Binalarımızın mezarlarımız haline gelmemesi için artık harekete geçilmeli

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 100.


Paylaşacağım şey kişisel bir şeye çözüm arama çabası değil memleket meselesidir çünkü İstanbul Türkiye'nin kalbidir. Uzun zamandır Acıbadem Kadıköy kısım muhtarlığının binalarımızın altında kalmamak için daha fazla kat izni talep etmeye yönelik imza kampanyasını takip ediyordum. Belki bir katkım olur diye CIMER'e konuyu aktardım, meselenin yerel yöneticilerin insafına bırakılamayacak kadar ciddi bir konu olduğunu ve merkezi yönetimin şöyle böyle yapmak lazım laflarını bırakıp icraata geçmesi masaya yumruğunu vurması gerektiğini yani meseleyi kanuni düzenleme çerçevesinde çözmesi gerektiğini düşündüğümü belirttiğim bir mail attım, tabi kanuni düzenleme ile yumruk derken vatandaşın aleyhine değil lehine olan ama Fikirtepe'de süreci defalarca kilitleyen boşlukları da gideren bir şeyden bahsediyorum, CIMER'den beklentim bunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına veya Başbakanlığa aktarmasıydı ama doğru dürüst okunmadan 10 dk içinde İstanbul Valiliğine oradan da sırasıyla Kadıköy Kaymakamlığı Kadıköy Belediyesi ve Büyükşehir belediyelerine aktarıldı, gelen nihai cevap ise bahsi geçen bölgede 1997 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım planın geçerli olduğu ve herhangi bir çalışmanın da olmadığı idi, ben de tekrar CIMER'e dönüş yaptım bu seferde mailimi Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına gönderdiler, sonuç olarak bir türlü mailim Başbakanlık veya bu konunun esas muhatabı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ulaşmadı, devletin birimleri arasında iletişimi sağlamaya yönelik CIMER BIMER gibi güzel düşünülmüş sistemlerin ehil olmayan ellerde nasıl işlevsiz hale geldiğinin bir örneğiydi bu ama bu kampanyanın konusu değil. Sonuç olarak amacım bir kamuoyu oluşturup kat kısıtlaması olan yerlerde yeni düzenlemelere gidilmesi, Acıbadem özelinde konuşacak olursak, ana arterlerdeki binaların çoğunluğu tahminimce altına yapılacak dükkanları mülkiyetine alma şartıyla müteahhitler tarafından yenileniyor ama bölge sadece ana caddeden ibaret değil, arka sokaklarda bir hareket yok, örneğin 30 daire olan bir apartmanda müteahhittin girip para kazanması bugün ki şartlarda mümkün gözükmüyor, kat sakinlerinin çoğunun da kendi imkanları ile yıkıp yapması mümkün gözükmüyor, Kandilli'den her gün yeni bir açıklama yapılıyor Marmarada biriken stresle ilgili, gün gelip 1999'da yaşananlar tekrar yaşandığında yerel ve merkezi otoritelerin birbirini suçlaması da giden binlerce canı getirmeyecek. Bildiğim bölge Acıbadem olduğu için Acıbadem özelinde konuştum ama aslında sorun geneli kapsıyor, bir tarafta Göztepe'de Bağdat caddesini yutacakmış gibi duran gökdelenler, Fikirtepe'ye yeni yapılan devasa binalar, Ataşehir, bir tarafta kat izni dahi verilmeyen bölgeler, bu durumun adil olmadığı kanaatindeyim, yöneticilerimizin sesimize kulak vermesi temennisi ile...



Bugün Tamer imzanı bekliyor!

Tamer Kara bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Binalarımızın mezarlarımız haline gelmemesi için artık harekete geçilmeli». Tamer ve imza atan diğer 24 kişiye katıl.