Yeditepe Üniversitesi Ders Programlarındaki Değişiklikleri Geri Alsın.

Yeditepe Üniversitesi Ders Programlarındaki Değişiklikleri Geri Alsın.

Kampanya metni

       2015-2016 akademik yılının açılmasıyla beraber Yeditepe Üniversitesi’ndeki öğrenciler ve akademisyenler birtakım sorunlarla karşılaştı. Okuldaki dersliklerin fiziksel koşulları önemsenmeden ders kontenjanları arttırıldı, sınıflarda ders işlemek imkânsız hale geldi. Bölümlerdeki akademisyenler yüksek kontenjanlı sınıflarda ders verdikten sonra ofislerinde oturmaya mecbur bırakıldı. Kimi akademisyenler ücretlerinden feragat ederek öğrencilerin mağdur olmaması için derslerini vermeye devam etmek istedi. Ancak bu kimi zaman mümkün olmadı ve Rektörlük engeline takıldı.

       Rektörlük dersleri içinde yer alan HUM (Uygarlık Tarihi) ve HTR (Atatürk İlkeleri ve Inkilap Tarihi) derslerindeki sınıf kotaları 60 kişiden başlayarak 700 kişiye kadar ulaşıyor. Bu sınıflar mekânsal koşullar önemsenmeden belirleniyor. 30-40 kişilik dersliklerde 100’e varan kontenjanlar belirleniyor. Akademisyenlerin fiziksel koşullar nedeniyle bu duruma itiraz etmesine rağmen, bu sorun sınıfa sandalye eklemek gibi komik yollarla çözülmeye çalışılıyor. İnan Kıraç salonunda 3 sınıfın birleştirilmesiyle 700 kişinin ve 1 akademisyenin bulunduğu derslikler oluşturuluyor. Bu şekilde dersin dinlenmesi imkansız hale geldiği gibi projeksiyon cihazından yansıtılan görüntüyü veya tahtaya yazılanları görmek öğrenciler için zorlaşıyor.

        Dekanlık dersleri ve bölüm dersleri için de aynı durum geçerli. Aynı ders kodu ve isminde olan dersleri öğrencilerin ait olduğu bölümdeki akademisyenler vermiyor. Bölümde bu derslerin altyapısını hazırlayan akademisyenler yerine farklı bölümlerden akademisyenler, 100-150 kişilik sınıflarda bu dersleri vermek zorunda bırakılıyor. Öğrencilerin kendi bölümleri dışındaki öğrencilerle aynı sınıfta ders görmesi mecburi hale getiriliyor. Ayrıca bu farklı içerikteki dersler için de geçerli. Örneğin; RSCH (Bilimsel Araştırma Yöntemleri) dersi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İletişim Fakültesi ve Eğitim Fakültesi öğrencileri, aynı sınıfta ve aynı akademisyenden alıyor. Belirttiğimiz gibi bu ders işleyişi açısından sorun yarattığı gibi, akademisyenin dönem sonunda sınav ve projeleri değerlendirmesini de zorlaştırıyor.

       Üniversitenin ders programının 1/3’ünün seçmeli derslerden oluşmasına rağmen, ders kontenjanının 20 kişiyi geçmediği gerekçesiyle dersler kapatılıyor. Bu sayede okul yarı zamanlı akademisyenlerden “kurtularak” ekonomik olarak daralmayı planlıyor. Bu yeni açılan seçmeli dersler öğrenciler tarafından tanınmadan ve içeriği oluşmadan yok oluyor. Mezuniyet durumundaki öğrenciler kredilerini tamamlamak için seçmeli ders bulamıyor. Bu derslere göre programını ayarlayan öğrenciler, bu derslerin kapanmasıyla farklı bir ders alamıyor.

       Okulun ekonomik olarak küçülme planı Yüksek Lisans ve Doktora programlarında da devam ediyor. Hazırlık sınıfında işlenen derslerin mevcudu 40 kişiden oluşuyor. İnteraktif işlenmesi gereken bu programlar, lise mantığıyla işlenen dersler haline geliyor. Ring servisi akşam saatlerinde olmadığı için bu öğrenciler okul çıkışına kadar yürümek zorunda kalıyor. Ayrıca belirtmek gerekir ki, ring servislerin sabah saatlerinde de sayısı oldukça düşük. Oldukça kalabalık sıralar oluşuyor, bu servise binmek kimi zaman mümkün olmuyor.

       Bu sorunların okulun ekonomik politikası sebebiyle oluştuğu her yerden belli oluyor. Okul içerisinde bulunan yemekhanede öğrenci menüsüne sene başında tekrar yapılan zamlarla menünün fiyatı 7 liraya çıktı. Ayrıca porsiyonların fiyatları da dikkat edildiğinde oldukça yükseltildi.  İdari katlarda yer alan çay ocakları “fazla enerji harcadığı” ve “eleman gerektirdiği” gerekçesiyle kapatıldı. Okulun yurtlarında güvenlik görevlileri akşam saatlerinde yok; bunun yerine, temizlik işçileri güvenlik görevini de yerine getirmek zorunda kaldı. Sınıfların, koridorların ve yurtların temizliğinde aslında görevli olması gereken bu işçiler görevlerini yerine getiremiyor. Bu, üniversite içinde yaşamak zorunda olan insanlar için temizlikle ilgili sorunlara neden oluyor.

       Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü’nden, bahsettiğimiz sorunlar nedeniyle bu politikasından vazgeçmesini talep ediyoruz. Akademik eğitimin yer alması gereken üniversitemizde, üniversite yönetiminin bize vaat ettiği şartlarda derslerimize girmek ve kampüsümüzde yaşamak istiyoruz. Vakıf üniversitelerinin gittikçe ticarileştiği günümüzde, üniversitemizin bu yanlış kararlarından vazgeçmesini talep ediyoruz. Çözüm bulunmadığı taktirde, Change.org’da başlattığımız bu kampanyayı gerekirse resmi yollarla devam ettirmeyi düşünüyoruz.

Bu kampanya 4.160 destekçiye ulaştı

Kampanya metni

       2015-2016 akademik yılının açılmasıyla beraber Yeditepe Üniversitesi’ndeki öğrenciler ve akademisyenler birtakım sorunlarla karşılaştı. Okuldaki dersliklerin fiziksel koşulları önemsenmeden ders kontenjanları arttırıldı, sınıflarda ders işlemek imkânsız hale geldi. Bölümlerdeki akademisyenler yüksek kontenjanlı sınıflarda ders verdikten sonra ofislerinde oturmaya mecbur bırakıldı. Kimi akademisyenler ücretlerinden feragat ederek öğrencilerin mağdur olmaması için derslerini vermeye devam etmek istedi. Ancak bu kimi zaman mümkün olmadı ve Rektörlük engeline takıldı.

       Rektörlük dersleri içinde yer alan HUM (Uygarlık Tarihi) ve HTR (Atatürk İlkeleri ve Inkilap Tarihi) derslerindeki sınıf kotaları 60 kişiden başlayarak 700 kişiye kadar ulaşıyor. Bu sınıflar mekânsal koşullar önemsenmeden belirleniyor. 30-40 kişilik dersliklerde 100’e varan kontenjanlar belirleniyor. Akademisyenlerin fiziksel koşullar nedeniyle bu duruma itiraz etmesine rağmen, bu sorun sınıfa sandalye eklemek gibi komik yollarla çözülmeye çalışılıyor. İnan Kıraç salonunda 3 sınıfın birleştirilmesiyle 700 kişinin ve 1 akademisyenin bulunduğu derslikler oluşturuluyor. Bu şekilde dersin dinlenmesi imkansız hale geldiği gibi projeksiyon cihazından yansıtılan görüntüyü veya tahtaya yazılanları görmek öğrenciler için zorlaşıyor.

        Dekanlık dersleri ve bölüm dersleri için de aynı durum geçerli. Aynı ders kodu ve isminde olan dersleri öğrencilerin ait olduğu bölümdeki akademisyenler vermiyor. Bölümde bu derslerin altyapısını hazırlayan akademisyenler yerine farklı bölümlerden akademisyenler, 100-150 kişilik sınıflarda bu dersleri vermek zorunda bırakılıyor. Öğrencilerin kendi bölümleri dışındaki öğrencilerle aynı sınıfta ders görmesi mecburi hale getiriliyor. Ayrıca bu farklı içerikteki dersler için de geçerli. Örneğin; RSCH (Bilimsel Araştırma Yöntemleri) dersi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İletişim Fakültesi ve Eğitim Fakültesi öğrencileri, aynı sınıfta ve aynı akademisyenden alıyor. Belirttiğimiz gibi bu ders işleyişi açısından sorun yarattığı gibi, akademisyenin dönem sonunda sınav ve projeleri değerlendirmesini de zorlaştırıyor.

       Üniversitenin ders programının 1/3’ünün seçmeli derslerden oluşmasına rağmen, ders kontenjanının 20 kişiyi geçmediği gerekçesiyle dersler kapatılıyor. Bu sayede okul yarı zamanlı akademisyenlerden “kurtularak” ekonomik olarak daralmayı planlıyor. Bu yeni açılan seçmeli dersler öğrenciler tarafından tanınmadan ve içeriği oluşmadan yok oluyor. Mezuniyet durumundaki öğrenciler kredilerini tamamlamak için seçmeli ders bulamıyor. Bu derslere göre programını ayarlayan öğrenciler, bu derslerin kapanmasıyla farklı bir ders alamıyor.

       Okulun ekonomik olarak küçülme planı Yüksek Lisans ve Doktora programlarında da devam ediyor. Hazırlık sınıfında işlenen derslerin mevcudu 40 kişiden oluşuyor. İnteraktif işlenmesi gereken bu programlar, lise mantığıyla işlenen dersler haline geliyor. Ring servisi akşam saatlerinde olmadığı için bu öğrenciler okul çıkışına kadar yürümek zorunda kalıyor. Ayrıca belirtmek gerekir ki, ring servislerin sabah saatlerinde de sayısı oldukça düşük. Oldukça kalabalık sıralar oluşuyor, bu servise binmek kimi zaman mümkün olmuyor.

       Bu sorunların okulun ekonomik politikası sebebiyle oluştuğu her yerden belli oluyor. Okul içerisinde bulunan yemekhanede öğrenci menüsüne sene başında tekrar yapılan zamlarla menünün fiyatı 7 liraya çıktı. Ayrıca porsiyonların fiyatları da dikkat edildiğinde oldukça yükseltildi.  İdari katlarda yer alan çay ocakları “fazla enerji harcadığı” ve “eleman gerektirdiği” gerekçesiyle kapatıldı. Okulun yurtlarında güvenlik görevlileri akşam saatlerinde yok; bunun yerine, temizlik işçileri güvenlik görevini de yerine getirmek zorunda kaldı. Sınıfların, koridorların ve yurtların temizliğinde aslında görevli olması gereken bu işçiler görevlerini yerine getiremiyor. Bu, üniversite içinde yaşamak zorunda olan insanlar için temizlikle ilgili sorunlara neden oluyor.

       Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü’nden, bahsettiğimiz sorunlar nedeniyle bu politikasından vazgeçmesini talep ediyoruz. Akademik eğitimin yer alması gereken üniversitemizde, üniversite yönetiminin bize vaat ettiği şartlarda derslerimize girmek ve kampüsümüzde yaşamak istiyoruz. Vakıf üniversitelerinin gittikçe ticarileştiği günümüzde, üniversitemizin bu yanlış kararlarından vazgeçmesini talep ediyoruz. Çözüm bulunmadığı taktirde, Change.org’da başlattığımız bu kampanyayı gerekirse resmi yollarla devam ettirmeyi düşünüyoruz.

Karar Vericiler

Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü
Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü
Nurcan Baç
Nurcan Baç
istek vakfı
istek vakfı

Kampanya Güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 17 Eylül 2015 tarihinde başlatıldı