

2020 sadece zorlukların ve sıkıntıların yılı değildi. Aynı zamanda pek çok önemli ve umutlu gelişme yaşandı. Anadolu’nun pek çok yerinden 234 sivil topluluk ve yüz binlerce doğa sever avcılığın yasaklanması için bir araya geldi. Doğayı birlikte paylaştığımız tüm varlıkların yaşama hakkı, hepimizin ortak önceliği oldu.
Hep birlikte ortaya koyduğumuz emekle avcılık pek çok defa Türkiye’nin gündemi oldu. Urfa’dan Eskişehir’e, Tunceli’den Antalya’ya pek çok ildeki av ihalelerine karşı açılan davalar kazanıldı. Av ihaleleri ya durduruldu ya da iptal edildi. Pek çok ceylanın, dağ keçisinin ve kızıl geyiğin canı kurtuldu. Her yıl avcılıkla ilgili kararların verildiği Merkez Av Komisyonu’nun yapısı eleştirilerimiz sonucunda değişti. Uzman sivil toplum kuruluşu sayısı 4’e, bilim insanı sayısı 2’ye yükseltildi. Bu komisyonda avcılıkla ilgili alınacak kararlara doğrudan ve daha etkin müdahale edebilecek olmamız umut verici. Kara Avcılığı Kanunu'nun Doğa Koruma Kanunu olarak değişmesini talep ettiğimiz gibi, bu komisyonun da nihai durumda bir koruma komisyonuna dönüşmesi için de çalışacağız.
2021’de kuşların, ceylanların, geyiklerin ve tüm varlıkların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Tüm kamuoyunu, karar vericileri ve hatta avcıları da bu yaşam savunmasına katılmaya davet ediyoruz. Yaşam alanları yok edilen ve bin bir zorlukla hayatta kalan bu canlıların yanında olduğumuz sürece gelecekten umutlu olacağız.