Ülkemizde yabancı dille yazılan tabelalar kaldırılsın.


Ülkemizde yabancı dille yazılan tabelalar kaldırılsın.
Kampanya metni
- Alışveriş merkezlerinden hastanelere, lokantalardan apartman ve sitelere kadar hayatımızın neredeyse bütünü yabancı isim istilasına uğradı. Dünyada en çok konuşulan 5. dil olan Türkçenin zenginliği neden tabela ve markalara yansımıyor?
- Yabancı kelime istilası, işyeri tabelalarında, tekstil ürünlerinde, kafe, restoran, hastane isimlerinde, alışveriş merkezlerinde ve yeni yapılan sitelerde her geçen gün artarak sürüyor. Dünyada en çok konuşulan 5. dil olan Türkçe ve bu güzel dilin zenginliği yabancı isim koyma çılgınlığına kurban ediliyor. Peki, ürettiğimiz ürünlere, açtığımız dükkânlara neden ‘Türkçe’ isim koymuyoruz? Ülkemize mi, dilimize mi yoksa kendimize mi güvenmiyoruz? Dünya piyasasında saygın bir yeri olan markalar üreten bir ülke olarak Türkçe ismi tabelalarımızda neden gururla taşıyamıyoruz?
- Son 2-3 yıldır ülkemizde yabancı tabela kullanımı yüzde 300-400 kat oranında artış gösterdi. Öyle ki özellikle Güneydoğu illerimizde Arapça tabelalar içerisinde Türkçe tabelaları arar olduk. Yabancı tabela kullanımına mutlaka sınırlama getirilmeli. Türkçe tabela kullanımı ise özendirilmelidir. Bunun için tabelada tamamen Türkçe karakter kullananlara vergi indirimi getirilmeli. Öte yandan yabancı tabela kullanımına hem boyut bakımından sınırlama getirilmeli hem de daha fazla vergi alınmalı. Bu sayede Türkçe tabela kullanımı özendirilirken çevremiz de yabancı tabelalardan arınır.
- Tabelalarda yabancı kelime kullanımına yönelik devlet eliyle düzenleyici kanunların çıkarılması ve/veya mevcut kanunların uygulanması sağlanabilir. Tekin ve Cantürk (2018), Türk dilinde görülen kirliliğin önlenmesine yönelik çalışmaların, yetkili birimlerce yapılması gerektiğini belirtmektedir. Belediye ve muhtarlıklarca esnaflara/halka/öğrencilere yönelik yabancı dillerin etkileri ile ilgili bilinç düzeyini arttırıcı konferans ve seminerler düzenlenebilir. Karademir (2004) hâlihazırda Türk Dil Kurumu tarafından yürütülmekte olan halkı bilinçlendirme çalışmalarının, milli eğitim müdürlükleri, üniversiteler gibi kurumlar ile iş birliği ve eşgüdüm içerisinde sürdürülmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Bir grup üniversite öğrencisiKampanyayı Başlatan Kişi
99
Kampanya metni
- Alışveriş merkezlerinden hastanelere, lokantalardan apartman ve sitelere kadar hayatımızın neredeyse bütünü yabancı isim istilasına uğradı. Dünyada en çok konuşulan 5. dil olan Türkçenin zenginliği neden tabela ve markalara yansımıyor?
- Yabancı kelime istilası, işyeri tabelalarında, tekstil ürünlerinde, kafe, restoran, hastane isimlerinde, alışveriş merkezlerinde ve yeni yapılan sitelerde her geçen gün artarak sürüyor. Dünyada en çok konuşulan 5. dil olan Türkçe ve bu güzel dilin zenginliği yabancı isim koyma çılgınlığına kurban ediliyor. Peki, ürettiğimiz ürünlere, açtığımız dükkânlara neden ‘Türkçe’ isim koymuyoruz? Ülkemize mi, dilimize mi yoksa kendimize mi güvenmiyoruz? Dünya piyasasında saygın bir yeri olan markalar üreten bir ülke olarak Türkçe ismi tabelalarımızda neden gururla taşıyamıyoruz?
- Son 2-3 yıldır ülkemizde yabancı tabela kullanımı yüzde 300-400 kat oranında artış gösterdi. Öyle ki özellikle Güneydoğu illerimizde Arapça tabelalar içerisinde Türkçe tabelaları arar olduk. Yabancı tabela kullanımına mutlaka sınırlama getirilmeli. Türkçe tabela kullanımı ise özendirilmelidir. Bunun için tabelada tamamen Türkçe karakter kullananlara vergi indirimi getirilmeli. Öte yandan yabancı tabela kullanımına hem boyut bakımından sınırlama getirilmeli hem de daha fazla vergi alınmalı. Bu sayede Türkçe tabela kullanımı özendirilirken çevremiz de yabancı tabelalardan arınır.
- Tabelalarda yabancı kelime kullanımına yönelik devlet eliyle düzenleyici kanunların çıkarılması ve/veya mevcut kanunların uygulanması sağlanabilir. Tekin ve Cantürk (2018), Türk dilinde görülen kirliliğin önlenmesine yönelik çalışmaların, yetkili birimlerce yapılması gerektiğini belirtmektedir. Belediye ve muhtarlıklarca esnaflara/halka/öğrencilere yönelik yabancı dillerin etkileri ile ilgili bilinç düzeyini arttırıcı konferans ve seminerler düzenlenebilir. Karademir (2004) hâlihazırda Türk Dil Kurumu tarafından yürütülmekte olan halkı bilinçlendirme çalışmalarının, milli eğitim müdürlükleri, üniversiteler gibi kurumlar ile iş birliği ve eşgüdüm içerisinde sürdürülmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Bir grup üniversite öğrencisiKampanyayı Başlatan Kişi
Hemen destekle
99
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 16 Aralık 2020 tarihinde başlatıldı