Petition updateMAARİF SİSTEMİ İSTİYORUZEĞİTİM VE AHLAK / PROF. DR. MUSA KAZIM ARICAN
N Aİstanbul, Türkiye
Nov 1, 2016
Eğitim, en temel problemlerimizden biridir. Zira insan yetiştirmek meselesi en temel konumuzdur. Acaba mevcut şartlarda, eğitim enstrümanlarıyla ideal insan, çağın ve geleceğin insanını yetiştirebiliyor muyuz? Acaba eğitim kurumlarımızda, politika karşımıza, zihniyetlerimizde, müfredatlarımızda vs. bir restorasyona ihtiyaç var mıdır? Yeni Türkiye’nin acaba ne kadar öncelikli konusudur eğitim ve ahlak? Bugün hepimizin hemfikir olduğu husus, “iş tutma” sorunumuzun olduğudur. Nitelikli/zeki insanlarla sürdürülebilir bir iş yürütemiyoruz. Sorun ahlak problemi. Tek başına eğitim veya tek başına ahlak yetmiyor. Eğitimli ama aynı zamanda ahlaklı yeni nesiller yetiştirmek. Akif ’in ifadesiyle hem marifetli hem faziletli insan birlikteliği arıyoruz. Zira biliyoruz ki bilgi ahlakla mücehhez olmaz ise insanlığı ve tüm evreni yok edebilir. Maalesef eğitim sistemimiz; uzun yıllardan beri toplumsal mühendislik işi olarak kendi tarih, kültür ve medeniyet temellerimizden kopartılmıştır. Batı eksenli seküler, mantıkçı-pozitivist bir felsefe üzerine inşa edilmiştir. Pedagojik akıldan çok ideolojik bir akılla müfredatlar oluşturulmuştur. Bu ideolojik kalıplar içinde ruhsuz nesiller yetiştirilmek istenmiştir. Bu bağlamda, orta veya yüksek eğitim sistemimizde bireyler, Batı eksenli zihniyetin ya da ‘ben idraki’nin zaman ve tarih anlayışı çerçevesinde yetiştirilmektedir. Bizzat kendi eğitim kurumlarımızla kendi medeniyetimizi ve nesillerimizi değerlerimizden yoksun yetiştiriyoruz. Orta öğretimden, yüksek öğretime topyekün bu şartlanmışlık içindeyiz. Bu nedenle eğitimi, ‘toplumun geleceğini tek boyutlu bir bakış açısı ve sadece bilgi temelli olarak kurulacağını iddia eden’ felsefe, jakoben bir zihniyettir. Bu bilimsel tek-boyutluluk ve modernist epistemoloji, zaman içerisinde, karşı karşıya kaldığı tutarsızlıklar ve ahlaki denetim problemleri nedeniyle sorgulanmayı ve eleştirilmeyi çoktan hak etmiştir. Aynı zamanda çözümü de. Eğitim dediğimiz mefhum beden, ahlak ruhtur. Ruhsuz beden cesetten ibarettir. Bir süre sonra kokuşur. Aynı şekilde ahlaktan yoksun eğitim de ruhsuz beden gibidir. Canlılığını kaybeder, cesete dönüşür, bozulur ve etrafa hastalık yaymaya başlar. Ahlaktan yoksun eğitimde, şiddet, zulüm, nifak ve yozlaşma ortaya çıkar. Ruhu olmayan her iş cansızdır, ölüdür, bereketsizdir. Bu nedenle Yeni Türkiye’nin eğitim eelsefesinde ruh yani ahlak temel olmalıdır. Çocuklarımızı ruhla ama erdemli ve onurlu şahsiyetle büyütmeliyiz. Gençlerimize ruh vermeliyiz. Öğretmenlerimiz ruhla öğretmelidir. İdarecilerimiz, yöneticilerimiz ruhla hareket etmelidir. Üstad Sezai Karakoç’un ifadesiyle “ruh pintiliği”nden kurtulmalıyız. Eğitimle yeniden dirilmeliyiz. Eğitimde ihtiyacımız yeni bir ruhtur. Eğitim, ruh diriliğidir, dinçliğidir, birliğidir. Eğitim ruhlara dokunabilmektir. Yazının, kitabın, öğretmenin, idarecinin, yöneticinin ruha dokunmasıdır, dokunabilmesidir. Ruhdaş olabilmektir. Bu da ortak kaygılar, endişeler, amaçlar ve değerler taşıyabilmektir. Yani ortak ahlaklılıktır. Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcısı / @aricankazim (Eğitim ve Ahlak Şurası Kitabı / s. 24-25
Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X