
Akkuyu Nükleer Güç Santrali, bir fay hattının üzerinde ve santrali soğutamayacak kadar ısınmış Akdeniz'de bulunuyor. Pek çok diğer gerekçenin yanı sıra bu nedenlerle de risk taşıdığı için konuyu 'insanlığa karşı suç' olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşıdık.
Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri gönüllü avukatımız İsmail Hakkı Atal tarafından açılan davanın sanıkları arasında Akkuyu NGS projesinin başladığı 2009 yılından bu yana Enerji Bakanı olarak görev yapan isimlerin (Hilmi Güler, Taner Yıldız, Berat Albayrak, Fatih Dönmez) yanı sıra Akkuyu ve Rosatom yönetim kurulu üyeleri yer aldı.
Dava dosyasında, Akkuyu NGS’nin büyük bir deprem beklenen bir fay hattı üzerinde bulunmasının yanı sıra iklim değişikliğinin Akdeniz’in deniz suyu sıcaklığı üzerindeki etkisi nedeniyle santrale yeterli soğutma sağlanaması riski nedeniyle Akdeniz ve Ortadoğu‘nun sınıraşan kirlilik ve nükleer facia riskine maruz bırakıldığına yer verildi.
Nükleer santrallerin çalışması için deniz suyu sıcaklığının 28°C’yi geçmemesi gerekir, fakat Meteroloji Genel Müdürlüğü ölçüm istasyonu verilerine bakıldığında, 2022 yılının Ağustos ayında Akdeniz’de deniz suyu sıcaklığının 30,5°C olarak ölçüldüğünü görüyoruz. Üstelik bilim insanlarına göre Doğu Akdeniz, iklim değişikliğinin etkilerinden orantısız bir şekilde etkileniyor ve dünya ortalamasından iki kat daha hızlı ısınıyor.
Ayrıca daha önce de dile getirdiğimiz gibi, santralin, her an 7’den büyük yıkıcı bir deprem beklenen aktif bir fay hattının üzerinde olduğu bilimsel delillerle ispat edilmiştir.
Üstelik inşaat başladıktan sonra karstik boşluklar olan zeminin üzerine inşa edilen beton, henüz üzerine 56 bin ton nükleer reaktör ağırlığı binmeden 2018 Temmuz ayında çökmüş ve santral temelinde çatlak oluşmuştu.
Yeniden hatırlatmakta fayda var: Yetkililer pek çok açıdan sorumlu ve suçludurlar; hukuken geçerli üretim lisansı ve hukuken geçerli ÇED raporu olmayan inşaata devam ettiler. Akkuyu Nükleer Santrali zemin betonu çatlamadan 3 yıl önce Akkuyu Nükleer A.Ş. kamu diplomasi Müdürü Faruk Uzel istifa ederken Rosatom şirketinin yeterli teknik kapasitesinin olmadığını belirtip şunları söylemişti; “Zemin kotunun 1 metre altında taban suyunu izole edip kesemeyen mühendislik bilginizle, Akkuyu’da deniz kıyısında ve deniz seviyesinden 12 metre düşük kotta güvenli nükleer santral yapamazsınız”.
Tüm bilimsel gerçekler ortadayken, dünyada nükleer felaketler yaşanmışken ve nükleerin riskleri bilinirken bu artık bir yanlış, bir hatadan ziyade suçtur; insanlığa, doğaya karşı işlenen bir suçtur ve cezalandırılmalıdır.
Biz bilimle, hukukla, yaşam hakkımızı savunarak meşru mücadelemize devam ediyoruz. Siz de bu projenin durdurulması ve felaketlerin yaşanmamasını istiyorsanız, sesimizi duyurmamıza, imza kampanyasını paylaşarak daha çok kişinin bu konuda tepkisini dile getirmesine destek olabilirsiniz.