Su bir cezalandırma aracı değil, yaşam hakkıdır! Silifke’de hak ve hukuk sulandırılıyor!

Kampanya metni

Silifke'nin Yeşilovacık Mahallesi'ndeki tarihi adı Aphrodisias olan kültür ve doğa turizmi cenneti Tisan dünyanın her köşesinden turistlerin geldiği bir yer. Uzak da olsa Mersin'in son yıllarda en popüler günlük turizm yeri haline gelen Tisan su sorununu bir kooperatif aracılığıyla ilkel yöntemler ile çözmeye çalışıyor, ziyaretçilerini sudan yoksun bırakıyor.

İnsan yaşamının devamlılığı için su vazgeçilmezdir. Ancak bu denli önemli olan bir maddenin kullanılmasının bir kooperatifin inisiyatifine bırakılması ve kooperatifin de sağlıksız ve yetkisiz olarak sunduğu bu hizmeti yeri geldiğinde cezalandırma aracı olarak kullanıp istediği zaman istediği yere verme hakkını kendinde görebilmesi bu şirin sahil beldesinde yaşayanları ve ziyaretçileri zor durumda bırakmaktadır. Binlerce kişinin ziyaret ettiği ve kamusal hiç bir alt yapısı olmayan Tisan'ın susuzluğunu çözmek için gereken yapılmazsa halk sağlığı sorunları ortaya çıkacak. Tisan'daki içme suyu bir kooperatife ait özel su görüntüsünde. Ancak sanmayın ki bu belediye mahallesinde sadece günlük ziyaretçiler susuz kalıyor. Suyun bir en temel yaşam hakkı ve gıdası olduğunu savunan ve 5 yıldır kamudan gereğini talep eden Tisan'daki duyarlı bir ev sahibinin evinde de yüzlerce sayısız evin içinde tek başına 20 aydır bir damla su yok. Neden yok?

Suya erişme insanın ve tüm canlıların en doğal haklarından biridir. Su kullanımı tüm dünya gündeminde olup giderek önem kazanmaktadır. Türkiye'deki yasalara göre su hizmetlerinin verilmesinden yetkili kılınan birim belediyelerdir. Hal böyleyken Silifke'deki Tisan Kooperatifi Yönetimi kendini belediyenin su idaresi gibi görerek tüm suyun dağıtımı ve kontrolu hakkını elinde tutmaktadır. Kendi yetki alanına girmeyen bir hizmeti yerine getiren bu kooperatif, alacak tahsilâtlarını da insanların en temel yaşam kaynağı suyu keserek sağlama yöntemini hiçbir engele takılmadan yıllardan beri yapabiliyor. Buna karşı duran insanları da cezalandırıyor. Silifke Kaymakamlığı'nın yasaların uygulanması için gereğini yapması gerekir.

Su temel bir insan hakkıdır diyen Miessen'in Silifke'deki konutuna yasaların ön gördüğü şekilde belediyeden su bağlatabilmek için 2010 yılından beri verdiği hukuki mücadelesi ibretlik niteliğinde. Kooperatife karşı kazandığı bir dava, sayısız başvuru, dilekçe, görüşme ile geçen 5 yıl sonunda bu vatandaşın evi yüzlerce sayısız evin arasında tek başına 20 aydır tamamen susuz. Silifke Kaymakamlığı, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Valiliği, MESKİ (Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, İçişleri Bakanlığı, Silifke Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı başvurulan kurumlar arasındadır. Bugüne kadar tüm başvurulara rağmen belediyeleri ve yapı kooperatiflerini gerçek anlamda denetleyen ve yetkisini kullanan ve gereken yaptırımları uygulayabilen herhangi bir kamu birimi bulunamamıştır. Kooperatif genel kurul toplantısında divan başkanına ve hükümet temsilcisine verilen dilekçenin neden kayıt altına alınmadığını inceleyecek bir makam arayışı da devam etmektedir.

Bu kooperatif kendisine herhangi bir nedenle borcu olan üyelerinin borçlarını, su sayaçlarına su yüklemesi yapmayarak toplamaya çalışmakta ve bunu üyeleri için peşin ödemeli su sayacı takma zorunluluğu getirerek yapmaktadır. Söz konusu kooperatif, duyarlı vatandaş olarak tanınan ve suyun borç toplama aracı olmadığını, suyun temel hak olduğunu savunan Miessen’e bu kartlı sayacı taktırmayı başaramayınca da mahkemeye başvurmuştur. Kooperatif davayı kaybedince su hakkını savunan bu vatandaşın evinin arkasındaki yolu kırmış ve evine giden yeraltı su borusunu tahrip ederek suyunu kesmiştir.

Ön ödemeli sayacı taktırmayan ve su dağıtımının yerel idare tarafından yapılması gerektiğini savunan bu vatandaş, kooperatif tarafından "kooperatifin kararına uymadığı", yani "peşin ödemeli sayacı taktırmadığı" gerekçesi ile mahkemeye verilmiş ve kooperatifin talebi mahkeme tarafından reddedilmiştir. Fakat bu mahkeme kararına rağmen kooperatif vatandaşın suyunu keserek cezalandırmıştır. Suya erişim temel bir insan hakkıdır. Vatandaşa uygulanan bu ceza insan haklarına aykırıdır ve suçtur.

Bu vatandaşın idari kurumlar üzerinden hak arama süreci içerisinde, jandarmanın konuyla ilgili yaptığı eksik ve hatalı işlemlerin incelenmesi talepleri de devam etmekte olup henüz bir sonuç alınamamıştır. Bu konuda, Silifke Kaymakamlığı'nın cevabi yazısında suyun kooperatif kararına uyulmayarak ön ödemeli kartlı sisteme geçilmediği için kesildiği ve ön ödemeli sisteme geçilmediği sürece bu konuta su verilmeyeceği ve konunun jandarmanın görev alanına girmediği belirtiliyor. Oysa kooperatifin ön ödemeli kartlı su sayacını taktırma talebi mahkeme tarafından reddedilmiştir. Hukuk devletinde mahkeme kararları esastır ve "kendiliğinden hak almak" suçtur. Ceza verme ve hak alma yetkisi toplum tarafından devlete devredilmiştir. Silifke Kaymakamlığı'nın bir an önce mahkeme kararını esas alması ve gereğini yapması gerekir.

Temiz ve sağlıklı suya erişim, basit bir kooperatifin insafına terk edilemez. Suyun kamuya ait olması itibariyle su hizmetlerinin de kamusal hizmet niteliğinde olması zorunludur. Yerel halkın ve ziyaretçilerin suya erişebilmesi ve kirli suları tüketmek zorunda kalmaması için, devletin ve yerel yönetimlerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri gerekmektedir.

Su bir temel haktır, su bir cezalandırma aracı ve borç toplama aracı değil, yaşam hakkıdır!

Miessen Silifke’de bu hakkı ve yasaları savunmaktadır!

Silifke Kaymakamlığı'nı, Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni, Mersin Valiliği'ni, MESKİ'yi, Jandarma Genel Komutanlığı'nı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı, İçişleri Bakanlığı'nı, Silifke Belediyesi'ni ve tüm yetkili birimleri bu insan hakkı gaspına karşı adaletin uygulanması için hareket etmeye davet ediyoruz.

avatar of the starter
P. DickeKampanyayı Başlatan Kişi
Bu kampanya 99 destekçiye ulaştı

Kampanya metni

Silifke'nin Yeşilovacık Mahallesi'ndeki tarihi adı Aphrodisias olan kültür ve doğa turizmi cenneti Tisan dünyanın her köşesinden turistlerin geldiği bir yer. Uzak da olsa Mersin'in son yıllarda en popüler günlük turizm yeri haline gelen Tisan su sorununu bir kooperatif aracılığıyla ilkel yöntemler ile çözmeye çalışıyor, ziyaretçilerini sudan yoksun bırakıyor.

İnsan yaşamının devamlılığı için su vazgeçilmezdir. Ancak bu denli önemli olan bir maddenin kullanılmasının bir kooperatifin inisiyatifine bırakılması ve kooperatifin de sağlıksız ve yetkisiz olarak sunduğu bu hizmeti yeri geldiğinde cezalandırma aracı olarak kullanıp istediği zaman istediği yere verme hakkını kendinde görebilmesi bu şirin sahil beldesinde yaşayanları ve ziyaretçileri zor durumda bırakmaktadır. Binlerce kişinin ziyaret ettiği ve kamusal hiç bir alt yapısı olmayan Tisan'ın susuzluğunu çözmek için gereken yapılmazsa halk sağlığı sorunları ortaya çıkacak. Tisan'daki içme suyu bir kooperatife ait özel su görüntüsünde. Ancak sanmayın ki bu belediye mahallesinde sadece günlük ziyaretçiler susuz kalıyor. Suyun bir en temel yaşam hakkı ve gıdası olduğunu savunan ve 5 yıldır kamudan gereğini talep eden Tisan'daki duyarlı bir ev sahibinin evinde de yüzlerce sayısız evin içinde tek başına 20 aydır bir damla su yok. Neden yok?

Suya erişme insanın ve tüm canlıların en doğal haklarından biridir. Su kullanımı tüm dünya gündeminde olup giderek önem kazanmaktadır. Türkiye'deki yasalara göre su hizmetlerinin verilmesinden yetkili kılınan birim belediyelerdir. Hal böyleyken Silifke'deki Tisan Kooperatifi Yönetimi kendini belediyenin su idaresi gibi görerek tüm suyun dağıtımı ve kontrolu hakkını elinde tutmaktadır. Kendi yetki alanına girmeyen bir hizmeti yerine getiren bu kooperatif, alacak tahsilâtlarını da insanların en temel yaşam kaynağı suyu keserek sağlama yöntemini hiçbir engele takılmadan yıllardan beri yapabiliyor. Buna karşı duran insanları da cezalandırıyor. Silifke Kaymakamlığı'nın yasaların uygulanması için gereğini yapması gerekir.

Su temel bir insan hakkıdır diyen Miessen'in Silifke'deki konutuna yasaların ön gördüğü şekilde belediyeden su bağlatabilmek için 2010 yılından beri verdiği hukuki mücadelesi ibretlik niteliğinde. Kooperatife karşı kazandığı bir dava, sayısız başvuru, dilekçe, görüşme ile geçen 5 yıl sonunda bu vatandaşın evi yüzlerce sayısız evin arasında tek başına 20 aydır tamamen susuz. Silifke Kaymakamlığı, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Valiliği, MESKİ (Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, İçişleri Bakanlığı, Silifke Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı başvurulan kurumlar arasındadır. Bugüne kadar tüm başvurulara rağmen belediyeleri ve yapı kooperatiflerini gerçek anlamda denetleyen ve yetkisini kullanan ve gereken yaptırımları uygulayabilen herhangi bir kamu birimi bulunamamıştır. Kooperatif genel kurul toplantısında divan başkanına ve hükümet temsilcisine verilen dilekçenin neden kayıt altına alınmadığını inceleyecek bir makam arayışı da devam etmektedir.

Bu kooperatif kendisine herhangi bir nedenle borcu olan üyelerinin borçlarını, su sayaçlarına su yüklemesi yapmayarak toplamaya çalışmakta ve bunu üyeleri için peşin ödemeli su sayacı takma zorunluluğu getirerek yapmaktadır. Söz konusu kooperatif, duyarlı vatandaş olarak tanınan ve suyun borç toplama aracı olmadığını, suyun temel hak olduğunu savunan Miessen’e bu kartlı sayacı taktırmayı başaramayınca da mahkemeye başvurmuştur. Kooperatif davayı kaybedince su hakkını savunan bu vatandaşın evinin arkasındaki yolu kırmış ve evine giden yeraltı su borusunu tahrip ederek suyunu kesmiştir.

Ön ödemeli sayacı taktırmayan ve su dağıtımının yerel idare tarafından yapılması gerektiğini savunan bu vatandaş, kooperatif tarafından "kooperatifin kararına uymadığı", yani "peşin ödemeli sayacı taktırmadığı" gerekçesi ile mahkemeye verilmiş ve kooperatifin talebi mahkeme tarafından reddedilmiştir. Fakat bu mahkeme kararına rağmen kooperatif vatandaşın suyunu keserek cezalandırmıştır. Suya erişim temel bir insan hakkıdır. Vatandaşa uygulanan bu ceza insan haklarına aykırıdır ve suçtur.

Bu vatandaşın idari kurumlar üzerinden hak arama süreci içerisinde, jandarmanın konuyla ilgili yaptığı eksik ve hatalı işlemlerin incelenmesi talepleri de devam etmekte olup henüz bir sonuç alınamamıştır. Bu konuda, Silifke Kaymakamlığı'nın cevabi yazısında suyun kooperatif kararına uyulmayarak ön ödemeli kartlı sisteme geçilmediği için kesildiği ve ön ödemeli sisteme geçilmediği sürece bu konuta su verilmeyeceği ve konunun jandarmanın görev alanına girmediği belirtiliyor. Oysa kooperatifin ön ödemeli kartlı su sayacını taktırma talebi mahkeme tarafından reddedilmiştir. Hukuk devletinde mahkeme kararları esastır ve "kendiliğinden hak almak" suçtur. Ceza verme ve hak alma yetkisi toplum tarafından devlete devredilmiştir. Silifke Kaymakamlığı'nın bir an önce mahkeme kararını esas alması ve gereğini yapması gerekir.

Temiz ve sağlıklı suya erişim, basit bir kooperatifin insafına terk edilemez. Suyun kamuya ait olması itibariyle su hizmetlerinin de kamusal hizmet niteliğinde olması zorunludur. Yerel halkın ve ziyaretçilerin suya erişebilmesi ve kirli suları tüketmek zorunda kalmaması için, devletin ve yerel yönetimlerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri gerekmektedir.

Su bir temel haktır, su bir cezalandırma aracı ve borç toplama aracı değil, yaşam hakkıdır!

Miessen Silifke’de bu hakkı ve yasaları savunmaktadır!

Silifke Kaymakamlığı'nı, Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni, Mersin Valiliği'ni, MESKİ'yi, Jandarma Genel Komutanlığı'nı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı, İçişleri Bakanlığı'nı, Silifke Belediyesi'ni ve tüm yetkili birimleri bu insan hakkı gaspına karşı adaletin uygulanması için hareket etmeye davet ediyoruz.

avatar of the starter
P. DickeKampanyayı Başlatan Kişi

Karar Vericiler

MESKİ Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
MESKİ Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 11 Ekim 2015 tarihinde başlatıldı