
İntihar etmeyişimi "Barış Vakası'nın gerektirdiği çözüme dair umudumu besleyecek ölçüde sahiden vakamı tanıyıp çözüm için çabalayanlara ve sonrasında da Change.org resmi sitesindeki bu (Barış Vakası) kampanyama imza verenlere" borçluyum.
Başka bir insanın etik/entelektüel kabiliyet ve sahiciliklerini en çok da kendin böyle zor bir durum içerisindeyken onun ne yapıp yapmadığına bakarak anlıyorsun.
"Sansürden kaçınmak" ve "bir başkasının yönelttiği eleştiri ve(ya) özeleştiri ile yanlıştan dönmek" yalnızca devletin değil medya dahil sivil toplum bileşenleri ve bireylerin de sorumluluğudur, Theodore Zeldin'e göre.
"İnsanlar bugüne dek özgürce konuşma hakkı ve kabiliyeti için büyük oranda boşuna mücadele vermiş görünüyor. İnsan hakları beyannamelerinin hiçbirinde dinlenme hakkı ilan edilmedi. ... (yalnızca) devlet tarafından uygulanabilecek ifade özgürlüğü kısıtlamalarına karşı korur; ancak ... özgür basını kendi duymayı istemediği bir şeyi yayımlamaya mecbur etmez." - Theodore Zeldin (Hayatın Gizli Hazları, 2014)
Öyleyse, yaşadığı toplum tarafından benzersiz bir aşırılıktaki adaletsizliklere maruz bırakılan benim gibi bir düşünce eliti bu toplumu oluşturan bireylerin ve medya dahil sivil toplum bileşenlerinin sansüründen, sistematik kayıtsızlığından ve korkunç yanlışlarından dönmezliğinden nasıl korunabilir ki...
O halde, Zeldin'in dediği gibi beni çok iyi dinle (bu kampanyadaki Barış Vakası içeriklerimi dikkatle okuyup incele) ki durumu yeterince anlayıp özgür bir sivil bilinçle harekete geçebilesin.
Kısacası, Adam Grant'in en son kitabındaki (Yeniden Düşün, 2021) temel yaklaşımı hayata geçirerek "acilen YENİDEN DÜŞÜN vakamı"; böylece #BarışVakası'nı tanıyıp çözümü için seferber olabilirsin. Çünkü aslında hepimiz için çok ACİL...