Petition Closed

ÇED Muafiyeti Getiren Yasa Veto Edilsin

Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanıp Meclis’e sunulan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na gizlenen bir madde ile Danıştay’ca defalarca iptal edilen ÇED muafiyeti yasalaştırıldı.

Sağlıklı çevrede yaşama hakkı, yatırımların yapılacağı yerlerde halkın katılımını yok sayan anti-demokratik uygulamaları engellemek, gelecek kuşakların ve doğanın haklarını korumak için CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’den;  21-22 Mayıs gece yarısı kabul edilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nu veto etmesini istiyoruz.

ÇED Yönetmeliği’nin geçici 3. maddesinde 1993 yılından önce, yani yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihten önce planlanan yatırımlar ÇED kapsamı dışında tutuluyordu. Yönetmeliğin bu düzenlemesi çevre koruma konusunda zafiyet yarattığı için ekoloji örgütleri tarafından yargıya taşındı, Danıştay defalarca iptal kararı verdi. Buna rağmen her seferinde yargı kararlarını etkisiz hale getiren yeni yönetmelik düzenlemesine gidildi. Nitekim 5 Nisan 2013 tarihli Resmi Gazete’de Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin geçici 3. maddesi değişikliği yayımlandı. Açıkça yargı kararının arkasından dolanan bu yönetmelik değişikliğinin de iptal edileceği bilindiğinden bu kez hukuksuzluk yasalaştırılmaya çalışılıyor. 

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11. maddesi ile Çevre Kanunu’na “23.6.1997 tarihinden önce yatırım programına alınmış olup, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla planlama aşaması geçmiş olan veya ihalesi yapılmış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır” şeklinde geçici madde eklenmesi öngörülüyor.

Böylelikle hem ÇED zorunluluk tarihi 1993’ten 1997’e uzatılmış, hem de planlama aşaması henüz tamamlanmış olan projeler ile bunların yan üniteleri ÇED’den muaf tutulmuştur. Yani, İstanbul’a 3. köprü, 3. havaalanı, Gebze-İzmir otoyolu, Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı, nükleer santraller gibi çevresel olumsuz etkileri yoğun olan dev projeler ÇED kapsamı dışına çıkartılmaya çalışılmaktadır. 

Oysa hiçbir proje yaşamın korunmasından daha önemli olamaz, ne zaman projelendirilmiş olursa olsun, ne zaman faaliyete başlamış olursa olsun, çevresel etkisi olan tüm yatırımlarda ÇED süreci işletilmesi gerekmektedir. Yapılan yasa değişikliği girişimi ile Türkiye’nin imzaladığı pek çok uluslararası sözleşmeler yok sayılmakta, halkın katılımı süreçleri ortadan kaldırılmaktadır. 

Bu yasanın Cumhurbaşkanınca onaylanıp yürürlüğe girmesi halinde, yaşam alanlarına ilişkin halkın katılımını tamamıyla ortadan kaldırılacak, denetimsiz çılgın projeler ekolojik yıkıma yol açacaktır. Tüm yaşam savunucularıyla birlikte bu yıkıma izin vermeyeceğiz.

 

 

Letter to
T.C. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
ÇED Muafiyeti Getiren Yasayı Veto Edin

Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanıp Meclis’e sunulan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na gizlenen bir madde ile Danıştay’ca defalarca iptal edilen ÇED muafiyeti yasalaştırıldı.
Sağlıklı çevrede yaşama hakkı, yatırımların yapılacağı yerlerde halkın katılımını yok sayan anti-demokratik uygulamaları engellemek, gelecek kuşakların ve doğanın haklarını korumak için sizden; 21-22 Mayıs gece yarısı kabul edilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nu veto etmenizi istiyoruz.
Bu yasa “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”nı ortadan kaldırmaktadır: Torba yasaya gizlenen bir madde ile Danıştay tarafından defalarca iptal edilen ÇED muafiyetine yasal kılıf bulundu. Yasa değişikliği ile Çevre Kanunu’na “23/6/1997 tarihinden önce yatırım programına alınmış olup, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla planlama aşaması geçmiş olan veya ihalesi yapılmış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır” şeklinde geçici madde eklendi. Böylelikle hem ÇED zorunluluk tarihi 1993’ten 1997’e uzatılmış, hem de planlama aşaması henüz bitmiş olan projeler ile bunların yan üniteleri ÇED’den muaf tutuluyor. Yani, İstanbul’a 3. köprü, 3. havaalanı, Gebze-İzmir otoyolu, Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı, nükleer santraller gibi çevresel olumsuz etkileri yoğun olan dev projeler ÇED kapsamı dışına çıkartılıyor. Türkiye'nin taraf olduğu onlarca çevre koruma sözleşmesi yok sayıldı, binlerce yurttaşın itirazı dinlenmedi, halka rağmen, doğayı mahvedecek bir yasaya imza atıldı, yasayla yaşam alanları çok daha korumasız hale geldi.

Doğanın korunması ve çevre kirlenmesinin önlenmesinde ciddi denetimsizlikler yaratacak yasayı veto etmenizi istiyoruz.

Tüm yaşam savunucularıyla birlikte bu yıkıma izin vermeyeceğiz.