
AKP'nin hazırladığı Hayvan Hakları Kanunu yasa teklifinde yunus parklarının kapatılmayacağına dair medyaya verilen demeçlerin tepkiyle karşılandığı bugünlerde, yunus parklarında "kırılgan grup" kategorisine giren tutsak edilmiş hayvanların ve özel gereksinimli bireylerin istismarına yönelik uzman görüşleri art arda paylaşıldı.
Türk Psikologlar Derneği (TPD) ve Ceviz Otizm Araştırmaları ve Toplumsal Savunma Derneği hak temelli yaklaşımla bilimsel verilere ve TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu raporuna atıfta bulunduklarında mektuplarında, yunus parklarının yunusla terapi ve yüzme adı altındaki binlerce avroluk ticari faaliyetler ile özel gereksinimli çocuğu olan ailelerin maddi ve manevi olarak sömürülmesine zemin hazırladığını, halk sağlığı açısından kaza ve bulaşıcı zoonoz hastalık riskleri barındırdığını ve hayvan haklarına aykırı tesisler olduğunu vurguladı.
TPD aynı zamanda insan-hayvan-doğa ilişkisinin “eşitlikçi bir düzlemde sağlanması” gerektiğini belirterek “Bu ilişki sağlanırken tüm tarafların iyilik hali göz önünde bulundurulmalıdır" dedi.
Ceviz Otizm de "Yunusların mahpusluğu ile otizmi ilintilendirmenin; doktrinde gelişmekte olan hayvan hakları hukuku, nöroçeşitlilik hareketi kapsamında engelli hakları hukuku ve halk sağlığı açısından problematik esasları bulunmaktadır. (...) Nöroçeşitli bireylere yönelik ‘pseudo’ bir faydadan söz ederek uygulamayı yasallaştırma isteminin olumlu cevap almaması; halk sağlığına yönelik riskler barındıran, nöroçeşitli bireylerin özgü gereksinimini karşılamayan ve fahiş ücretlerle yapılan yunusla yüzme uygulamasının yasallaşmaması gerekir” açıklamasında bulundu.
Geçtiğimiz yıllarda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Tohum Otizm Vakfı’na, Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü’nden ABD Ulusal Otizm Merkezi’ne kadar pek çok ulusal ve uluslararası uzman kurum ve akademisyenin raporları, yunusla terapi faaliyetinin bilim camiasınca desteklenmediğini ve insanlar için son derece tehlikeli riskler içerdiğini ortaya koymuştu.
Henüz mücadele bitmedi. TBMM Tarım Komisyonu vekillerine ve parti başkanlarına tepkimizi göstermeye devam etmeli ve mevcut tesislerin de kapatılarak rehabilitasyon ve ömür boyu koruma merkezlerine dönüştürülmesini istemeye devam etmeliyiz!
Bu güncellememizi ve 2014'te TBMM Çevre Komisyonu'na teslim ettiğimiz 500.000 imzaya ek olarak devam eden kampanyamızı yaygınlaştırarak önümüzdeki hafta Meclis'e gelmesi planlanan ve pek çok maddesiyle hayvanların ve kamu vicdanının değil, hayvan tüccarlarının yanında yer alan kanun teklifinde, yunus parkı ve hayvanat bahçeleri gibi tüm hayvan hapishanelerinin yasaklanıp kapatılarak rehabilitasyon ve ömür boyu koruma merkezlerine dönüştürülmesini lütfen sen de talep et!
Tutsak hayvanların sesini duyurmak ve daha fazla hayvanın gelecekte esir edilmesine engel olmak için daha fazla ses çıkarmalıyız. Desteğimize ihtiyaçları var.
Bizi Twitter ve Instagram'dan takip ederek güncel çağrılarımızı görebilir ve destek verebilirsin.
***
https://www.birgun.net/haber/yunuslar-esaret-altinda-333918
https://www.sabah.com.tr/mugla/2021/02/12/yunuslara-ozgurluk-platformundan-tbmmye-cagri
https://anayurtgazetesi.com/haber/Yunuslari-hapsetmenin-gerekcesi-otizm-olamaz/723732
https://penceretv.com/yasam/ceviz-otizm-yunusla-yuzme-terapi-degildir-yasallastirilmamali-34644h
https://ajanimo.com/ceviz-otizmden-tbmmye-cagri-yunusla-yuzme-terapi-degildir-yasallastirilmamali/