Çalışanları Öldüren COVID-19, Meslek Hastalığı Olarak Kabul Edilsin!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 35.000.


Çin’in Vuhan Eyaletinde Aralık ayının sonlarına doğru ortaya çıkan ve solunum yolu belirtileriyle kendisini gösteren COVID-19, çalışanları ve özellikle sağlık emekçilerini öldürmeye devam ediyor. 

2 Eylül 2020 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan resmi veriye göre; 29.865 sağlık çalışanı  COVID-19 hastası olmuştur. Bu rakam, Türkiye’deki resmi vaka sayısının %11’ine denk düşmektedir.

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı diğer bir veriye göre ise bugüne kadar 52 sağlık çalışanı hayatını kaybetmiştir. Bu durum, işin doğasıyla ya da kaderle açıklanamayacak kadar temel bir insan hakkı ihlalidir. Bu ihlal, göz ardı edilemez ve “mesleki risk” adı altında sıradanlaştırılamaz.

Nitekim Almanya, Belçika, Güney Afrika, İtalya, Kanada ve Malezya dahil 130'a yakın ülkede COVID-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir

Sağlık çalışanlarının yanı sıra gerekli önlemler alınmadığı takdirde meslek hastalığına yakalanma riski yüksek olan sektörlerde çalışan işçiler için de  COVID-19 bir meslek hastalığıdır. Pandemi sürecinin başlangıcından bugüne kadar çalışmaya devam eden inşaat, tekstil, kimya, metal, tersane, deri, gıda, tarım, dökümhane gibi tehlikeli denebilecek sektörlerde çalışan işçilerin, pandemi öncesinde de kötü olan çalışma koşulları, COVID-19’a karşı alınmayan önlemler de eklenince daha da kötüleşmiştir. Bu işçiler, tehlikeli ve bilinen diğer meslek hastalıklarına kıyasla çok hızlı belirti gösteren, hasta eden, öldüren bir hastalığın tehdidi altında; geçim sıkıntısı, çalışma baskısı gibi sebeplerle çalışmaya devam etmek zorunda kalmıştırlar.

31 Mart 2020 tarihinde Sayın Fahrettin Koca’nın attığı tweette belirttiği gibi “Koronavirüse karşı hepimiz eşit şartlarda değiliz.” 

Bu eşitsizliği bir nebze de olsa düzeltmek için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’’na sesleniyoruz:

T.C. Anayasası’na göre; devlet çalışanları korumak (madde. 49), herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak (madde. 56), sosyal güvenliği sağlayacak tedbirleri almak (madde. 60) ile yükümlüdür.

Meslek hastalığı ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri” olarak tanımlanır. 

Anayasa’da belirtilen yükümlülüklere, meslek hastalığı tanımına ve bugüne kadar elde edilen verilere dayanarak COVID-19’un meslek hastalığı olarak tanınmasını talep ediyoruz!

Çalışanların sağlığı ve iş güvenliği, işverenlerin kar/zarar hesaplarına, devletin bütçe planlarına göre şekillendirilemeyecek kadar temel bir yaşam meselesidir. Bu duruma  COVID-19 hastalarına bakan sağlık çalışanı da,  COVID-19 sebebiyle hayatını kaybeden insanları yıkayan imam da, maskesiz ve mesafesiz atölyelerde dip dibe çalışmak zorunda kalan tekstil işçisi de, zorunlu çalışmanın olduğu marketlerde ve kargo şirketlerinde çalışan işçiler de  dahildir.  COVID-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi talebi, yaşama hakkı ve sağlık hakkı gibi en temel insan haklarındandır.

COVID-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi talebi, Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre %33 gibi büyük bir kesimi içeren kayıtdışı sektörü ne yazık ki kapsamamaktadır. Bu yönüyle talebimiz eksiktir ama yine de yerinde ve haklı bir taleptir. Meslekleri, çalışma koşulları, alınmayan iş güvenliği önlemleri yüzünden hastalanan, hayatını kaybeden çalışanların COVID-19’a yakalanma sebeplerinin meslekleriyle olan illiyet bağı açıkça ortadadır. Bu çalışanların meslek hastalığından doğan hakları acilen tanınmalıdır.

Emekçilerin sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışabilmesi ve mesleklerinden doğan haklarını alabilmesi için kampanyayı imzala!

www.meslekhastaligi.org