) itfaiye personeli çalıştırılmasını istiyoruz.

3.    Standart Birliği
 
Talep: İtfaiyeciler teşkilatına göre farklı özlük ve sosyal haklara sahip olmakta, farklı araç, gereç ve giysi kullanmakta ve vardiya saatlerinde de farklılık yaşanabilmektedir. Standart birliğini sağlayacak merkezi birlik ya da köklü bir yönetmelik değişikliği gerekmektedir.

4.    Sınıf Değişikliği
 
Talep: Afet ve Acil Durum Hizmetleri Sınıfı, İtfaiye Hizmetleri Sınıfı gibi yeni bir sınıf oluşturulmalı ya da itfaiye unvanlı tüm personel teknik hizmetler sınıfına geçirilmelidir.

5.    Yıpranma Hakkı
 
Talep: Kanunda ve Yönetmelikte belirtildiği gibi uygulanmasını, mevcut genelgenin iptal edilmesini ve 90 güne çıkartılmasını istiyoruz.

6.    İş Riski ve Güçlüğü Tazminatı ve Meslek Hastalıkları
 
Talep:  25.11.2009 Tarih ve 27417 Sayılı Resmi Gazete ilanlı "İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği" Yönetmeliğine göre "Yangın Söndürme ve İtfaiye Hizmetleri" işlerinde çalışanlar "En Tehlikeli Meslekler Sınıfı" arasında yer almaktadır. Fakat buna rağmen itfaiyecilerin iş riski ve güçlüğü tazminatı sadece 35 lira kadardır. İş riski ve güçlüğü tazminatının itfaiyecilere en üst limitten verilmesini ve itfaiye meslek hastalıkları listesinin tanımlanmasını istiyoruz.

7.    Şehitlik ve Gazilik Statüsü
 
Talep: TSK ve Emniyette verilen haklarla aynı olmasını ve tüm itfai olayları kapsamasını istiyoruz.

8.    Derece ve Kademe İlerlemesi Engeli
 
Talep: İtfaiye erleri üniversite mezunu olsa dahi 3. Dereceden aşağı inememektedir. Kütüphaneci, muhasebeci vb bir çok kadro da olduğu gibi itfaiye erlerinin de 1. Dereceye kadar düşmesini istiyoruz.

9.    Dini Bayram Günlerinde Ek Ücret
 
Talep: Sağlık çalışanları dini bayram günlerinde çalıştığında ek ücret almaktadır. İtfaiyecilerin de resmi dini bayram günlerinde çalışmaları doğrultusunda ek ücret almasını istiyoruz.


 
10. Maktu Mesai Ücretleri
 
Talep: Maktu mesaide üst sınırın kaldırılmasını ve yine gelir vergisinden muaf tutulmasını istiyoruz.


 
11. Ek Gösterge
 
Talep:  İtfaiye erleri en fazla 1380 ek göstergeye; itfaiye amirleri ise 2200 ek göstergeye kadar yükseliyor. İtfaiye unvanlı tüm personelin ek göstergelerinin 3600’e çıkartılmasını istiyoruz.


 
12. Hizmet Puanı
 
Talep: İtfaiye amir ve çavuşlarının hizmet puanı %55, İtfaiye erlerinin hizmet puanı ise %54’tür. Tüm itfaiye(ci) unvanlı personelin hizmet puanlarının en az 50 puan artırılmasını istiyoruz.


 
13. Mesleğe Özgü Tazminatlar
 
Talep: Her kurum çalışanının meslek tazminatı var; itfaiyecilerin yok. Örn: Din Hizmetleri Tazminatı, Eğitim Öğretim Hizmetleri Tazminatı; Sağlık Hizmetleri Tazminatı vb. İtfaiyecilere de mesleğe özgü tazminat verilmesini istiyoruz.


 
14. Norm Kadroya Göre Çalıştırılması Gereken Sayıda İtfaiyeci İstihdamı
 
Talep: Türkiye’de milyonlarca işsiz varken, itfaiyecilik okulu mezunları atama beklerken yetersiz sayıda itfaiye personeliyle olaylara müdahale etmek halka da, çalışan itfaiyecilere de zulümdür. Norm kadroda belirtilen sayıyla çalışan itfaiyeci sayısının aynı olması için düzenleme yapılmasını istiyoruz.


 
15. Kariyer ve Liyakat
 
Talep: Yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının açılmasını zorunlu kılan hakkaniyete dayalı kariyer ve liyakat sisteminin getirilmesini istiyoruz.


 
16. Belediye İtfaiye Yönetmeliği
 
Talep: Mevcut belediye itfaiye yönetmeliği itfaiyecilerin çoğu sorununa kaynak teşkil etmektedir. İtfaiyecilerin sorunlarını asgari düzeye indirecek şekilde köklü bir itfaiye yönetmeliği değişikliği istiyoruz.


 
17. Belediye Kanunun 52. Maddesinde Değişiklik
 
Talep: Halkın itfaiye teşkilatlarına bakış açısını değiştirmek ve itfaiyecilerin alanında ihtisaslaştırmak için Belediye Kanununun 52. Maddesi değiştirilmelidir.


 
18. Eğitim Alan ve Verenler İçin Sertifikasyon ve Yetki
 
Talep: Eğitim verebilirlik ve eğitim sonucu verilen sertifika standartları kanuna dayandırılmalıdır.


 
19. Araç Kullanan İtfaiye Personeli
 
Talep: Araç kullanan itfaiye personelinin operatörlük belgesini alması sağlanmalıdır.


 
20. İtfaiye Dalgıçları
 
Talep: Dalgıç unvanlı itfaiye personeline Emniyet Çalışanlarında olduğu dalgıçlık tazminatı verilmelidir.


 
21. İtfaiye İstatistiği


 
22. ARFF Çalışanları
Talep: İtfaiye çalışanlarına verilecek haklar ARFF çalışanlarına da verilmelidir. 

 


TÜRKİYE İTFAİYE TEŞKİLATLARININ
SORUN VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

(AÇIKLAMALI ŞEKİLDE)
 
 1.   MERKEZİ BİRLİK İSTİYORUZ.
 
Türkiye kamu itfaiye teşkilatlarında merkezi birliğin olmaması birçok surunu ortaya çıkartmaktadır. Tüm kamu afet ve acil durum önleme ve müdahale teşkilatlarının tek çatı altında toplanmasının en doğru karar olacağını düşünmekteyiz. Türkiye afet ve acil durumlara başta belediye itfaiye arama-kurtarma personelleri olmak üzere, İl Afet Müdürlüklerinde çalışan AFAD’ın Müdahale Dairesi Başkanlığına bağlı arama-kurtarma personelleri, Jandarma arama-kurtarma personelleri, ARFF personelleri(Havaalanı itfaiye personelleri) ve diğer kamu itfaiye personelleri müdahil olmaktadır. Tüm afet ve acil durum önleme ve müdahale personelleri kurulabilecek yeni bir bakanlık bünyesinde toplanabilir. Kurulabilecek yeni bakanlığın adının AFET VE ACİL DURUM ÖNLEME VE MÜDAHALE BAKANLIĞI olmasının en doğru karar olacağı düşüncesindeyiz. Bir diğer strateji de Türkiye’de tüm kamu kuruluşlarında görev yapan afet ve acil durum önleme ve müdahale personellerinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulabilecek Genel Müdürlük çatısı altında toplanmasıdır. İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulabilecek Genel Müdürlüğün adının da İTFAİYE GENEL MÜDÜRLÜĞÜ olmasının en doğru karar olacağının düşüncesindeyiz. Oluşturulabilecek Genel Müdürlük Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Müdahale Dairesi Başkanlığına ait tüm görevlerine üstlenebilir. Bu durumda AFAD’a bağlı Müdahale Dairesi Başkanlığı lav olabilir. Ya da bir diğer strateji olarak tüm kamu afet ve acil durum müdahale teşkilatları(tüm kamu itfaiye teşkilatları, ARFF) AFAD’ın Müdahale Dairesi Başkanlığı çatısı altında toplanabilir. Kısacası afet ve acil durum önleme ve müdahale teşkilatlarının tek çatı altında toplanması aşağıdaki yollardan birisiyle mümkündür:
1.) Kurulabilecek Bakanlık Çatısı Altında Birleşmek
2.) İçişleri Bakanlığının Bünyesinde Kurulabilecek Genel Müdürlük Çatısı Altında Birleşmek
3.) AFAD Bünyesinde Birleşmek
 
Afet ve Acil Durum Önleme ve Müdahale Teşkilatlarının ivedi olarak tek çatı altında “Afet ve Acil Durum Hizmetleri Sınıfı, Acil Durum Hizmetleri Sınıfı” gibi oluşturulacak yeni bir sınıf çerçevesinde ya da “Teknik Hizmetler Sınıfı” altında birleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
 
 2.   STATÜ BİRLİĞİ İSTİYORUZ.
 
İtfaiye teşkilatlarında:
a.) İtfaiyeci unvanlı memur(Norm kadroya göre itfaiye müdürü, amiri, çavuşu, eri),
b.) Görevlendirmeyle çalışan memur itfaiyeci(Norm kadroya göre unvanı farklı),
c.) Kadrolu işçi
d.) Taşero
e.) İşkurlu
f.)  Kurumla sözleşmeli
olmak üzere 6 farklı statüde itfaiyeci çalıştırılmaktadır. Aynı işi yapmalarına rağmen farklı özlük ve sosyal haklara sahip olan itfaiye çalışanları “a” ya da “c” bendinde belirtilen statülerden her hangi birisinde standartlaştırılmalıdır. Taşeron itfaiyeci alımına son verilmeli, mevcut taşeron itfaiyeciler kadroya geçirilmeli ve itfaiyeci alımları Kamu Personeli Seçme Sınavıyla merkezi atama usulüyle itfaiye okulu mezunlarına öncelik verilmesi kriteriyle yapılmalıdır.
 
 3.   STANDART BİRLİĞİ İSTİYORUZ.
 
                    Türkiye itfaiye teşkilatları çalışanları arasında statü birliği olmadığı gibi araç, gereç, giysi, müdahale yöntemleri, hizmet içi eğitim müfredatı, çalışma vardiya saatleri, nüfusa göre araç ve personel sayısı, istasyonlar arası mesafe gibi pek çok alanda da farklılık görünmektedir. Köklü bir yönetmelik değişikliğiyle Türkiye İtfaiye Teşkilatları arasındaki farklar asgari düzeye indirilmelidir.
Başlıca standartlaştırılması gereken durumlar şunlardır:
a.)         Statü birliği sağlanmalıdır.
b.)         Tüm itfaiyecilerin elbiseleri aynı renkte ve aynı standartta olmalıdır.
c.)         Kullanılan araç ve gereçler aynı standartta olmalıdır.
d.)         Nüfusa göre istasyonlar arası mesafe ve istasyonlarda çalıştırılan itfaiyeci personel sayısı standartlaştırılmalıdır.
e.)         Vardiya çalışma saat sistemi standartlaştırılmalıdır.
f.)          Maktu mesai ücretleri tüm itfaiye teşkilatlarında aynı miktarda olmalıdır.
g.)         Tüm itfaiye teşkilatlarında hakkaniyete dayalı kariyer ve liyakat sistemi eş zamanlı olacak şekilde standartlaştırılmalıdır.
….
Kısacası itfaiye teşkilatları arasında araç gerecinden, müdahale yöntemine kadar tüm özlük ve sosyal haklarına kadar standart birliği sağlanmalıdır.
 
 4.   SINIF DEĞİŞİKLİĞİ İSTİYORUZ.
 
İtfaiye çalışanları; yangına, trafik kazasına, deprem-göçük ve patlama sonucu oluşan tahribatlara, su baskınına, intihara teşebbüse, göçüğe, suda boğulmalara, metan gazı dolu kuyulardaki boğulmalara, mahsur kalan ya da sıkışan insan ve hayvanlara, kısacası her türlü arama-kurtarma gerektiren afet ve acil durumlara müdahale etmektedirler.
İtfaiye çalışanlarının büro memurları gibi genel idari hizmetler sınıfında yer alması anayasamızın temel ilkelerinden olan “ölçülülük” ilkesine aykırı olduğu düşüncesindeyiz.  Zira her meslek kapsamına göre sınıfta yer almalıdır. İtfaiye çalışanları İl Afet Müdürlüklerinde çalışan arama-kurtarma personellerinin bütün görevlerini kapsar durumda yapmaktadırlar. İl Afet Müdürlüklerinde çalışan arama-kurtarma personelleri teknik hizmetler sınıfında yer almasına rağmen itfaiye çalışanlarının genel idari hizmetler sınıfında yer almaktadır.


Sınıf sorunumuz aşağıda belirtilmiş olan çözüm yollarının bir tanesinin değişikliğiyle mümkündür:
1.)               Afet ve Acil Durum Hizmetleri Sınıfı
-Belediyelerde çalışmakta olan itfaiye memurlarını,
-Diğer kamu kurumlarında(Orman Bakanlığı, MKE gibi) çalışan itfaiye memurlarını,
-İl Afet Müdürlüklerinde çalışan arama-kurtarma personellerini
-Jandarma arama-kurtarma personellerini
-Devlet Hava Meydanlarında çalışan ARFF(Havaalanı itfaiye personeli) memurlarını
kapsayacak “Afet ve Acil Durum Hizmetleri” adında yeni bir hizmet sınıfı oluşturulabilir.
2.)               İtfaiye Hizmetleri Sınıfı
-Belediyelerde çalışmakta olan itfaiye memurlarını,
-Devlet Hava Meydanlarında çalışan ARFF memurlarını,
-Diğer kamu kurumlarında çalışan itfaiye memurlarını
kapsayacak “İtfaiye Hizmetleri Sınıfı” adında yeni bir hizmet sınıfı oluşturulabilir.
3.)               Teknik Hizmetler Sınıfı
Şu anki kanuna göre Genel İdari Hizmetler Sınıfında yer alan;
-Belediyelerde çalışmakta olan itfaiye memurları,
- Devlet Hava Meydanlarında çalışan ARFF memurları,
-Diğer kamu kurumlarında çalışan itfaiye memurları
Görev kapsamı icabıyla en çok benzerlik gösterdiği Teknik Hizmetler Sınıfında yer alabilir.
 
5.   YIPRANMA HAKKININ KANUN VE YÖNETMELİKTE BELİRTİLDİĞİ GİBİ UYGULANMASINI VE YILLIK 90 GÜNE ÇIKARTILMASINI İSTİYORUZ.
 
27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı yönetmelik ve de 5510 sayılı kanunun 40’ıncı maddesinde fiili hizmet süresi zammı alan meslekler ve fiili hizmet süresi belirtilmiştir. Kanunun ve yönetmeliğin 15’inci maddesine göre İtfaiye ve Yangın Söndürme İşlerinde Çalışanlar yıllık 60 gün fiili hizmet süresi zammı alması gerekmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu 05.06.2009 tarihinde  B.13.2.SGK.0.10.03.00-509 sayılı Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulaması konulu genelgeyi yayınlamıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu çıkardığı genelgeye göre uygulamalarıyla;
 
-Kurşun ve arsenik işlerinde çalışanlar 60 - 90 gün.
- Cam fabrika ve atölyelerinde çalışanlar 60 gün.
- Cıva üretimi işleri sanayinde çalışanlar 90 gün.
- Çimento fabrikalarında çalışanlar 60 gün.
- Kok fabrikalarıyla Termik santrallerde çalışanlar 60 gün.
- Alüminyum fabrikalarında çalışanlar 60 gün.
- Demir ve çelik fabrikalarında çalışanlar 90 gün.
- Döküm fabrikalarında çalışanlar 60 gün.
- Asit üretimi yapan yerlerde çalışanlar 90 ile 180 gün.
- Madenlerin yer altında çalışanları 180 gün.
- Su altında çalışanlar 60 gün.
- Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş ve erler 90 gün.
- Emniyet ve MİT mensupları 90 gün.
- İnfaz koruma memurlarına 90 gün.
- Basın Kartı Yönetmeliği'ne göre çalışan gazeteciler 90 gün.
- TRT'de Basın Kartı Yönetmeliği'ne göre çalışanlar 90 gün.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi Yasama organı üyeleri ile dışarıdan atanan bakanlar 90 gün
 
fiili hizmet süresi zammını kanun ve yönetmelikte belirtilen süre kadar uygularken Radyoaktif ve Doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler radyoiyonizan maddelerle veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları yapılan işler ile yapılan işlerde çalışanlara kanun gereği uygulanması gereken yıllık 90 günlük fiili hizmet süresi zammını ve İtfaiye veya yangın söndürme işlerinde çalışanlara kanun gereği uygulaması gereken 60 günlük fiili hizmet süresi zammını kanun ve yönetmelikte belirtildiği şekilde uygulamamaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, itfaiye çalışanlarının sadece yangın söndürme saatlerini kayda alarak yıpranma hakkı uygulamaktadır. Başka bir ifadeyle Sosyal Güvenlik Kurumu itfaiyecilere 24 saatlik vardiya görevi süresince sadece gittikleri yangın söndürme saatlerine yıpranma vermektedir. İtfaiye çalışanlarının yangın söndürme işleri haricindeki diğer görevlerine yıpranma verilmemektedir. Ayda 30 saat yangın söndürme işinde çalışan bir itfaiyeci 600 yıl kadar yaşadığı taktirde Sosyal Güvenlik Kurumunun kanunen uygulaması gerekip fakat uygulamadığı 5510 sayılı kanunun 40’ıncı maddesindeki yıpranma süresinden yararlanabilmektedir. 
 
Sosyal Güvenlik Kurumu; Sanatçı, Polis ve Askerlere Farklı Uygulama Yapmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu; devlet sanatçılarına, balerinlere, TRT çalışanlarına, polislere ve askerlere hiçbir iş yapmadan otursalar bile sadece bu görevde oldukları için 5510 sayılı kanunda belirtilen oranda(90 gün) fiili hizmet zammı verirken itfaiyecilere kanunda belirtildiği gibi yıllık 60 günlük fiili hizmet zammını vermemekte; sadece gitmiş olduğu yangın söndürme saati süresince fiili hizmet süresi (yıpranma) vermektedir. Afet ve Acil Durum Önleme ve Müdahale görevi gibi kutsal bir mesleği icra eden itfaiyecilere bu ayrımın yapılması hukuk devleti, kanuni eşitlik, adalet gibi temel ilkelere ve anayasanın ruhuna aykırıdır.
 
HUKUKİ NEDENLER;
Sosyal Güvenlik Kurumunun Fiili Hizmet Süresini(Yıpranmayı) İtfaiye Çalışanlarına Kanunda Belirtildiği Gibi Uygulamayıp Farklı Uygulaması,
1.) 5510 Sayılı Kanunun 40’ıncı Maddesine
2.) 27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı yönetmeliğe
3.) 1982 Anayasasının 2’inci ve 13’üncü Maddelerindeki ‘Ölçülülük İlkesi’ne
4.) 1982 Anayasasının 5’inci Maddesindeki ‘Kişilerin Hak ve Hürriyetine, Sosyal Hukuk Devleti ve Adalet İlkeleri’ne
5.) 1982 Anayasasının 10’uncu Maddesindeki ‘Herkesin Kanun Önündeki Eşitlik İlkesi’ne
6.) 1982 Anayasasının 60’ıncı Maddesindeki ‘Sosyal Güvenlik Hakkından Yararlanma İlkesi’ne
7.) ILO Sözleşmesinin 102’inci Maddesindeki ‘Sosyal Güvenlik ve Asgari Standartları İlkesi’ne
8.) ILO Sözleşmesinin 111’inci Maddesindeki ‘İş ve Meslek Çeşitleri Bakımından Kişiye Ayrımcılık Yapılmaması İlkesi’ne
9.) ILO Sözleşmesinin 118’inci Maddesindeki ‘Sosyal Güvenlik Haklarındaki Eşit Uygulama ve Ayrımcılık Yapılmaması İkesi’ne
10.)     İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 2’nci ve 23’üncü Maddelerindeki ‘Ayrımcılık Yapmadan Eşit Uygulama’ İlkesine
………………………………………………………………………….  aykırıdır.
 
SONUÇ VE İSTEMLER;
 
1.) Yukarıda belirtilen hukuki nedenlerden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının İtfaiye veya yangın söndürme işlerinde çalışanlara uyguladığı farklı fiili hizmet zammı uygulamasına son vererek 27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı yönetmelik ve de 5510 sayılı kanunun 40’ıncı maddesinde belirtilen yıllık 60 günlük yıpranma hakkının emsal meslekler gibi 90 güne çıkartılarak verilmesini vermesini,
2.) 27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı yönetmelik ve de 5510 sayılı kanunun 40’ıncı maddesinin düzenlenmesi yani 2008 yılı öncesi fiili hizmet süresi(yıpranma süresi) olanları da kapsamasını istiyoruz.
 
 6.   İŞ RİSKİ VE GÜÇLÜĞÜ TAZMİNATININ ARTIRILMASINI VE İTFAİYE MESLEK HASTALIKLARI LİSTESİNİN TANIMLANMASINI İSTİYORUZ.
 
1714 yılında Yeniçerililere bağlı olarak kurulan Tulumbacılar Ocağı günümüz anlamında itfaiye teşkilatını oluşturmaktadır. 300 yılı aşkın bir tarihi olan İtfaiyecilik Mesleğinin günümüzde birçok mesleki eğitim veren liselerde “İtfaiyecilik Bölümü”, üniversitelerde de ön lisans düzeyinde “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik” ve “Afet ve Acil Durum Yönetimi” Bölümleri adı altında eğitimi verilmektedir.
25.11.2009 tarih ve 27417 sayılı resmi gazete ilanlı “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği” yönetmeliğine göre Yangın Söndürme ve İtfaiye Hizmetleri” işlerinde çalışanlar “En Tehlikeli Meslekler” arasında yer almaktadır. Yangın, sıkışmalı trafik kazaları, göçük, intihara teşebbüs, su baskınları, afet ya da patlama sonucu oluşan acil durumlar, suda boğulmalar, metan gazı boğulmaları, hayvan kurtarma gibi birçok arama-kurtarma görevini icra eden itfaiye çalışanlarının iş güçlüğü ve riski tazminatı sadece 35 lira kadardır. Türkiye’de genelde vardiyalı şekilde ayda 240 saati aşkın şekilde çalışan itfaiye personelleri hayati tehlike arz eden olaylara müdahale etmektedirler. İtfaiye çalışanlarının olaylara müdahale sırasında yaşadığı göçükler, elektrik kaçakları, patlama ve parlamalar, yoğun dumana maruz kalmalar, KBRN’li ortama maruz kalmalar, hayvan ısırmaları iş güçlüğü ve riskinin en üst seviyede olduğunun ispatıdır. Olaylara müdahale sırasında dünyada her yıl yüzlerce, ülkemizde ise onlarca itfaiyeci yaşamını yitirmektedir. Birçok itfaiyeci soluduğu zehirli dumanlardan dolayı akciğer ve cilt kanseri olmaktadır.
Kısacası; görevleri icabıyla en çok iş riski ve güçlüğüne itfaiye çalışanları maruz kalmaktadırlar. İtfaiye çalışanlarının hak etmiş olduğu iş riski ve güçlüğü tazminatının anayasanın temel ilkelerinden olan “ölçülülük, eşitlik ve adalet” ilkelerine göre yeniden düzenlenerek verilmesini ve itfaiye meslek hastalıkları listesinin tanımlanmasını istiyoruz.
 
7.   GÖREVDEYKEN İŞ KAZASI SONUCU HAYATINI KAYBEDEN İTFAİYECİLERİN DE ŞEHİT SAYILMASINI İSTİYORUZ.
 
Bir olay yeri düşünün;  polisinin, askerinin, sağlık görevlisinin, afet ve acil durum önleme ve müdahale personellerinin(İtfaiyeciler, İl Afet Arama-Kurtarma Görevlileri, ARFF’ciler..) aynı olay yerinde aynı amaç doğrultusunda görev yaptığını farz edin.  Acil duruma müdahale edilirken bir patlama, göçük, iş kazası, vb.. olduğunu düşünün. Olay yerinde gerçekleşen patlamadan, göçükten, iş kazasından, vb.. dolayı müdahaleciler arasında ölenlerin olduğunu düşünün.
-Polis ölürse şehit, asker ölürse şehit..
-İtfaiyeci, sağlıkçısı, ARFF’cisi, vb.. ölürse şehit değil…
.
.
Nerede eşitlik?
Nerede adalet?
Nerede sosyal devlet anlayışı?
Ağustos 2015 ve Ağustos 2017’de MEMURSEN yapılan toplu sözleşmelerde itfaiyecilere şehitlik ve gazilik hakkı dar kapsamlı bir şekilde getirilmiştir. Fiilen yangına müdahale sırasında hayatını kaybeden ya da sakatlanan bir itfaiyeciye şehitlik ve gazilik statüsü adında bazı haklar getirilmiştir; ama bu haklar TSK ve Emniyette şehitlere ve gazilere tanınan haklarla aynı değildir. TSK ve Emniyette şehit ve gazi olan personeller ile itfaiye teşkilatlarında şehit ya da gazi olan personeller arasında belirgin şekilde hak farkı vardır. İtfaiyecilerin mağdur olduğu bir diğer hususta yangın haricinde diğer afet ve acil durumlara müdahale sırasında hayatını kaybetme ya da sakatlanma durumunda şehit ve gazi sayılmamalarıdır.
İtfaiyecilerin bu mağduriyetlerini sona erdirecek düzenlemenin yapılmasını istiyoruz.
 
 8.   İTFAİYE ERLERİNİN 1. DERECEYE KADAR DÜŞEBİLMESİNİ İSTİYORUZ.


İtfaiye amir ve itfaiye çavuşları haricinde diğer itfaiye erleri 3. Dereceden aşağı inememektedir.
Kadro          Kadro                                                                  Kadro    en         en
Kodu           Unvanı                                                                sınıfı  Yüksek   düşük
6335
KÜTÜPHANECİ
GİH
1
9
6340
SOSYAL ÇALIŞMACI
SH
1
8
6410
MUHASEBECİ
GİH
1
8
6550
ANTRENÖR
GİH
1
11
8140
BİOLOG
SH
1
9
8155
PSİKOLOG
SH
1
8
8175
FİZYOTERAPİST
SH
1
8
8185
RADYOTERAPİST
SH
1
8
8400
HEMŞİRE
SH
1
11
8405
EBE
SH
1
11
8410
SAĞLIK MEMURU
SH
1
11
8424
SAĞLIK TEKNİKERİ
SH
1
9
8580
HİDROBİYOLOG
TH
1
9
8594
EV EKONOMİSTİ
TH
1
9
8600
DESİNATÖR
TH
1
9
8605
DEKORATÖR
TH
1
9
8910
RESSAM
TH
1
10
 
Görüldüğü üzere bir muhasebeci, kütüphaneci, sosyal çalışmacı gibi bir çok meslek çalışanı 3. dereceden aşağı inebilirken itfaiye erleri 3. dereceden aşağı inememektedir. Öğrenim durumu elverişli olan itfaiye erlerinin de 1. dereceye kadar düşebilmesini istiyoruz.
 
9.   RESMİ DİNİ BAYRAM TATİLLERİNDE ÇALIŞAN İTFAİYECİLERE TIPKI SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA OLDUĞU GİBİ EK ÜCRET VERİLMESİNİ İSTİYORUZ.
 
10.              MAKTU MESAİDE BELİRTİLEN ÜST LİMİTİN KALDIRILMASINI VE GELİR VERGİSİNDEN MUAF TUTULMASINIİSTİYORUZ.


Adalet Bakanlığında çalışan memurların maktu mesaisinden damga vergisi haricinde gelir vergisi kesilmemektedir. Sağlık Bakanlığında çalışan ve döner sermaye alan personelin döner sermayelerinden damga vergisi haricinde gelir vergisi kesilmemektedir. İl Nüfus Müdürlüklerinde çalışan memurların maktu mesailerinden damga vergisi haricinde gelir vergisi kesilmemektedir. Oysa itfaiyecilere ödenen maktu mesaiden gelir vergisi kesilmektedir. İtfaiyecilere yapılan bu eşitsizliğin sona erdirilmesini, maktu mesailerinden kesilen gelir vergilerinin kesilmemesini ve daha önce kesilen gelir vergilerinin geriye dönük yasal faiziyle iade edilmesini istiyoruz. Ayrıca maktu mesai ücretlerinde belirlenen üst limitin kaldırılmasını ve mesai ücretlerinin saat bazında bürüt maaşa oranlanarak verilmesini istiyoruz. Çünkü mevcut maktu mesai ücretleri yönetmeliğine göre daha az maktu mesai yapan bir itfaiyeci daha fazla maktu mesai yapandan daha az maaş alabilmektedir.
Örneğin;
İstanbul’da 24-48 vardiya sistemiyle çalışan bir itfaiyeci Manisa’da 24-24 vardiya sistemiyle çalışan bir itfaiyeciden daha fazla maktu mesai ücreti almaktadır.
Ve yine örnek verecek olursak,
Rize’de 24-72 vardiya sistemiyle çalışan bir itfaiyeci itfaiyeci Kırıkkale’de 24-72 vardiya sistemiyle çalışan bir itfaiyeciyle aynı miktarda maktu mesai ücreti almaktadır.
Maktu mesai ücretlerinin saat bazında en fazla maaş alan devlet memurunun tavan ücretine oranlanarak verilmesini, bu düzenleme yapılırken de İstanbul ve Ankara gibi iş yoğunluğu fazla olan illerde maktu mesai ücretlerinin saat bazında %50 fazla oranda verilmesini istiyoruz.
 
11.İTFAİYE(Cİ) UNVANLI TÜM PERSONELİN EK GÖSTERGELERİNİN 3600’E ÇIKARTILMASINI İSTİYORUZ.
 
Astsubaylar, biyologlar, okutmanlar 3600, öğretmenler, hemşireler, fizikçiler, kimyagerciler, istatistikçiler, polis memurları ve uzman erbaşlar 3000 ek göstergeyle emekli olurken iş riski ve güçlüğü üst seviyede olan, ülke çapınsa öğrenimi görülen yüksek okulları olan, ve şu anki mevcut durum itibariyle çalışanlarının çoğu üniversite mezunu olan itfaiyecilerin ek göstergelerinin çok düşük olması sosyal devlet ve hakkaniyet anlayışıyla örtüşmemektedir.
 
Mevcut Durum İtibariyle İtfaiyecilerin Ek Göstergesi:
İtfaiye Amiri ve İtfaiye Çavuşu : 2200
İtfaiye Eri : 1380
ek göstergeyle emekli olmaktadır.
 
Talep Edilen Ek Gösterge:
Tüm İtfaiye Unvanlı(Amir, Çavuş, Er) Personel : 3600 ek göstergeye yükseltilmelidir.
 
12.İTFAİYE ÇALIŞANLARININ HİZMET PUANLARININ ARTIRILMASINI İSTİYORUZ.
 
2006/10344 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlülüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar”a ekli “II” ve “III” sayılı cetvellere göre İtfaiye Amir ve Çavuşlarının hizmet puanı %50, İtfaiye Erlerinin ise hizmet puanları %49’dur. Bu oran 2006 yılından sonra yapılan toplu sözleşmelerle +5 puan artırılarak İtfaiye Amir ve Çavuşların hizmet puanları %55’e, İtfaiye Erlerinin hizmet puanları %54’e yükseltilmiştir.
Tüm itfaiye(ci) unvanlı personelin hizmet puanlarının en az 50 puan artırılmasını istiyoruz.
 
 13. MESLEĞE ÖZGÜ TAZMİNATLAR İSTİYORUZ.
 
Çoğu mesleğin kendine özgü tazminatları vardır.
Örneğin;
-      Öğretmenler, eğitim-öğretim hizmetleri tazminatı almaktadır.
-      Din görevlileri, din hizmetleri tazminatı almaktadır.
-      TSK Mensupları; jandarma, ada, havacılık, sınır, iç güvenlik gibi isimlerde tazminat almaktadır.
-      Sağlıkçılar, sağlık hizmetleri ve döner sermaye tazminatlarını almaktadır.
….
Ama itfaiye çalışanlarının mesleklerine özgü tazminatları yoktur. İtfaiyecilere; itfaiye, yangın, afet ve acil durum gibi isimlerle mesleki tazminatlar verilmelidir.
 
14. PERSONEL ALIMINI ZORUNLU KILAN DÜZENLEME İSTİYORUZ.
 
-          Gelişmiş ülkelerde nüfusa oran olarak 1000 kişiye bir itfaiye personeli düşerken ülkemizde bu oran genel olarak 3000-5000 kişiye bir itfaiye personeline tekabül etmektedir.
-          Özellikle büyükşehirlerde bu oran 5000-7000 kişiye 1 itfaiye personeline tekabül etmektedir.
-          Büyükşehir ilçe belediyelerinde 2-3 kişilik ve tek araçlık itfaiye istasyonları görünebilmektedir. Merdiven ve tanker aracıyla personelinin olmadığı 2-3 kişilik ilçe belediye itfaiye istasyonlarında olası bir büyük olay ya da yangında can ve mal kaybı görünen bir gerçektir.
İş yükünün çok, personel sayısının az olması itfaiye hizmetlerinin aksamasına, yeterli verimin alınamamasına sebep olmaktadır. Bu durum iş ve işçi sağlığı bakımından olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bir itfaiye çalışanı deyimiyle “Yetersiz sayıda personel çalıştırmak halka da, mevcut çalışana da ihanettir.” İtfaiye yönetmeliğinde norm kadroya göre olması gereken sayıda personel çalıştırılmasını zorunlu kılan düzenlemeye yer verilmelidir.
 
15.FIRSAT EŞİTLİĞİNE DAYALI KARİYER VE LİYAKAT SİSTEMİ İSTİYORUZ.


İtfaiye yönetmeliğinde belirtilen rütbelendirme kriterlerine uyulmamaktadır. Genel itibariyle rütbelendirme sınav dahilinde yapılması gerekirken idare amirlerinin “olur” genelgeleriyle rütbelendirme yapılmaktadır.
 Rütbelendirme daha çok;
- Siyasi görüş
- Mikro milliyetçilik
-Arkadaş hatırı
-Karşılıklı kişisel menfaat
-Üst idarecilerden gelen referans
-….
gibi doğrultularla yapılmaktadır. Bu durum çalışanlar arasında ayrımcılık yaratmakta, itfaiye kurumuna itibarı azaltmaktadır.
Ve yine mevcut itfaiye yönetmeliğine göre her il belediyesi, itfaiye personeli için yükselme sınavı açabilir. Bir ilde yükselme sınavına girerek rütbe alan itfaiye personeli başka bir ilde çalışan personelin amiri durumuna gelebilmektedir. Bu durumla sınav açılmayan belediye itfaiye personeline haksızlık yapılmaktadır.
Fırsat eşitliğine dayalı kariyer ve liyakat sisteminin merkezi bir çatı altında(ÖSYM, MEB gibi) ve tüm belediye itfaiye teşkilatlarını kapsayacak şekilde yapılmasını zorunlu kılan düzenleme istiyoruz.
 
16.BELEDİYE İTFAİYE YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK İSTİYORUZ.


Mevcut belediye itfaiye yönetmeliği itfaiyecilerin çoğu sorununa kaynak teşkil etmektedir. Aşağıda Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde yapılması gereken değişiklikler belirtilmiştir:
1.)  Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer alan “n” bendi kaldırılmalıdır.
Madde 6’da afet ve acil durum önleme ve müdahale kurumu olan Belediye İtfaiye Teşkilatlarının görevleri belirtilmiştir. Madde 6’nın “n” bendi: “Belediye başkanının verdiği diğer görevleri yapmak.” olarak geçmektedir. Yönetmeliğin bu maddesiyle İtfaiye çalışanlarına zaman zaman göreviyle alakası olmayan görevler (yol yıkamak, ağaç sulamak, afiş ve pankart asmak gibi) verilmektedir. Hakların güven altına alınabilmesi için “Belediye başkanının verdiği diğer görevleri yapar.” ibareli “n” bendi kaldırılmalıdır.
2.)  Yönetmeliğin 7’nci maddesi değiştirilmelidir.
Yönetmeliğin 7’nci maddesinde “İtfaiye personelinin çalışma saatleri vardiyalar şeklinde düzenlenir.” denmiş ama vardiya saatleri hakkında değinilmemiştir. Türkiye Belediye Teşkilatları arasında vardiya saatleri arasında birlik yoktur. Çoğu belediye “24 saat çalışma 48 saat istirahat” vardiya sistemini uygularken bazı belediye teşkilatları “8 saat çalışma 16 saat istirahat; 12 saat çalışma 24 saat istirahat, 12 saat çalışma 36 saat istirahat; 24 saat çalışma 24 saat istirahat, 24 saat çalışma 72 saat istirahat gibi” vardiya saatlerini uygulamaktadırlar.
Türkiye’de devlet kurumları arasında vardiyalı çalışanlar arasında en çok “24 saat çalışma 72 saat istirahat” sistemi mevcuttur. Sağlık Bakanlığına bağlı “Paramedik ve Acil Tıp Teknisyenleri”,  Devlet Meteoroloji Müdürlüğüne bağlı çalışan “Gözlem Memurları”,  Kamu Kurumlarında vardiyalı çalışan “Güvenlik Memurları”, İl Afet Müdürlüklerinde çalışan “Arama-Kurtarma Teknikerleri”  24 saat çalışıp 72 saat istirahat edenler arasında önde gelmektedirler.
3.) Yönetmeliğin 8’inci maddesi değiştirilmelidir.
Yönetmeliğin 8’inci maddesinde Belediye İtfaiye Teşkilatı Personel kadro ve unvanları belirtilmektedir. Unvanlar arasında “çavuş” ve “er” kadroları yer almaktadır.
Çavuş, onbaşı, er gibi askeri kökenli rütbeler askeri kurumlara ait unvanlardır. Günümüz de itfaiye teşkilatlarında bu unvanların yönetmelik gereği kullanılıyor olması itfaiye teşkilatlarının hala askeri kimliğinden tam olarak ayrılamamış olduğunun göstergesidir.
Çavuş, onbaşı, er gibi unvanlar askeri kurumlarda en alt hiyerarşiyi temsil etmektedir. Afet ve acil durum önleme ve müdahale gibi kutsal bir görevi gerçekleştiren itfaiye kurumlarında bu unvanların kullanılması itfaiye memurlarının bilinçaltında olumsuz etki yaratmaktadır. Günümüz Türkiye’sinde en kapsamlı afet ve acil durum önleme ve müdahale görevini icra eden itfaiye kurumlarında itibarı düşüren bu unvanların kullanılması hiç hoş değildir. Unvan hiyerarşi isimlerinin çağın gereksinimlerine uygun isimlerle değiştirilmesini istiyoruz.
4.) Yönetmeliğin 19’uncu, 20’nci, 21’inci ve 22’nci maddeleri değiştirilmeli ve tüm personeli kapsar şekilde uygulanmalıdır.
Yönetmeliğin 19’uncu, 20’nci, 21’inci ve 22’nci maddelerinde itfaiye personellerinin “Görevde Yükselme Esasları” belirtilmektedir. Çoğu belediye itfaiye teşkilatlarında yönetmeliğin “Görevde Yükselme Esasları” uygulanmamaktadır. Genel itibariyle rütbelendirme sınav dahilinde yapılması gerekirken idare amirlerinin “olur” genelgeleriyle rütbelendirme yapılmaktadır.
 Rütbelendirme daha çok;
- Siyasi görüş
- Mikro milliyetçilik
-Arkadaş hatırı
-Karşılıklı kişisel menfaat
-Üst idarecilerden gelen referans
-….
gibi doğrultularla yapılmaktadır. Bu durum çalışanlar arasında ayrımcılık yaratmakta, itfaiye kurumuna itibarı azaltmaktadır.
Ve yine mevcut itfaiye yönetmeliğine göre her il belediyesi, itfaiye personeli için yükselme sınavı açabilir. Bir ilde yükselme sınavına girerek rütbe alan itfaiye personeli başka bir ilde çalışan personelin amiri durumuna gelebilmektedir. Bu durumla sınav açılmayan belediye itfaiye personeline haksızlık yapılmaktadır.
Belediyelerde merkezi birlik kapsamında her yıl ihtiyaç kadro unvanı doğrultusunda yükselme sınavının açılmasını ve bu sınavın tarafsızlık ve güvenilirlik ilkeleri doğrultusunda yapılmasını istiyoruz. Belediye itfaiyelerinde başkanlık “olur”uyla rütbelendirme yapılmaması düşüncesindeyiz.
5.)  Yönetmeliğin 35’inci ve 36’ıncı maddesi değiştirilmelidir.
Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 35’inci ve 36’ncı maddelerinde “Kıyafet ve Koruyucu Teçhizat” hakkında bilgi verilmiş ama standartlaşma adına hiçbir bilgiye yer verilmemiştir.
Ülkemizde her itfaiye teşkilatının kendine özgü kıyafet organizasyonu mevcuttur. Bu teşkilatların ortak yürüttüğü afet ve acil durumlara müdahalelerde farklı kıyafetlerin olması hiç hoş gözükmemektedir.
Tüm Türkiye İtfaiye Teşkilatlarının “Kıyafet ve Koruyucu Teçhizat”larında standartlaşma olabilecek değişiklik sağlanmalıdır.
6.)  Yönetmeliğin 42’nci ve 43’üncü maddesi değiştirilmelidir.
Yönetmeliğin 42’nci ve 43’üncü maddesinde nüfusa göre müdahale sınırları arasında “Araç, Teçhizat ve Malzeme” sayı bilgisi verilmiş ama müdahale personel sayısı hakkında bilgi verilmemiştir.
-          Gelişmiş ülkelerde nüfusa oran olarak 1000 kişiye bir itfaiye personeli düşerken ülkemizde bu oran genel olarak 3000-5000 kişiye bir itfaiye personeline tekabül etmektedir.
-          Özellikle büyükşehirlerde bu oran 5000-7000 kişiye 1 itfaiye personeline tekabül etmektedir.
İş yükünün çok, personel sayısının az olması itfaiye hizmetlerinin aksamasına, yeterli verimin alınamamasına sebep olmaktadır. Bu durum iş ve işçi sağlığı bakımından olumsuz etkiler yaratmakta, personelde motive eksikliğine sebep olmaktadır.
Yönetmelikte nüfusa göre personel sayısından da bahsedilmelidir.
 
17. BELEDİYE KANUNUNUN 52. MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK İSTİYORUZ.
 
Mevcut Belediye Kanununda 52’inci maddesinde belediyenin itfaiye hizmetlerini yürütmesi gerektiğinden, oluşturulacak itfaiye teşkilatının nasıl olması gerektiğinden bahsetmektedir.
 
Kanun maddesi aşağıdadır:
Madde 52 - İtfaiye teşkilâtının çalışma usûl ve esasları, çalışanların görev ve yetkileri, memurluğa alınması için taşımaları gereken nitelikler, alacakları meslek içi eğitim, görevde yükselme, meslekten çıkarılma, giyecekleri kıyafet ve savunma amaçlı olarak kullanacakları aletler ile itfaiye teşkilâtında hizmet gereklerine göre oluşturulacak birimler, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Belediye bu yönetmeliğe aykırı olmamak üzere ek düzenlemeler yapabilir. İtfaiye hizmetleri kesintisiz olarak yürütülür. İtfaiye personelinin çalışma süresi ve saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde düzenlenir. Belediye itfaiye teşkilâtında fiilen çalışanlara fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.
 
NEDEN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR?
 
“İtfaiye” sözcüğü Arapça kökenli olup “itfa etmek” yani “söndürmek” anlamına gelmektedir. 1924 yılında sadece yangın söndürme amaçlı olarak “itfaiye” ismiyle belediyelere bağlanan afet ve acil durum önleme ve müdahale teşkilatları günümüzde yangın haricinde; sıkışmalı trafik kazaları, deprem-göçük ve patlama sonucu oluşan tahribatlar, su baskınları, intihara teşebbüsler, göçükler, suda boğulmalar, metan gazı dolu kuyulardaki boğulmalar, mahsur kalan ya da sıkışan insan ve hayvanlar, kısacası her türlü arama-kurtarma gerektiren olayları görev kapsamına almaktadır.
 Kurumlar çağın gereksinimlerine uygun isim değişikliği yaparken Türkiye’nin en kapsamlı arama-kurtarma faaliyetini görev edinen afet ve acil durum önleme ve müdahale görevine üstlenen itfaiye teşkilatları kelime anlamıyla “söndürme” sözcüğünün esiri olmaktadır.
 
OLMASI GEREKEN NE?
 
         Belediye kanununun 52’inci maddesinde yer alan itfaiye sözcüklerinin “afet ve acil durum önleme ve müdahale” sözcükleriyle değiştirilmesi belediye itfaiye çalışanlarının görev kapsamına daha uyumlu olacaktır. İtfaiye teşkilatlarının “Afet ve Acil Durum Önleme ve Müdahale” teşkilatı olarak adlandırılması kurum çalışanlarının görev alanlarının ortaya çıkmasına ve o alanda ihtisaslaşmasına yol açacaktır.
Olması gerekenler;
İtfaiye  =  Afet ve Acil Durum Önleme ve Müdahale
İtfaiye Teşkilatı = Afet ve Acil Durum Önleme ve Müdahale Teşkilatı
İtfaiye Hizmetleri = Afet ve Acil Durum Önleme ve Müdahale Hizmetleri
 
 
AFET VE ACİL DURUM ÖNLEME VE MÜDAHALE KURUMU
1.) Müdahale Müdürlüğü
-Arama-kurtarma birimi
-İtfaiye (söndürmek) birimi
-KBRN Birimi
-Su altı arama-kurtarma birimi
-Köpekli arama-kurtarma(K9) birimi
-…… diğer birimler
       2.)  Önleme Müdürlüğü
       3.)   Lojistik ve Destek Müdürlüğü
       4.)   Eğitim Müdürlüğü
       5.)  ….. diğer Şube Müdürlükleri
 
 
 
Afet ve acil durumların sıkça yaşandığı ülkemizde en kapsamlı arama-kurtarma görevlerini icra eden itfaiye çalışanlarının;
1.)  “Söndürme” sözcüğünün esiri olmaması için
2.) Alanlaşması ve o alanda ihtisaslaşması için
3.) Çağdaşlaşma yolunda yol alabilmesi için
İsim değişikliği hakkında gerekli bakanlık birimleriyle iletişime geçilmesini; çözüm için yasa değişikliği gerekiyorsa yasal düzenleme yapılması için tarafınızca çalışmalar yapılmasını istiyoruz.
 
18. İTFAİYE EĞİTİMİ VERENLER VE ALANLAR KANUNUN BELİRLEYECEĞİ STANDARTA BAĞLANMALIDIR.
 
Günümüzde itfaiyecilik mesleğiyle alakalı konulara yönelik eğitim verenlerin standart olarak eğitim verebilirlik yönüyle yasal bir mevzuata dayandırılmadığı görülmektedir. Nasıl ki öğretmen olabilmek için belli bir standart ve prosedür varsa; itfaiye eğitmeni olabilmek için de belli bir standart ve prosedür olması gereklidir.
İtfaiye teşkilatlarında eğitmenlik yapan personellerin özel bir sınavla formasyon sahibi personeller arasından seçilmesini istiyoruz.
 
19. ARAÇ KULLANAN İTFAİYE PERSONELİNİN OPERATÖRLÜK BELGESİNİ ALMASI SAĞLANMALIDIR.
 
İtfaiye araçlarının birçoğu operatörlük belgesi sahibi kişilerce kullanılması gerekirken maalesef ki günümüz itfaiye teşkilatlarında bu kurala uyulmamaktadır. Yetki sahibi olmayan kişilere kullandırılan ve operatörlük belgesi isteyen araçların kullanımı esnasında yaşanabilecek bir kaza sonucu can ve mal kaybında aracı kullananın da, kullandıran itfaiye kurumunun da cezai işlem görecek olması kaçınılmaz bir gerçektir.
 
20. İTFAİYEDE DALGIÇLIK YAPAN PERSONEL SEÇİMİ VE GÖREVLENDİRMESİ STANDARTA BAĞLANMALIDIR. BU PERSONELLERE DALGIÇLIK TAZMİNATI VERİLMELİDİR.
 
Günümüz itfaiye teşkilatlarında su altı ve su üstü arama ve kurtarma görevini ircaa eden itfaiye dalgıçlarının seçiminde herhangi bir kanuni standart aranmamakta ve dalgıç olarak çalışanlara kurum görevlendirmesiyle dalgıçlık görevi yaptırılmaktadır.
İtfaiye teşkilatlarında dalgıçlık yapabilecek personel seçiminde kanuna dayandırılan standartlar belirlenmeli ve dalgıçlık yapan personele Emniyet Genel Müdürlüğündeki dalgıçlara verilen “dalgıçlık tazminatı” verilmelidir.
 
21. İTFAİYE PERSONEL, ARAÇ, OLAY ÖNLEM VE MÜDAHALE İSTATİSTİĞİ YOKTUR.
 
Günümüz Türkiye’sinde belediye itfaiye teşkilatlarında;
-Kaç itfaiye personeli var, personellerin kadro ve unvanlara göre dağılımı nedir? İllere ve nüfusa oranla dağılımı nedir?
-Kaç itfaiye aracı var, araçların kullanım amacına göre dağılımı nedir?
-Türkiye’de belediye itfaiye teşkilatlarının yıllara göre müdahil oldukları olay sayısı kaçtır? İllere göre müdahil olay sayılarının dağılımı nedir? Müdahil olayların oluş sebeplerinin istatistik dağılımı nedir?

Diye sorulduğunda Türkiye’de cevap alabileceğimiz bir kurum yoktur. Sebebi Türkiye İtfaiye Teşkilatlarında merkezi birliğin olmaması ve de İtfaiye Teşkilatlarının istatistik bilgilerini tutan bir kurum ya da kuruluşun olmamasıdır. Türkiye’de İtfaiye Teşkilatlarında personel, araç, yıllık müdahil olay sayısı gibi istatistik verileri tutacak bir kurum ya da kuruluş oluşturulmasını istiyoruz.
 
22. ARFF(AİRCRA RESCUE and FİRE FİGHNG) YANİ HAVA KURTARMA VE YANGINLA MÜCADELE PERSONELİNİN SORUNLARI ÇÖZÜME KAVUŞTURULMALIDIR.
 
Havaalanlarında görev yapan ve ARFF Memuru olarak seslendirilen ve isminin açılımından da belli olacağı gibi “Hava Kurtarma ve Yangınla Mücadele” görevini icra eden havaalanı arama kurtarma personellerinin sınıf, yıpranma, iş riski ve güçlüğü, şehitlik ve gazilik statüsü, ek gösterge, derece ve kademe, görevde yükselme, operatörlük gibi bir çok sorunu itfaiye çalışanlarıyla ortaktır. Taleplerimiz arasında 1. Maddede yer alan “MERKEZİ BİRLİK İSTİYORUZ.” Talebinin kabul görmesi doğrultusunda İtfaiye çalışanı ile ARFF çalışanı arasındaki ayrım kalkmış olacak ve sorunların çözümü sonrasında ortak istikrar sağlanmış olacaktır. Merkezi birlik talebinin kabul edilmemesi ve itfaiye çalışanlarının maddeler halinde belirtilen sorunlarına çözüm bulunması dahilinde ARFF çalışanlarının da sahip olduğu ortak sorunlara çözüm bulunmasını istiyoruz. 

 

3600 ADDITIONAL INDICATOR ABOUT THE FIRE OF THE FIRE!
 
Police, Nurse, Teacher and Religion officials do not work in a very dangerous job because I can not say profession because we are not even a profession.
 
TROUBLESHOOTING PROBLEMS AND TERMS
 
  Central Union
  Status Union
  Standard Union
  Class Change
  Wearing
  Business Riske and Strength Compensation and Occupational Diseases
  Status of Martyrdom and Veteranship
  Degree and Stage Progress Disabled
  Additional Fees During Religious Feast Days
  Maximum Working Time Fees
  Additional indicators
  Service Score
Occupational Compensation
  Employment of firefighters at the required number to be operated according to norm cadastre
  Career and Merit
  Municipal Fire Brigade Regulation
  Amendment to Article 52 of the Municipal Law
  Certification and Authorization for Educators and Providers
  Vehicle Firefighter Personnel
  Firefighting Divers
  ARFF Employees of Fire Brigade



Bugün RIDVAN imzanı bekliyor!

RIDVAN GÖK bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «3600 Ek Gösterge İtfaiyecilerin De hakkı Polis, Hemşire, Öğretmen ve Din görevlisinden çok tehlikeli bir işte çalışıyoruz meslek diyemiyorum çünkü bir meslek bile değiliz.». RIDVAN ve imza atan diğer 1.516 kişiye katıl.